bugün

/34
sorun pornoyu sorun görmekle başlar. izleyen izlemeyeni yatakta yener.
Kendini helak etmektir.
Filmi kategorisidir. Hala ülkemizde mevcut porno sinemaları bulunmaktadir.
gerçek hayatta aynı şeyleri yapamadığını görünce insanı sinir eden sanat dalı.
Eski bir incici olarak (bkz: ferre)
"insan taklit eder. Doğduğumuz andan itibaren, önce sesleri taklit eder kelimeleri oluştururuz, sonra kelime dizilimlerini taklit ederiz. Öğretmen bir soruyu çözer ve öğrenci bunu taklit ederek soruları çözmeyi öğrenir. Toplum içinde diğerlerinin davranışlarını gözleyerek nasıl durması gerektiğini öğrenir. Dilimiz, eğitimimiz, davranışlarımız tümüyle taklite dayalıdır.
Cinsellik de günümüzde pornografik içeriklerden taklit edilmektedir. Endüstriyel pornografik içerikler, cinsellik eğitimini pornodan alan gençler üzerinde büyük etkiler bırakmaktadır.

Pornografi ne demektir?
Pornografi kelimesindeki “porno”nun kökeni antik yunandaki “pornei” kelimesine dayanır. Bu kelime antik yunanda fahişe sınıfının en alt kesimi olan(çünkü fahişelerin de aralarında sınıfsal ayrım vardı) kadınları temsil etmek için kullanılırdı. Özellikle bu sınıfa mensup kadınlar toplum tarafından iğrenç, mide bulandırıcı, ucuz, aşağılık görülüyorlardı ve insanların(çoğunlukla erkeklerin) istediklerini yapabilecekleri seks köleleri olarak hayatlarını sürdürüyorlardı.
“Grafi” ekinin kökü ise “graphy” kelimesine dayanır, ki bu kelime de yazma, çizme, karalama yapma anlamına gelmektedir. Böylece bir bütün olarak “pornografi” kelimesi “kadını seks kölesi olarak tanımlama” ya da “kadını aşağılık bir fahişe olarak resmetme” anlamına gelir.

Yani pornografiye “bu sadece seks” diye yaklaşırken daha baştan, bu sektörün yıllardır bilinçli olarak kadın düşmanı ve cinsiyetçi bir yaklaşım içinde olduğunu gözden kaçırıyoruz. Porno endüstrisi, kar amacı güderek, temelde erkeklere mastürbasyon içeriği sağlamak amacıyla seksüel birleşmeyi taklit eden senaryolar sunar. Ama bu, seksin kendisi değildir. Yine de, porno endüstrisi, pornoyu seksle eşitleyen bir algı yaratmaktadır.

Bugün porno endüstrisine karşı argüman üreten herkese seks düşmanı/aseksüel damgası vuruluyor. Dr. Gail Dines’ın bu konuda çok açıklayıcı bir örneği var. Dines’a göre, biz, fastfood’a karşı bir hareket başlattığımızda, fastfood’un obeziteye, çevre kirliliğine, kalp ve damar hastalıklarına neden olduğunu, insanları zehirlediğini anlatırız. Ve bundan dolayı kimse bizi yemek yeme düşmanlığı yapmakla suçlayamaz. Biz McDonalds’ı eleştirirken yemek yemeyi eleştirmiyoruz. Doğal olarak porno endüstrisini eleştirmek de, seksi eleştirmek olamaz.

“Ortalama bir insan için en hafif pornografik içerik bile şok edicidir. Hala bunun yasal olduğuna şaşırıyorum.”-Paul Thomas, Porno Yapımcısı

Eskiden porno, softcore ve hardcore olarak ikiye ayrılırdı. Artık popüler kültür softcore pornoyu icra ediyor. Videokliplerde, filmlerde, dizilerde ve hatta dinlediğimiz şarkıların sözlerinde softcore pornoyla karşı karşıyayız. Yaşadığımız dönemde kadınların çocukluklarından itibaren kendi deneyimleriyle seksüellik kazanmalarına izin verilmeden, onlara aşırı seksüellik aşılanıyor ve öğretiliyor. 8-10 yaşındaki kız çocukları dudaklarını öne çıkararak kendi fotoğraflarını çekiyor, zayıflamaya ya da kilo almaya çalışıyor, kendi bedenlerine yabancılaşıyorlar. Çizgi filmlerdeki karakterlere bile çok ince bel, orantısız büyüklükte popo, büyük göğüs, iri dudak, gövdeye ait olamayacak kadar uzun bacak vs gibi standartları ancak bilgisayar programlarında yaratılabilecek özellikler ekleniyor, çocukların idealleri buna göre belirleniyor. Kadın daha cinselliği denemeden, cinsellikteki rolünü medyadan öğreniyor. Erkeği sürekli olarak erekte etmek ve erekte tutmak için seksüelleştiriliyor.

Erkek ise, uğruna seksüelleştirilmiş kadına sürekli olarak sahip çıkması gereken, onu kontrol eden ve ona egemenliğiyle zevk verecek birey olarak resmediliyor. Çocuklar daha küçük yaşlardan itibaren, toplumsal cinsiyet rollerine göre yetiştiriliyorlar. Bu rolde, erkeğe cinsellikte aktif rol verilirken, kadının pasif kalması, erkeğin isteklerine göre davranması bekleniyor. Yani, seksi tümüyle erkek tecrübe ederken, kadın yalnızca bu birleşmenin bir objesi oluyor. Haliyle toplum hayatında seksten dışlanan kadın, pornolarda da kolektif bir zevke dahil edilmiyor.

“Gerçeği kopyalayan hayal dünyasından, hayali kopyalayan gerçek bir dünyaya geçiş”

Sektörün temel hedef kitlesi yetişkin ve genç erkekler olduğu için, ergenliğe yeni girmiş bir erkek çocuğundan örnek verelim. Bu çocuklara cinsellik eğitimi verilmiyor ve sağlıklı bir bilgi kaynağı yok. Cinselliği pornodan öğreniyorlar. Mastürbasyon yaparken kendilerini pornodaki erkeğin yerine koyuyorlar. izlerken en çok hoşlarına giden pozisyon favori pozisyonları oluyor. Ve ilk ilişkilerinde de önce bunu deniyorlar. Aynı şekilde, kadın cinselliğini de pornodan öğreniyorlar. Şimdi, bu çocuk Google’a girip “porno” aradığında, görmek istediği şey meme, ortalama bir birleşme. Ama karşısına çıkıp kişiliğini ve gelecek ilişkilerini etkileyecek olan şey Gonzo.
Gonzo, bildiğimiz anlamıyla seksten tümüyle uzak, tamamen şiddeti sekse entegre eden bir tür. Gonzo’nun içine, kadının üç erkek tarafından aynı anda penetre edildiği pornolar, gagging adı verilen oral seksi boğaz kaslarını boğulma refleksine sokarak, kadının gözlerinden yaşlar gelene kadar(hatta bazen boğulup ölene kadar) sürdüren pornolar, tecavüzler, çocuk pornoları, hayvan pornoları, kadınların çok ağır ilaçlarla bir ölü kadar hareketsiz hale getirildiği nekrofili pornoları ve açıkça kadının dövülerek, işkence edilerek yürüyemez/konuşamaz hale getirildiği pornolar dahil. Gonzo, seksi taklit etmiyor, şiddeti seksle eşdeğer hale getirip, pazarlıyor.

Her yıl yüzbinlerce kadının satıldığı, uyuşturu bağımlısı haline getirildiği, öldürüldüğü, hastalandığı ve fiziksel/psikolojik şiddet gördüğü bu sektör, milyonlarca genç/yetişkin erkeğin ve kadının cinsellikteki tutumunu değiştiriyor. Önceleri değişik bir şeyler izlemek isteyerek başlayan kişiler, zamanla tecavüzü, işkenceyi izlemeye alışıyorlar ve bu sürekli artarak devam ediyor. Endüstri para kazanmak istiyorsa, onları doyurmak için hep daha fazlasını vermek zorunda. Günümüzde porno üreticileri bile içerik sıkıntısı çekiyorlar, çünkü her geçen gün daha fazla şiddet talep ediliyor.

Porno izlediğini, pornodan keyif aldığını iddia eden kadınlar bile ana akım pornolarda(gonzo) erkeklerin neler izlediğinin, cinselliklerinin nasıl şekillendiğinin farkında değiller. Aynı şekilde, kendileri de cinselliklerini pornodan öğrenmeye çalıştıkları için büyük bir sömürü yaşıyorlar. Pornoda taklit edilip pazarlanan zevki yaşayamayıp, bunun yerine acı deneyimlediklerinde sorunun kendilerinde olduğunu düşünüyorlar.

Porno sektörü cinselliği şiddetle bir tutuyor, seksi tecavüze, kadını seks kölesine çeviriyor. Cinsellik eğitimini pornodan alan iyi niyetli bir tahminle 12-13 yaşındaki çocuklara, sekste erkeğin agresif, kadını aşağılık bir fahişe olarak gören ve verebildiği kadar eziyet veren bir psikopat olması gerektiğini öğretiyor. Bu kültürün domine ettiği bütün pornolarda kadın sürekli olarak acı çekiyor ve izleyiciye kadın sanki bunu arzuluyormuş gibi gösteriliyor. Bu doğru değil. Oyuncular, bu sahneleri çekebilmek için çoğunlukla yönetmenler tarafından temin edilen ağrı kesiciler ve uyuşturucular kullanıyorlar.

izlediği ilk pornoda travmatik bir mastürbasyon deneyimi yaşayan çocukların büyük çoğunluğu, bundan rahatsız olarak bunu izlemeye devam ediyor. Zamanla hissetmesi gerekenin travmatik bir uyarılma olduğuna inanıyor ve kendini uyarmak için her seferinde daha şiddetli videolar izleme ihtiyacı duyuyor. Bu yetişkinler için de geçerli. Yaşadığı deneyimin içinde hem zevk hem de rahatsızlık hissi yaşayan yetişkin, bunu tekrarlamaya devam ediyor.

Gerçek yaşama döndüğümüzde erkek izlediği ve uyarıldığı görüntüyü yaşamına aktaramıyor. Kadınsa, bedenine yabancılaştırılmış ve erken seksüelleştirilmiş olduğu halde sekste nasıl davranacağını bilemiyor. Çünkü bedensel olarak seksüelleştirilen kadın günlük hayatta seksin kendisinden uzak durması öğütlenerek yetiştiriliyor. Pornografik içeriklerin bile temel kitlesi erkek olarak görülüp, buna göre oluşturuluyor. Kadın kendi doyumsuzluğundan, memnuniyetsizliğinden utanarak, zevki taklit etme yoluna gidiyor. Erkeklerse beklediğini alamadığı için suçu kadında buluyor. izlediği pornolarda sürekli olarak kadının itiraz etmesine alışmış olan erkek, aslında tecavüzü izlemekten zevk aldığının farkında olmuyor.

Sonuç olarak, seksin kendisini taklit ettiğini iddia eden pornoyu taklit edemeyen bireylerin, arzuyu taklit ettiği bir noktaya ulaşıyoruz. Gerçekten bu endüstriye ihtiyacımız var mı? Ya da bu endüstrinin bize verdiği, çocukları ve yetişkinleri canavara dönüştüren, yüzbinlerce kadına icat edilmiş bir ihtiyaç kılıfında tecavüz eden, suçu ve suça eğilimi arttıran bu şey bizim ihtiyacımız olan mı? Bunu düşünmek gerekiyor."
Porno’ya karşı olmak sekse karşı olmak değildir. McDonalds’ı protesto etsek, fastfoodun insan sağlığına zararından, çevre kirliliği yaratmasından, hayvanları işkence yaparak kesen fabrikalarından, damar tıkanıklığından ve obeziteden bahsederdik. Kimse de bizi SiZ YEMEK YEMEYE KARŞISINIZ diye suçlamazdı çünkü karşı olduğumuz şey yemek yemek değil?

Pornoya karşı çıkarken de sekse karşı çıkmıyoruz. Porno endüstrisi seksin kendisi olduğu algısını yaratırken insanların cinsel hayatlarını kâr amacı güderek oluşturduğu şiddet kültürüyle bozuyor/manipüle ediyor. Porno seksi taklit etmiyor, şiddete eğilimi üretiyor.

Dr. Gail Dines
(bkz: uzun yazmışsa kesin porno arşivi kabarıktır)
internetin yaygınlaşması ile birlikte toplumun anasını ağlatmış olan en büyük etkendir. Birkez bulaştımı insanı içine çeker resmen. En sıradan videolarla bu alemle tanışan birey birkaç yıl sonra pedofili yada ensest yatkını olabilmektedir.

Son yıllarda ülkemizde yaygınlaşan swinger, cuckold gibi sapkınlıklarda bunun bir sonucudur.
sözde 18 yaş altı kişiler için yasak olan fakat türkiye'de erişimi yaş fark etmeksizin herkes için engellenen zımbırtıdır. 50 yaşında interneti pek bilmeyen adam porno izleyemezken 11 yaşında az çok internet bilen çocuk izleyebilmektedir.
Çok çekerseniz (bkz: Sivilce)niz çok olabilir.
ne şekilde olursa olsun bağımlılık yapar ve beyni apatallaştırır. etraftaki tüm kadınları kızları sex malzemesi olarak algılar.Sevgiden yoksun olur, aşk nedir bilmez duyguları yoktur.Eğer devam ederse eşcinsellik veya daha farklı durumlara sürükler. Kesinlikle ilgi ve alaka kesilmesi lazım. biraz iradeli olun lütfen..
(bkz: porno mu o ne ya)
porno ile ilgili uzun uzun felsefi entry girenleri gördükçe çükümü satırla kesmek istediğim sıcak filmlerden.
canım istedikçe izlediğim.yalnızken ya da herhangi bir kadınla duygusal bir ilişki içerisindeyken fark etmez. tabii ki de straight pornolar ve milf kategorisi candır. bunun dışında lezbiyen olanlar da iyidir bakın tavsiye ederim.
Lanet olası internet yasağından sonra hasret kaldığımız filmlerdir..

özledik bee reyizzz.
porno mu o ne ya ?
başkası yapacak sen bakacaksın
bakmayla meslek öğrenilseydi köpekler kasap olurdu .
bunlar hep yokluktan
evlenın rahat edin
abi nasihati .
erkekle kadının veya erkekle erkeğin ya da kadınla kadının, hiç olmadı hayvanla insanın cima eylemidir.
danny boyle'un filmini çekeceği açıklanan, trainspotting'in devamı bir irvine welsh kitabıdır. filmde başrolde yine ewan mcgregor olacaktır.
hala porno izleyen insan mı kaldı herkes kendi filmini çeviriyor.
Başlığı görünce aklıma gelen. Bayadır izlemiyorum harbiden.
Düzenli cinsel hayatınız yoksa izlemeyin denilen gavur icadı.

Olm adamın düzenli cinsel hayatı olmadığı için izliyor zaten, yoksa niye hayale tamah etsin? Ne içip de bu kafaya ulaşıyorsunuz bi anlasam. Ha psikolojik etkisi kötü mü? evet kötü. Ama kimse de durduk yere dur bir porno izleyeyim demiyor. Toplumun alayına ve baskısına maruz kalmadan ihtiyacını gidereceği tek alan burası çünkü. Bunu izleyenleri eleştirmek yerine karşı cinsle bir araya gelmeyi bu kadar zorlaştıran toplumu inceleyin.
izlemenin entellektüel gücünüzü düşürdüğü bilimsel bir gerçektir.
Çok fazla izleyen erkeklerde bir şeyleri sık sık unutmaya sebep oluyormuş.

Edit: eksileyebilirsin bu gerçeği değiştirmez.
izlemeyin .bakmakla meslek öğrenilseydi ,köpekler kasap olurdu .
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026