bugün
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı53
- ispanya18
- messi'ye bir teselli ballon d or'u verilsin7
- arjantin17
- 2026 dünya kupası23
- futbol13
- lionel messi9
- resim hocaları5
- dünya18
- sözlükle olan anlaşmayı fesh ediyorum4
- le cola'nın 67 tl olması5
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- donald trump6
- acile gidip acil sevgili arıyorum demek3
- muşlettin amca bey birader bey2
- çalışarak zengin olmak2
- ben geldim ayağa kalkın3
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek4
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- 2026 dünya kupası şampiyonu ispanya3
- matadorların siyonistleri hoplatması2
- birader yazarların birader bey yazarlar olmaları3
- mütevazi çardakta hasır sandalye2
- günün iddaa kuponu4
- marc cucurella5
- şehir kurma oyunları5
- haluk levent21
- gideceğin yer değilken otobüsten inmek2
- ciguli kral3
- ispanya milli futbol takımı6
- ev şarabı2
- arjantin milli futbol takımı6
- messi uzaylı abi2
- lisede hocaların herşeyi bilmesi3
- abd'nin iran'a girmesiyle olacak olan şeyler4
- haluk levent denince akla gelenler4
- tefeciden borç almak4
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- kemal kılıçdaroğlu7
- ispanyanın 2026 dünya kupasını kazanması2
- nico williams2
- 20 temmuz 20262
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak3
- şaka maka muhalif platform kalmaması4
- arjantin'in çok kötü oynaması3
- sapık7
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- sözlük yazarlarının tatlıları4
- aylık 467 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
Üstüne sigara içilmemesi gereken naneli şeker.
Dunyanin en guzel naneli sekeri.
karışık meyvelisi çıkmış en şeker şeker.
Delikli şekeri kullanım için tavsiye; dişlerle dudağın arasına alınır dişler hafif aralanır sonra emilir dudaklar o delikten usulca pörtler ve dilinizle dokunursunuz. Grrr
eskiden meşhur bir araba markası idi, geyik yapar biz ancak şekerini alırız derdik, dediğimiz anın amk. hâlâ öyle.
lakabı delikli şeker olan naneli şeker.
Delikli bir şeker.
Harika naneli bir şekerdir.
Kaliteli bir marka kendine ait tarzi var, suanda polo bir cuzdan kullaniyorum ve rahat ve kullanisli bir erkek cuzdani.
çocukluğumda oğuz diye bir arkadaşım vardı, ilkokula her gün bir tane alarak gelirdi, ara ara teneffüslerde ikram ederdi. o zamanlardan kalma mıdır bilmem ama çok severim, sevdiğim tek şeker zaten.
volkswagen'in bir modeli. Ufak tefek şirin mi şirin bir otomobil.
"delikli nane poooooooolo delikli nane" diye reklamı vardı bunun.
pisiklet yakanın almanya dan gelen sevimsiz akrabası.
delikli naneymiş. biz ucuna ip bağlayıp çükümüze takıyorduk onu. çok şükür böyle bilgili arkadaşlar sayesinde aydınlanıyoruz da götümüze fitil sanıp mum sokmaktan, çükümüze süs sanıp delikli şeker takmaktan kurtuluyoruz. hamdolsun.
Gripken sürekli yediğim şeker.
Wolkswagen olanı gereksiz pahalıdır.
Facebook da polo naneli şeker resmi paylaşıp hangi polo deliğine girmek isterdiniz gibi ilğinç sorular sorarak tanıtım yapan firma.
bağımlılık yapan şekerdir.
delikli nane şekeridir.
popi kıyafet markası.
An itibariyle kredi onayını bekledim araba.
atla oynanan ilginç bir spor. bir araba markası.
delikli nane. bir dişimi kaybetmeme bir dişime de dolgu yapılmasına sebep oldu.
azaltarak flan değil birden bırakılmalıdır, sigaraya flan başlayarak kurtulabilirsiniz bu illetten.
hm bi yanlışlık oldu sanki lan?
azaltarak flan değil birden bırakılmalıdır, sigaraya flan başlayarak kurtulabilirsiniz bu illetten.
hm bi yanlışlık oldu sanki lan?
Bazı kaynaklara göre tarihin bilinen en eski takım sporu. ilk defa yaklaşık 2.500 yıl önce Pers imparatorluğu'nda oynandığı kayıtlara geçmiş.
Öncelikle Orta Asya'nın kabileleriyle savaşmak için geliştirilse de Kral'ın elit süvarisi için bir eğiti tekniği olarak benimsendi. Kayıtlara geçen ilk müsabakalar, yüzer kişilik iki takımın savaşı andıran karşılaşmalarını betimliyor.
Dünyanın bu kısmında ordular; dört nala at koşturarak fetihler yapıp, topraklar kaybedip tekrar fethettikçe polo; antik Pers Şahları, Arap Sultanları, Babür Kralları, Moğol Hanları ve Çin imparatorları tarafından en asil vakit geçirme eğlencesi olarak benimsendi. Polo'nun bu topraklarda "Hükümdarların Oyunu" adını alması bu nedenledir. Pakistan, Gilgit'deki bir polo sahasının yakınında bulunan bir taş tablet üzerine kazılı olan ünlü mısralar, çoğu oyuncunun hislerini de yansıtmaktadır: "Bırakın onlar başka oyunlar oynasın. Oyunların Hükümdarı, hala 'Hükümdarların Oyunu' dur."
Masalsı ipek Yolu'nun güneyinde bulunan bu taş tablet, dünya üzerindeki en eski takım sporu olduğuna inanılan Polo'nun antik tarihini özetliyor. 2.500 yıldan uzun bir geçmişe sahip olan Polo, tam anlamıyla "Hükümdarların Sporu" ydu. Polo'nun kökeni hakkında farklı görüşler olsa da kökeninin Asya tarihindeki hükümdarlıklara bağlı olduğu aşikardır.
Atlar, Orta Asya Kabileleri tarafından evcilleştirilmeye başlandıktan sonra ilk sopanın topla buluştuğu anı kimse bilmiyor ama süvarilerin kullanımı; Anadolu, Çin ve Hindistan Yarımadası'na yayılmaya başladıkça at üzerindeki bu haşin oyun da kendisini göstermeye başlamış. Antik Pers, Arap, Babür, Moğol ve Çin Krallıklarının büyük hükümdarlarının ve onların ilk yüzyıllardaki efsanevi atlılarının cesur savaşçılar, yetenekli avcılar ve üstün beceride polo oyuncuları olması bekleniyordu.
Bazı bilginler, polonun M.Ö. 6. yüzyılda ilk büyük pers imparatorluğu'nu kuran 1. Darius ve onun süvarilerinden kısa bir süre önce var olan iran kabileleri arasında ortaya çıktığı tezini savunuyor. Dikkatli değerlendirildiğinde eski çağlardaki kraliyet polosuyla ilgili en zengin bilgi kaynağını sunan, Pers edebiyatı ve sanatıdır. Pers imparatorluğu'nun en ünlü şairi ve tarihçi olan Firdevsi, 9. yüzyılda yazdığı destansı eseri Şahname'de sayısız kraliyet polo turnuvaları hakkında bilgi vermiştir. Bazı bilginlerse bu oyunun ilk kez Moğollarca oynadığını savunmaktadır. Firdevsi, Turan güçleri ve imparatorluğun ilk evrelerinde görev yapan efsanevi Pers Hükümdarı Siyavuş'un destekçileriyle aralarında geçen karşılaşmayı duygu yüklü bir şekilde anlatmıştır. Şair, Siyavuş'un polo sahasındaki yeteneğini övmüştür. Firdevsi, M.S. 4.yüzyılda iran Sasani Hükümdarı 2. Şapur'dan ve sadece 7 yaşındayken polo oynamayı nasıl öğrendiğinden de bahseder. Diğer bir 9. yüzyıl tarihçisi Dinvari, poloyu ve genel kurallarını anlatarak oyunculara şöyle tavsiyelerde bulunur: "Polo çok antreman yapmayı gerektirir." Eğer maç esnasında bir polo sopası kırılırsa bu, verimsizlik emaresidir.","Oyuncular, maç sırasında sert sözlerden kaçınmalı, sakin ve sabırlı olmalıdır." 10. yüzyılda Pers hükümdarı Kabus, genel polo kurallarını belirlemiş ve özellikle maçın riskleri ve tehlikelerinin altını çizmiştir.
Genel olarak Polo, at üzerinde oynanan bir top oyunudur. Bir takım, ucunda tokmak olan 130 santimetrelik bir sopayla küçük bir topu karşı takımın kalesine atarak puan kazanmaya çalışır.
Polo oynanan açık hava alanına pitch denir. Takım sporları arasında en geniş sahaya sahip olma özelliğiyle yaklaşık 274 metre uzunluğunda ve 150 metre genişliğindedir. Her iki uçtaki kaleler, 70 metre uzaklıkta ve en az 30 metre yüksekliktedir. Penaltı çizgileri; kaleden 27, 36 ve 54 metre uzaklıklarda ve sahanın ortasındadır.
Her polo maçı belirli devrelere bölünmüştür. Bu bölümlere "chukkar" denir. Bir chukkar; 7,5 dakikalık aktif oyun zamanıdır ve bu zaman dilimi bir atın dinlenme ihtiyacı hissetmeden önce güç harcayabileceği zamanı temsil eder. Polo maçları; düşük, orta ve yüksek gol seviyesine göre belirlenen 4,5 veya 6 Chukkar'a bölünür.
Açık hava polosunda her takımda dört oyuncu vardır. 1 ve 2 numaralı oyuncular geleneksel olarak hücum, 3 numaralı oyuncu orta ve 4 numaralı oyuncu defans pozisyonundadır. Ancak oyun çok akıcı olduğundan polo'da kesin bir pozisyon yoktur.
iki atlı hakem, maça hakemlik yapar. Faulün kabul olması için ikisinin de kabul etmesi gerekir. Eğer anlaşmazlık olursa "3. Hakem" e danışılır ve son kararı o verir.
Polo'nun kuralları bütünüyle güvenlik çerçevesi içindedir. Saatte 50 kilometreden fazla hızla koşan yarım tonluk bir atın, diğer yönden gelen aynı hızdaki bir atla çarışmasını kimse istemez. Polonun doğasında tehlike vardır. Bu spora bir cazibe katabilir ancak kurallar da bu tehlikeyi önlemek için düzenlenmiştir.
Öncelikle Orta Asya'nın kabileleriyle savaşmak için geliştirilse de Kral'ın elit süvarisi için bir eğiti tekniği olarak benimsendi. Kayıtlara geçen ilk müsabakalar, yüzer kişilik iki takımın savaşı andıran karşılaşmalarını betimliyor.
Dünyanın bu kısmında ordular; dört nala at koşturarak fetihler yapıp, topraklar kaybedip tekrar fethettikçe polo; antik Pers Şahları, Arap Sultanları, Babür Kralları, Moğol Hanları ve Çin imparatorları tarafından en asil vakit geçirme eğlencesi olarak benimsendi. Polo'nun bu topraklarda "Hükümdarların Oyunu" adını alması bu nedenledir. Pakistan, Gilgit'deki bir polo sahasının yakınında bulunan bir taş tablet üzerine kazılı olan ünlü mısralar, çoğu oyuncunun hislerini de yansıtmaktadır: "Bırakın onlar başka oyunlar oynasın. Oyunların Hükümdarı, hala 'Hükümdarların Oyunu' dur."
Masalsı ipek Yolu'nun güneyinde bulunan bu taş tablet, dünya üzerindeki en eski takım sporu olduğuna inanılan Polo'nun antik tarihini özetliyor. 2.500 yıldan uzun bir geçmişe sahip olan Polo, tam anlamıyla "Hükümdarların Sporu" ydu. Polo'nun kökeni hakkında farklı görüşler olsa da kökeninin Asya tarihindeki hükümdarlıklara bağlı olduğu aşikardır.
Atlar, Orta Asya Kabileleri tarafından evcilleştirilmeye başlandıktan sonra ilk sopanın topla buluştuğu anı kimse bilmiyor ama süvarilerin kullanımı; Anadolu, Çin ve Hindistan Yarımadası'na yayılmaya başladıkça at üzerindeki bu haşin oyun da kendisini göstermeye başlamış. Antik Pers, Arap, Babür, Moğol ve Çin Krallıklarının büyük hükümdarlarının ve onların ilk yüzyıllardaki efsanevi atlılarının cesur savaşçılar, yetenekli avcılar ve üstün beceride polo oyuncuları olması bekleniyordu.
Bazı bilginler, polonun M.Ö. 6. yüzyılda ilk büyük pers imparatorluğu'nu kuran 1. Darius ve onun süvarilerinden kısa bir süre önce var olan iran kabileleri arasında ortaya çıktığı tezini savunuyor. Dikkatli değerlendirildiğinde eski çağlardaki kraliyet polosuyla ilgili en zengin bilgi kaynağını sunan, Pers edebiyatı ve sanatıdır. Pers imparatorluğu'nun en ünlü şairi ve tarihçi olan Firdevsi, 9. yüzyılda yazdığı destansı eseri Şahname'de sayısız kraliyet polo turnuvaları hakkında bilgi vermiştir. Bazı bilginlerse bu oyunun ilk kez Moğollarca oynadığını savunmaktadır. Firdevsi, Turan güçleri ve imparatorluğun ilk evrelerinde görev yapan efsanevi Pers Hükümdarı Siyavuş'un destekçileriyle aralarında geçen karşılaşmayı duygu yüklü bir şekilde anlatmıştır. Şair, Siyavuş'un polo sahasındaki yeteneğini övmüştür. Firdevsi, M.S. 4.yüzyılda iran Sasani Hükümdarı 2. Şapur'dan ve sadece 7 yaşındayken polo oynamayı nasıl öğrendiğinden de bahseder. Diğer bir 9. yüzyıl tarihçisi Dinvari, poloyu ve genel kurallarını anlatarak oyunculara şöyle tavsiyelerde bulunur: "Polo çok antreman yapmayı gerektirir." Eğer maç esnasında bir polo sopası kırılırsa bu, verimsizlik emaresidir.","Oyuncular, maç sırasında sert sözlerden kaçınmalı, sakin ve sabırlı olmalıdır." 10. yüzyılda Pers hükümdarı Kabus, genel polo kurallarını belirlemiş ve özellikle maçın riskleri ve tehlikelerinin altını çizmiştir.
Genel olarak Polo, at üzerinde oynanan bir top oyunudur. Bir takım, ucunda tokmak olan 130 santimetrelik bir sopayla küçük bir topu karşı takımın kalesine atarak puan kazanmaya çalışır.
Polo oynanan açık hava alanına pitch denir. Takım sporları arasında en geniş sahaya sahip olma özelliğiyle yaklaşık 274 metre uzunluğunda ve 150 metre genişliğindedir. Her iki uçtaki kaleler, 70 metre uzaklıkta ve en az 30 metre yüksekliktedir. Penaltı çizgileri; kaleden 27, 36 ve 54 metre uzaklıklarda ve sahanın ortasındadır.
Her polo maçı belirli devrelere bölünmüştür. Bu bölümlere "chukkar" denir. Bir chukkar; 7,5 dakikalık aktif oyun zamanıdır ve bu zaman dilimi bir atın dinlenme ihtiyacı hissetmeden önce güç harcayabileceği zamanı temsil eder. Polo maçları; düşük, orta ve yüksek gol seviyesine göre belirlenen 4,5 veya 6 Chukkar'a bölünür.
Açık hava polosunda her takımda dört oyuncu vardır. 1 ve 2 numaralı oyuncular geleneksel olarak hücum, 3 numaralı oyuncu orta ve 4 numaralı oyuncu defans pozisyonundadır. Ancak oyun çok akıcı olduğundan polo'da kesin bir pozisyon yoktur.
iki atlı hakem, maça hakemlik yapar. Faulün kabul olması için ikisinin de kabul etmesi gerekir. Eğer anlaşmazlık olursa "3. Hakem" e danışılır ve son kararı o verir.
Polo'nun kuralları bütünüyle güvenlik çerçevesi içindedir. Saatte 50 kilometreden fazla hızla koşan yarım tonluk bir atın, diğer yönden gelen aynı hızdaki bir atla çarışmasını kimse istemez. Polonun doğasında tehlike vardır. Bu spora bir cazibe katabilir ancak kurallar da bu tehlikeyi önlemek için düzenlenmiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar