bugün
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı16
- atsız milliyetçiliği vs atatürk milliyetçiliği3
- türk vatandaşı yerine eşit yurttaşlık yeni parti4
- fenerbahçe14
- kadir mısıroğlu vs abdullah öcalan4
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş5
- sidiki cherif2
- ford flex2
- gece vakti yolda karşılaşılan sümüklü sapık2
- iyi ve zafer ittifak olmalı2
- futbol taraftarlığı2
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı4
- sven jablonski2
- süleymancılar17
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın4
- eğitim sisteminin gizli amacı3
- evliliğin anlamı6
- sanayi devrimi bitene kadar uyuyoruz arkadaşlar2
- apo2
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği9
- 16 ağustos 20264
- devşirmeler2
- suçluları topluma kazandırmalıyız insanı2
- fuck pkk tişörtü2
- orta dünya da yaşamak istediğiniz yer2
- ahmet baran yazgan11
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- ismail kartal6
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- asimilasyon harika bir şey5
- sözlükteki fenerbahçeliler10
- pazar günü klasikleri2
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- saccharine2
- kadın olmanın avantajları16
- nervio22
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- uludağ sözlük evreni11
- yeni parti bitmiştir2
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- g i l d e d l i l y18
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- yaşamak istenilen şeyler10
- günaydın4
- gençlerbirliği6
- hayatın kuralları9
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler11
- tayyip in yakın korumaları2
- kurtar bizi müsavat16
ilgili karşı cins hakkındaki hayallerini canlı tutabilmek için;
hergün kendine yalan söylemeni gerektiren,
aşkın en çekilmez olanıdır. *
hergün kendine yalan söylemeni gerektiren,
aşkın en çekilmez olanıdır. *
sözlüğe kaydolup sikimsonik bir nik alma sebebidir.
2008'in sonları ya da 2009'un başları gibi omegle'de karşıma bir kız çıkmıştı. milletle kafa bulurken ikimiz de, birden ciddi bir konuşmaya dönüştü. hakkındaki tek bilgim ise uludağsözlük yazarı olduğu idi. bir daha bulamadım. hoş şimdi ekşiye kaçmıştır o.*
2008'in sonları ya da 2009'un başları gibi omegle'de karşıma bir kız çıkmıştı. milletle kafa bulurken ikimiz de, birden ciddi bir konuşmaya dönüştü. hakkındaki tek bilgim ise uludağsözlük yazarı olduğu idi. bir daha bulamadım. hoş şimdi ekşiye kaçmıştır o.*
bu tür aşkların hepsi hasatlıklıdır çoğu evet buna eminim aşk zaten başlı başına hormonal bir şey cinsel yanı daha ağır gibi buna da eminim artık.
takıntı aslında bu aşk türü. aslında onu hiç olmadığı halde olmayan davranışları ona adfetmek, onu öyle hayal etmek. aslında sigara içiyorsa işte yakılşıyor ya gibi. ya da size hiç uymuyorsa bile o özelliği ona yakıştırmak vs.
yani bu aşk türü hiç sağlıklı değil tabi insan herşeyin farkında olur işte ama bazen yapamaz gerisini getiremez.
takıntı aslında bu aşk türü. aslında onu hiç olmadığı halde olmayan davranışları ona adfetmek, onu öyle hayal etmek. aslında sigara içiyorsa işte yakılşıyor ya gibi. ya da size hiç uymuyorsa bile o özelliği ona yakıştırmak vs.
yani bu aşk türü hiç sağlıklı değil tabi insan herşeyin farkında olur işte ama bazen yapamaz gerisini getiremez.
en gerçek aşk modelidir. Kişi kendiyle baş başa kaldığından duygularında samimidir. Birileriyle paylaşmaya başlanırsa yada aşık olunan kişiye söylenirse oyun bitti demektir.
sana çok aşık oldum ben..
söyleyemiyorum içimde düğümleniyor, çıkmıyor ağzımdan.. konuşamıyorum senin karşına geçince, içimi bir heyecan basıyor.. titriyor ellerim, kalbim yerinden çıkacak gibi oluyor. bilmiyorum sana neden söyleyemiyorum.. içim tuhaf diyorum ya işte. sana söyleyemiyorum geliyorum buralarda saçmalıyorum, seni seviyorum, kimse duymuyor.. seni özlüyorum diyorum kimse duymuyor, sana sarılıyorum sen hissetmiyorsun, seni öpüyorum sen anlamıyorsun, saçlarını okşuyorum gecelerce.. gözlerinde buluyorum kendimi ama senin haberin bile yok..
bana ne gözle bakıyorsun bilmiyorum lakin bildiğim tek bir şey var ben sensiz olmak istemiyorum. bildiğim tek bir şey var senin yanından ayrılmak istemiyorum. ne olursa olsun seni kaybetmek istemiyorum.. bir gün bana sırtını çevirme, benimle konuşuyor olduğunu bilmek bile bana yetiyor..
sana hediye almıştım ama bir türlü veremedim.. evde dolapta duruyor, beşiktaş atkısı.. hani ben senin atkını sürekli yere düşürüp pisletmiştim ya yıkayayım dedim gerek yok dedin.. keşke verseydin ben sana onu geri vermeyecektim, koklayacaktım.. geceleri onunla uyuyacaktım.. benim fenerbahçe beremi takmamıştın.. "fener mi ıııhhıııhh" demiştin.. bende sana beşiktaş olsa takarsın ama diye söylemiştim. sende takardım deyince beşiktaş atkısı oradan geldi aklıma.. koyu bir fenerbahçe taraftarı olarak normalde beşiktaş mağazasına adım atmazdım ama.. iyisin yine.
duruyor öyle odamda. atkıyı aldığım gün, cevahirde geziyorum.. kartal yuvasını gördüm, aklıma düştü.. girdim en güzelini beğendim aldım sana. öyle mutlu oldum ki anlatamam sana. tek başımaydım, herkes bana bakıyordu. dans ede ede geziyordum. yüzümde aptal bir gülümsemeyle. mutluydum çok hemde. senin için yapmıştım çünkü.. belki küçük ama senin için bir şey yapmıştım. görünce belki mutlu olmazsın, beğenmezsin ama ufakta olsa belki mutlu olursun.. o ufak mutluluğun bile benim bir gece mutlu uyumama sebep oldu...
görüşmeyeli tam bir hafta oldu.. o kadar çok özledim ki seni.. arayamıyorum korkuyorum.. sen mesaj atmıyorsun biliyorum, mesaj atmayacağını bile bile sana mesaj atıyorum, senden cevap gelmiyor.. üzülüyorum çok.. geceleri resmine bakarak uyuyorum. evet bilgisayarımın masaüstüne resmin var. gece yatarken gözlerine bakıyorum, sabah kalktığımda yine sen. böyle avutuyorum kendimi. ama sen yine bakmıyorsun bana.. fotoğrafta bile başka yöne bakıyorsun. olsun ben seni böyle seviyorum..
böyle birbirimize bir şeyler anlatırken biraz yakın oluyoruz ya, o an sana çok sarılasım geliyor.. sarılıp ağlamak istiyorum omuzunda hıçkıra hıçkıra.. seni seviyorum demek istiyorum, seni özlüyorum demek istiyorum, seninle olmak istiyorum demek, sana aşığım ben demek istiyorum.. doya doya öpmek istiyorum.. ellerini tutmak istiyorum.. omuzunda uyumak. birlikte bir şeyler yapmak istiyorum..
seninle mutlu olayım istiyorum, benimle mutlu ol istiyorum...
gözlerinde yaşamak istiyorum..
beni dinlediğin için teşekkür ederim.. böyle işte.. belki şimdi gideceksin, belki benimle alay edeceksin.. çok az bi ihtimal olsa da benimle olacaksın.. olsun, ben yine de seni seviyorum..
söyleyemiyorum içimde düğümleniyor, çıkmıyor ağzımdan.. konuşamıyorum senin karşına geçince, içimi bir heyecan basıyor.. titriyor ellerim, kalbim yerinden çıkacak gibi oluyor. bilmiyorum sana neden söyleyemiyorum.. içim tuhaf diyorum ya işte. sana söyleyemiyorum geliyorum buralarda saçmalıyorum, seni seviyorum, kimse duymuyor.. seni özlüyorum diyorum kimse duymuyor, sana sarılıyorum sen hissetmiyorsun, seni öpüyorum sen anlamıyorsun, saçlarını okşuyorum gecelerce.. gözlerinde buluyorum kendimi ama senin haberin bile yok..
bana ne gözle bakıyorsun bilmiyorum lakin bildiğim tek bir şey var ben sensiz olmak istemiyorum. bildiğim tek bir şey var senin yanından ayrılmak istemiyorum. ne olursa olsun seni kaybetmek istemiyorum.. bir gün bana sırtını çevirme, benimle konuşuyor olduğunu bilmek bile bana yetiyor..
sana hediye almıştım ama bir türlü veremedim.. evde dolapta duruyor, beşiktaş atkısı.. hani ben senin atkını sürekli yere düşürüp pisletmiştim ya yıkayayım dedim gerek yok dedin.. keşke verseydin ben sana onu geri vermeyecektim, koklayacaktım.. geceleri onunla uyuyacaktım.. benim fenerbahçe beremi takmamıştın.. "fener mi ıııhhıııhh" demiştin.. bende sana beşiktaş olsa takarsın ama diye söylemiştim. sende takardım deyince beşiktaş atkısı oradan geldi aklıma.. koyu bir fenerbahçe taraftarı olarak normalde beşiktaş mağazasına adım atmazdım ama.. iyisin yine.
duruyor öyle odamda. atkıyı aldığım gün, cevahirde geziyorum.. kartal yuvasını gördüm, aklıma düştü.. girdim en güzelini beğendim aldım sana. öyle mutlu oldum ki anlatamam sana. tek başımaydım, herkes bana bakıyordu. dans ede ede geziyordum. yüzümde aptal bir gülümsemeyle. mutluydum çok hemde. senin için yapmıştım çünkü.. belki küçük ama senin için bir şey yapmıştım. görünce belki mutlu olmazsın, beğenmezsin ama ufakta olsa belki mutlu olursun.. o ufak mutluluğun bile benim bir gece mutlu uyumama sebep oldu...
görüşmeyeli tam bir hafta oldu.. o kadar çok özledim ki seni.. arayamıyorum korkuyorum.. sen mesaj atmıyorsun biliyorum, mesaj atmayacağını bile bile sana mesaj atıyorum, senden cevap gelmiyor.. üzülüyorum çok.. geceleri resmine bakarak uyuyorum. evet bilgisayarımın masaüstüne resmin var. gece yatarken gözlerine bakıyorum, sabah kalktığımda yine sen. böyle avutuyorum kendimi. ama sen yine bakmıyorsun bana.. fotoğrafta bile başka yöne bakıyorsun. olsun ben seni böyle seviyorum..
böyle birbirimize bir şeyler anlatırken biraz yakın oluyoruz ya, o an sana çok sarılasım geliyor.. sarılıp ağlamak istiyorum omuzunda hıçkıra hıçkıra.. seni seviyorum demek istiyorum, seni özlüyorum demek istiyorum, seninle olmak istiyorum demek, sana aşığım ben demek istiyorum.. doya doya öpmek istiyorum.. ellerini tutmak istiyorum.. omuzunda uyumak. birlikte bir şeyler yapmak istiyorum..
seninle mutlu olayım istiyorum, benimle mutlu ol istiyorum...
gözlerinde yaşamak istiyorum..
beni dinlediğin için teşekkür ederim.. böyle işte.. belki şimdi gideceksin, belki benimle alay edeceksin.. çok az bi ihtimal olsa da benimle olacaksın.. olsun, ben yine de seni seviyorum..
entellektüel yaşanan aşka verilen ad.
ismini platon'dan almıştır. çünkü platon'a göre bir insana aşık olunmaz, onun karakterine ve ya varlığına aşık olunur.
(bkz: platon)
aşkların en yücesi, en kıymetlisidir.
ismini platon'dan almıştır. çünkü platon'a göre bir insana aşık olunmaz, onun karakterine ve ya varlığına aşık olunur.
(bkz: platon)
aşkların en yücesi, en kıymetlisidir.
üstünden yıllar geçse bile rüyalara girebilen aşktır. siz böylesine severken gidip tüm hayatı kolpa birisine inanıp kendisini yakan kişilere duyulan aşktır.
ergenlikte zihin cimnastiği, yetişkinlikte hammallık, yaşlılıkta mucize!
aylardır içinde bulunduğum durum... bekliyorum, zaman içinde geçer diye. ama geçmiyor işte. öyle bir illet ki ne yaparsanız yapın geçmiyor. bu yüzden beklemek mantıksız, bunun da farkındayım ama paranoyakça düşünce kırıntılarının ördüğü duvarın anlamsızca çekimserleştiriyor olmasının ürkütücülüğü öyle bir alıkoyuyor ki sizi put gibi öylece bekliyorsunuz. sanırım bundan kurtulmanın tek yolu her şeyi göze alıp söylemek ve ne olacakssa olsun demek. bu devamlı kararsızlık hali günden güne eritir sizi. bir karar noktasına varmak gerekir. sanırım bu tek çıkış yolu. aksi halde kendi kendinize zarar verirsiniz...
(bkz: en güzel aşk zor olandır)
en son ortaokul yıllarında hissettiğim duygu.
elde edilebilme ihtimali çok düşük yada olmayan karşı cins kişiye duyulan beğentinin, zihnin mesaisinde çok daha fazla yer kaplamasıyla o kişiye duyulan hislerin katmerlenmesi, kişinin insan üstü varlık konunumuna getirilmesi ve akabinde tutkuyla o kişiye bağlanılmasıdır.
birine duyulan karşılıksız sevgidir. ikiye ayrılır. birincisi sizin aşık olduğunuz ve kaderin sizi birleştirmediği durum. ikincisi kaderin sizi birleştirip ayırdıktan sonra unutulamayana duyduğunuz aşktır.
her geçen gün biraz daha gömülmektir ruhun karanlık dehlizlerine ve umut etmektir delicesine olmayacağını bilerek.
öldürmeyip süründüren aşk biçimidir. hele bir de karşıdaki bayan acımasızsa işi allah a bırakmayıp ilaç içme harakiri gibi bir çok intihar çeşidine sebebiyet verir.
aşk diye birşey yoktur. sadece platonik aşk vardır
(bkz: damla damla ölmek)
gerçek aşktır.
kar altında bekleyen bir çiçek tohumu gibidir.
yeşillenme potansiyeli hep vardır. bu yüzden sürekli akılda ve gönülde saklı kalır.
yeşillenme potansiyeli hep vardır. bu yüzden sürekli akılda ve gönülde saklı kalır.
aklında gezeni öldürmedikçe bitmeyecek ızdırap. öldürmek zor zanaattır ve uzun zaman alabilir. 9 canlı kadınların varlığını öğrenme şekli.
(bkz: 1000)
duygularını ifade edemediği yada karşılık alamadığı için tek taraflı sevmektir.
AŞKIN KAŞARLANMAMIŞ HALi.
çoğu zaman yalnızca bir beğenmedir,gerçekten aşk olsa zaten platonik olmaz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar