bugün
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği11
- trabzon büyükşehir belediyesi17
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı9
- yeni parti'ye bağış yapanların yüzde 50'yi geçmesi4
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam4
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı4
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi3
- emret komutanım albayın kızı suzi4
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- batıl inançlar5
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi2
- sevgiliye hitap şekilleri6
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek3
- dört elle piyano çalmak2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı11
- 6 ağustos 2026 sigara zammı3
- erdogan'a suikast timi itirafı6
- piyanoya başlama yaşı2
- renault 9 broadway12
- zara2
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak2
- kasetçalar dinlemiş efsanevi nesil4
- öğretmenlerin nöbeti5
- mason greenwood10
- dopamin eksikliği2
- kelebek dövmesi yaptıran kız2
- erkek ve çocuk reyonundan giyinmek2
- kırmızı kaka7
- kola neden koşer4
- velvet hanım ile kahve içmek6
- günaydın büyük uludağ sözlük ailesi2
- kısa boylu olmak2
- fahri trafik müfettişi2
- çayı şekersiz içip 10 adet baklava gömen tip2
- mikrodalgaya sucuk koymak7
- seksenler2
- şerif hüseyin2
- aslan gibi adam4
- clemence baptista5
- süreç bittiğinde olacak 10 şey5
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı17
- özge özpirinçci3
- koli bandına saddam bandı demek3
- güzel kızların dün sözlüğe uğramaması4
- sözlükte sürekli güzel vadilerin yaylak olması4
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- tetanoz aşısı2
We can easily forgive a child
Who is afraid of dark
The real tragedy of life
Is men afraid of the light.
Who is afraid of dark
The real tragedy of life
Is men afraid of the light.
"devlet" isimli eserinde kanun hükmündeki kararnameler ile demokrasi arasındaki ilişkiyi ele almış yuzır.
"Devlet" isimli ütopyasında sıfırdan bir toplum ve devlet nasıl yaratılır sorusuna -baştan sona diyaloglardan teşkil olmak suretiyle- cevap vermeye çalışan yuzır.
Platon'un zihinler veya akıllar(intelligence) doktrinine göre: Jove eterin, vulcan ateşin zihniydi fakat teolojik şairler bu akılsal tözleri homer'in zamanına kadar, yani yeniden zihnin duyulara zıt olduğunu anladıkları zamana kadar kavramadılar. Bununla ilgili olarak odyssey'de iki altın pasaj vardır. orada zihne, her ikisi de aynı anlama gelen kutsal güç veya gizil enerji demiştir.
vico.
vico.
Arapça'da 'p' harfi olmadığı için 'el flaton', zamanla da 'eflatun' halini almıştır.
siyasete katılmayı reddetmenin cezalarından biri, aşağılık kişiler tarafından yönetilmenizdir.
'platon'
'platon'
Onu sürekli anıyorum, yaşıyorum, görüyorum, resmediyorum.
Kısaca; bizim teknik olarak bir bağımız yok, ama ben yaşadıkça ve bardağı kırdıkça onu düşünüyorum. Lümpen kitle sayesinde adının yayılmadığınıda, yani; bir bilimsel vaka olarak adledilen birisi olduğunu bilmek beni, bir Şimşek'in yere düşme sürati ile geriye çekmesi çokta önemi yok.
Onu şu sözlerle anlatmak boynumun borcu;
Tanrı mahşerin ortasında çatır çatır düşmanlarının boyunlarını alacak şekilde al aşağı ederken, platon'un öne çıkıp şu sözleri söylemesini halen şaşırıyorum. (Tepeye inerken, o son virajı alsaydık şimdi daha iyi konumda olacaktık, en azından tanrı'nın elindeki balta biz olacaktık) tâbi, Nietzsche bu söz karşısında şunu demesi beni benden aldı sözlük, düşünüyorum da, senin bir balta'ya dönüşmeni görmek yerine, hiç var olmamış tanrıya dönüşmek isterdim!
Şaka bir yana bu çocuk ne anlatıyor ne alaka ulan derseniz, ben de bilmiyorum.
Kısaca; bizim teknik olarak bir bağımız yok, ama ben yaşadıkça ve bardağı kırdıkça onu düşünüyorum. Lümpen kitle sayesinde adının yayılmadığınıda, yani; bir bilimsel vaka olarak adledilen birisi olduğunu bilmek beni, bir Şimşek'in yere düşme sürati ile geriye çekmesi çokta önemi yok.
Onu şu sözlerle anlatmak boynumun borcu;
Tanrı mahşerin ortasında çatır çatır düşmanlarının boyunlarını alacak şekilde al aşağı ederken, platon'un öne çıkıp şu sözleri söylemesini halen şaşırıyorum. (Tepeye inerken, o son virajı alsaydık şimdi daha iyi konumda olacaktık, en azından tanrı'nın elindeki balta biz olacaktık) tâbi, Nietzsche bu söz karşısında şunu demesi beni benden aldı sözlük, düşünüyorum da, senin bir balta'ya dönüşmeni görmek yerine, hiç var olmamış tanrıya dönüşmek isterdim!
Şaka bir yana bu çocuk ne anlatıyor ne alaka ulan derseniz, ben de bilmiyorum.
Babamız dediği parmenides'in felsefesi üzerine yaptığı özgün eleştiriler sayesinde tüm felsefe tarihini şekillendirmiş filozof.
aslında diyaloglarında ismini pek anmasa da Herakleitos düşüncesinden etkilendiği, felsefe tarihi ile ilgilenenler tarafından hemen anlaşılacaktır. Zira kendisinin yapmaya çalıştığı şey herakleitos ve parmenides düşüncelerini sentezleyerek ortaya yeni bir perspektif çıkarmaya çalışmaktır ve bunda başarılı olmuştur. Parmenides "düşünmek ve olmak bir'dir" dediği zaman ortaya şöyle bir sorun çıkmaktadır; eğer her düşünülen varlığa dair ise sofist filozoflar davrandıkları gibi davranmakla haklı olabilir ki platon'un kabul edemeyeceği nazar buradadır. Bunu sofist ve parmenides diyaloglarında tartışır ve parmenides'in doksa dediği alanı "hiç yok"tan, "hemen hemen var"a devşirir. Bu ona filozofya faaliyetinin doksa'ya dair olamayacağı ve noetik bir faaliyet ile (sofistlerin yapamadığı, doğal olarak filozofluktan dışlandıkları gerekçe budur) aletheia yani hakikat alanına bir sıçrama gerektirdiğini iddia eder. Meşhur Phaidon diyalogunda sokrates'in eğretilemesi ile anlatıldığı eros ve kanatları çıkan atlar meselesi işte tam olarak budur. Konuyu evirip çevirip psikanalize getirmek isterdim fakat fazla zahmetli olacak.
alfred north whitehead'in isabetli bir şekilde dediği gibi bütün batı felsefesi platon'a düşülmüş dipnotlardan ibarettir vecizesi abartılı değildir. Zira bütün filozoflar aslında platon'a laf yetiştirerek kendi felsefelerini inşaetmişlerdir.
aslında diyaloglarında ismini pek anmasa da Herakleitos düşüncesinden etkilendiği, felsefe tarihi ile ilgilenenler tarafından hemen anlaşılacaktır. Zira kendisinin yapmaya çalıştığı şey herakleitos ve parmenides düşüncelerini sentezleyerek ortaya yeni bir perspektif çıkarmaya çalışmaktır ve bunda başarılı olmuştur. Parmenides "düşünmek ve olmak bir'dir" dediği zaman ortaya şöyle bir sorun çıkmaktadır; eğer her düşünülen varlığa dair ise sofist filozoflar davrandıkları gibi davranmakla haklı olabilir ki platon'un kabul edemeyeceği nazar buradadır. Bunu sofist ve parmenides diyaloglarında tartışır ve parmenides'in doksa dediği alanı "hiç yok"tan, "hemen hemen var"a devşirir. Bu ona filozofya faaliyetinin doksa'ya dair olamayacağı ve noetik bir faaliyet ile (sofistlerin yapamadığı, doğal olarak filozofluktan dışlandıkları gerekçe budur) aletheia yani hakikat alanına bir sıçrama gerektirdiğini iddia eder. Meşhur Phaidon diyalogunda sokrates'in eğretilemesi ile anlatıldığı eros ve kanatları çıkan atlar meselesi işte tam olarak budur. Konuyu evirip çevirip psikanalize getirmek isterdim fakat fazla zahmetli olacak.
alfred north whitehead'in isabetli bir şekilde dediği gibi bütün batı felsefesi platon'a düşülmüş dipnotlardan ibarettir vecizesi abartılı değildir. Zira bütün filozoflar aslında platon'a laf yetiştirerek kendi felsefelerini inşaetmişlerdir.
Devlet isimli eserinde anayasal kurumların tarihsel evrimini ele almış yuzır.
rengi vardır böyle morumtrak.
Bi film vardı dümdüz bi filmdi görünürde hatta ama kökeni platon'un idaeasına dayanıyordu kankalar neydi o film markus olsa kesin bilirdi böyle entel dantel şeyleri.
"Dünyadaki en büyük zafer kişinin kendi istek ve arzularına karşı kazanmış olduğu zaferdir" gibi muazzam bir sözü vardır.
"Bir insanın ruhuna doğruluk ekmek, kör doğmuş birine görme gücünü vermek kadar olanak dışı birşeydir." cümlesinin sahibi, sokrates'in ögrencisi yunan filozof.
platon'un ruh konusunda söyledikleri de üzerinde çok durulan konulardan biri. ruh nedir, platon'a göre, bedenle ilişkisi nasıldır, ruhun ne tür yanları vardır?
platon'a göre, beden ruh için bir mezar da olabilir, ruhun kendini açtığı bir işaret de olabilir. yalnız bir bedeni sevmekle başlamak, bütün bedenlerde ortak olan güzelliği yakalamak, sonunda kendinde güzeli kavramak amacıyla da güzel ruhu sevmek gerekmektedir. dolayısıyla ahlak mükemmelliğine beden aracılığıyla ulaşılır ve beden bunun için bir engel değildir.
platon'a göre, beden ruh için bir mezar da olabilir, ruhun kendini açtığı bir işaret de olabilir. yalnız bir bedeni sevmekle başlamak, bütün bedenlerde ortak olan güzelliği yakalamak, sonunda kendinde güzeli kavramak amacıyla da güzel ruhu sevmek gerekmektedir. dolayısıyla ahlak mükemmelliğine beden aracılığıyla ulaşılır ve beden bunun için bir engel değildir.
Platon'un ruh konusunda söyledikleri de üzerinde çok durulan konulardan biri. Ruh nedir, Platon'a göre, bedenle ilişkisi nasıldır, ruhun ne tür yanları vardır?
Platon'a göre, beden ruh için bir mezar da olabilir, ruhun kendini açtığı bir işaret de olabilir. Yalnız bir bedeni sevmekle başlamak, bütün bedenlerde ortak olan güzelliği yakalamak, sonunda kendinde güzeli kavramak amacıyla da güzel ruhu sevmek gerekmektedir. Dolayısıyla ahlak mükemmelliğine beden aracılığıyla ulaşılır ve beden bunun için bir engel değildir.
Platon'a göre, beden ruh için bir mezar da olabilir, ruhun kendini açtığı bir işaret de olabilir. Yalnız bir bedeni sevmekle başlamak, bütün bedenlerde ortak olan güzelliği yakalamak, sonunda kendinde güzeli kavramak amacıyla da güzel ruhu sevmek gerekmektedir. Dolayısıyla ahlak mükemmelliğine beden aracılığıyla ulaşılır ve beden bunun için bir engel değildir.
Fiziksel olarak çekici bulduğumuz insanlara duyduğumuz hissin gerçek aşkın yansıması olmadığını savunan filozoftur şüphesiz.. Ona göre gerçek aşk ruhun güzelliğiyle ilgilidir ve hayatın en yüce amacıdır. Aşkın en üst seviyesi bir insanın diğer insanların ruhlarının güzelliğine değer vermesidir ve bu sayede kendini gerçekleştirmesidir. Gerçek aşk bir insanın diğer insanların ruhunda ve zekasında aradığı bir bağlantıdır buda özellikle felsefe ve bilgelik arayışlarıyla ilgilidir..
çünkü, birçokları zorla giriyorlar tartışmaya. tartıştıklarını sanıyorlar.
oysa ki yaptıkları tartışma değil, çekişmedir. neden dersen, bir meseleyi ayrı ayrı yönleriyle ele alıp inceleyemezler.
karşısındakinin tersini söylemek için kelimelere takılırlar.
tartışmak değil, hır çıkarmak bu.
platon
oysa ki yaptıkları tartışma değil, çekişmedir. neden dersen, bir meseleyi ayrı ayrı yönleriyle ele alıp inceleyemezler.
karşısındakinin tersini söylemek için kelimelere takılırlar.
tartışmak değil, hır çıkarmak bu.
platon
gezegenler listesinden çıkarıldı garibim...
sokrates orada savunma yapıyor platon kenarda goygoy yapıyor. insan hocasını savunur. sokrates iyi insan der. ama nerdee? püü laton.
Bu dayı, Sokrates'in has öğrencisi. Hocasını zehirlediklerinde, "Ooo, bu dünya ne kadar toksik" deyip siyasete tövbe etmiş. Sonra oturup o meşhur idealar Kuramı'nı patlatmış. Ne diyor bu kuram? Diyor ki, "Ulan bu gördüğün dünya yalan, sadece bir yansıma. Gerçekler, o yukarıdaki idealar Evreni'nde!" Yani, oturduğun sandalye bile oradaki Mükemmel Sandalye ideasının dandik bir kopyası. Bizim bildiğimiz her şey aslında bir nevi mağara gölgesi. Bildiğin matrix'i, M.Ö. 4. yüzyılda çözmüş adam.
Devlet kitabında ideal yönetim nasıl olur, Filozof Kral kimdir diye döktürmüş. Okumanızı öneririm.
Devlet kitabında ideal yönetim nasıl olur, Filozof Kral kimdir diye döktürmüş. Okumanızı öneririm.
yunan felsefesini tetikleyen ve platon'a ilham veren şey, en başından beri soyut aton (aten inancının ideal özü, a priori, apofanik teolojiyi tanımlayan tanrı tasavvuru ) kavramıydı, araştırabilirsiniz. thales bile üçgen ve daireye dair birçok kavramı mısır'dan almıştır. matematik denen illet iki, üç bin küsur yıldan beri mevcuttu. ancak ne antik mısır'da, ne de mezopotamyada hiç kimse aten (görünmeyen, soyut mutlak sonsuzluk ) mefhumuyla, geometrinin aksiyomatik olarak temellendirilebileceğini düşünmemişti.
thales'ten itibaren birçok düşünür, (apofanik teolojiye giren soyutlamalarla ) plato, aristo ve öklit'e uzanan süreçte bu konsepti sürekli olarak geliştirdi. a priori bi ilham kaynağı olarak, aten idealini alıp onu mantıksal ve felsefi bi çerçeveye oturttular. aralarında bin asırlık süreç var neredeyse, hiçbir etkileşim yaşanmadı iddiası biraz absürt olur. grek kültürü, politeizmden felsefeye uzun bi süreç sonunda geçiyor.
https://nl.wikipedia.org/wiki/Aton
https://en.wikipedia.org/wiki/Atenism
ta ki öklit'e, elementler'e kadar.
thales'ten itibaren birçok düşünür, (apofanik teolojiye giren soyutlamalarla ) plato, aristo ve öklit'e uzanan süreçte bu konsepti sürekli olarak geliştirdi. a priori bi ilham kaynağı olarak, aten idealini alıp onu mantıksal ve felsefi bi çerçeveye oturttular. aralarında bin asırlık süreç var neredeyse, hiçbir etkileşim yaşanmadı iddiası biraz absürt olur. grek kültürü, politeizmden felsefeye uzun bi süreç sonunda geçiyor.
https://nl.wikipedia.org/wiki/Aton
https://en.wikipedia.org/wiki/Atenism
ta ki öklit'e, elementler'e kadar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar