bugün
- sözlükler arası savaş çıksa11
- mutsuz olmak3
- ütü13
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- çay içen kız10
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- taşaklardan birinin kayıp olması3
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- duyulan en ilginç isim5
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- erdal beşikçioğlu8
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- oralet içen erkek5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- kalem4
- çaya şeker atan erkek5
- düşün ki o bunu okuyor5
- yerinde dur3
- kasa daima kazanır2
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- uludağ sözlük çeteleri9
- anın fotoğrafı14
- dolma kalem3
- yıkık yazarlar4
- doa otomatı3
- latte içen erkek4
- selam sözlük2
- patates kızartması4
- ona bir şey söyle13
- telefona cevap vermeyen kız3
- akraba evliliği2
- en boktan on yıl7
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- köpektapar2
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- gocu bak bi5
- bik bik bik bik bik bik diye öten horoz2
- en gey özelliğiniz3
- ayrılık8
- iq düşüren şeyler3
- siyah2
- galatasaray5
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor3
- aylık 425 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
her şeyiyle mükemmel bir b filmidir. "öteki sinema" kavramının altını tamamen doldurur. birçok sahne kişiyi gülmekten yerlere yatıracak kapasiteye sahiptir.
sayid in kafa kopma sahnesiyle yaran filmdir. son yirmi dakikasında tamamen komedi filmi tadında izlenirse de acaip eğlencelidir ayrıca.
nostaljik havayı çok iyi verebilmiş bir film. stephen king bir karamizah roman yazsa bu tadı verirdi diye düşünüyorum. bobin eksik esprisi bence filmin en güzel sahnesi.* karakterlerin özellikleri de ayrıyeten süperdi. ateş ölçme fetişi doktor olsun, taşak toplayan sayid olsun, striptizci kız olsun, sos ustası olsun, akılda kalıcı karakterler olmuş.
şahsımın izlemiş olduğu en kanlı, en içorganlı, en vücut parçalı film. mide dolu iken kesinlikle izlenmemesi tavsiye olunur. ortalama bir cerrahın 10 yıllık sürede göreceği iç organ ve vücut parçalarının tamamını bir tek filmde görebilirsiniz.
saçma sapan birşey. ama kanlı tuzlu sos gibi. onu film yapan absürd oluşu. müzikleri de çok güzel, rodriguez de tarantino da yapmayı ve yapmamış gibi yapıp oldurmayı biliyor. taşşakları eriyesiceler.
ayrı bir havası var bu filmin, garip kelimesi karşılar belki bu havayı.
komedi ve aksiyon filmi olarak gecer bu film. son yıllarda seyretigim en iyi filmlerden biri.
zırvalıkta death proof ile yarışan ve bu yarışı bir boy önde bitiren filmdir. efenim b movie olduğundan bu osuruktan filmi sanatsal açıdan değerlendirmiyoruz elbette ama kelli felli yönetmenlerin de böyle abuk filmlere imza atması şaşırtıcı.
yapma be tarantino! dedirten bir filmdir. sağlam bir mideniz varsa ve zombi filmlerini seviyorsanız izleyin, değilse boş yere zaman kaybetmeyin..
tarz bakımından çok farklı olması konusunun yetersizliğini karşılıyor bu filmin.
gayet de tuhaf, komik, iğrenç ve uçarı bir film. canın sıkılıyosa otur izle. death proof'a nazaran epey cıvık bir film ki zaten izleyiciye verilmek istenen de budur bence. robert rodriguez işte o cıvıklığı karamizah öğeleriyle harmanlayıp izleyiciye sunmak istemiş ve gayet de becerebilmiş bu işi. birçok kişinin burun kıvırdığı nokta ise yönetmenin bu mizahı sivriltememiş olmasıdır. izleyiciden bekleniyor onu algılaması, oradaki gerçekle mizah arasındaki farkı kavrayabilmesi. robert rodriguez'i biraz tanımak ve filmin aslında aksiyon filmi olmadığını bilmek gerekiyor bunun için de.
mesela filmde, aksiyon filmlerindeki o alışılagelmiş olaylara (arabaların gereksizce hava uçması, insanüstü başrol oyuncusu, uçarı bir alışkanlığı olan piskopat herifler (adamların taşaklarını kesip bi kavanozda saklamak gibi)) mizahî göndermeler var. güldürme, iğrendirme ve oha dedirtebilme işini bir arada tutabilmiş robert amca. saygılar abi.
mesela filmde, aksiyon filmlerindeki o alışılagelmiş olaylara (arabaların gereksizce hava uçması, insanüstü başrol oyuncusu, uçarı bir alışkanlığı olan piskopat herifler (adamların taşaklarını kesip bi kavanozda saklamak gibi)) mizahî göndermeler var. güldürme, iğrendirme ve oha dedirtebilme işini bir arada tutabilmiş robert amca. saygılar abi.
yapılabilecek tüm iğrençlikleri barındıran kamerası ve görseliyle süper bir film. tekrar tekrar izlenmesi gerekir.
tarantino ha geldi ha gelecek derken o komik rolle karşımıza çıkması da gülünçtür.cinsel organının başına gelen şey... *. fergie nin duruşu yürüyüşü eğilişi kalkışı tamamen seksiliğini ön plana çıkarmayı amaçlamış başarmış da. rose mcgowan ın da performansı en üst seviyeye ulaşmıştır.kısacası çoğu filme ince göndermeler içeren fizik kurallarına ters düşen sahneleri barındıran fakat yadırganmayan ince düşünülmüş film. tabi bu farkı ayırt edemezseniz film basit gelebilir.
tarantino ha geldi ha gelecek derken o komik rolle karşımıza çıkması da gülünçtür.cinsel organının başına gelen şey... *. fergie nin duruşu yürüyüşü eğilişi kalkışı tamamen seksiliğini ön plana çıkarmayı amaçlamış başarmış da. rose mcgowan ın da performansı en üst seviyeye ulaşmıştır.kısacası çoğu filme ince göndermeler içeren fizik kurallarına ters düşen sahneleri barındıran fakat yadırganmayan ince düşünülmüş film. tabi bu farkı ayırt edemezseniz film basit gelebilir.
absürd film olduğunu kabul edip aynı zamanda da mantık arayanların izlediği film.
Robert Rodriguez o tuhaf sinema dilini filme yansıtmış olmasıyla birlikte filmde, o zamanların vasat zombi filmlerinde göremeyeceğiniz türde bir melankoli var. Zaten filmin en tuhaf yanıda bu. Film boyunca yüzlerce kişi parçalanıp öldürülürken yeri geldiğinde tek bir kişinin ölümüne üzülebiliyorsunuz.
Ayrıca diyaloglarda çok iyi. Filmin kendine ait espirileri var. Senaryosunun omurgası ise tek bir cümleyle özetlenebilir haldeyken (iğrenç varlıkların bir kasabaya saldırısı), Rodriguez hoş ayrıntılarla filmi süslemeyi becerebilmiş. Hepsinden önemlisi filmde sıkılmıyorsunuz ve eğer bu tür filmleri mideniz kaldırabiliyorsa yeterince eğleniyorsunuzda. Yani, söyler misiz, kaç filmde bir bacağı taramalı tüfek olan bir kadın kahraman gördük ki! Bence sırf bunun için bile görmeye değer.
Kadın kahraman diyorum ama sevgilisinide hiç yabana atmamak gerek. Yani filmde El Wray'ı canlandıran Freddy Rodriguez! Filmde inanılmaz bir karizması var. Zaten Cherry'nin (Rose McGowan) kendine güveninin gelmesini sağlayıp içindeki kahramanı ortaya çıkartanda o. Filme aynı zamanda bir kadının içindeki kahramanı keşfetme öyküsü olarakta bakabiliriz. Tabi bu ikiliden söz etmişken kopuk makara espirisinede değinmek istiyorum. Bence gayet hoş bir espiri.
Filmde şiddetin her türlüsü var! Yaratıkları yok etmek için helikopterin pervanesini bile kullanıyorlar! Film bazen ciddi anlamda aşırı şiddet içeren konsol oyunlarını andırıyor! Ne kadar yaratık öldürürsen o kadar iyi!
iğrençlik derseniz ise onun binbir türlüsü var filmde. Bence filmin iğrençlik seviyesine 10 üzerinden bir not vermek gerekirse rahatlıkla 10 verebiliriz. Sam Raimi'nin Evil Dead'inden beri bu kadar iğrenç bir film görmemiştim. 70'li yılların ikinci sınıf korku filmlerini pek izlemediğim için daha iğrenç filmler var mıdır diye soracak olursanız? Vardır elbette, bilemem.
Ayrıca diyaloglarda çok iyi. Filmin kendine ait espirileri var. Senaryosunun omurgası ise tek bir cümleyle özetlenebilir haldeyken (iğrenç varlıkların bir kasabaya saldırısı), Rodriguez hoş ayrıntılarla filmi süslemeyi becerebilmiş. Hepsinden önemlisi filmde sıkılmıyorsunuz ve eğer bu tür filmleri mideniz kaldırabiliyorsa yeterince eğleniyorsunuzda. Yani, söyler misiz, kaç filmde bir bacağı taramalı tüfek olan bir kadın kahraman gördük ki! Bence sırf bunun için bile görmeye değer.
Kadın kahraman diyorum ama sevgilisinide hiç yabana atmamak gerek. Yani filmde El Wray'ı canlandıran Freddy Rodriguez! Filmde inanılmaz bir karizması var. Zaten Cherry'nin (Rose McGowan) kendine güveninin gelmesini sağlayıp içindeki kahramanı ortaya çıkartanda o. Filme aynı zamanda bir kadının içindeki kahramanı keşfetme öyküsü olarakta bakabiliriz. Tabi bu ikiliden söz etmişken kopuk makara espirisinede değinmek istiyorum. Bence gayet hoş bir espiri.
Filmde şiddetin her türlüsü var! Yaratıkları yok etmek için helikopterin pervanesini bile kullanıyorlar! Film bazen ciddi anlamda aşırı şiddet içeren konsol oyunlarını andırıyor! Ne kadar yaratık öldürürsen o kadar iyi!
iğrençlik derseniz ise onun binbir türlüsü var filmde. Bence filmin iğrençlik seviyesine 10 üzerinden bir not vermek gerekirse rahatlıkla 10 verebiliriz. Sam Raimi'nin Evil Dead'inden beri bu kadar iğrenç bir film görmemiştim. 70'li yılların ikinci sınıf korku filmlerini pek izlemediğim için daha iğrenç filmler var mıdır diye soracak olursanız? Vardır elbette, bilemem.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar