bugün
- etnik köken15
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif10
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler11
- evde kalmış 30 yaşında kız17
- sımsıkı sarılmak istenilen yazarlar5
- dünyadaki en kolay meslek7
- hangi ülke de doğmak isterdin14
- hangi yazara aşıksınız7
- en iyi çizgi filmler6
- sözlükteki zengin yazarlar9
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı9
- tavuk döner 1 lira yanında ayran bedava3
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- karton toplayan çocuk4
- 9mm'nin deviremeyeceği adam yoktur4
- kadın sürücüye evine git yemek yap diyen sürücü2
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn5
- sokakta sürü halinde gezen erkekler5
- robert greene2
- ben çocuğuma bir hot wheels alamayacak mıyım4
- sözlükte kim kime yürüyor5
- bir bela geliyor6
- fenerbahçe16
- müzik haram mıdır7
- amedspor22
- evrimsel psikolojinin aşk açıklamaları3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- kasımpaşa 2 beşiktaş 24
- polatlı2
- from gold from dust9
- olgun kadınlardan hoşlanan erkek2
- ismet gürbüz3
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması5
- anın görüntüsü26
- ermenisiz kafkasya4
- hareket edebilen canlılar2
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek6
- 16 bekar için masrafsız finlandiya tatili2
- asgari ücret4
- nervio19
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- hangi yazar hangi yazarla mesajlaşmak istiyor2
- şaban oğlu şaban oğlu şaban filmi3
- türkiyenin buğdayı2
- cübbeli ahmet hoca3
- çare ismail kartal4
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- galatasaray ın şampiyonluğu hayırlı olsun2
hakan günday kitabı
Hakan Günday karakter yaratma konusunda çok kıt. Romanlarındaki karakterlerin hepsi birbirinin aynı. Hepsi alkolik, sıgara bağımlısı, seks düşkünü, hayattan bıkmış, işe yaramaz adamlar. Dolayısıyla adı Kinyas olmuş, Hakan olmuş, Afgan olmuş fark etmiyor. Hepsi tek bir vücutmuş gibi okunuyor.
Ayrıca bütün kitaplarında kasvetli bir hava var. Sürükleyicilik yok. Başta dikkat çeken konu, okuyucuya merak uyandıracak bir şey vermeyince sıkmaya başlıyor.
vesselam...
Hakan Günday karakter yaratma konusunda çok kıt. Romanlarındaki karakterlerin hepsi birbirinin aynı. Hepsi alkolik, sıgara bağımlısı, seks düşkünü, hayattan bıkmış, işe yaramaz adamlar. Dolayısıyla adı Kinyas olmuş, Hakan olmuş, Afgan olmuş fark etmiyor. Hepsi tek bir vücutmuş gibi okunuyor.
Ayrıca bütün kitaplarında kasvetli bir hava var. Sürükleyicilik yok. Başta dikkat çeken konu, okuyucuya merak uyandıracak bir şey vermeyince sıkmaya başlıyor.
vesselam...
En yakın arkadaşıma kullandığım kelime.
Akla direk inci sözlüğü getirir. En çok kullandıkları kelime olduğu için söyledim yanlış anlaşılmasın. Hepsi iyi çocuklar özlerinde çünkü.
hakan günday kitabı. 2 gündür bunu almayı düşünüyorum, okuyanlar söylesin; almalı mıyım?
herkes. bkz la oluşuyor diyo.
bir hakan günday kitabı diyerek kısa kesiyorum kritiğini bir ara yaparım. unutmayayım diye yazıyorum. sayfa 139. masumiyet'te haluk bilginer'den duyup da unutamadığım tirat kadar canlı kafamda. unutmayayım diye yazıyorum.
--spoiler--
Şimdi şöyle bir sahne düşün; kadınla yatağa giriyorum. Onunla kimsenin yapmadığı gibi sevişiyorum. Dilim, dudaklarım, parmaklarım orkestra gibi çalışıyor. Belli bir aşamadan sonra da kadın beni vücudumun esas ilgilendiği bölümüyle istiyor. Çünkü metabolizmasının her santimetrekaresi bunu ona emrediyor. Bense hiç tahmin etmediği bir yumuşaklıkla karşılıyorum. Kafası karışıyor, anlamıyor. Biraz önce yatak çarşafı gibi sevişen adam bir eşcinsel gibi yanında yatıyor. Genelde kadın bu noktada kendisini sankinleştirip, 'Önemli değil, boş ver, herkesin başına gelebilir' gibi sözler sarf ettikten sonra artık beni görmek istemediği için arkasını dönüp uyumaya çalışıyor. Biraz bekliyorum. Kadının bir kaç dakika önce olanları kabullenip vücudunun ve aklının seksten uzaklaşmasını bekliyorum. Kadın, o an için bir mucize beklemeyecek hale geliyor. Geceyi boş geçireceğinden de son derece emin. içimden elliye kadar yavaşça sayıyorum. Sonrada uyumasına bir kaç göz kırpması kalmış kadınla neredeyse tecavüz olarak tanımlanabilecek bir şekilde sevişiyorum. Yani o andan itibaren gerçek bir hapishane seksi oluyor. Kadın yine bir şey anlamıyor. Çünkü o yatakta bir şeyler anlayabilen tek kişi benim. Çünkü bu benim gösterim. istediğimi yaparım. Seks, bir takım işi değildir. Seks bir gösteridir: biri performansını sunar, diğeri de alkışlar. Bir sirkteki bütün gösteriler sekste vardır. Cambazlık yaparsın, yanan çemberlerin içinden geçersin, palyaçolar gibi güldürürsün, kılıç yutan adamlar gibi korkutursun, vahşi hayvanlar gibi çığlık attırırsın. Seçersin. Ya performansı sergileyen ya da alkışlayan olursun. Gündüz kendini nasıl hissediyorsan gece de ona uyan rolü üstlenirsin.
--spoiler--
--spoiler--
Şimdi şöyle bir sahne düşün; kadınla yatağa giriyorum. Onunla kimsenin yapmadığı gibi sevişiyorum. Dilim, dudaklarım, parmaklarım orkestra gibi çalışıyor. Belli bir aşamadan sonra da kadın beni vücudumun esas ilgilendiği bölümüyle istiyor. Çünkü metabolizmasının her santimetrekaresi bunu ona emrediyor. Bense hiç tahmin etmediği bir yumuşaklıkla karşılıyorum. Kafası karışıyor, anlamıyor. Biraz önce yatak çarşafı gibi sevişen adam bir eşcinsel gibi yanında yatıyor. Genelde kadın bu noktada kendisini sankinleştirip, 'Önemli değil, boş ver, herkesin başına gelebilir' gibi sözler sarf ettikten sonra artık beni görmek istemediği için arkasını dönüp uyumaya çalışıyor. Biraz bekliyorum. Kadının bir kaç dakika önce olanları kabullenip vücudunun ve aklının seksten uzaklaşmasını bekliyorum. Kadın, o an için bir mucize beklemeyecek hale geliyor. Geceyi boş geçireceğinden de son derece emin. içimden elliye kadar yavaşça sayıyorum. Sonrada uyumasına bir kaç göz kırpması kalmış kadınla neredeyse tecavüz olarak tanımlanabilecek bir şekilde sevişiyorum. Yani o andan itibaren gerçek bir hapishane seksi oluyor. Kadın yine bir şey anlamıyor. Çünkü o yatakta bir şeyler anlayabilen tek kişi benim. Çünkü bu benim gösterim. istediğimi yaparım. Seks, bir takım işi değildir. Seks bir gösteridir: biri performansını sunar, diğeri de alkışlar. Bir sirkteki bütün gösteriler sekste vardır. Cambazlık yaparsın, yanan çemberlerin içinden geçersin, palyaçolar gibi güldürürsün, kılıç yutan adamlar gibi korkutursun, vahşi hayvanlar gibi çığlık attırırsın. Seçersin. Ya performansı sergileyen ya da alkışlayan olursun. Gündüz kendini nasıl hissediyorsan gece de ona uyan rolü üstlenirsin.
--spoiler--
nesebi gayri sahih..
Hakan Günday'ın en iyi kitaplarından biri.
Kendini polis belleyerek ellerinde sopalarla polisin arkasından eylemcilere saldiran grubun her bireyi..
Lan yavşak oğlu yavşak, o eylemcilerin arasında seninde arkadaşların, dostun tanıdığın insanlar var, it oğlu it...sana mı kaldı polisçilik oynamak..
Lan yavşak oğlu yavşak, o eylemcilerin arasında seninde arkadaşların, dostun tanıdığın insanlar var, it oğlu it...sana mı kaldı polisçilik oynamak..
Günümüzde daha çok etik sınırı olmayan geniş mezhepli tabirine yaraşır bir duruş sergileyen ne söylesen gülmeye meyilli, ağzı laf yapan gibi gözüken ama bu laf yapma meselesi sadece belli bir ideolojiye sahip olmama ve ahlaksal düstur eksikliğinden kaynaklanan bu yüzden de karşısında sahip olduğu değerleri korumayı göze alarak kendini bastırabilen birisine karşı baskınlık kurduğunu düşünerek egosunu kabartan bi sike yaramayan sıfattır, şahsen uygun olmadığıma kanaat getirerek kenarından dönmüşümdür.
Antalya/konyaaltı
Başlamak ile bitirmek kendi hayatımı özetlemek arasında gidip gelen bir yolculuk. Umursamazlığın bedenlerle anlatılması, piçliğin dibe vurmuşluğu. Babası belli olmayan bir çocuk mu piçlik?
Yoksa duyduğun hissin ne olduğunu bilememen mi? Duygularının bir adı olmaması fahişelik mi? Kitabın bittikten sonra hakan günday'yi düşünmek ve ona onlarca kez teşekkür etmek mi minnettarlık. evet bu.
Ön yargılara kapılmayın okuyun inanın bana bir şey kaybetmezsiniz.
'Gelecek, geçmişin merhametine kalmıştır ve insan, ikisinin arasında bir kurbandır.'
Hakan Günday - Piç
(sayfa-58)
Günler sonrasından edit,
Kitabın filmi çıktı çıkacak. Sayın yazarlar aman ha kitabı okumadan Filmi izlemeyin çok şey kaçırırsınız, sizde iyi biliyorsunuz ayrıntılara 2 saatlik bir film ne kadar yer verebilir ki.
Film çıkmaya yakın 2013 nisan/mayıs döneminde vizyona girecek. Bu arada Ülkemizde RTÜK olduğundan filmin adı PiÇ değilde hiç olacak.
HiÇ TEASER, http://www.youtube.com/watch?v=OBV-szp24CY
hiç teaser 2, http://www.youtube.com/watch?v=lg3lCNLPCZM
hiç teaser 3, http://www.youtube.com/watch?v=ZTT9d8jRsE8
hiç teaser 4, http://www.youtube.com/watch?v=VvNrsW_PTuc
hiç teaser 5, http://www.youtube.com/watch?v=OINdvGvuyag
Başlamak ile bitirmek kendi hayatımı özetlemek arasında gidip gelen bir yolculuk. Umursamazlığın bedenlerle anlatılması, piçliğin dibe vurmuşluğu. Babası belli olmayan bir çocuk mu piçlik?
Yoksa duyduğun hissin ne olduğunu bilememen mi? Duygularının bir adı olmaması fahişelik mi? Kitabın bittikten sonra hakan günday'yi düşünmek ve ona onlarca kez teşekkür etmek mi minnettarlık. evet bu.
Ön yargılara kapılmayın okuyun inanın bana bir şey kaybetmezsiniz.
'Gelecek, geçmişin merhametine kalmıştır ve insan, ikisinin arasında bir kurbandır.'
Hakan Günday - Piç
(sayfa-58)
Günler sonrasından edit,
Kitabın filmi çıktı çıkacak. Sayın yazarlar aman ha kitabı okumadan Filmi izlemeyin çok şey kaçırırsınız, sizde iyi biliyorsunuz ayrıntılara 2 saatlik bir film ne kadar yer verebilir ki.
Film çıkmaya yakın 2013 nisan/mayıs döneminde vizyona girecek. Bu arada Ülkemizde RTÜK olduğundan filmin adı PiÇ değilde hiç olacak.
HiÇ TEASER, http://www.youtube.com/watch?v=OBV-szp24CY
hiç teaser 2, http://www.youtube.com/watch?v=lg3lCNLPCZM
hiç teaser 3, http://www.youtube.com/watch?v=ZTT9d8jRsE8
hiç teaser 4, http://www.youtube.com/watch?v=VvNrsW_PTuc
hiç teaser 5, http://www.youtube.com/watch?v=OINdvGvuyag
Acımasız bir Hakan Günday hikayesidir Piç. Hiçbir roman kahramanına davranmadığı kadar zalim davranmıştır bu dört karaktere; Barbaros, Afgan, Hakan ve Cenk. Hiç acımamıştır onlara, tam üzüleceği anda vazgeçmiştir, tıpkı Piçlerin yaptığı gibi.
http://tipografikinsan.blogspot.com/2013/03/pic.html
http://tipografikinsan.blogspot.com/2013/03/pic.html
Hayatta hepimizin yarım bıraktığı şeyler olabilir. Eğitim, iş, aşk veya başka herhangi bir şey. Hakan Günday'ın bu romanı her ne kadar bir gençlik romanıymış gibi dursa da, buram buram hüzün kokuyor. Evet yanlış duymadınız, Hakan Günday ve hüzün...
1.baskısı Ekim 2003'te yayınlanan "Piç", Barbaros, Hakan, Afgan ve Cenk'in maceralarını anlatıyor. Buradaki "macera" kelimesi size çok keyifli gelebilir ama öyle değil. 4 karakterin de yitik duyguları, bitik hayalleri var. Yarım kalmış öyküleri var. Okuduğunuzda siz de kendinizden er ya da geç bir şeyler bulabileceksiniz bu yıkık dökük öykülerde.
Kitap'tan bazı alıntılar,
"Dibe vurmak diye bir şey yok. Çünkü dünyanın dibi yok. En fazla yerin dibine geçerim, oradan da girer dünyanın öbür tarafından çıkarım."
"Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki kendini sevdiklerinle savaşırken ve nefret ettiklerinle sevişirken bulursun. Üzülürsün. Pişman olursun. Sonra biraz zaman geçer ve tersinin bu dünyada işlemediğini anlarsın."
"Piçlerin babalarıyla olan ilişkileri mezar taşı kadar soğuk, yeni dökülmüş kan kadar sıcaktır. Hayal kırıklıkları hayat kırıklıklarına dönüşür ve piçlerle babaları sonsuza dek ayrılırlar."
Bun yazılar beni tatmin etmedi diyorsanız bu güzel çalışmaya da gözatabilirsiniz;
https://www.youtube.com/watch?v=BRFuQ-2BMzs
1.baskısı Ekim 2003'te yayınlanan "Piç", Barbaros, Hakan, Afgan ve Cenk'in maceralarını anlatıyor. Buradaki "macera" kelimesi size çok keyifli gelebilir ama öyle değil. 4 karakterin de yitik duyguları, bitik hayalleri var. Yarım kalmış öyküleri var. Okuduğunuzda siz de kendinizden er ya da geç bir şeyler bulabileceksiniz bu yıkık dökük öykülerde.
Kitap'tan bazı alıntılar,
"Dibe vurmak diye bir şey yok. Çünkü dünyanın dibi yok. En fazla yerin dibine geçerim, oradan da girer dünyanın öbür tarafından çıkarım."
"Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki kendini sevdiklerinle savaşırken ve nefret ettiklerinle sevişirken bulursun. Üzülürsün. Pişman olursun. Sonra biraz zaman geçer ve tersinin bu dünyada işlemediğini anlarsın."
"Piçlerin babalarıyla olan ilişkileri mezar taşı kadar soğuk, yeni dökülmüş kan kadar sıcaktır. Hayal kırıklıkları hayat kırıklıklarına dönüşür ve piçlerle babaları sonsuza dek ayrılırlar."
Bun yazılar beni tatmin etmedi diyorsanız bu güzel çalışmaya da gözatabilirsiniz;
https://www.youtube.com/watch?v=BRFuQ-2BMzs
(p)rofesyonel (i)stanbul (ç)ocuğu *
babası belli olmayan demektir ama bence bana küfür etti ühühü diye ağlayanlara denir.
sikimi iç derdi bizim köyde bir çocuk kendisine piç denilince.
sallanan diş (bkz: baba ve piç)
gereksiz, kendini beğenmiş, boş konuşan, şımarık erkek sıfatıdır.
Anası babası belli olmayan kimse. (bkz: Ugur Burak Zorlu)
inci sözlük jargonunda kardeşe tekabül eder.
hakan günday'ın en zayıf eseri. tabii kime göre neye göre diyeceksiniz ama bana göre. piçte sanki çok büyük bir eksiklik var, arka arkaya aforizmalar sıralnıyor, karakter yaratılamamış, başroldeki dört karakter neredeyse birbirinin aynı bu dört karakter dışındakiler karikatürize olmuş. kinyas ve kayra veya malafa'da olduğu gibi bir atmosfer yaratamamış günday. yine de fena değil ama eksik olduğu bariz. bir de filmi çekilecekti; ümit ünal'a altın portakal hadisesinden dolayı bir gıcıklığım var son zamanlarda ama hadi bakalım filmi bekleyelim.
babasız anlamına gelen kelime.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar