bugün
- ucan tekme atan hipopotam30
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet13
- rüyamda örümcek maymun gördüm5
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük6
- arkadaşlar sizce bu mont nasıl4
- maroon 5'ın bir dönem gerçekten müzik grubu olması4
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen14
- ulıdağ sözlük'ün geleceği17
- mehir olarak yalı isteyen kız4
- nervio'nun erkek olması30
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası26
- iltica41
- ak partili ahlakı6
- kızınız sözlükte yazabilir mi9
- adalet ve kalkınma partisi8
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri15
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi31
- sözlük kızlarının seksi çorapları9
- hayatımın en büyük baş ağrısı geri döndü5
- izmir büyükşehir belediye başkanı akp'ye geçiyor4
- leopar desen giyinen kadının amacı10
- fatma betül sayan kaya36
- sigara yakarken artistik triplere giren kişi2
- yarragi olan adam12
- ali emre ballı4
- fuck the police şarkısını dinleyen polis2
- kimseye aşık olmamaya karar vermek2
- sözlüğe yaprak sarması görmek için giren yazarlar7
- nervionun hala sözlüğe gelmemiş olması5
- stanley kubrick fanlarının asla sıkılmaması4
- sözlük kızlarının yaaaprak sarmaları6
- erkek adam ağlar mı4
- sözlük kızına kırmadan güzel olmadığını söylemek6
- yazarların severek okuduğu yazarlar9
- cocteau twins sevmiyorum4
- stanley termosu olmayan yazar4
- teker gel oğlum much much much3
- bir kadının size çok tatlısın demesi8
- pastırma sıcakları4
- heyt bea10
- 6 ekim 2026 ali emre ballı'nın intihar etmesi3
- sözlüğe ilgi için giren yazarlar6
- adidas'ın 8 bin tl lik timsah desenli samba modeli2
- kadınlarda beyaz saç modası9
- cemil tugay2
- david lynch filmlerinin ilerlememesi3
- ab'nin yeni genişleme yaklaşımı ve türkiye2
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı14
- dua lipa'yı görünce aşırı sinirlenmek6
- björk'ün dinlenmek için fazla björk olması3
yerinde kullanırsan güzel bir kelime aslında.
yeni nesilin varmak istedikleri nokta.
babasız anlamına gelen kelime.
hakan günday'ın en zayıf eseri. tabii kime göre neye göre diyeceksiniz ama bana göre. piçte sanki çok büyük bir eksiklik var, arka arkaya aforizmalar sıralnıyor, karakter yaratılamamış, başroldeki dört karakter neredeyse birbirinin aynı bu dört karakter dışındakiler karikatürize olmuş. kinyas ve kayra veya malafa'da olduğu gibi bir atmosfer yaratamamış günday. yine de fena değil ama eksik olduğu bariz. bir de filmi çekilecekti; ümit ünal'a altın portakal hadisesinden dolayı bir gıcıklığım var son zamanlarda ama hadi bakalım filmi bekleyelim.
inci sözlük jargonunda kardeşe tekabül eder.
Anası babası belli olmayan kimse. (bkz: Ugur Burak Zorlu)
gereksiz, kendini beğenmiş, boş konuşan, şımarık erkek sıfatıdır.
sallanan diş (bkz: baba ve piç)
sikimi iç derdi bizim köyde bir çocuk kendisine piç denilince.
babası belli olmayan demektir ama bence bana küfür etti ühühü diye ağlayanlara denir.
(p)rofesyonel (i)stanbul (ç)ocuğu *
Hayatta hepimizin yarım bıraktığı şeyler olabilir. Eğitim, iş, aşk veya başka herhangi bir şey. Hakan Günday'ın bu romanı her ne kadar bir gençlik romanıymış gibi dursa da, buram buram hüzün kokuyor. Evet yanlış duymadınız, Hakan Günday ve hüzün...
1.baskısı Ekim 2003'te yayınlanan "Piç", Barbaros, Hakan, Afgan ve Cenk'in maceralarını anlatıyor. Buradaki "macera" kelimesi size çok keyifli gelebilir ama öyle değil. 4 karakterin de yitik duyguları, bitik hayalleri var. Yarım kalmış öyküleri var. Okuduğunuzda siz de kendinizden er ya da geç bir şeyler bulabileceksiniz bu yıkık dökük öykülerde.
Kitap'tan bazı alıntılar,
"Dibe vurmak diye bir şey yok. Çünkü dünyanın dibi yok. En fazla yerin dibine geçerim, oradan da girer dünyanın öbür tarafından çıkarım."
"Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki kendini sevdiklerinle savaşırken ve nefret ettiklerinle sevişirken bulursun. Üzülürsün. Pişman olursun. Sonra biraz zaman geçer ve tersinin bu dünyada işlemediğini anlarsın."
"Piçlerin babalarıyla olan ilişkileri mezar taşı kadar soğuk, yeni dökülmüş kan kadar sıcaktır. Hayal kırıklıkları hayat kırıklıklarına dönüşür ve piçlerle babaları sonsuza dek ayrılırlar."
Bun yazılar beni tatmin etmedi diyorsanız bu güzel çalışmaya da gözatabilirsiniz;
https://www.youtube.com/watch?v=BRFuQ-2BMzs
1.baskısı Ekim 2003'te yayınlanan "Piç", Barbaros, Hakan, Afgan ve Cenk'in maceralarını anlatıyor. Buradaki "macera" kelimesi size çok keyifli gelebilir ama öyle değil. 4 karakterin de yitik duyguları, bitik hayalleri var. Yarım kalmış öyküleri var. Okuduğunuzda siz de kendinizden er ya da geç bir şeyler bulabileceksiniz bu yıkık dökük öykülerde.
Kitap'tan bazı alıntılar,
"Dibe vurmak diye bir şey yok. Çünkü dünyanın dibi yok. En fazla yerin dibine geçerim, oradan da girer dünyanın öbür tarafından çıkarım."
"Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki kendini sevdiklerinle savaşırken ve nefret ettiklerinle sevişirken bulursun. Üzülürsün. Pişman olursun. Sonra biraz zaman geçer ve tersinin bu dünyada işlemediğini anlarsın."
"Piçlerin babalarıyla olan ilişkileri mezar taşı kadar soğuk, yeni dökülmüş kan kadar sıcaktır. Hayal kırıklıkları hayat kırıklıklarına dönüşür ve piçlerle babaları sonsuza dek ayrılırlar."
Bun yazılar beni tatmin etmedi diyorsanız bu güzel çalışmaya da gözatabilirsiniz;
https://www.youtube.com/watch?v=BRFuQ-2BMzs
Acımasız bir Hakan Günday hikayesidir Piç. Hiçbir roman kahramanına davranmadığı kadar zalim davranmıştır bu dört karaktere; Barbaros, Afgan, Hakan ve Cenk. Hiç acımamıştır onlara, tam üzüleceği anda vazgeçmiştir, tıpkı Piçlerin yaptığı gibi.
http://tipografikinsan.blogspot.com/2013/03/pic.html
http://tipografikinsan.blogspot.com/2013/03/pic.html
Antalya/konyaaltı
Başlamak ile bitirmek kendi hayatımı özetlemek arasında gidip gelen bir yolculuk. Umursamazlığın bedenlerle anlatılması, piçliğin dibe vurmuşluğu. Babası belli olmayan bir çocuk mu piçlik?
Yoksa duyduğun hissin ne olduğunu bilememen mi? Duygularının bir adı olmaması fahişelik mi? Kitabın bittikten sonra hakan günday'yi düşünmek ve ona onlarca kez teşekkür etmek mi minnettarlık. evet bu.
Ön yargılara kapılmayın okuyun inanın bana bir şey kaybetmezsiniz.
'Gelecek, geçmişin merhametine kalmıştır ve insan, ikisinin arasında bir kurbandır.'
Hakan Günday - Piç
(sayfa-58)
Günler sonrasından edit,
Kitabın filmi çıktı çıkacak. Sayın yazarlar aman ha kitabı okumadan Filmi izlemeyin çok şey kaçırırsınız, sizde iyi biliyorsunuz ayrıntılara 2 saatlik bir film ne kadar yer verebilir ki.
Film çıkmaya yakın 2013 nisan/mayıs döneminde vizyona girecek. Bu arada Ülkemizde RTÜK olduğundan filmin adı PiÇ değilde hiç olacak.
HiÇ TEASER, http://www.youtube.com/watch?v=OBV-szp24CY
hiç teaser 2, http://www.youtube.com/watch?v=lg3lCNLPCZM
hiç teaser 3, http://www.youtube.com/watch?v=ZTT9d8jRsE8
hiç teaser 4, http://www.youtube.com/watch?v=VvNrsW_PTuc
hiç teaser 5, http://www.youtube.com/watch?v=OINdvGvuyag
Başlamak ile bitirmek kendi hayatımı özetlemek arasında gidip gelen bir yolculuk. Umursamazlığın bedenlerle anlatılması, piçliğin dibe vurmuşluğu. Babası belli olmayan bir çocuk mu piçlik?
Yoksa duyduğun hissin ne olduğunu bilememen mi? Duygularının bir adı olmaması fahişelik mi? Kitabın bittikten sonra hakan günday'yi düşünmek ve ona onlarca kez teşekkür etmek mi minnettarlık. evet bu.
Ön yargılara kapılmayın okuyun inanın bana bir şey kaybetmezsiniz.
'Gelecek, geçmişin merhametine kalmıştır ve insan, ikisinin arasında bir kurbandır.'
Hakan Günday - Piç
(sayfa-58)
Günler sonrasından edit,
Kitabın filmi çıktı çıkacak. Sayın yazarlar aman ha kitabı okumadan Filmi izlemeyin çok şey kaçırırsınız, sizde iyi biliyorsunuz ayrıntılara 2 saatlik bir film ne kadar yer verebilir ki.
Film çıkmaya yakın 2013 nisan/mayıs döneminde vizyona girecek. Bu arada Ülkemizde RTÜK olduğundan filmin adı PiÇ değilde hiç olacak.
HiÇ TEASER, http://www.youtube.com/watch?v=OBV-szp24CY
hiç teaser 2, http://www.youtube.com/watch?v=lg3lCNLPCZM
hiç teaser 3, http://www.youtube.com/watch?v=ZTT9d8jRsE8
hiç teaser 4, http://www.youtube.com/watch?v=VvNrsW_PTuc
hiç teaser 5, http://www.youtube.com/watch?v=OINdvGvuyag
Günümüzde daha çok etik sınırı olmayan geniş mezhepli tabirine yaraşır bir duruş sergileyen ne söylesen gülmeye meyilli, ağzı laf yapan gibi gözüken ama bu laf yapma meselesi sadece belli bir ideolojiye sahip olmama ve ahlaksal düstur eksikliğinden kaynaklanan bu yüzden de karşısında sahip olduğu değerleri korumayı göze alarak kendini bastırabilen birisine karşı baskınlık kurduğunu düşünerek egosunu kabartan bi sike yaramayan sıfattır, şahsen uygun olmadığıma kanaat getirerek kenarından dönmüşümdür.
Kendini polis belleyerek ellerinde sopalarla polisin arkasından eylemcilere saldiran grubun her bireyi..
Lan yavşak oğlu yavşak, o eylemcilerin arasında seninde arkadaşların, dostun tanıdığın insanlar var, it oğlu it...sana mı kaldı polisçilik oynamak..
Lan yavşak oğlu yavşak, o eylemcilerin arasında seninde arkadaşların, dostun tanıdığın insanlar var, it oğlu it...sana mı kaldı polisçilik oynamak..
Hakan Günday'ın en iyi kitaplarından biri.
nesebi gayri sahih..
bir hakan günday kitabı diyerek kısa kesiyorum kritiğini bir ara yaparım. unutmayayım diye yazıyorum. sayfa 139. masumiyet'te haluk bilginer'den duyup da unutamadığım tirat kadar canlı kafamda. unutmayayım diye yazıyorum.
--spoiler--
Şimdi şöyle bir sahne düşün; kadınla yatağa giriyorum. Onunla kimsenin yapmadığı gibi sevişiyorum. Dilim, dudaklarım, parmaklarım orkestra gibi çalışıyor. Belli bir aşamadan sonra da kadın beni vücudumun esas ilgilendiği bölümüyle istiyor. Çünkü metabolizmasının her santimetrekaresi bunu ona emrediyor. Bense hiç tahmin etmediği bir yumuşaklıkla karşılıyorum. Kafası karışıyor, anlamıyor. Biraz önce yatak çarşafı gibi sevişen adam bir eşcinsel gibi yanında yatıyor. Genelde kadın bu noktada kendisini sankinleştirip, 'Önemli değil, boş ver, herkesin başına gelebilir' gibi sözler sarf ettikten sonra artık beni görmek istemediği için arkasını dönüp uyumaya çalışıyor. Biraz bekliyorum. Kadının bir kaç dakika önce olanları kabullenip vücudunun ve aklının seksten uzaklaşmasını bekliyorum. Kadın, o an için bir mucize beklemeyecek hale geliyor. Geceyi boş geçireceğinden de son derece emin. içimden elliye kadar yavaşça sayıyorum. Sonrada uyumasına bir kaç göz kırpması kalmış kadınla neredeyse tecavüz olarak tanımlanabilecek bir şekilde sevişiyorum. Yani o andan itibaren gerçek bir hapishane seksi oluyor. Kadın yine bir şey anlamıyor. Çünkü o yatakta bir şeyler anlayabilen tek kişi benim. Çünkü bu benim gösterim. istediğimi yaparım. Seks, bir takım işi değildir. Seks bir gösteridir: biri performansını sunar, diğeri de alkışlar. Bir sirkteki bütün gösteriler sekste vardır. Cambazlık yaparsın, yanan çemberlerin içinden geçersin, palyaçolar gibi güldürürsün, kılıç yutan adamlar gibi korkutursun, vahşi hayvanlar gibi çığlık attırırsın. Seçersin. Ya performansı sergileyen ya da alkışlayan olursun. Gündüz kendini nasıl hissediyorsan gece de ona uyan rolü üstlenirsin.
--spoiler--
--spoiler--
Şimdi şöyle bir sahne düşün; kadınla yatağa giriyorum. Onunla kimsenin yapmadığı gibi sevişiyorum. Dilim, dudaklarım, parmaklarım orkestra gibi çalışıyor. Belli bir aşamadan sonra da kadın beni vücudumun esas ilgilendiği bölümüyle istiyor. Çünkü metabolizmasının her santimetrekaresi bunu ona emrediyor. Bense hiç tahmin etmediği bir yumuşaklıkla karşılıyorum. Kafası karışıyor, anlamıyor. Biraz önce yatak çarşafı gibi sevişen adam bir eşcinsel gibi yanında yatıyor. Genelde kadın bu noktada kendisini sankinleştirip, 'Önemli değil, boş ver, herkesin başına gelebilir' gibi sözler sarf ettikten sonra artık beni görmek istemediği için arkasını dönüp uyumaya çalışıyor. Biraz bekliyorum. Kadının bir kaç dakika önce olanları kabullenip vücudunun ve aklının seksten uzaklaşmasını bekliyorum. Kadın, o an için bir mucize beklemeyecek hale geliyor. Geceyi boş geçireceğinden de son derece emin. içimden elliye kadar yavaşça sayıyorum. Sonrada uyumasına bir kaç göz kırpması kalmış kadınla neredeyse tecavüz olarak tanımlanabilecek bir şekilde sevişiyorum. Yani o andan itibaren gerçek bir hapishane seksi oluyor. Kadın yine bir şey anlamıyor. Çünkü o yatakta bir şeyler anlayabilen tek kişi benim. Çünkü bu benim gösterim. istediğimi yaparım. Seks, bir takım işi değildir. Seks bir gösteridir: biri performansını sunar, diğeri de alkışlar. Bir sirkteki bütün gösteriler sekste vardır. Cambazlık yaparsın, yanan çemberlerin içinden geçersin, palyaçolar gibi güldürürsün, kılıç yutan adamlar gibi korkutursun, vahşi hayvanlar gibi çığlık attırırsın. Seçersin. Ya performansı sergileyen ya da alkışlayan olursun. Gündüz kendini nasıl hissediyorsan gece de ona uyan rolü üstlenirsin.
--spoiler--
herkes. bkz la oluşuyor diyo.
hakan günday kitabı. 2 gündür bunu almayı düşünüyorum, okuyanlar söylesin; almalı mıyım?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar