bugün
- recep tayyip erdoğanı sevmiyorum4
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler3
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek16
- iplenmeyen yazarlar2
- iphone kullanan insan2
- kemal kılıçdaroğlu9
- sözlük kullanma amacım2
- yazarlara verilmiş lakaplar6
- x in memeleri5
- ben geldim naneler19
- sözlükte flörtleşmek18
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- pandela43
- 32 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası2
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması7
- ferdi özbeğen9
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- galatasaray3
- devlet kim lan7
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- wednesdayin annesi8
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı7
- nasılsınız6
- azgın türbanlı10
- pandela tarzı entry gir6
- çok çişi gelen insan5
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- sözlüğün kahve olması13
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- izlenmiş en kusursuz film8
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- alttaki yazara aşık ol11
- mmm pandela poposu kocaman5
- evlenmekten korkmak10
- dikkat dikkat tai lung kız11
- menekşe moru oje4
- annenin ölmesi5
- sözlüğün gerizekalı kaynaması2
- alain delon vs cüneyt arkın5
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- 35 yaşında ölmek4
- gay oğlunu sevgilisiyle basan baba3
piç fidandan filizlenmeye başlayan dal demektir. hani böyle taze fidan ağaca dönerken dallar çıkarır işte buna öztürkçede piçlemek denir. piç de bu taze filize verilen addır.
yerinde kullanırsan güzel bir kelime aslında.
yeni nesilin varmak istedikleri nokta.
babasız anlamına gelen kelime.
hakan günday'ın en zayıf eseri. tabii kime göre neye göre diyeceksiniz ama bana göre. piçte sanki çok büyük bir eksiklik var, arka arkaya aforizmalar sıralnıyor, karakter yaratılamamış, başroldeki dört karakter neredeyse birbirinin aynı bu dört karakter dışındakiler karikatürize olmuş. kinyas ve kayra veya malafa'da olduğu gibi bir atmosfer yaratamamış günday. yine de fena değil ama eksik olduğu bariz. bir de filmi çekilecekti; ümit ünal'a altın portakal hadisesinden dolayı bir gıcıklığım var son zamanlarda ama hadi bakalım filmi bekleyelim.
inci sözlük jargonunda kardeşe tekabül eder.
Anası babası belli olmayan kimse. (bkz: Ugur Burak Zorlu)
gereksiz, kendini beğenmiş, boş konuşan, şımarık erkek sıfatıdır.
sallanan diş (bkz: baba ve piç)
sikimi iç derdi bizim köyde bir çocuk kendisine piç denilince.
babası belli olmayan demektir ama bence bana küfür etti ühühü diye ağlayanlara denir.
(p)rofesyonel (i)stanbul (ç)ocuğu *
Hayatta hepimizin yarım bıraktığı şeyler olabilir. Eğitim, iş, aşk veya başka herhangi bir şey. Hakan Günday'ın bu romanı her ne kadar bir gençlik romanıymış gibi dursa da, buram buram hüzün kokuyor. Evet yanlış duymadınız, Hakan Günday ve hüzün...
1.baskısı Ekim 2003'te yayınlanan "Piç", Barbaros, Hakan, Afgan ve Cenk'in maceralarını anlatıyor. Buradaki "macera" kelimesi size çok keyifli gelebilir ama öyle değil. 4 karakterin de yitik duyguları, bitik hayalleri var. Yarım kalmış öyküleri var. Okuduğunuzda siz de kendinizden er ya da geç bir şeyler bulabileceksiniz bu yıkık dökük öykülerde.
Kitap'tan bazı alıntılar,
"Dibe vurmak diye bir şey yok. Çünkü dünyanın dibi yok. En fazla yerin dibine geçerim, oradan da girer dünyanın öbür tarafından çıkarım."
"Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki kendini sevdiklerinle savaşırken ve nefret ettiklerinle sevişirken bulursun. Üzülürsün. Pişman olursun. Sonra biraz zaman geçer ve tersinin bu dünyada işlemediğini anlarsın."
"Piçlerin babalarıyla olan ilişkileri mezar taşı kadar soğuk, yeni dökülmüş kan kadar sıcaktır. Hayal kırıklıkları hayat kırıklıklarına dönüşür ve piçlerle babaları sonsuza dek ayrılırlar."
Bun yazılar beni tatmin etmedi diyorsanız bu güzel çalışmaya da gözatabilirsiniz;
https://www.youtube.com/watch?v=BRFuQ-2BMzs
1.baskısı Ekim 2003'te yayınlanan "Piç", Barbaros, Hakan, Afgan ve Cenk'in maceralarını anlatıyor. Buradaki "macera" kelimesi size çok keyifli gelebilir ama öyle değil. 4 karakterin de yitik duyguları, bitik hayalleri var. Yarım kalmış öyküleri var. Okuduğunuzda siz de kendinizden er ya da geç bir şeyler bulabileceksiniz bu yıkık dökük öykülerde.
Kitap'tan bazı alıntılar,
"Dibe vurmak diye bir şey yok. Çünkü dünyanın dibi yok. En fazla yerin dibine geçerim, oradan da girer dünyanın öbür tarafından çıkarım."
"Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki kendini sevdiklerinle savaşırken ve nefret ettiklerinle sevişirken bulursun. Üzülürsün. Pişman olursun. Sonra biraz zaman geçer ve tersinin bu dünyada işlemediğini anlarsın."
"Piçlerin babalarıyla olan ilişkileri mezar taşı kadar soğuk, yeni dökülmüş kan kadar sıcaktır. Hayal kırıklıkları hayat kırıklıklarına dönüşür ve piçlerle babaları sonsuza dek ayrılırlar."
Bun yazılar beni tatmin etmedi diyorsanız bu güzel çalışmaya da gözatabilirsiniz;
https://www.youtube.com/watch?v=BRFuQ-2BMzs
Acımasız bir Hakan Günday hikayesidir Piç. Hiçbir roman kahramanına davranmadığı kadar zalim davranmıştır bu dört karaktere; Barbaros, Afgan, Hakan ve Cenk. Hiç acımamıştır onlara, tam üzüleceği anda vazgeçmiştir, tıpkı Piçlerin yaptığı gibi.
http://tipografikinsan.blogspot.com/2013/03/pic.html
http://tipografikinsan.blogspot.com/2013/03/pic.html
Antalya/konyaaltı
Başlamak ile bitirmek kendi hayatımı özetlemek arasında gidip gelen bir yolculuk. Umursamazlığın bedenlerle anlatılması, piçliğin dibe vurmuşluğu. Babası belli olmayan bir çocuk mu piçlik?
Yoksa duyduğun hissin ne olduğunu bilememen mi? Duygularının bir adı olmaması fahişelik mi? Kitabın bittikten sonra hakan günday'yi düşünmek ve ona onlarca kez teşekkür etmek mi minnettarlık. evet bu.
Ön yargılara kapılmayın okuyun inanın bana bir şey kaybetmezsiniz.
'Gelecek, geçmişin merhametine kalmıştır ve insan, ikisinin arasında bir kurbandır.'
Hakan Günday - Piç
(sayfa-58)
Günler sonrasından edit,
Kitabın filmi çıktı çıkacak. Sayın yazarlar aman ha kitabı okumadan Filmi izlemeyin çok şey kaçırırsınız, sizde iyi biliyorsunuz ayrıntılara 2 saatlik bir film ne kadar yer verebilir ki.
Film çıkmaya yakın 2013 nisan/mayıs döneminde vizyona girecek. Bu arada Ülkemizde RTÜK olduğundan filmin adı PiÇ değilde hiç olacak.
HiÇ TEASER, http://www.youtube.com/watch?v=OBV-szp24CY
hiç teaser 2, http://www.youtube.com/watch?v=lg3lCNLPCZM
hiç teaser 3, http://www.youtube.com/watch?v=ZTT9d8jRsE8
hiç teaser 4, http://www.youtube.com/watch?v=VvNrsW_PTuc
hiç teaser 5, http://www.youtube.com/watch?v=OINdvGvuyag
Başlamak ile bitirmek kendi hayatımı özetlemek arasında gidip gelen bir yolculuk. Umursamazlığın bedenlerle anlatılması, piçliğin dibe vurmuşluğu. Babası belli olmayan bir çocuk mu piçlik?
Yoksa duyduğun hissin ne olduğunu bilememen mi? Duygularının bir adı olmaması fahişelik mi? Kitabın bittikten sonra hakan günday'yi düşünmek ve ona onlarca kez teşekkür etmek mi minnettarlık. evet bu.
Ön yargılara kapılmayın okuyun inanın bana bir şey kaybetmezsiniz.
'Gelecek, geçmişin merhametine kalmıştır ve insan, ikisinin arasında bir kurbandır.'
Hakan Günday - Piç
(sayfa-58)
Günler sonrasından edit,
Kitabın filmi çıktı çıkacak. Sayın yazarlar aman ha kitabı okumadan Filmi izlemeyin çok şey kaçırırsınız, sizde iyi biliyorsunuz ayrıntılara 2 saatlik bir film ne kadar yer verebilir ki.
Film çıkmaya yakın 2013 nisan/mayıs döneminde vizyona girecek. Bu arada Ülkemizde RTÜK olduğundan filmin adı PiÇ değilde hiç olacak.
HiÇ TEASER, http://www.youtube.com/watch?v=OBV-szp24CY
hiç teaser 2, http://www.youtube.com/watch?v=lg3lCNLPCZM
hiç teaser 3, http://www.youtube.com/watch?v=ZTT9d8jRsE8
hiç teaser 4, http://www.youtube.com/watch?v=VvNrsW_PTuc
hiç teaser 5, http://www.youtube.com/watch?v=OINdvGvuyag
Günümüzde daha çok etik sınırı olmayan geniş mezhepli tabirine yaraşır bir duruş sergileyen ne söylesen gülmeye meyilli, ağzı laf yapan gibi gözüken ama bu laf yapma meselesi sadece belli bir ideolojiye sahip olmama ve ahlaksal düstur eksikliğinden kaynaklanan bu yüzden de karşısında sahip olduğu değerleri korumayı göze alarak kendini bastırabilen birisine karşı baskınlık kurduğunu düşünerek egosunu kabartan bi sike yaramayan sıfattır, şahsen uygun olmadığıma kanaat getirerek kenarından dönmüşümdür.
Kendini polis belleyerek ellerinde sopalarla polisin arkasından eylemcilere saldiran grubun her bireyi..
Lan yavşak oğlu yavşak, o eylemcilerin arasında seninde arkadaşların, dostun tanıdığın insanlar var, it oğlu it...sana mı kaldı polisçilik oynamak..
Lan yavşak oğlu yavşak, o eylemcilerin arasında seninde arkadaşların, dostun tanıdığın insanlar var, it oğlu it...sana mı kaldı polisçilik oynamak..
Hakan Günday'ın en iyi kitaplarından biri.
nesebi gayri sahih..
bir hakan günday kitabı diyerek kısa kesiyorum kritiğini bir ara yaparım. unutmayayım diye yazıyorum. sayfa 139. masumiyet'te haluk bilginer'den duyup da unutamadığım tirat kadar canlı kafamda. unutmayayım diye yazıyorum.
--spoiler--
Şimdi şöyle bir sahne düşün; kadınla yatağa giriyorum. Onunla kimsenin yapmadığı gibi sevişiyorum. Dilim, dudaklarım, parmaklarım orkestra gibi çalışıyor. Belli bir aşamadan sonra da kadın beni vücudumun esas ilgilendiği bölümüyle istiyor. Çünkü metabolizmasının her santimetrekaresi bunu ona emrediyor. Bense hiç tahmin etmediği bir yumuşaklıkla karşılıyorum. Kafası karışıyor, anlamıyor. Biraz önce yatak çarşafı gibi sevişen adam bir eşcinsel gibi yanında yatıyor. Genelde kadın bu noktada kendisini sankinleştirip, 'Önemli değil, boş ver, herkesin başına gelebilir' gibi sözler sarf ettikten sonra artık beni görmek istemediği için arkasını dönüp uyumaya çalışıyor. Biraz bekliyorum. Kadının bir kaç dakika önce olanları kabullenip vücudunun ve aklının seksten uzaklaşmasını bekliyorum. Kadın, o an için bir mucize beklemeyecek hale geliyor. Geceyi boş geçireceğinden de son derece emin. içimden elliye kadar yavaşça sayıyorum. Sonrada uyumasına bir kaç göz kırpması kalmış kadınla neredeyse tecavüz olarak tanımlanabilecek bir şekilde sevişiyorum. Yani o andan itibaren gerçek bir hapishane seksi oluyor. Kadın yine bir şey anlamıyor. Çünkü o yatakta bir şeyler anlayabilen tek kişi benim. Çünkü bu benim gösterim. istediğimi yaparım. Seks, bir takım işi değildir. Seks bir gösteridir: biri performansını sunar, diğeri de alkışlar. Bir sirkteki bütün gösteriler sekste vardır. Cambazlık yaparsın, yanan çemberlerin içinden geçersin, palyaçolar gibi güldürürsün, kılıç yutan adamlar gibi korkutursun, vahşi hayvanlar gibi çığlık attırırsın. Seçersin. Ya performansı sergileyen ya da alkışlayan olursun. Gündüz kendini nasıl hissediyorsan gece de ona uyan rolü üstlenirsin.
--spoiler--
--spoiler--
Şimdi şöyle bir sahne düşün; kadınla yatağa giriyorum. Onunla kimsenin yapmadığı gibi sevişiyorum. Dilim, dudaklarım, parmaklarım orkestra gibi çalışıyor. Belli bir aşamadan sonra da kadın beni vücudumun esas ilgilendiği bölümüyle istiyor. Çünkü metabolizmasının her santimetrekaresi bunu ona emrediyor. Bense hiç tahmin etmediği bir yumuşaklıkla karşılıyorum. Kafası karışıyor, anlamıyor. Biraz önce yatak çarşafı gibi sevişen adam bir eşcinsel gibi yanında yatıyor. Genelde kadın bu noktada kendisini sankinleştirip, 'Önemli değil, boş ver, herkesin başına gelebilir' gibi sözler sarf ettikten sonra artık beni görmek istemediği için arkasını dönüp uyumaya çalışıyor. Biraz bekliyorum. Kadının bir kaç dakika önce olanları kabullenip vücudunun ve aklının seksten uzaklaşmasını bekliyorum. Kadın, o an için bir mucize beklemeyecek hale geliyor. Geceyi boş geçireceğinden de son derece emin. içimden elliye kadar yavaşça sayıyorum. Sonrada uyumasına bir kaç göz kırpması kalmış kadınla neredeyse tecavüz olarak tanımlanabilecek bir şekilde sevişiyorum. Yani o andan itibaren gerçek bir hapishane seksi oluyor. Kadın yine bir şey anlamıyor. Çünkü o yatakta bir şeyler anlayabilen tek kişi benim. Çünkü bu benim gösterim. istediğimi yaparım. Seks, bir takım işi değildir. Seks bir gösteridir: biri performansını sunar, diğeri de alkışlar. Bir sirkteki bütün gösteriler sekste vardır. Cambazlık yaparsın, yanan çemberlerin içinden geçersin, palyaçolar gibi güldürürsün, kılıç yutan adamlar gibi korkutursun, vahşi hayvanlar gibi çığlık attırırsın. Seçersin. Ya performansı sergileyen ya da alkışlayan olursun. Gündüz kendini nasıl hissediyorsan gece de ona uyan rolü üstlenirsin.
--spoiler--
herkes. bkz la oluşuyor diyo.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar