bugün
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması31
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- yazarların fobileri15
- sözlükteki kaliteli yazarlar31
- yazarların en malımsı özellikleri12
- yapay zekanın kod yazması3
- kendin hakkında bir gerçek bırak6
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları25
- keşke bu yaşanmışlıklar onunla olsaydı6
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- barbara palvin gelse reddedecek sözlük erkeği6
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı13
- sözlük yazarlarının saatleri15
- erkeklerin birbirine amk demesi6
- gelecekteki sevgiliye not6
- ioçk'nın müziği7
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- barbara palvin mi güzel ben mi diyen sevgili5
- nick vermeden bir yazara seslen10
- 174 kaslı mühendis9
- 12345u3
- bu saatte hala uyumama sebebi4
- islamda namaz yoktur37
- sözlüğe video yükleyebilmek5
- 195 kaslı pilot10
- almanya da yaşayan yazarlar8
- borsa istanbul5
- kedi göbeği4
- git3
- ince parmaklı erkek4
- şeytanın bile israil'e karşı olması8
- sözlüğün reisi kim anketi19
- kütüğü mut olan bir erkeği eve damat getirmek4
- ismet gürbüz5
- oksizoron tarafından terkedilenler6
- turşu limonla mı olur sirkeyle mi anketi5
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- şeftali11
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- gabar'dan petrol buldukça üzülen chp liler5
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- gitar sevgisi3
- pislik yazarlar3
- şu an dinlenen şarkı4
- şimdi bana sor bir daha gelir miyim2
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- heidinin dedesi5
- heidinin terörist olma ihtimali5
interpol'ün aşmış vokali ve gitaristi. sesinin ian curtis'e benzemesi insanın dinlerken tüylerini ürpertir. dinlenmeye değerdir.
söz yazarlığında dahi denecek derecede mükemmeldir. kelime oyunları insanı düşündürtür.
(bkz: friends don't waste wine, when there's words to sell)
aynı zamanda genç kızlar amerikada pek bi hastasıdır. (bkz: sarı saçlarına kurban olayım)
fakat son zamanlar da, grubun verdiği aradan kaynaklanıyo olsa gerek, kendini gece klüplerinde dj lik yapmaya vermiştir. tarafımca da hiç takdir edilmedi bu davranışı, ama olsun gönüllerimizin paul banksi o. dj fancypants diyorlar kendisine ayrıca.
söz yazarlığında dahi denecek derecede mükemmeldir. kelime oyunları insanı düşündürtür.
(bkz: friends don't waste wine, when there's words to sell)
aynı zamanda genç kızlar amerikada pek bi hastasıdır. (bkz: sarı saçlarına kurban olayım)
fakat son zamanlar da, grubun verdiği aradan kaynaklanıyo olsa gerek, kendini gece klüplerinde dj lik yapmaya vermiştir. tarafımca da hiç takdir edilmedi bu davranışı, ama olsun gönüllerimizin paul banksi o. dj fancypants diyorlar kendisine ayrıca.
(bkz: brianna banks) *
ağustos ayında julian plenti takma adıyla ilk solo albümünü yayınlayan interpol grubunun solisti..
kendisi 31 yasında.tam adı paul julian plenti..
(bkz: julian plenti)
kendisi 31 yasında.tam adı paul julian plenti..
(bkz: julian plenti)
modern rock müziğe en çok yakışan seslerden.
13 ve 14 şubat'ta istanbul babylon'da konser verecek olan kişi. (bkz: interpol). bugün ve yarın oluyor, evet. gidip izlemek, dinlemek, eriyip bitmek sonra da eve dönememek lazım.
--spoiler--
lise zamanlarıydı. öğrenci değişim programıyla okulumuza avrupalı öğrenciler gelmişti. hollandalı 5 kişilik bi grup vardı, 4'ü kız, sadece biri erkekti. sınıfımdaki kızlar çocuğa kesildiler. çocuk koridordan geçerken yavaş tempoda başlayıp gittikçe hızlanan alkışla karşılayacak kıvama gelmişlerdi. gelgelelim yabancı dilleri pek iyi olmadığından çocukla konuşamıyolardı. kendi yapamadığımızı başkasına yaptırıp izleme hastalığına sahibizdir ülke olarak. bu hastalık bana "anakindusmanligiolanvarlik, sen konuşsana ya lüüüüüüüütfeeen" olarak döndü. çocuğa baktım. yakışıklı çocuktu ama tarzından hiç hoşlanmamıştım. o bir hip-hop insanı iken ben indie'li, alternatifli, experimental'lı bir adet genç kızdım. o harlem'se ben bristol'düm, o ters takılan obey kasketi ise ben fötr şapkaydım.
ama düşündüğüm gibi olmadı. o dönemler sevdiğim çocuğu çatır çatır yabancı kızlara iş atarken görünce içimde çocuğa yanaşma isteği oluştu. arkadaş gazına da gelmiş olabilirim, emin olamıyorum şimdi. her neyse. konuştum çocukla. saatlerce konuştum. telefon numarasını verdi, bilumum sosyal medyadan ekleştik. çocuğa yakından bakınca hakikaten yakışıklı olduğunu fark ettim, tarz falan hikaye. çocuk resmen paul banks'e benziyordu, ki bayılırım kendisine. ama ben söyleyemem böyle şeyler. istersem sabaha kadar düşüneyim yakışıklı olduğunu, yine söyleyemem. ama çocuğa bir şekilde ne düşündüğümü belli etmem gerekiyodu. bi hafta kalacaktı sonuçta, gittikten sonra bi bok olmazdı.
iki gün falan böyle geçti. dilimin ucuna kadar gelen cümleyi kanırta kanırta, iteleye iteleye sonunda çıkardım ağzımdan.
"paul banks'e benziyorsun, çok hoş..."
abooo, hayatta diyemeyeceğim bişey. peki 16'lık küçük paul bana dönüp ne dedi?
"ehe... o kim?"
bi daha da konuşmadık.
--spoiler--
görsel
lise zamanlarıydı. öğrenci değişim programıyla okulumuza avrupalı öğrenciler gelmişti. hollandalı 5 kişilik bi grup vardı, 4'ü kız, sadece biri erkekti. sınıfımdaki kızlar çocuğa kesildiler. çocuk koridordan geçerken yavaş tempoda başlayıp gittikçe hızlanan alkışla karşılayacak kıvama gelmişlerdi. gelgelelim yabancı dilleri pek iyi olmadığından çocukla konuşamıyolardı. kendi yapamadığımızı başkasına yaptırıp izleme hastalığına sahibizdir ülke olarak. bu hastalık bana "anakindusmanligiolanvarlik, sen konuşsana ya lüüüüüüüütfeeen" olarak döndü. çocuğa baktım. yakışıklı çocuktu ama tarzından hiç hoşlanmamıştım. o bir hip-hop insanı iken ben indie'li, alternatifli, experimental'lı bir adet genç kızdım. o harlem'se ben bristol'düm, o ters takılan obey kasketi ise ben fötr şapkaydım.
ama düşündüğüm gibi olmadı. o dönemler sevdiğim çocuğu çatır çatır yabancı kızlara iş atarken görünce içimde çocuğa yanaşma isteği oluştu. arkadaş gazına da gelmiş olabilirim, emin olamıyorum şimdi. her neyse. konuştum çocukla. saatlerce konuştum. telefon numarasını verdi, bilumum sosyal medyadan ekleştik. çocuğa yakından bakınca hakikaten yakışıklı olduğunu fark ettim, tarz falan hikaye. çocuk resmen paul banks'e benziyordu, ki bayılırım kendisine. ama ben söyleyemem böyle şeyler. istersem sabaha kadar düşüneyim yakışıklı olduğunu, yine söyleyemem. ama çocuğa bir şekilde ne düşündüğümü belli etmem gerekiyodu. bi hafta kalacaktı sonuçta, gittikten sonra bi bok olmazdı.
iki gün falan böyle geçti. dilimin ucuna kadar gelen cümleyi kanırta kanırta, iteleye iteleye sonunda çıkardım ağzımdan.
"paul banks'e benziyorsun, çok hoş..."
abooo, hayatta diyemeyeceğim bişey. peki 16'lık küçük paul bana dönüp ne dedi?
"ehe... o kim?"
bi daha da konuşmadık.
--spoiler--
görsel
(d. 3 Mayıs 1978), ingiliz asıllı ABD'li müzisyen. Amerikan müzik grubu Interpol'ün solisti olan Banks, Julian Plenti ismiyle solo kariyerini de sürdürmektedir.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Paul_Banks
https://tr.wikipedia.org/wiki/Paul_Banks
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar