bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- uludağ itiraf19
- sözlük kızlarının kekleri24
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- yazarların akşam yemekleri6
- cok da abartmaya gerek uok6
- insan ne ister5
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- en iyi vampir filmi4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- meriç dükalığı8
- kadınlar7
- islamda namaz yoktur30
- true'nun engelli olması6
- sevdiğiniz yazarlar8
- okan buruk9
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- fusya semsiyeli yabanci22
- en iyi kurt adam filmi3
- dantelli sütyen takan erkek12
- kürdistan10
- sarapci koala hatayi33
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- allah11
- ölümden korkuyor musunuz17
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- kültür2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- kuran2
- günün sözü16
- intothenirvana2
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- tai lung8
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- true ile tatlı sert3
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- sözlüğün ölü gibi olması5
- yesene beni diyen kız9
- gecenin şarkısı10
fransa'nın önde gelen solcu aydınlarından biridir.
Ayrıntı Yayınları'ndan çıkan "Güzellik Hırsızları" adlı romanı alınıp okunulasıdır.
(arka kapak)
Neden "güzel insanlar"ın davranışlarında, konuşmalarında ve farlılık vardır? Bacak bacak üstüne atarken, saçlarını savururken, vücut dillerine yön veren o çalım, a aşırı özgüven, sanki her daim izleniyorlarmış gibi "hava basma" nereden gelir? Peki, güzellik bir suç mudur? Sadece bazı insanlara bahşedilen bir lütuf mudur? Telafisi imkansız bir haksızlık mıdır? Çirkinnere yönelik bir "mutsuzluk saldırısı" olmasın?
Bruckner'e göre bazı hikayeler insanı eğlendirir, bazıları da hayatını ikiye böler! Güzellik Hırsızları'nda yazar, "bölücü" bir hikaye anlatıyor: insanlığı doğuşundan beri meşgul eden "güzel" ve "çirken" doğmanın / yaşamanın hikayesini. Güzellerin hayatta ilgi çekme, istediğini daha kolay elde etme gibi birçok avantajları olduğunu göz önünde bulundurarak bu kez çirkinlerden yana söz alıyor. Hayata kötü başlamış olan çirkinlerin maruz kaldığı tahrikatı, eksik yaşanan öfkeli cinselliklerini dillendiriyor; okuru, onların karanlık dünyalarına doğru bir gezintiye çağırıyor. Çirkinlerin "Güzellikten nefret ediyorum, çünkü ondan yoksunum" çığlığına kulak veriyor. Güzellerin masum olmadıklarını, avantajlı başlamış oldukları hayatı, çirkinleri mutsuz kılmak, hayatlarını karartmak için kullandıklarını gösteriyor.
Oysa, "sürekli bakılma ve hayran olunma" ihtiyacı ile yaşayan güzellik, birileri onu alkışladığı sürece vardır. Hayranlık bakışları başka yere yöneldiğinde, güzelliğin parıltısı azalır, solar. Bu yüzden kendilerini delicesine beğenen tanrısal yaratıkları, güzelliklerini besleyen bütün iltifaklardan uzak tutmalı ki, çirkinlere a hayatta yer açılsın.
Bir gün güzeller güzeli bir kadın ve nişanlısı isviçre'de geçirdikleri kayak tatillerinden dönerken şiddetli bir kar fırtınasına yakalanırlar. Sığınmak için ıssız bir dağ evinin kapısını çalarlar...
Pascal Brunckner insan doğasının en temel özelliklerine dair kimi soru ve sorunları sürükleyici bir üslupla kaleme almış. Ortaya, okuru zaman zaman ürperten, çoğu zaman da baştan çıkaran bir roman çıkmış.
(arka kapak)
Neden "güzel insanlar"ın davranışlarında, konuşmalarında ve farlılık vardır? Bacak bacak üstüne atarken, saçlarını savururken, vücut dillerine yön veren o çalım, a aşırı özgüven, sanki her daim izleniyorlarmış gibi "hava basma" nereden gelir? Peki, güzellik bir suç mudur? Sadece bazı insanlara bahşedilen bir lütuf mudur? Telafisi imkansız bir haksızlık mıdır? Çirkinnere yönelik bir "mutsuzluk saldırısı" olmasın?
Bruckner'e göre bazı hikayeler insanı eğlendirir, bazıları da hayatını ikiye böler! Güzellik Hırsızları'nda yazar, "bölücü" bir hikaye anlatıyor: insanlığı doğuşundan beri meşgul eden "güzel" ve "çirken" doğmanın / yaşamanın hikayesini. Güzellerin hayatta ilgi çekme, istediğini daha kolay elde etme gibi birçok avantajları olduğunu göz önünde bulundurarak bu kez çirkinlerden yana söz alıyor. Hayata kötü başlamış olan çirkinlerin maruz kaldığı tahrikatı, eksik yaşanan öfkeli cinselliklerini dillendiriyor; okuru, onların karanlık dünyalarına doğru bir gezintiye çağırıyor. Çirkinlerin "Güzellikten nefret ediyorum, çünkü ondan yoksunum" çığlığına kulak veriyor. Güzellerin masum olmadıklarını, avantajlı başlamış oldukları hayatı, çirkinleri mutsuz kılmak, hayatlarını karartmak için kullandıklarını gösteriyor.
Oysa, "sürekli bakılma ve hayran olunma" ihtiyacı ile yaşayan güzellik, birileri onu alkışladığı sürece vardır. Hayranlık bakışları başka yere yöneldiğinde, güzelliğin parıltısı azalır, solar. Bu yüzden kendilerini delicesine beğenen tanrısal yaratıkları, güzelliklerini besleyen bütün iltifaklardan uzak tutmalı ki, çirkinlere a hayatta yer açılsın.
Bir gün güzeller güzeli bir kadın ve nişanlısı isviçre'de geçirdikleri kayak tatillerinden dönerken şiddetli bir kar fırtınasına yakalanırlar. Sığınmak için ıssız bir dağ evinin kapısını çalarlar...
Pascal Brunckner insan doğasının en temel özelliklerine dair kimi soru ve sorunları sürükleyici bir üslupla kaleme almış. Ortaya, okuru zaman zaman ürperten, çoğu zaman da baştan çıkaran bir roman çıkmış.
"insan güzelliği her şeyden önce bir adaletsizliktir. bazı kimseler yalnızca görünümleriyle bizim değerimizi düşürürler."
(bkz: güzellik hırsızları)
(bkz: güzellik hırsızları)
doğmadı kutsal çocuk'la beynimizi sikmiş ütopik bi' kurguyla sulandırmış, karıştırmış, özletmiş, istetmiştir. saolsun varolsundur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar