bugün
- geceye güzel bir söz bırak5
- meal kuran değildir26
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi13
- dinamo zagreb'in kauno zalgiris'i 5 0 yenmesi2
- aslan abilerim sözlüğe geri dönsün kampanyası7
- insanlar sizi nasıl tanımlar5
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- günün iddaa kuponu2
- halit bolkan2
- fakir olduğu halde bir erkeğe aşık olmak3
- bella hadid5
- gecenin film sahnesi4
- çoğu yazarları donuzlamış olmam7
- trabzonspor harbiden salah'ı almış4
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- iremga12
- duş almak vs duş yapmak4
- mohamed salah ghaly5
- 31 çekerken eli kırmak4
- velvet almanyaya gel5
- kahve falı3
- afrika nasıl kalkınabilir15
- kız arkadaş kiralamak8
- kendini anlatamamak6
- ıban at4
- gürkan uygun3
- velvet14
- yazarlara sözlüğü zehir zıkkım etmek4
- sözlükte erkek yazar istemiyoruz kampanyası4
- eğitimde itaat kültürü2
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- romantik komedi izleyen erkek2
- 5 ağustos 20262
- online kumar2
- fatih tekke2
- dünya sivaslılar günü3
- yunanistan30
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- dürüm yerken uzaklara dalmak2
- uzak diyar nickli gurbetçi akp li3
- arkadaşlar bakar mısınız9
- iki elle 31 çekmek2
- uzak diyar4
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak4
- lulu3
- arkadaşlar ben başaramadım3
- justin bieber3
- birinin size söylediği en kırıcı şey nedir6
- arkadaşlar benden rahatsız mısınız3
- had bildirmek7
fransa'nın önde gelen solcu aydınlarından biridir.
Ayrıntı Yayınları'ndan çıkan "Güzellik Hırsızları" adlı romanı alınıp okunulasıdır.
(arka kapak)
Neden "güzel insanlar"ın davranışlarında, konuşmalarında ve farlılık vardır? Bacak bacak üstüne atarken, saçlarını savururken, vücut dillerine yön veren o çalım, a aşırı özgüven, sanki her daim izleniyorlarmış gibi "hava basma" nereden gelir? Peki, güzellik bir suç mudur? Sadece bazı insanlara bahşedilen bir lütuf mudur? Telafisi imkansız bir haksızlık mıdır? Çirkinnere yönelik bir "mutsuzluk saldırısı" olmasın?
Bruckner'e göre bazı hikayeler insanı eğlendirir, bazıları da hayatını ikiye böler! Güzellik Hırsızları'nda yazar, "bölücü" bir hikaye anlatıyor: insanlığı doğuşundan beri meşgul eden "güzel" ve "çirken" doğmanın / yaşamanın hikayesini. Güzellerin hayatta ilgi çekme, istediğini daha kolay elde etme gibi birçok avantajları olduğunu göz önünde bulundurarak bu kez çirkinlerden yana söz alıyor. Hayata kötü başlamış olan çirkinlerin maruz kaldığı tahrikatı, eksik yaşanan öfkeli cinselliklerini dillendiriyor; okuru, onların karanlık dünyalarına doğru bir gezintiye çağırıyor. Çirkinlerin "Güzellikten nefret ediyorum, çünkü ondan yoksunum" çığlığına kulak veriyor. Güzellerin masum olmadıklarını, avantajlı başlamış oldukları hayatı, çirkinleri mutsuz kılmak, hayatlarını karartmak için kullandıklarını gösteriyor.
Oysa, "sürekli bakılma ve hayran olunma" ihtiyacı ile yaşayan güzellik, birileri onu alkışladığı sürece vardır. Hayranlık bakışları başka yere yöneldiğinde, güzelliğin parıltısı azalır, solar. Bu yüzden kendilerini delicesine beğenen tanrısal yaratıkları, güzelliklerini besleyen bütün iltifaklardan uzak tutmalı ki, çirkinlere a hayatta yer açılsın.
Bir gün güzeller güzeli bir kadın ve nişanlısı isviçre'de geçirdikleri kayak tatillerinden dönerken şiddetli bir kar fırtınasına yakalanırlar. Sığınmak için ıssız bir dağ evinin kapısını çalarlar...
Pascal Brunckner insan doğasının en temel özelliklerine dair kimi soru ve sorunları sürükleyici bir üslupla kaleme almış. Ortaya, okuru zaman zaman ürperten, çoğu zaman da baştan çıkaran bir roman çıkmış.
(arka kapak)
Neden "güzel insanlar"ın davranışlarında, konuşmalarında ve farlılık vardır? Bacak bacak üstüne atarken, saçlarını savururken, vücut dillerine yön veren o çalım, a aşırı özgüven, sanki her daim izleniyorlarmış gibi "hava basma" nereden gelir? Peki, güzellik bir suç mudur? Sadece bazı insanlara bahşedilen bir lütuf mudur? Telafisi imkansız bir haksızlık mıdır? Çirkinnere yönelik bir "mutsuzluk saldırısı" olmasın?
Bruckner'e göre bazı hikayeler insanı eğlendirir, bazıları da hayatını ikiye böler! Güzellik Hırsızları'nda yazar, "bölücü" bir hikaye anlatıyor: insanlığı doğuşundan beri meşgul eden "güzel" ve "çirken" doğmanın / yaşamanın hikayesini. Güzellerin hayatta ilgi çekme, istediğini daha kolay elde etme gibi birçok avantajları olduğunu göz önünde bulundurarak bu kez çirkinlerden yana söz alıyor. Hayata kötü başlamış olan çirkinlerin maruz kaldığı tahrikatı, eksik yaşanan öfkeli cinselliklerini dillendiriyor; okuru, onların karanlık dünyalarına doğru bir gezintiye çağırıyor. Çirkinlerin "Güzellikten nefret ediyorum, çünkü ondan yoksunum" çığlığına kulak veriyor. Güzellerin masum olmadıklarını, avantajlı başlamış oldukları hayatı, çirkinleri mutsuz kılmak, hayatlarını karartmak için kullandıklarını gösteriyor.
Oysa, "sürekli bakılma ve hayran olunma" ihtiyacı ile yaşayan güzellik, birileri onu alkışladığı sürece vardır. Hayranlık bakışları başka yere yöneldiğinde, güzelliğin parıltısı azalır, solar. Bu yüzden kendilerini delicesine beğenen tanrısal yaratıkları, güzelliklerini besleyen bütün iltifaklardan uzak tutmalı ki, çirkinlere a hayatta yer açılsın.
Bir gün güzeller güzeli bir kadın ve nişanlısı isviçre'de geçirdikleri kayak tatillerinden dönerken şiddetli bir kar fırtınasına yakalanırlar. Sığınmak için ıssız bir dağ evinin kapısını çalarlar...
Pascal Brunckner insan doğasının en temel özelliklerine dair kimi soru ve sorunları sürükleyici bir üslupla kaleme almış. Ortaya, okuru zaman zaman ürperten, çoğu zaman da baştan çıkaran bir roman çıkmış.
"insan güzelliği her şeyden önce bir adaletsizliktir. bazı kimseler yalnızca görünümleriyle bizim değerimizi düşürürler."
(bkz: güzellik hırsızları)
(bkz: güzellik hırsızları)
doğmadı kutsal çocuk'la beynimizi sikmiş ütopik bi' kurguyla sulandırmış, karıştırmış, özletmiş, istetmiştir. saolsun varolsundur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar