bugün
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri24
- claudian clouds33
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız6
- true'nun engelli olması6
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği5
- okan buruk9
- sarapci koala hatayi33
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- allah9
- moral olsun bik bik ime2
- meriç dükalığı8
- uğurcan çakır3
- icat edilmesi beklenen şeyler2
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- sözlük kızlarının kekleri24
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- gecenin şarkısı20
- sevdiğiniz yazarlar8
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- kafaya kese kağıdı geçirmek2
- amedspor maçından korkmak2
- tai lung9
- islamda namaz yoktur30
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- okan çık hesap ver4
- fusya semsiyeli yabanci22
- galatasaray10
- rafael leao2
- habire124
- kadir inanır'ın mirası4
- kadınlar4
- okan buruk'un yerine geçecek teknik direktör2
- sözlüğün ölü gibi olması5
- leroy sane2
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- kürdistan10
- etli biber dolması5
- galatasaray trabzonspor kardeşliğinin bozulması2
- rakı arasında çay içmek2
- galatasaray rezil oldu2
- dualarımız bu akşam trabzonspor ile3
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru2
- bana onu sormayin8
Ayrıntı Yayınları'ndan çıkan "Güzellik Hırsızları" adlı romanı alınıp okunulasıdır.
(arka kapak)
Neden "güzel insanlar"ın davranışlarında, konuşmalarında ve farlılık vardır? Bacak bacak üstüne atarken, saçlarını savururken, vücut dillerine yön veren o çalım, a aşırı özgüven, sanki her daim izleniyorlarmış gibi "hava basma" nereden gelir? Peki, güzellik bir suç mudur? Sadece bazı insanlara bahşedilen bir lütuf mudur? Telafisi imkansız bir haksızlık mıdır? Çirkinnere yönelik bir "mutsuzluk saldırısı" olmasın?
Bruckner'e göre bazı hikayeler insanı eğlendirir, bazıları da hayatını ikiye böler! Güzellik Hırsızları'nda yazar, "bölücü" bir hikaye anlatıyor: insanlığı doğuşundan beri meşgul eden "güzel" ve "çirken" doğmanın / yaşamanın hikayesini. Güzellerin hayatta ilgi çekme, istediğini daha kolay elde etme gibi birçok avantajları olduğunu göz önünde bulundurarak bu kez çirkinlerden yana söz alıyor. Hayata kötü başlamış olan çirkinlerin maruz kaldığı tahrikatı, eksik yaşanan öfkeli cinselliklerini dillendiriyor; okuru, onların karanlık dünyalarına doğru bir gezintiye çağırıyor. Çirkinlerin "Güzellikten nefret ediyorum, çünkü ondan yoksunum" çığlığına kulak veriyor. Güzellerin masum olmadıklarını, avantajlı başlamış oldukları hayatı, çirkinleri mutsuz kılmak, hayatlarını karartmak için kullandıklarını gösteriyor.
Oysa, "sürekli bakılma ve hayran olunma" ihtiyacı ile yaşayan güzellik, birileri onu alkışladığı sürece vardır. Hayranlık bakışları başka yere yöneldiğinde, güzelliğin parıltısı azalır, solar. Bu yüzden kendilerini delicesine beğenen tanrısal yaratıkları, güzelliklerini besleyen bütün iltifaklardan uzak tutmalı ki, çirkinlere a hayatta yer açılsın.
Bir gün güzeller güzeli bir kadın ve nişanlısı isviçre'de geçirdikleri kayak tatillerinden dönerken şiddetli bir kar fırtınasına yakalanırlar. Sığınmak için ıssız bir dağ evinin kapısını çalarlar...
Pascal Brunckner insan doğasının en temel özelliklerine dair kimi soru ve sorunları sürükleyici bir üslupla kaleme almış. Ortaya, okuru zaman zaman ürperten, çoğu zaman da baştan çıkaran bir roman çıkmış.
(arka kapak)
Neden "güzel insanlar"ın davranışlarında, konuşmalarında ve farlılık vardır? Bacak bacak üstüne atarken, saçlarını savururken, vücut dillerine yön veren o çalım, a aşırı özgüven, sanki her daim izleniyorlarmış gibi "hava basma" nereden gelir? Peki, güzellik bir suç mudur? Sadece bazı insanlara bahşedilen bir lütuf mudur? Telafisi imkansız bir haksızlık mıdır? Çirkinnere yönelik bir "mutsuzluk saldırısı" olmasın?
Bruckner'e göre bazı hikayeler insanı eğlendirir, bazıları da hayatını ikiye böler! Güzellik Hırsızları'nda yazar, "bölücü" bir hikaye anlatıyor: insanlığı doğuşundan beri meşgul eden "güzel" ve "çirken" doğmanın / yaşamanın hikayesini. Güzellerin hayatta ilgi çekme, istediğini daha kolay elde etme gibi birçok avantajları olduğunu göz önünde bulundurarak bu kez çirkinlerden yana söz alıyor. Hayata kötü başlamış olan çirkinlerin maruz kaldığı tahrikatı, eksik yaşanan öfkeli cinselliklerini dillendiriyor; okuru, onların karanlık dünyalarına doğru bir gezintiye çağırıyor. Çirkinlerin "Güzellikten nefret ediyorum, çünkü ondan yoksunum" çığlığına kulak veriyor. Güzellerin masum olmadıklarını, avantajlı başlamış oldukları hayatı, çirkinleri mutsuz kılmak, hayatlarını karartmak için kullandıklarını gösteriyor.
Oysa, "sürekli bakılma ve hayran olunma" ihtiyacı ile yaşayan güzellik, birileri onu alkışladığı sürece vardır. Hayranlık bakışları başka yere yöneldiğinde, güzelliğin parıltısı azalır, solar. Bu yüzden kendilerini delicesine beğenen tanrısal yaratıkları, güzelliklerini besleyen bütün iltifaklardan uzak tutmalı ki, çirkinlere a hayatta yer açılsın.
Bir gün güzeller güzeli bir kadın ve nişanlısı isviçre'de geçirdikleri kayak tatillerinden dönerken şiddetli bir kar fırtınasına yakalanırlar. Sığınmak için ıssız bir dağ evinin kapısını çalarlar...
Pascal Brunckner insan doğasının en temel özelliklerine dair kimi soru ve sorunları sürükleyici bir üslupla kaleme almış. Ortaya, okuru zaman zaman ürperten, çoğu zaman da baştan çıkaran bir roman çıkmış.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar