bugün
- insanlar sizi nasıl tanımlar7
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi4
- meal kuran değildir26
- online kumar3
- geceye güzel bir söz bırak6
- dinamo zagreb'in kauno zalgiris'i 5 0 yenmesi3
- gecenin film sahnesi5
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi13
- 2026 ağustos ayının serin geçmesi2
- dürüm yerken uzaklara dalmak3
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- aslan abilerim sözlüğe geri dönsün kampanyası7
- lionel messi2
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- iremga12
- çoğu yazarları donuzlamış olmam7
- polonya2
- afrika nasıl kalkınabilir15
- bella hadid5
- velvet almanyaya gel5
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- mohamed salah ghaly5
- trabzonspor harbiden salah'ı almış4
- 31 çekerken eli kırmak4
- duş almak vs duş yapmak4
- kendini anlatamamak6
- fakir olduğu halde bir erkeğe aşık olmak3
- velvet14
- kız arkadaş kiralamak7
- kahve falı3
- ıban at4
- yazarlara sözlüğü zehir zıkkım etmek4
- sözlükte erkek yazar istemiyoruz kampanyası4
- arkadaşlar bakar mısınız9
- halit bolkan2
- gürkan uygun3
- birinin size söylediği en kırıcı şey nedir6
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak4
- dünya sivaslılar günü3
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- had bildirmek6
- uzak diyar nickli gurbetçi akp li3
- yunanistan30
- uzak diyar4
- tai lung7
- eğitimde itaat kültürü2
- lulu3
- arkadaşlar ben başaramadım3
- justin bieber3
Ayrıntı Yayınları'ndan çıkan "Güzellik Hırsızları" adlı romanı alınıp okunulasıdır.
(arka kapak)
Neden "güzel insanlar"ın davranışlarında, konuşmalarında ve farlılık vardır? Bacak bacak üstüne atarken, saçlarını savururken, vücut dillerine yön veren o çalım, a aşırı özgüven, sanki her daim izleniyorlarmış gibi "hava basma" nereden gelir? Peki, güzellik bir suç mudur? Sadece bazı insanlara bahşedilen bir lütuf mudur? Telafisi imkansız bir haksızlık mıdır? Çirkinnere yönelik bir "mutsuzluk saldırısı" olmasın?
Bruckner'e göre bazı hikayeler insanı eğlendirir, bazıları da hayatını ikiye böler! Güzellik Hırsızları'nda yazar, "bölücü" bir hikaye anlatıyor: insanlığı doğuşundan beri meşgul eden "güzel" ve "çirken" doğmanın / yaşamanın hikayesini. Güzellerin hayatta ilgi çekme, istediğini daha kolay elde etme gibi birçok avantajları olduğunu göz önünde bulundurarak bu kez çirkinlerden yana söz alıyor. Hayata kötü başlamış olan çirkinlerin maruz kaldığı tahrikatı, eksik yaşanan öfkeli cinselliklerini dillendiriyor; okuru, onların karanlık dünyalarına doğru bir gezintiye çağırıyor. Çirkinlerin "Güzellikten nefret ediyorum, çünkü ondan yoksunum" çığlığına kulak veriyor. Güzellerin masum olmadıklarını, avantajlı başlamış oldukları hayatı, çirkinleri mutsuz kılmak, hayatlarını karartmak için kullandıklarını gösteriyor.
Oysa, "sürekli bakılma ve hayran olunma" ihtiyacı ile yaşayan güzellik, birileri onu alkışladığı sürece vardır. Hayranlık bakışları başka yere yöneldiğinde, güzelliğin parıltısı azalır, solar. Bu yüzden kendilerini delicesine beğenen tanrısal yaratıkları, güzelliklerini besleyen bütün iltifaklardan uzak tutmalı ki, çirkinlere a hayatta yer açılsın.
Bir gün güzeller güzeli bir kadın ve nişanlısı isviçre'de geçirdikleri kayak tatillerinden dönerken şiddetli bir kar fırtınasına yakalanırlar. Sığınmak için ıssız bir dağ evinin kapısını çalarlar...
Pascal Brunckner insan doğasının en temel özelliklerine dair kimi soru ve sorunları sürükleyici bir üslupla kaleme almış. Ortaya, okuru zaman zaman ürperten, çoğu zaman da baştan çıkaran bir roman çıkmış.
(arka kapak)
Neden "güzel insanlar"ın davranışlarında, konuşmalarında ve farlılık vardır? Bacak bacak üstüne atarken, saçlarını savururken, vücut dillerine yön veren o çalım, a aşırı özgüven, sanki her daim izleniyorlarmış gibi "hava basma" nereden gelir? Peki, güzellik bir suç mudur? Sadece bazı insanlara bahşedilen bir lütuf mudur? Telafisi imkansız bir haksızlık mıdır? Çirkinnere yönelik bir "mutsuzluk saldırısı" olmasın?
Bruckner'e göre bazı hikayeler insanı eğlendirir, bazıları da hayatını ikiye böler! Güzellik Hırsızları'nda yazar, "bölücü" bir hikaye anlatıyor: insanlığı doğuşundan beri meşgul eden "güzel" ve "çirken" doğmanın / yaşamanın hikayesini. Güzellerin hayatta ilgi çekme, istediğini daha kolay elde etme gibi birçok avantajları olduğunu göz önünde bulundurarak bu kez çirkinlerden yana söz alıyor. Hayata kötü başlamış olan çirkinlerin maruz kaldığı tahrikatı, eksik yaşanan öfkeli cinselliklerini dillendiriyor; okuru, onların karanlık dünyalarına doğru bir gezintiye çağırıyor. Çirkinlerin "Güzellikten nefret ediyorum, çünkü ondan yoksunum" çığlığına kulak veriyor. Güzellerin masum olmadıklarını, avantajlı başlamış oldukları hayatı, çirkinleri mutsuz kılmak, hayatlarını karartmak için kullandıklarını gösteriyor.
Oysa, "sürekli bakılma ve hayran olunma" ihtiyacı ile yaşayan güzellik, birileri onu alkışladığı sürece vardır. Hayranlık bakışları başka yere yöneldiğinde, güzelliğin parıltısı azalır, solar. Bu yüzden kendilerini delicesine beğenen tanrısal yaratıkları, güzelliklerini besleyen bütün iltifaklardan uzak tutmalı ki, çirkinlere a hayatta yer açılsın.
Bir gün güzeller güzeli bir kadın ve nişanlısı isviçre'de geçirdikleri kayak tatillerinden dönerken şiddetli bir kar fırtınasına yakalanırlar. Sığınmak için ıssız bir dağ evinin kapısını çalarlar...
Pascal Brunckner insan doğasının en temel özelliklerine dair kimi soru ve sorunları sürükleyici bir üslupla kaleme almış. Ortaya, okuru zaman zaman ürperten, çoğu zaman da baştan çıkaran bir roman çıkmış.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar