bugün
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz38
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik9
- flörtöz erkek iticiliği12
- bik bik'in mutfağına konuk olmak13
- sabah aynaya bakarken akıldan geçenler5
- balkonda beyaz atletle oturma keyfi4
- pazarcıların seçtirmemesi5
- bir insanı tanıma yöntemleri3
- kurtlar vadisi doğu türkistan2
- islamda namaz yoktur14
- sabahları nefret edilen şeyler6
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri26
- öcalan karı da istiyor akepelilere müjde4
- yaşam enerjisi veren şeyler4
- evde x yapabilirsiniz2
- ben üşümem6
- biber salçası2
- dilbigisisi en iyi olan yazar20
- millet açken bebekkatiline villa yapan akepe4
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- bol tereyağlı iskender7
- troy kart2
- kızıldeniz sonrası hürmüz de tansiyon2
- bir şeyler söyle5
- sakar şakir'in gardrop fuat'ın karısına basması2
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı4
- yazarların buluşmak istediği yazar12
- sarman kedi beslemek2
- chatgptyle dertleşmenin artık cidden yapılması6
- gecenin şarkısı10
- boyumun 2 cm kısalması28
- anasonlu nargile5
- küçük şeylerle mutlu olabilen kadın2
- okan buruk13
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- gelecekteki sevgiliye söylenecek şeyler5
- kızlar bakar mısınız13
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel11
- robert pattinson3
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- her ilde üniversite kurulması6
- whynot3
- tutunamayanlar8
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu25
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak9
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var9
- zengin erkek vs fakir kız4
- chatgpt ile dertleşmek7
çok kızgındır.
Patlamadan sonra ordu şehre inmiştir.
Buraya büyük beklentiler içerisinde gelen turistlerin genellikle memnun kaldıkları şehir. Ayy cerf volant cook mükemmel bir şehir diyorlar.. ben de diyorum ki gezmek için çok güzel, yaşamak için biraz ağır.
Parisin en güzel yeri; bana geceleyin de hareketli olan ülkemizi, bilhassa istiklal caddesini hatirlatan Champs Elysees'dir. Eyfel Kulesi de geceleri ışıl ışıl iken gündüz demirden bir kuledir. Paris geceleri güzeldir azizim..
Parisin en güzel yeri; bana geceleyin de hareketli olan ülkemizi, bilhassa istiklal caddesini hatirlatan Champs Elysees'dir. Eyfel Kulesi de geceleri ışıl ışıl iken gündüz demirden bir kuledir. Paris geceleri güzeldir azizim..
Bir yıldan beri yaşadığım ama hiç bir havası olmayan şehir.
ressamlar tepesi denilen yerde bilinen klişe ressam profilindeki insanların türk olduğunuzu öğrendiğinde gardaşş gardaşş diyerek resimlerinizi yapmaya çalıştığı yere sahip şehir.
Her taraf zenci dolu.varilde ateşler yakılmış etrafına çöreklenilmiş.rafet el romanın amerika şarkısı klibi gibi.sokakların kimisinde sidik kokusu kimisinde kadın kokusu hakim.
Kadınlar gayet estetik ve asaletli.şehir gezmelik olarak fazlaca abartılmış.tatmin olmadım.fakat burada yaşayacak olmak biraz farklı gibi.erkeğinin de kadınının da fransanın kendine özgü özgür ve çekici bir tarzı var.sosyal hayat güzel olmalı.
Kadınlar gayet estetik ve asaletli.şehir gezmelik olarak fazlaca abartılmış.tatmin olmadım.fakat burada yaşayacak olmak biraz farklı gibi.erkeğinin de kadınının da fransanın kendine özgü özgür ve çekici bir tarzı var.sosyal hayat güzel olmalı.
anlatıldığı gibi aşk şehri değil kesinlikle. ama genede avrupada gördüğüm en güzel dördüncü şehir.
Gittiğim en güzel şehirdir. Gidip görmeyenlere söyleyeceğim çok şey var ama ben şunu seçtim: eyfel sandığınızdan da büyük.
Champs ellysee'nin Concorde, yani şu dönme dolap tarafından Girişindeki Adidas magazasinda Playstationlar var. Saatlerce oynasaniz de sorun cikarmiyorlar. Cikarmadilar.
bir boka benzemeyen sehirdir. londra' dan gittigimde koy gibi gelir amk. gece isiklar falan gideri vardir biraz. sanat duskunleri falan eksiler simdi. gulerim bende.
fransanın başkentidir. modanın merkezidir. sanat ve kültür şehridir. şehirde bir çok anıt vardır. mimarisi fena değildir. ancak çoğu yeri çiş kokar. genelde herşeyi eskidir. Champs-Élysées namıdeğer şanzelize bizim bağdat caddesinin yarısı etmez. eyfel kulesi desen paslı demir yıgınından baska birsey değil. gece eğlence dönüşü park bahçe gibi yerlerde takılırsanız zenciler rahatsız edebilirler. aman ingilizce küfretmeyin olay çıkar türkçe küfredin türk oldugunuzu anlasınlar bu sayede zarar görmezsiniz.
Beş para etmez bir şehir , ulan okadar güzel şehirler varken burası nasıl bu kadar işkek olur anlaşılmaz romantizmlede hiçbir alakası yoktur , herşey para bu şehirde.
Allahın belası bir şehir. Oteller çok pahalı ve orta halli olanlar ds berbat. Su en az 2 euro, eğer domuzeti helal kesim vesayreye dikkat ediyorsanız yiyecek bir şey yok, bir hafta boyunca benim gibi konserve balık yersiniz.
Aşıklar şehri falan da değil yani, bir özelliği yok. Fakat muazzam bir tarihi dokusu var. Gotik mimari kullnılmış katedraller, tüm binaların eski ve tarihi olması harika görünüyor.
Aşıklar şehri falan da değil yani, bir özelliği yok. Fakat muazzam bir tarihi dokusu var. Gotik mimari kullnılmış katedraller, tüm binaların eski ve tarihi olması harika görünüyor.
Özledigim, yaşamak istediğim, bayildigim şehir.
gettolar metropolisi.
eyfel kulesi ve şehir planlaması ile insanın aklını başından alan fransai'nın başkenti.şehirdeki yapılar inanılmaz denilecek kadar güzel.sadece kuleden ibaret olmadığını gittiğiniz zaman anlayacaksınız.
not: fakirler bilmez.
not: fakirler bilmez.
içerik bulunamadı.
Namı değer romantik şehir ama kesinlikle yalan Fransa'ya gittiğinizde fransada kaldırımlarda ve yollarda Fransız'dan çok Cezayir'li ve Fas'lı görüceksiniz inanın bana tarihi yerler bakımından oldukça geniştir ama gezilip görülecek yer çoktur mutfakta oldukça geniştir ama türk mutfağıyla fazla uyuşmuyor maalesef...
2015 yılına terör saldırılarıyla giren Fransa'nın başkenti.
Fransa, 2. Dünya Savaşı'nda son derece ağır ve zor bir işgale uğradı. Cephede mağlup olması üzerine Almanlar'a teslim oldu, Fransa'nın yarıdan fazlası Alman işgaline uğradı, işgal edilmeyen güney bölgelerinde de başkenti Vichy olan ama herşeyi ile Almanya'nın gölgesinde kalan bir hükümet teşkil edildi.
Paris'e giren Almanlar şehirde sıkı bir askeri idare kurmuşlardı ve Alman gizli polisi Gestapo, Fransızlar'a göz açtırmıyordu. işgale karşı mücadele eden direniş örgütünün eylemlerine son derece şiddetle mukabele ediliyor, öldürülen her Alman askerine karşı sivil halktan birkaç kişi kurşuna diziliyordu.
Paris'te belediye sivil Fransızlar'ın elinde ama tamamen Alman kontrolünde idi.
Belediye Meclisi Başkanlığı'na, 1943 Mayıs'ında eski bir politikacı ve önemli işadamı olan Pierre Taittinger getirildi. Taittinger kendi ismini taşıyan şarap bağlarının sahibi ve o bağların üzümünden yapılan meşhur şampanyaların da üreticisi idi. Almanlar ile iyi geçinmesinden dolayı direnişçiler tarafından "hain" olarak görülüyor ve kurtuluşun ardından hesap sorulacaklar listesinin ilk sıralarında yer alıyordu.
Almanlar'ın cephede ardarda yenilerek geri çekilmeleri, Paris'teki işgal birliklerini daha da acımasız hale getirmiş ve sivil halka yaptıkları zulmü arttırmıştı.
Bozgunun en karanlık günlerinde, 1 Ağustos 1944'te, Dietrich Von Choltitz adında bir Alman generali Paris'in askeri valiliğine getirildi ve müttefiklerin ilerlemeleri üzerine Alman birliklerinin Paris'i terketmeleri gündeme geldi...
Von Choltitz, işte o günlerde akıl almaz bir emir aldı: Berlin'deki karargahından Von Choltitz'i arayan Adolf Hitler, Paris'in boşaltılmasını ama Fransızlar'a ve müttefiklere harap şekilde bırakılmasını emretti! Eiffel Kulesi, Louvre Sarayı, diğer saraylar ve Notre Dame Kilisesi başta olmak üzere şehrin en güzel ve tarihi mekanları dinamitle havaya uçurulacaktı.
Hitler, şifahi olarak verdiği emrin yerine getirilip getirilmediğini birkaç saat sonra telgrafla tekrarladı ve ardından tekrar telefon ederek "Paris Yanıyor Mı" diye sordu...
Emrin duyulması üzerine Belediye Meclisi Başkanı Pierre Taittinger, isveç başkonsolosu Raoul Nording ile beraber askeri vali Dietrich Von Choltitz'i Meurice Oteli'ndeki karargahında ziyaret ederek emri yerine getirmemesini istediler. Nording, Von Choltitz'e nazik bir dille müttefiklerin ilerlediklerini, birkaç gün içerisinde Paris'e gireceklerini ve şehrin tahrip edilmesi halinde bunun hesabının sorulacağını hatırlattılar ve Hitler'in emrini yerine getirmediği takdirde sadece Von Choltitz'in değil, ailesinin güvenliğinin de sağlanacağı garantisi verdiler.
Alman general "Tarihe Paris'i yokeden kişi olarak geçmeyi zaten istemem" dedi ve 25 Ağustos 1944'te 17 bib askeri ile müttefiklere teslin oldu!
General Dietrich Von Choltitz önce ingiltere'de, sonra da Amerika'daki bir esir kampına götürüldü ama müttefiklerden gayet iyi muamele gördü ve iki sene sonra serbest bırakıldı. Almanya'ya dönen general 1966 yılında Baden-Baden'de öldüğünde cenazesine Fransız subayları da katıldılar ve Von Choltitz'in tabutunu "paris'in kurtarıcısı" olarak selamladılar.
Alman generali Paris'i tahrip etmemeye ikna eden Pierre Taittinger, üzerine yapıştırılan "işbirlikçi" damgasından kurtularak hemen "kahraman" olacak, isveçli diplomat Raoul Nording de kahramanlar listesinde yer alacaktı!
Hitler'in Von Choltitz'e verdiği Paris'in yıkılması emri, daha sonra filmlere de konu oldu. 1966'da çevrilen ve başrollerini Alain Delon, Jean paul Belmondo ve Orson Welles'in oynadığı "Is Paris Burning?", yani "Paris Yanıyor Mu?" nun ardından 2013 yılında çevrilen "Diplomacy" de de General Dietrich Von Choltitz'in Hitler'in emrini yerine getirmemesinin neticesinde Paris'in kurtuluşu anlatılıyordu. (Murat Bardakçı, Habertürk, 11.01.2015)
Fransa, 2. Dünya Savaşı'nda son derece ağır ve zor bir işgale uğradı. Cephede mağlup olması üzerine Almanlar'a teslim oldu, Fransa'nın yarıdan fazlası Alman işgaline uğradı, işgal edilmeyen güney bölgelerinde de başkenti Vichy olan ama herşeyi ile Almanya'nın gölgesinde kalan bir hükümet teşkil edildi.
Paris'e giren Almanlar şehirde sıkı bir askeri idare kurmuşlardı ve Alman gizli polisi Gestapo, Fransızlar'a göz açtırmıyordu. işgale karşı mücadele eden direniş örgütünün eylemlerine son derece şiddetle mukabele ediliyor, öldürülen her Alman askerine karşı sivil halktan birkaç kişi kurşuna diziliyordu.
Paris'te belediye sivil Fransızlar'ın elinde ama tamamen Alman kontrolünde idi.
Belediye Meclisi Başkanlığı'na, 1943 Mayıs'ında eski bir politikacı ve önemli işadamı olan Pierre Taittinger getirildi. Taittinger kendi ismini taşıyan şarap bağlarının sahibi ve o bağların üzümünden yapılan meşhur şampanyaların da üreticisi idi. Almanlar ile iyi geçinmesinden dolayı direnişçiler tarafından "hain" olarak görülüyor ve kurtuluşun ardından hesap sorulacaklar listesinin ilk sıralarında yer alıyordu.
Almanlar'ın cephede ardarda yenilerek geri çekilmeleri, Paris'teki işgal birliklerini daha da acımasız hale getirmiş ve sivil halka yaptıkları zulmü arttırmıştı.
Bozgunun en karanlık günlerinde, 1 Ağustos 1944'te, Dietrich Von Choltitz adında bir Alman generali Paris'in askeri valiliğine getirildi ve müttefiklerin ilerlemeleri üzerine Alman birliklerinin Paris'i terketmeleri gündeme geldi...
Von Choltitz, işte o günlerde akıl almaz bir emir aldı: Berlin'deki karargahından Von Choltitz'i arayan Adolf Hitler, Paris'in boşaltılmasını ama Fransızlar'a ve müttefiklere harap şekilde bırakılmasını emretti! Eiffel Kulesi, Louvre Sarayı, diğer saraylar ve Notre Dame Kilisesi başta olmak üzere şehrin en güzel ve tarihi mekanları dinamitle havaya uçurulacaktı.
Hitler, şifahi olarak verdiği emrin yerine getirilip getirilmediğini birkaç saat sonra telgrafla tekrarladı ve ardından tekrar telefon ederek "Paris Yanıyor Mı" diye sordu...
Emrin duyulması üzerine Belediye Meclisi Başkanı Pierre Taittinger, isveç başkonsolosu Raoul Nording ile beraber askeri vali Dietrich Von Choltitz'i Meurice Oteli'ndeki karargahında ziyaret ederek emri yerine getirmemesini istediler. Nording, Von Choltitz'e nazik bir dille müttefiklerin ilerlediklerini, birkaç gün içerisinde Paris'e gireceklerini ve şehrin tahrip edilmesi halinde bunun hesabının sorulacağını hatırlattılar ve Hitler'in emrini yerine getirmediği takdirde sadece Von Choltitz'in değil, ailesinin güvenliğinin de sağlanacağı garantisi verdiler.
Alman general "Tarihe Paris'i yokeden kişi olarak geçmeyi zaten istemem" dedi ve 25 Ağustos 1944'te 17 bib askeri ile müttefiklere teslin oldu!
General Dietrich Von Choltitz önce ingiltere'de, sonra da Amerika'daki bir esir kampına götürüldü ama müttefiklerden gayet iyi muamele gördü ve iki sene sonra serbest bırakıldı. Almanya'ya dönen general 1966 yılında Baden-Baden'de öldüğünde cenazesine Fransız subayları da katıldılar ve Von Choltitz'in tabutunu "paris'in kurtarıcısı" olarak selamladılar.
Alman generali Paris'i tahrip etmemeye ikna eden Pierre Taittinger, üzerine yapıştırılan "işbirlikçi" damgasından kurtularak hemen "kahraman" olacak, isveçli diplomat Raoul Nording de kahramanlar listesinde yer alacaktı!
Hitler'in Von Choltitz'e verdiği Paris'in yıkılması emri, daha sonra filmlere de konu oldu. 1966'da çevrilen ve başrollerini Alain Delon, Jean paul Belmondo ve Orson Welles'in oynadığı "Is Paris Burning?", yani "Paris Yanıyor Mu?" nun ardından 2013 yılında çevrilen "Diplomacy" de de General Dietrich Von Choltitz'in Hitler'in emrini yerine getirmemesinin neticesinde Paris'in kurtuluşu anlatılıyordu. (Murat Bardakçı, Habertürk, 11.01.2015)
bu şehirde doğanlara ''parisien'' denir.
modasıyla ünlü olan şehir şimdi saldırılarla gündemde.
Fransa'nın Adana'sı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar