bugün
- macron adamdır13
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen27
- eğer bir dizi veya film karakteri olsaydınız7
- silvermist'in mutfağına konuk olmak5
- diamond bosphorus denince akla gelenler3
- 2026 uludağ sözlük analizi8
- filistin52
- ten uyumu vs kafa uyumu12
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- fussilet suresi 34 ayet2
- kabir ziyareti5
- megan fox6
- duyduğunuz en ağır laf4
- ne kadar yaşlısın16
- antipanik sahipsiz değildir6
- hiç kibir yoksa karakter büyük sıkıntı7
- fon kurdum para yatırır mısınız15
- uludağ sözlük akımları3
- mossat yaptı abi heralde yani9
- sadece türkiye milliyetçi olsun düşüncesi2
- birader bey olmayanlar4
- anın görüntüsü27
- lgbt bireylerinin asıl amacı4
- türkiye azerbaycan ilişkilerinde israil tartışması6
- fransız arabaları9
- erecto biraderin suyu ıslatması2
- yakışıklıksız sözlük erkeklerinin pazar kombileri4
- kamal6
- türklere karınız nasıl diye sormak6
- kadın cinayetlerinin asıl sebebi6
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu17
- sigara satışında kimlik şartı tartışması4
- kadir mısıroğlu'nun vatan haini olması8
- astral seyahat gerçek mi6
- yanındakiyle yaşar aklındakiyle ölürsün7
- armie hammer2
- zeyd bin harise2
- düşman ülkeler3
- pazar günü evde oturan ezik ve yalnız insan4
- trump'ın yanındaki garip tipli kadın4
- en sevdiğiniz seks pozisyonu nedir anketi2
- asarız keseriz diyenleri yakmak2
- kız peşinde koşarken temiz bir dayak yemek5
- sıkılmak2
- bedelini ödeyen yazarlar17
- babülmendep boğazı2
- biraz bencil biraz egoist biraz göt olmak3
- hülagü'nün çin varken suriye'ye saldırması5
- neyir perisi siyirli necla2
- özelde uçuk pembe tangasını atan sözlük erkeği2
2015 yılına terör saldırılarıyla giren Fransa'nın başkenti.
Fransa, 2. Dünya Savaşı'nda son derece ağır ve zor bir işgale uğradı. Cephede mağlup olması üzerine Almanlar'a teslim oldu, Fransa'nın yarıdan fazlası Alman işgaline uğradı, işgal edilmeyen güney bölgelerinde de başkenti Vichy olan ama herşeyi ile Almanya'nın gölgesinde kalan bir hükümet teşkil edildi.
Paris'e giren Almanlar şehirde sıkı bir askeri idare kurmuşlardı ve Alman gizli polisi Gestapo, Fransızlar'a göz açtırmıyordu. işgale karşı mücadele eden direniş örgütünün eylemlerine son derece şiddetle mukabele ediliyor, öldürülen her Alman askerine karşı sivil halktan birkaç kişi kurşuna diziliyordu.
Paris'te belediye sivil Fransızlar'ın elinde ama tamamen Alman kontrolünde idi.
Belediye Meclisi Başkanlığı'na, 1943 Mayıs'ında eski bir politikacı ve önemli işadamı olan Pierre Taittinger getirildi. Taittinger kendi ismini taşıyan şarap bağlarının sahibi ve o bağların üzümünden yapılan meşhur şampanyaların da üreticisi idi. Almanlar ile iyi geçinmesinden dolayı direnişçiler tarafından "hain" olarak görülüyor ve kurtuluşun ardından hesap sorulacaklar listesinin ilk sıralarında yer alıyordu.
Almanlar'ın cephede ardarda yenilerek geri çekilmeleri, Paris'teki işgal birliklerini daha da acımasız hale getirmiş ve sivil halka yaptıkları zulmü arttırmıştı.
Bozgunun en karanlık günlerinde, 1 Ağustos 1944'te, Dietrich Von Choltitz adında bir Alman generali Paris'in askeri valiliğine getirildi ve müttefiklerin ilerlemeleri üzerine Alman birliklerinin Paris'i terketmeleri gündeme geldi...
Von Choltitz, işte o günlerde akıl almaz bir emir aldı: Berlin'deki karargahından Von Choltitz'i arayan Adolf Hitler, Paris'in boşaltılmasını ama Fransızlar'a ve müttefiklere harap şekilde bırakılmasını emretti! Eiffel Kulesi, Louvre Sarayı, diğer saraylar ve Notre Dame Kilisesi başta olmak üzere şehrin en güzel ve tarihi mekanları dinamitle havaya uçurulacaktı.
Hitler, şifahi olarak verdiği emrin yerine getirilip getirilmediğini birkaç saat sonra telgrafla tekrarladı ve ardından tekrar telefon ederek "Paris Yanıyor Mı" diye sordu...
Emrin duyulması üzerine Belediye Meclisi Başkanı Pierre Taittinger, isveç başkonsolosu Raoul Nording ile beraber askeri vali Dietrich Von Choltitz'i Meurice Oteli'ndeki karargahında ziyaret ederek emri yerine getirmemesini istediler. Nording, Von Choltitz'e nazik bir dille müttefiklerin ilerlediklerini, birkaç gün içerisinde Paris'e gireceklerini ve şehrin tahrip edilmesi halinde bunun hesabının sorulacağını hatırlattılar ve Hitler'in emrini yerine getirmediği takdirde sadece Von Choltitz'in değil, ailesinin güvenliğinin de sağlanacağı garantisi verdiler.
Alman general "Tarihe Paris'i yokeden kişi olarak geçmeyi zaten istemem" dedi ve 25 Ağustos 1944'te 17 bib askeri ile müttefiklere teslin oldu!
General Dietrich Von Choltitz önce ingiltere'de, sonra da Amerika'daki bir esir kampına götürüldü ama müttefiklerden gayet iyi muamele gördü ve iki sene sonra serbest bırakıldı. Almanya'ya dönen general 1966 yılında Baden-Baden'de öldüğünde cenazesine Fransız subayları da katıldılar ve Von Choltitz'in tabutunu "paris'in kurtarıcısı" olarak selamladılar.
Alman generali Paris'i tahrip etmemeye ikna eden Pierre Taittinger, üzerine yapıştırılan "işbirlikçi" damgasından kurtularak hemen "kahraman" olacak, isveçli diplomat Raoul Nording de kahramanlar listesinde yer alacaktı!
Hitler'in Von Choltitz'e verdiği Paris'in yıkılması emri, daha sonra filmlere de konu oldu. 1966'da çevrilen ve başrollerini Alain Delon, Jean paul Belmondo ve Orson Welles'in oynadığı "Is Paris Burning?", yani "Paris Yanıyor Mu?" nun ardından 2013 yılında çevrilen "Diplomacy" de de General Dietrich Von Choltitz'in Hitler'in emrini yerine getirmemesinin neticesinde Paris'in kurtuluşu anlatılıyordu. (Murat Bardakçı, Habertürk, 11.01.2015)
Fransa, 2. Dünya Savaşı'nda son derece ağır ve zor bir işgale uğradı. Cephede mağlup olması üzerine Almanlar'a teslim oldu, Fransa'nın yarıdan fazlası Alman işgaline uğradı, işgal edilmeyen güney bölgelerinde de başkenti Vichy olan ama herşeyi ile Almanya'nın gölgesinde kalan bir hükümet teşkil edildi.
Paris'e giren Almanlar şehirde sıkı bir askeri idare kurmuşlardı ve Alman gizli polisi Gestapo, Fransızlar'a göz açtırmıyordu. işgale karşı mücadele eden direniş örgütünün eylemlerine son derece şiddetle mukabele ediliyor, öldürülen her Alman askerine karşı sivil halktan birkaç kişi kurşuna diziliyordu.
Paris'te belediye sivil Fransızlar'ın elinde ama tamamen Alman kontrolünde idi.
Belediye Meclisi Başkanlığı'na, 1943 Mayıs'ında eski bir politikacı ve önemli işadamı olan Pierre Taittinger getirildi. Taittinger kendi ismini taşıyan şarap bağlarının sahibi ve o bağların üzümünden yapılan meşhur şampanyaların da üreticisi idi. Almanlar ile iyi geçinmesinden dolayı direnişçiler tarafından "hain" olarak görülüyor ve kurtuluşun ardından hesap sorulacaklar listesinin ilk sıralarında yer alıyordu.
Almanlar'ın cephede ardarda yenilerek geri çekilmeleri, Paris'teki işgal birliklerini daha da acımasız hale getirmiş ve sivil halka yaptıkları zulmü arttırmıştı.
Bozgunun en karanlık günlerinde, 1 Ağustos 1944'te, Dietrich Von Choltitz adında bir Alman generali Paris'in askeri valiliğine getirildi ve müttefiklerin ilerlemeleri üzerine Alman birliklerinin Paris'i terketmeleri gündeme geldi...
Von Choltitz, işte o günlerde akıl almaz bir emir aldı: Berlin'deki karargahından Von Choltitz'i arayan Adolf Hitler, Paris'in boşaltılmasını ama Fransızlar'a ve müttefiklere harap şekilde bırakılmasını emretti! Eiffel Kulesi, Louvre Sarayı, diğer saraylar ve Notre Dame Kilisesi başta olmak üzere şehrin en güzel ve tarihi mekanları dinamitle havaya uçurulacaktı.
Hitler, şifahi olarak verdiği emrin yerine getirilip getirilmediğini birkaç saat sonra telgrafla tekrarladı ve ardından tekrar telefon ederek "Paris Yanıyor Mı" diye sordu...
Emrin duyulması üzerine Belediye Meclisi Başkanı Pierre Taittinger, isveç başkonsolosu Raoul Nording ile beraber askeri vali Dietrich Von Choltitz'i Meurice Oteli'ndeki karargahında ziyaret ederek emri yerine getirmemesini istediler. Nording, Von Choltitz'e nazik bir dille müttefiklerin ilerlediklerini, birkaç gün içerisinde Paris'e gireceklerini ve şehrin tahrip edilmesi halinde bunun hesabının sorulacağını hatırlattılar ve Hitler'in emrini yerine getirmediği takdirde sadece Von Choltitz'in değil, ailesinin güvenliğinin de sağlanacağı garantisi verdiler.
Alman general "Tarihe Paris'i yokeden kişi olarak geçmeyi zaten istemem" dedi ve 25 Ağustos 1944'te 17 bib askeri ile müttefiklere teslin oldu!
General Dietrich Von Choltitz önce ingiltere'de, sonra da Amerika'daki bir esir kampına götürüldü ama müttefiklerden gayet iyi muamele gördü ve iki sene sonra serbest bırakıldı. Almanya'ya dönen general 1966 yılında Baden-Baden'de öldüğünde cenazesine Fransız subayları da katıldılar ve Von Choltitz'in tabutunu "paris'in kurtarıcısı" olarak selamladılar.
Alman generali Paris'i tahrip etmemeye ikna eden Pierre Taittinger, üzerine yapıştırılan "işbirlikçi" damgasından kurtularak hemen "kahraman" olacak, isveçli diplomat Raoul Nording de kahramanlar listesinde yer alacaktı!
Hitler'in Von Choltitz'e verdiği Paris'in yıkılması emri, daha sonra filmlere de konu oldu. 1966'da çevrilen ve başrollerini Alain Delon, Jean paul Belmondo ve Orson Welles'in oynadığı "Is Paris Burning?", yani "Paris Yanıyor Mu?" nun ardından 2013 yılında çevrilen "Diplomacy" de de General Dietrich Von Choltitz'in Hitler'in emrini yerine getirmemesinin neticesinde Paris'in kurtuluşu anlatılıyordu. (Murat Bardakçı, Habertürk, 11.01.2015)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar