bugün

/45
satın alma gücüdür.. olmazsa olmazdır..
hayatımda hiç önem vermediğim halde hayatımda en çok yer alan, huzursuzluk sebebi nesne.
ittikçe daha çok üstüme üstüme gelen nesne.
(bkz: ben parayı sevmiyorum para beni seviyor)
hayatımızı düzenleyen ve kuralları koyan garip nesne. aslında her şeyin ta kendisi, sevgi hariç.
Para herhangi bir ödemeye ya da ihtiyaca verilen biri birbiri tür takas yapma aracıdır. Yerleşik hayata geçtikten sonra bulunmuştur. Takasın yerini almıştır. Her ülkeye özgü para birimi vardır. insanların temel ihtiyacını karşılar.
dünyayı bozandır. evet, dünyadaki her türlü düzeni, ilişkiyi para bozabilir. o derece kirli bir buluş.
sorun parada değil miktarında.
hic tanimadigimiz lidyalilara hergun kufrettiren kagitimsi veya madeni bok.
varlığı bir dert yokluğu yara.
Yetersiz olduğu an huzursuzluk başlatır ızdırabını s*ktiğimin şeyi.
para biriktirmek bu ülkede zor zanaattır. ama biriktirmenin yöntemleri de vardır.
(bkz: http://adsenseparam.blogs...sl-para-biriktirilir.html)
bu koduğumun uğruna evlenemeyen aşıklar bile olduğu için kendimden utanıyorum bu dünyaya müdahale edemediğimden.
her ne kadar sevmesem de necip fazıl kısakürek'in yazdığı * ve gunumuze uyarlanan oyuncu performansının iyi fakat konunun karmaşık ve ne anlatmaya çalıştığını kurgu zayıflığı sayesinde algılayamadığınız bir ankara devlet tiyatrosu oyunu. zaman geçirmek isterseniz 2. perdesi ile leziz diyebilirim ama ilk perde uykum geldi.

özetle; para nedir? neyi satın alır? ne kadar gücü vardır? aile bağlarını ne kadar etkiler? gibi sorulara cevap bulmaya çalışılmış. oldu mu? olmadı be abi!
çocukluğumda annemin verdiği bir miktar parayla bakkala gitmiştim, hani şu bildiğin mahalle bakkalı. hipermarket yoktu o zamanlar. zannediyorum bir milyon lirayla 3-4 kadar çikolata alıp eve gelmiştim. arkasından böyle ailecek yemek sofrasındayken bir mesele oldu bu para miktarı ve alınan çikolata adedi hakkında evde çok misafir çocuğu olunca zannediyorum misafir çocuklarına paylaştırmak istedi annemler, ben de o ara çocuk aklımla bir soru sormuştum "para dediğiniz şey neden var ki?" gibisinden. o zamanlarda istabullarda okumuş etmiş mühendis dayım bana çok güzel bir açıklama yapmıştı:

-kaç çikolata aldın?
+4 tane
-neden 5 tane almadın?
+param yetmedi
+işte sen o 5. çikolatayı alma diye para denen şey var.

işte o zaman anladım bu araçtaki mantığı. sonradan da 4 sene para üzerine okuduk tabi. bu olayın okulu bitirmeme çok faydası oldu anlatamam.
uğruna insanları köle yapan icattır. gerçekten para lafından çok tiksinmeye başladım.
devletçe bastırılan kağıt veya metal ödeme aracı.

güncelde amaçlarımızı gerçekleştirebilmemiz için kazanmak, elde etmek zorunda olduğumuz insan olmayanlarca amaç zannedilen ve kölesi olunan araçtır.

son zamandaki modayla kutularda saklanan araç.
ayakkabı kutusunda olabilir.
gözü kör olsundur.
kimyada tam karşı konumdan bağlı olan grubun konumunu belirtmek için söylenir. latin kökenli dillerde karşı, karşılık olarak bilinir. örneğin; paratoner!
insanları ayıran,kapitalist ve faşist bir kağıt parçasıdır.
ortaya araç olarak çıkarılmış ve toplumda zamanla amaç haline gelmiş değiş tokuş şeysi. kişi ne kadar pezemenk ise kendisinde o kadar çok bulunur, başka türlü çok kazanmak mümkün değildir zira.

(bkz: işinin pezevengi olmak)
insanların icat ettiği, çok fazla kullanım alanı olan, bir anlamda da insanların genel yapısını yansıtan değer birimi.
bakire değildir kesinlikle.
Uğruna 7 yıldır acı çektiğim şey.
insan oğlunun taptığı, tanrının dünyadaki sülieti.
https://www.youtube.com/watch?v=uwsU8eZ8ZOQ
© copyright 2005 - 2026