bugün
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz14
- atatürk düşmanı değilim5
- muslettin amca15
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan8
- fenerbahçe 3 liverpool 13
- gastronomi4
- muslettin amca ile halı sahaya gitmek4
- gerilim hissi veren şarkılar2
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar10
- fenerlilerin ağlaması4
- teoman müziği bıraktı4
- sözlükteki kızların benim memem daha büyük kavgası2
- ankara savaşında gavur ile ittifak yapan osmanlı6
- yeni tanışılan kimse8
- sex shop5
- aşermek2
- insan sevmemek3
- cezaevine özenen gençler8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı28
- 4 kasım 2026 liverpoolun fbye döşeyceği boru4
- sözlük klasikleri8
- ucanpembekoala5
- 6 milyon lirayı zimmetine geçiren zabıt katibi5
- inancın sıcacık fırınları5
- yağmurlu bir güne uyanmak5
- ömer üründül'ün izdivaç programı sunması2
- 5000 yıllık kürt tarihinin ıspatı5
- bencil olmak2
- onca puan alıp memur olunca 12 saat çalışmak11
- dedeağaç2
- aleksey batrakov27
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar4
- erkekler neden teşhirci giyinmez5
- biz de birileriyiz3
- anlamadım true ayıplı film çekerken mi yakalanmış3
- 24 kasım 2026 galatasaray aston villa maçı5
- kasım indirimleri2
- anın görüntüsü33
- suavi nin tıraş bıçağı reklamında oynaması2
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- hoşlanılan kızın aşkın ne kadar derin diye sorması5
- akepem yapmaz5
- tanımadığı kadına tokat atan adam19
- adolescence2
- 12 kasım 2026 türkiye belçika maçı3
- güne bir kitap alıntısı bırak3
- kırıkkaleli olmak istemek10
- kamala harris4
- doların 50 tl olması10
- yazılımcıların flörtleşme algoritması2
Hani Nasreddin hoca ye kürküm, ye der ya aynı onu anlatan bir hikâye. Düşük dereceli bir memur. Yıllarca giymek zorunda olduğu bir palto. Tamir edilmekten artık kendisiyle özdeşleşmiş. Memuriyet görevi yazı yazmak. Aşk derecesinde işini yapar ama dairedeki diğer kişiler tarafından da hor görülür. Buna uzun zaman sesini çıkarmaz. Kimi kimsesi de yok. Pansiyonda kalır. Evinden işine gider. Artık paltosu tamir edilemeyecek durumda terzi kendisini ikna ederek imkanlarını zorlayarak bir palto diktirir. Arkadaşları bu paltoyu kutlamak istedikleri bir akşam paltosunu çaldırır. Durumunu anlatmak için emniyete gider bir sonuç alamaz. Daha sonra önemli bir kişiye gider. Azarlanır, üşütür. Birkaç gün sonra da yaşamını yitirir. Arkadaşları olayı birkaç gün sonra duyarlar. Yerine yeni biri alınır. Kimsenin varlığından haberi olmayan biri böylelikle hayata veda eder.
Şehirde bir efsane dolaşır. Bir hortlağın gece vakti insanların paltosunu çalmaktadır. Hatta o önemli kişinin de paltosu çalınır. O günden sonra kimseyi terslemez.
Şehirde bir efsane dolaşır. Bir hortlağın gece vakti insanların paltosunu çalmaktadır. Hatta o önemli kişinin de paltosu çalınır. O günden sonra kimseyi terslemez.
gogol'a ait yeni okuduğum kısa ve güzel bir kitap. okuyunca hayatımı akakiyevicin eski paltosuna benzettim.yenisini almaya gücüm yok,rabbim yama yapmıyor,ustune soğuğu da çok fena yiyoruz ya hayırlısı.
Bir kıyafet olmasının yanında şahsımın nickine ilham olmuş karakterin ait olduğu roman. Kısa fakat bir o kadar da güzel. Ayrıca okurken anlıyorsunuz ki gerçekten de birçok yazar gogol'un paltosundan çıkmış.
insanların davranışlarına ses etmediğinde seni nasıl hor gördüklerini, itip kaktıklarını, insan yerine koymadıklarını görmeniz açısından anlamlı bir kitap. insanlar hep aynı zalim, cahil. Zaman hiç değiştirmiyor aslında insanları. Ne kadar sessiz kalırsan o kadar tepende durup yerin dibine dibine çakmaya çalışıyorlar seni.
(bkz: kadri özcan) tarafından yapılan tiyatro uyarlaması da gayet başarılı (bkz: gogol) şaheseri.
rus yazarlar bazen çok acımasız olabiliyorlar.
rus yazarlar bazen çok acımasız olabiliyorlar.
ukraynalı yazar gogol'un trajik öyküsüdür. dünya edebiyatında bu kadar az sayıda eser verip bu kadar çok ünlü olan başka bir yazar yoktur desek şaşırtıcı olmaz. evet gogol'dan bahsediyorum, rus edebiyatından söz ederken artık bir motto haline gelen "hepimiz gogol'un paltosundan çıktık" lafının münessibi, puşkin, dostoyevski, çehov, tolstoy, zoşçenko * gibi büyük yazarlarla beraber anılan büyük slav yazar.
slav diyorum çünkü gogol sanılanın aksine rus değil ukrayna doğumludur ama eserlerini rus dilinde yazdığı için rus edebiyatçısı sayılır. yüzyılın bu ünlü edebiyatçısının çocukluğu, rus köylerinde bir gelenek olan, köylülerin birbirine anlattığı cin, peri ve şeytan masalları dinlemekle geçti. bu tarz korku öykülerin kaynağı genellikle çevresi mezarlıklarla çevrili, ışığın olmadığı, gölgelerin birbirinin içine kaynaştığı, küçük kulübelerden, ıssız ve tekinsiz yerlerden oluşan köylerdir. şehirde ışığın, büyük yerleşimlerin olduğu ve ıssızlığın bulunmadığı yerlerde korku öyküsü pek olmaz.
gogol'un anlattığına göre çocukluğundan dinlediği korku hikayeleri onun hayal gücünü besleyerek, edebiyatını geliştirmede büyük bir rol oynayacaktır.
gogol'da dostoyevski gibi koyu bir slav milliyetçisi (bkz: taras bulba) ve inançlı ortodoks bir dindardır. onu dünya edebiyatının baş köşesine yerleştiren şey ise küçük insanların, küçük dünyalarını anlatmasıdır. aslında rus edebiyatı'nın evrenselliği, büyüklüğü ve gücü de buradan gelir. dostoyevski'nin ve gogol'un kahramanları büyük idealler, ülküler peşinde koşan kahramanlar değil tersine küçük hedefleri olan, iç dünyası zengin, gerçekçi karakterlerdir.
bir öykü karakterinin dünyasını ne kadar çok küçültürseniz gerçekçiliği o kadar çok yakalar, kahramana psikolojik derinlik katar ve yaşayan karakterler yaratırsınız. diğer türlü karakteriniz bir fikre, anlayışa göre belirlenmiş tepkiler veren, derinliksiz figürlere ve tiplere dönüşür (bkz: recep ivedik, sihirbaz dışındaki cem yılmaz filmlerindeki tipler)
gogol'un paltosu anlattıklarıma en iyi örneklerden birisidir. öykü hayattaki biricik amacı, kendini güçlü, güvende hissettirecek bir palto satın almak olan 7. derece bir memurun öyküsüdür. öykünün kahramanı akakiy akakiyeviç bin bir zorlukla satın aldığı paltosu çalınınca, ne yapacağını bilemez bir halde bir siyasetçiden yardım ister. siyasetçiden yediği azar akakiyeviç'in dünyasını başına yıkacak, ölüme kadar olan giden süreci başlatacaktır.
akakiy akakiyeviç'in ölümünden bir süre sonra, kasabada , akakiyeviç'in hayaletinin dolaştığı ve geceleri insanların paltolarını çaldığına dair söylentiler dolaşmaya başlayacaktır. söylentiler ve akakiy akakiyeviç huzursuzluğu, siyasetçinin paltosunun çalınmasıyla birlikte bitecek ve akakiyeviç büyük bir huzura kavuşacaktır.
slav diyorum çünkü gogol sanılanın aksine rus değil ukrayna doğumludur ama eserlerini rus dilinde yazdığı için rus edebiyatçısı sayılır. yüzyılın bu ünlü edebiyatçısının çocukluğu, rus köylerinde bir gelenek olan, köylülerin birbirine anlattığı cin, peri ve şeytan masalları dinlemekle geçti. bu tarz korku öykülerin kaynağı genellikle çevresi mezarlıklarla çevrili, ışığın olmadığı, gölgelerin birbirinin içine kaynaştığı, küçük kulübelerden, ıssız ve tekinsiz yerlerden oluşan köylerdir. şehirde ışığın, büyük yerleşimlerin olduğu ve ıssızlığın bulunmadığı yerlerde korku öyküsü pek olmaz.
gogol'un anlattığına göre çocukluğundan dinlediği korku hikayeleri onun hayal gücünü besleyerek, edebiyatını geliştirmede büyük bir rol oynayacaktır.
gogol'da dostoyevski gibi koyu bir slav milliyetçisi (bkz: taras bulba) ve inançlı ortodoks bir dindardır. onu dünya edebiyatının baş köşesine yerleştiren şey ise küçük insanların, küçük dünyalarını anlatmasıdır. aslında rus edebiyatı'nın evrenselliği, büyüklüğü ve gücü de buradan gelir. dostoyevski'nin ve gogol'un kahramanları büyük idealler, ülküler peşinde koşan kahramanlar değil tersine küçük hedefleri olan, iç dünyası zengin, gerçekçi karakterlerdir.
bir öykü karakterinin dünyasını ne kadar çok küçültürseniz gerçekçiliği o kadar çok yakalar, kahramana psikolojik derinlik katar ve yaşayan karakterler yaratırsınız. diğer türlü karakteriniz bir fikre, anlayışa göre belirlenmiş tepkiler veren, derinliksiz figürlere ve tiplere dönüşür (bkz: recep ivedik, sihirbaz dışındaki cem yılmaz filmlerindeki tipler)
gogol'un paltosu anlattıklarıma en iyi örneklerden birisidir. öykü hayattaki biricik amacı, kendini güçlü, güvende hissettirecek bir palto satın almak olan 7. derece bir memurun öyküsüdür. öykünün kahramanı akakiy akakiyeviç bin bir zorlukla satın aldığı paltosu çalınınca, ne yapacağını bilemez bir halde bir siyasetçiden yardım ister. siyasetçiden yediği azar akakiyeviç'in dünyasını başına yıkacak, ölüme kadar olan giden süreci başlatacaktır.
akakiy akakiyeviç'in ölümünden bir süre sonra, kasabada , akakiyeviç'in hayaletinin dolaştığı ve geceleri insanların paltolarını çaldığına dair söylentiler dolaşmaya başlayacaktır. söylentiler ve akakiy akakiyeviç huzursuzluğu, siyasetçinin paltosunun çalınmasıyla birlikte bitecek ve akakiyeviç büyük bir huzura kavuşacaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar