bugün
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek15
- mazotun litresi 101 lira31
- claudian clouds13
- 38 yaşında olup 20 liklere çıtır gözüyle bakmak14
- eve gelen misafirin git sinyallerini okuyamaması5
- yürüyen merdivende sol tarafta duran kişi4
- sıkıldım11
- küs olduğun birine yanlışlıkla selam vermek6
- evde tek başına dans etmek3
- erkek parfümü kullanan kadın3
- g i l d e d l i l y19
- terminator gerçek mi oluyor6
- boş otobüste yanına oturan insan3
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz42
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları35
- sözlükteki dedikodu gruplarına dahil olmak5
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- chpli biriyle siyaset tartışmak8
- misafir varken evin babasının donla gezmesi3
- mehmet pişkin4
- yazarların 2000li yıllarda counter strike nickleri3
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması2
- matematiğin çok zevkli bir ders olması3
- gözlerimi dinlendiriyorum2
- öcalan a villa tahsis edecek halimiz yok3
- nervio'ya bir koli mehmet efendi almak2
- market arabasını düzgün süremeyen erkek5
- yaşlılığı kabullenemeyen insan2
- tartıştığı insanın entrylerini gammazlayan tip3
- siparişle gelen ketçap paketlerini saklamak5
- kurtlar vadisi pusu'ya fetö soruşturması5
- banal kelimesinin çok banal olması4
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı12
- iltica8
- lev nikolayeviç tolstoy3
- bitmeyen kriz5
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı19
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- arkadaşlar ben uyusam ayıp olur mu4
- öyle bir şey söylemek ki ortamın buz kesmesi2
- apocu akepeli3
- anın fotoğrafı19
- fake hesapla yazarların aklıyla dalga geçmek4
- akp li yazarlar4
- asansör aynasıyla flört etmek4
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- nihoş4
- ne güzel şeysin sen yaşın hep 302
- sonunda sen2
Hani Nasreddin hoca ye kürküm, ye der ya aynı onu anlatan bir hikâye. Düşük dereceli bir memur. Yıllarca giymek zorunda olduğu bir palto. Tamir edilmekten artık kendisiyle özdeşleşmiş. Memuriyet görevi yazı yazmak. Aşk derecesinde işini yapar ama dairedeki diğer kişiler tarafından da hor görülür. Buna uzun zaman sesini çıkarmaz. Kimi kimsesi de yok. Pansiyonda kalır. Evinden işine gider. Artık paltosu tamir edilemeyecek durumda terzi kendisini ikna ederek imkanlarını zorlayarak bir palto diktirir. Arkadaşları bu paltoyu kutlamak istedikleri bir akşam paltosunu çaldırır. Durumunu anlatmak için emniyete gider bir sonuç alamaz. Daha sonra önemli bir kişiye gider. Azarlanır, üşütür. Birkaç gün sonra da yaşamını yitirir. Arkadaşları olayı birkaç gün sonra duyarlar. Yerine yeni biri alınır. Kimsenin varlığından haberi olmayan biri böylelikle hayata veda eder.
Şehirde bir efsane dolaşır. Bir hortlağın gece vakti insanların paltosunu çalmaktadır. Hatta o önemli kişinin de paltosu çalınır. O günden sonra kimseyi terslemez.
Şehirde bir efsane dolaşır. Bir hortlağın gece vakti insanların paltosunu çalmaktadır. Hatta o önemli kişinin de paltosu çalınır. O günden sonra kimseyi terslemez.
gogol'a ait yeni okuduğum kısa ve güzel bir kitap. okuyunca hayatımı akakiyevicin eski paltosuna benzettim.yenisini almaya gücüm yok,rabbim yama yapmıyor,ustune soğuğu da çok fena yiyoruz ya hayırlısı.
Bir kıyafet olmasının yanında şahsımın nickine ilham olmuş karakterin ait olduğu roman. Kısa fakat bir o kadar da güzel. Ayrıca okurken anlıyorsunuz ki gerçekten de birçok yazar gogol'un paltosundan çıkmış.
insanların davranışlarına ses etmediğinde seni nasıl hor gördüklerini, itip kaktıklarını, insan yerine koymadıklarını görmeniz açısından anlamlı bir kitap. insanlar hep aynı zalim, cahil. Zaman hiç değiştirmiyor aslında insanları. Ne kadar sessiz kalırsan o kadar tepende durup yerin dibine dibine çakmaya çalışıyorlar seni.
(bkz: kadri özcan) tarafından yapılan tiyatro uyarlaması da gayet başarılı (bkz: gogol) şaheseri.
rus yazarlar bazen çok acımasız olabiliyorlar.
rus yazarlar bazen çok acımasız olabiliyorlar.
ukraynalı yazar gogol'un trajik öyküsüdür. dünya edebiyatında bu kadar az sayıda eser verip bu kadar çok ünlü olan başka bir yazar yoktur desek şaşırtıcı olmaz. evet gogol'dan bahsediyorum, rus edebiyatından söz ederken artık bir motto haline gelen "hepimiz gogol'un paltosundan çıktık" lafının münessibi, puşkin, dostoyevski, çehov, tolstoy, zoşçenko * gibi büyük yazarlarla beraber anılan büyük slav yazar.
slav diyorum çünkü gogol sanılanın aksine rus değil ukrayna doğumludur ama eserlerini rus dilinde yazdığı için rus edebiyatçısı sayılır. yüzyılın bu ünlü edebiyatçısının çocukluğu, rus köylerinde bir gelenek olan, köylülerin birbirine anlattığı cin, peri ve şeytan masalları dinlemekle geçti. bu tarz korku öykülerin kaynağı genellikle çevresi mezarlıklarla çevrili, ışığın olmadığı, gölgelerin birbirinin içine kaynaştığı, küçük kulübelerden, ıssız ve tekinsiz yerlerden oluşan köylerdir. şehirde ışığın, büyük yerleşimlerin olduğu ve ıssızlığın bulunmadığı yerlerde korku öyküsü pek olmaz.
gogol'un anlattığına göre çocukluğundan dinlediği korku hikayeleri onun hayal gücünü besleyerek, edebiyatını geliştirmede büyük bir rol oynayacaktır.
gogol'da dostoyevski gibi koyu bir slav milliyetçisi (bkz: taras bulba) ve inançlı ortodoks bir dindardır. onu dünya edebiyatının baş köşesine yerleştiren şey ise küçük insanların, küçük dünyalarını anlatmasıdır. aslında rus edebiyatı'nın evrenselliği, büyüklüğü ve gücü de buradan gelir. dostoyevski'nin ve gogol'un kahramanları büyük idealler, ülküler peşinde koşan kahramanlar değil tersine küçük hedefleri olan, iç dünyası zengin, gerçekçi karakterlerdir.
bir öykü karakterinin dünyasını ne kadar çok küçültürseniz gerçekçiliği o kadar çok yakalar, kahramana psikolojik derinlik katar ve yaşayan karakterler yaratırsınız. diğer türlü karakteriniz bir fikre, anlayışa göre belirlenmiş tepkiler veren, derinliksiz figürlere ve tiplere dönüşür (bkz: recep ivedik, sihirbaz dışındaki cem yılmaz filmlerindeki tipler)
gogol'un paltosu anlattıklarıma en iyi örneklerden birisidir. öykü hayattaki biricik amacı, kendini güçlü, güvende hissettirecek bir palto satın almak olan 7. derece bir memurun öyküsüdür. öykünün kahramanı akakiy akakiyeviç bin bir zorlukla satın aldığı paltosu çalınınca, ne yapacağını bilemez bir halde bir siyasetçiden yardım ister. siyasetçiden yediği azar akakiyeviç'in dünyasını başına yıkacak, ölüme kadar olan giden süreci başlatacaktır.
akakiy akakiyeviç'in ölümünden bir süre sonra, kasabada , akakiyeviç'in hayaletinin dolaştığı ve geceleri insanların paltolarını çaldığına dair söylentiler dolaşmaya başlayacaktır. söylentiler ve akakiy akakiyeviç huzursuzluğu, siyasetçinin paltosunun çalınmasıyla birlikte bitecek ve akakiyeviç büyük bir huzura kavuşacaktır.
slav diyorum çünkü gogol sanılanın aksine rus değil ukrayna doğumludur ama eserlerini rus dilinde yazdığı için rus edebiyatçısı sayılır. yüzyılın bu ünlü edebiyatçısının çocukluğu, rus köylerinde bir gelenek olan, köylülerin birbirine anlattığı cin, peri ve şeytan masalları dinlemekle geçti. bu tarz korku öykülerin kaynağı genellikle çevresi mezarlıklarla çevrili, ışığın olmadığı, gölgelerin birbirinin içine kaynaştığı, küçük kulübelerden, ıssız ve tekinsiz yerlerden oluşan köylerdir. şehirde ışığın, büyük yerleşimlerin olduğu ve ıssızlığın bulunmadığı yerlerde korku öyküsü pek olmaz.
gogol'un anlattığına göre çocukluğundan dinlediği korku hikayeleri onun hayal gücünü besleyerek, edebiyatını geliştirmede büyük bir rol oynayacaktır.
gogol'da dostoyevski gibi koyu bir slav milliyetçisi (bkz: taras bulba) ve inançlı ortodoks bir dindardır. onu dünya edebiyatının baş köşesine yerleştiren şey ise küçük insanların, küçük dünyalarını anlatmasıdır. aslında rus edebiyatı'nın evrenselliği, büyüklüğü ve gücü de buradan gelir. dostoyevski'nin ve gogol'un kahramanları büyük idealler, ülküler peşinde koşan kahramanlar değil tersine küçük hedefleri olan, iç dünyası zengin, gerçekçi karakterlerdir.
bir öykü karakterinin dünyasını ne kadar çok küçültürseniz gerçekçiliği o kadar çok yakalar, kahramana psikolojik derinlik katar ve yaşayan karakterler yaratırsınız. diğer türlü karakteriniz bir fikre, anlayışa göre belirlenmiş tepkiler veren, derinliksiz figürlere ve tiplere dönüşür (bkz: recep ivedik, sihirbaz dışındaki cem yılmaz filmlerindeki tipler)
gogol'un paltosu anlattıklarıma en iyi örneklerden birisidir. öykü hayattaki biricik amacı, kendini güçlü, güvende hissettirecek bir palto satın almak olan 7. derece bir memurun öyküsüdür. öykünün kahramanı akakiy akakiyeviç bin bir zorlukla satın aldığı paltosu çalınınca, ne yapacağını bilemez bir halde bir siyasetçiden yardım ister. siyasetçiden yediği azar akakiyeviç'in dünyasını başına yıkacak, ölüme kadar olan giden süreci başlatacaktır.
akakiy akakiyeviç'in ölümünden bir süre sonra, kasabada , akakiyeviç'in hayaletinin dolaştığı ve geceleri insanların paltolarını çaldığına dair söylentiler dolaşmaya başlayacaktır. söylentiler ve akakiy akakiyeviç huzursuzluğu, siyasetçinin paltosunun çalınmasıyla birlikte bitecek ve akakiyeviç büyük bir huzura kavuşacaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar