bugün
- hikayeyi devam ettir17
- nickten isim tahmini yapmak48
- güzel kızların pizza yemesi7
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey6
- uysaljakoben9
- sözlüğün muhasır medeniyetler seviyesinde olması4
- eğri piramit4
- kendini mehdi sanmak5
- fethullah gülen in türkiye ye dönüş tarihi4
- kurbağa öpüp prens beklemek9
- arkadaşlar hani bir şarkı vardı adı neydi4
- kapalı maraş3
- arkadaşlar neden bu kadar sıkıcısınız7
- sözlüğün seviyesinin dibe vurması4
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- hayattan zevk alamamak6
- türklerin iyi özellikleri2
- bilgi içerikli entry giriyorum4
- ilah3
- sözlüğü gerizekalıların istila ettiği gerçeği2
- telefon sapığı5
- mehdinin almanyada olma ihtimali4
- aslan akrep ikizler kadınlarının deli olmaları7
- sözlük erkeklerinin kadın halleri8
- eski foça vs yeni foça3
- doktor ve mühendislerin iki oy hakkı olmalı5
- the merich13
- sözlüğün seviyesini yükseltme girişimleri2
- ammına koydumun ergenleri4
- polis geldi polis geldi2
- gürbüz'ü ibraniceye çevirince lion çıkması3
- ioçk17
- arkadaşlar ben yarım akıllı mıyım ya9
- sözlükten hatun kaldırmak4
- from dizisi5
- japon denince akla gelenler9
- sözlükte erkek taklidi yapan kadın yazarlar4
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası10
- homofobik erkek4
- kebapçı hürmeti2
- sözlük kızlarının kombinleri8
- bok kokan başlıklar2
- mahmut orhan3
- seviyorum ulan3
- sersem herif3
- güzel kızların osurmaması2
- habire12 adamdır37
- bursalı erkekler14
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum13
- beynimi aldırdım vs solcuyum4
"Ve çekip gidecekse bu can tenden.. Neden böyle sadık bana iskeletim.."
dizeleri ile hayattan koparan üstad..
dizeleri ile hayattan koparan üstad..
"Kopan ip bağlanabilir yeniden; tutar tutmasına, ama, kopmuştur işte bir kere.."
pablo neruda
pablo neruda
şilideki müzelik evinin barında dostlarının isimlerini kendi eliyle yazan ve dostları arasında nazim hikmetin olduğu deniz aşığı.
hayata yaklaşımına hayran bırakan şair...
Yavaş yavaş ölürler seyahat etmeyenler,
Yavaş yavaş ölürler okumayalar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörmeyi barındıramayanlar.
Yavaş yavaş ölürler!.
Alışkanlıklarına esir olanlar, her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler,
Veya bir yabancı ile konuşmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler!.
ihtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki
pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar.
Yavaş yavaş ölürler!.
Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi
mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar.
Yavaş yavaş ölürler!.
Yavaş yavaş ölürler seyahat etmeyenler,
Yavaş yavaş ölürler okumayalar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörmeyi barındıramayanlar.
Yavaş yavaş ölürler!.
Alışkanlıklarına esir olanlar, her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler,
Veya bir yabancı ile konuşmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler!.
ihtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki
pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar.
Yavaş yavaş ölürler!.
Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi
mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar.
Yavaş yavaş ölürler!.
şiirlerinde halkını sevmenin, halkına inanmanın, toprağına bağlılığın en somut örneklerini verdi. şili insanlarının, çile çeken, çalışan yığınların sevincini, acısını, umudunu dile getirdi. yetinmedi bununla, politikaya da girdi, senatör oldu, büyükelçi oldu. zaman zaman iktidarların hışmına uğradı, tutuklanmamak için aylarca saklandı. salvador allende'nin yönetim başına gelmesi için uğraştı, başardı da. bir kaç yıl paris büyükelçiliğini yaptı ülkesinin. nobel ödülünü alarak, şili'ye dünya ölçüsünde bir ün, onur kazandırdı.
yüreğim bir kavganın içinde / kazanacak halkım / bütün halkalar kazanacak bir bir / bu acıılar, ıslak bir mendil gibi / kumlar arasından / şehit duraklarından / süzülüp ortaya çıkaracak her şeyi / şanlı günler yakındır çünkü / kinler susacak bir an / ceza veren eller titremesin diye / günler tam olsun diye / halk caddelerde / bir güzel bir güçlü / yerini alsın diye / işte benim günüm bu / işte hoşgörülülüğüm / başka sancağım yok benim.
yüreğim bir kavganın içinde / kazanacak halkım / bütün halkalar kazanacak bir bir / bu acıılar, ıslak bir mendil gibi / kumlar arasından / şehit duraklarından / süzülüp ortaya çıkaracak her şeyi / şanlı günler yakındır çünkü / kinler susacak bir an / ceza veren eller titremesin diye / günler tam olsun diye / halk caddelerde / bir güzel bir güçlü / yerini alsın diye / işte benim günüm bu / işte hoşgörülülüğüm / başka sancağım yok benim.
bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
.........
sevmiyorum doğrudur,yürek bu hala sever
sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer
bu gece gibi miydi kollarıma almıştım
yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler
budur bana verdiği acıların en sonu
sondur bu onun için yazacağım dizeler.
.........
sevmiyorum doğrudur,yürek bu hala sever
sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer
bu gece gibi miydi kollarıma almıştım
yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler
budur bana verdiği acıların en sonu
sondur bu onun için yazacağım dizeler.
sürekli takip ettiğimiz şair.
(bkz: pablo neruda biz oradayız)
(bkz: pablo neruda biz oradayız)
yasayacak yer acin onlara
ve dusunmeyin onlar adina..
ve dusunmeyin onlar adina..
"En heybetli düşünceler bile çok sık duyulduğunda gülünç olurlar" sözüyle insanı derin düşüncelere sevk eden şili'li efsane halk şairi.
gülüş
al ekmeği benden
istersen havayı da;
ama gülüşünden mahrum etme beni.
koyma gülsüz ve çiçeksiz beni
sevinciyle coşarak parıldayan sudan
ve senden yayılan
gümüşün kıvılcımlarından...
al ekmeği benden
istersen havayı da;
ama gülüşünden mahrum etme beni.
koyma gülsüz ve çiçeksiz beni
sevinciyle coşarak parıldayan sudan
ve senden yayılan
gümüşün kıvılcımlarından...
Şili'li ünlü sosyalist halk şairi. "Venceremos" şiiri bestelenip halk türküsü haline geldi ve bir özgürlük marşı niteliği kazandı.
Yırtıyor fırtına sessizliği
Ufuktan bir güneş doğuyor
Gecekondulardan geliyor halk
Tüm Şili türküler söylüyor
Venseremos, Venseremos!
Kıralım zincirlerimizi.
Venseremos, Venseremos!
Zulme ve yoksulluğa paydos.
Şili'de halk bugün savaşıyor
Cesaret ve halkın gücüyle.
Kahrolsun halkın katili cunta
Yaşasın "Unitad Popular"!
Venseremos, Venseremos!
Kıralım zincirlerimizi.
Venseremos, Venseremos!
Zulme ve yoksulluğa paydos.
Geçmişe ağlamak fayda vermez,
Gelecek, mutlak sosyalizmin,
Yarını bugünden kuracaksın
O senin tarihin olacak.
Venseremos, Venseremos!
Kıralım zincirlerimizi.
Venseremos, Venseremos
Yırtıyor fırtına sessizliği
Ufuktan bir güneş doğuyor
Gecekondulardan geliyor halk
Tüm Şili türküler söylüyor
Venseremos, Venseremos!
Kıralım zincirlerimizi.
Venseremos, Venseremos!
Zulme ve yoksulluğa paydos.
Şili'de halk bugün savaşıyor
Cesaret ve halkın gücüyle.
Kahrolsun halkın katili cunta
Yaşasın "Unitad Popular"!
Venseremos, Venseremos!
Kıralım zincirlerimizi.
Venseremos, Venseremos!
Zulme ve yoksulluğa paydos.
Geçmişe ağlamak fayda vermez,
Gelecek, mutlak sosyalizmin,
Yarını bugünden kuracaksın
O senin tarihin olacak.
Venseremos, Venseremos!
Kıralım zincirlerimizi.
Venseremos, Venseremos
nazım ile beraber dünyanın en büyük sairi.
hayranım öpüşlerde paylaşılan sevdaya,
döşekte ve ekmekte paylaşılan.
sevda bu, kimi sonsuza uzar
kimi bir yıldız gibi kayar.
sevda özgür olmalı ki,
dönüşebilsin sevgiye.
sevda kutsallaşır yakınlaştıkça,
kutsallaşır uzaklaştıkça.
hayranım öpüşlerde paylaşılan sevdaya,
döşekte ve ekmekte paylaşılan.
sevda bu, kimi sonsuza uzar
kimi bir yıldız gibi kayar.
sevda özgür olmalı ki,
dönüşebilsin sevgiye.
sevda kutsallaşır yakınlaştıkça,
kutsallaşır uzaklaştıkça.
1971 nobel edebiyat ödüllü sosyalist şair.
Düşüncemde yakalıyorum gölgeleri ağımda derin yalnızlığımda
sen de ne uzaksın, ah, herkesten daha da uzak.
Düşüncemde uçuruyorum kuşları, siliyorum resimleri,
gömüyorum aşkın yeşil dallarını.
Sislerin çan kulesi, ne uzaksın, ne yükseksin yukarda!
Sen suskun değirmenler gibi,
boğarken iç çekişini, eziyorsun karanlık umudunu el değirmeninde,
geliyor gece sana yüzü koyun, uzağında şehrin.
Yanımda olsan bile uzaktasın benden, nesnel olarak yabancısın bana.
Düşüncemde dolaşıyorum yaşantım boyunca, karşılaşmamızdan önce.
Başka birinden önceki o acımasız hayatım.
Deniz kıyısında çığlık, taşlar arasında,
koştuğum yerdi orası, özgür ve çılgın, buğusunda deniz havasının.
Karasevdalı, yabanıllık, çığlık, o ıssız deniz.
Kaba, şiddetli, gökyüzüne karşı hırslı.
Sen, kadın, neydin orada, hangi ışın, hangi değnek
bu görkemli yelpazede? Şimdi gibi uzaktın.
Yangın içinde orman. Yanıyor gök mavisi haçta.
Yanıyor, yanıyor, alevler, pırıldıyor ışıktan ağaçlarda.
Düşüyor, gıcırdıyor. Yangın. Yangın.
Ve dans ediyor ruhum, yaralanmış ateş parçalarından.
Çağıran kim? Neyin nesi yankıların yankısından bu sessizlik?
Özlemin saati, sevincin saati, yalnızlığın saati,
benim saatim hepsinin arasında.
Şarkısı rüzgâr tarafından söylenen boru.
Gözyaşı dolu muhteşem bir arzu, bedenimle eş.
Sallanmış bütün kökleri,
surunda bütün dalgaların!
Şen, hüzünlü, sonsuzca yuvarlanmış ruhumla.
Düşüncemde gömüyorum yeşil dalları derin yalnızlığımda.
Sen, sen kimsin, kimsin sen?
çeviri: ismail aksoy
Düşüncemde yakalıyorum gölgeleri ağımda derin yalnızlığımda
sen de ne uzaksın, ah, herkesten daha da uzak.
Düşüncemde uçuruyorum kuşları, siliyorum resimleri,
gömüyorum aşkın yeşil dallarını.
Sislerin çan kulesi, ne uzaksın, ne yükseksin yukarda!
Sen suskun değirmenler gibi,
boğarken iç çekişini, eziyorsun karanlık umudunu el değirmeninde,
geliyor gece sana yüzü koyun, uzağında şehrin.
Yanımda olsan bile uzaktasın benden, nesnel olarak yabancısın bana.
Düşüncemde dolaşıyorum yaşantım boyunca, karşılaşmamızdan önce.
Başka birinden önceki o acımasız hayatım.
Deniz kıyısında çığlık, taşlar arasında,
koştuğum yerdi orası, özgür ve çılgın, buğusunda deniz havasının.
Karasevdalı, yabanıllık, çığlık, o ıssız deniz.
Kaba, şiddetli, gökyüzüne karşı hırslı.
Sen, kadın, neydin orada, hangi ışın, hangi değnek
bu görkemli yelpazede? Şimdi gibi uzaktın.
Yangın içinde orman. Yanıyor gök mavisi haçta.
Yanıyor, yanıyor, alevler, pırıldıyor ışıktan ağaçlarda.
Düşüyor, gıcırdıyor. Yangın. Yangın.
Ve dans ediyor ruhum, yaralanmış ateş parçalarından.
Çağıran kim? Neyin nesi yankıların yankısından bu sessizlik?
Özlemin saati, sevincin saati, yalnızlığın saati,
benim saatim hepsinin arasında.
Şarkısı rüzgâr tarafından söylenen boru.
Gözyaşı dolu muhteşem bir arzu, bedenimle eş.
Sallanmış bütün kökleri,
surunda bütün dalgaların!
Şen, hüzünlü, sonsuzca yuvarlanmış ruhumla.
Düşüncemde gömüyorum yeşil dalları derin yalnızlığımda.
Sen, sen kimsin, kimsin sen?
çeviri: ismail aksoy
buğdayın türküsü okunası şiirlerinin başında gelir.
halkim ben, parmakla sayilmayan
sesimde piril piril bir guc var
karanlikta boy atmaya
sessizligi asmaya yarayan
olu, yigit, golge ve buz, ne varsa
tohuma dururlar yeniden
ve halk, topraga gomulu
tohuma durur bir yerde
bugday nasil filizini surer de
cikarsa topragin ustune
guzelim kirmizi elleriyle
sessizligi burgu gibi deler de
(bir siginak arayan ormanda)
biz halkiz, yeniden dogariz olumlerde...
halkim ben, parmakla sayilmayan
sesimde piril piril bir guc var
karanlikta boy atmaya
sessizligi asmaya yarayan
olu, yigit, golge ve buz, ne varsa
tohuma dururlar yeniden
ve halk, topraga gomulu
tohuma durur bir yerde
bugday nasil filizini surer de
cikarsa topragin ustune
guzelim kirmizi elleriyle
sessizligi burgu gibi deler de
(bir siginak arayan ormanda)
biz halkiz, yeniden dogariz olumlerde...
şiirin latin babası
"doğru mu karıncalar evinde düş görmenin görev olduğu!" p. n.
Anımsıyorum Seni Olduğun Gibi
Anımsıyorum seni olduğun gibi geçen sonbahar.
Başlığın griydi ve yüreğin sakince.
Gözlerinde savaşıyordu alacakaranlığın alevleri.
Ve düştü yapraklar ruhunun sularına.
Bir boru çiçeği gibi yapışmıştın koluma,
ikircikli ve sakin sesine korunak olurken yapraklar.
Arzumun alazlanıp durduğu kötürüm eden bir ateş.
O uysal mavi sümbül burkulmuş ruhumun üstünde.
Gör nasıl uzaklaşıyor gözlerin, sonbahar gibi uzak,
başlık, o gri, o cıvıltılı ses ve o evcimen yürek,
kömürün koruna öpücüklerimin neşeyle düştüğü
derin özlemlerimin amacı olan şey.
Bir gemiden görünen gökyüzü. Yüksek dağlardaki yaylalar.
Hatıran ışık gibi, duman gibi, o sessiz gölcük gibi.
Ötesinde gözlerinin durur yangında akşam kızıllığı.
Fırıl fırıl sonbaharın kuru yaprakları ruhunda.
Pablo Neruda
Çeviren: ismail Aksoy
Anımsıyorum seni olduğun gibi geçen sonbahar.
Başlığın griydi ve yüreğin sakince.
Gözlerinde savaşıyordu alacakaranlığın alevleri.
Ve düştü yapraklar ruhunun sularına.
Bir boru çiçeği gibi yapışmıştın koluma,
ikircikli ve sakin sesine korunak olurken yapraklar.
Arzumun alazlanıp durduğu kötürüm eden bir ateş.
O uysal mavi sümbül burkulmuş ruhumun üstünde.
Gör nasıl uzaklaşıyor gözlerin, sonbahar gibi uzak,
başlık, o gri, o cıvıltılı ses ve o evcimen yürek,
kömürün koruna öpücüklerimin neşeyle düştüğü
derin özlemlerimin amacı olan şey.
Bir gemiden görünen gökyüzü. Yüksek dağlardaki yaylalar.
Hatıran ışık gibi, duman gibi, o sessiz gölcük gibi.
Ötesinde gözlerinin durur yangında akşam kızıllığı.
Fırıl fırıl sonbaharın kuru yaprakları ruhunda.
Pablo Neruda
Çeviren: ismail Aksoy
SORU
Sevgili, bir soru
yıkmıştır seni.
geri geldim sana
dikenli kuşkudan.
Ama sen
saklamakta ısrarlısın
sevmediğim gölgenin kuytu bir köşesini.
Sevgilim,
anla beni
seviyorum seni her şeyinle,
gözlerden ayaklara tırnaklara dek,
içinde
koruduğun tüm aydınlığınla.
Benim, o, sevgilim,
kapını çalan.
Hayalet değil, o biri değil
ki bir kez durmuştu
pencerende.
Deviririm kapıyı:
Girerim tüm yaşamına:
Gelirim yaşamaya senin ruhunda:
başa çıkamazsın benimle.
Açmalısın kapıyı kapıya,
uymalısın bana,
açmalısın gözlerini
ki araştırabileyim içlerini,
görmelisin nasıl yürüdüğümü
ağır adımlarla
beni kör gözlerle bekleyen
baştanbaşa bütün yollarda.
Korkma,
seninim ben,
ama ne yolcuyum ne dilenci
senin efendinim ben,
o beklediğinim,
ve şimdi giriyorum
yaşamına,
bir daha ayrılmamak
ve kalmak üzere,
sevgili, sevgili, sevgili.
gibi birçok harika şiirin yaratıcısı, yeryüzü coşkusu, aşk ve insan haklarının büyük şairi.
Sevgili, bir soru
yıkmıştır seni.
geri geldim sana
dikenli kuşkudan.
Ama sen
saklamakta ısrarlısın
sevmediğim gölgenin kuytu bir köşesini.
Sevgilim,
anla beni
seviyorum seni her şeyinle,
gözlerden ayaklara tırnaklara dek,
içinde
koruduğun tüm aydınlığınla.
Benim, o, sevgilim,
kapını çalan.
Hayalet değil, o biri değil
ki bir kez durmuştu
pencerende.
Deviririm kapıyı:
Girerim tüm yaşamına:
Gelirim yaşamaya senin ruhunda:
başa çıkamazsın benimle.
Açmalısın kapıyı kapıya,
uymalısın bana,
açmalısın gözlerini
ki araştırabileyim içlerini,
görmelisin nasıl yürüdüğümü
ağır adımlarla
beni kör gözlerle bekleyen
baştanbaşa bütün yollarda.
Korkma,
seninim ben,
ama ne yolcuyum ne dilenci
senin efendinim ben,
o beklediğinim,
ve şimdi giriyorum
yaşamına,
bir daha ayrılmamak
ve kalmak üzere,
sevgili, sevgili, sevgili.
gibi birçok harika şiirin yaratıcısı, yeryüzü coşkusu, aşk ve insan haklarının büyük şairi.
Nazim Hikmet`le olan dostlugunu ögrendigimde daha da cok sevdigim sair.
Ölüm bir tek bana yazilmis bu öyküde,
Ve asktan olacak ölümüm seni sevmekle,
Cünkü seviyorum seni askim;
Kanla, atesle...
Ölüm bir tek bana yazilmis bu öyküde,
Ve asktan olacak ölümüm seni sevmekle,
Cünkü seviyorum seni askim;
Kanla, atesle...
sunay akın dan...
nazım hikmet'in ölümünün ardından,nazım hikmete ait olan daktilonun bir köşesine iliştirilmiş bir kağıtta neruda'nın adresi bulunur.bunun sebebi olarak da nazım hikmetin alması gereken ödülü,o dönem ceza evinde olması sebebiyle neruda'nın almasıymış.neruda bu konuda şunları söyler...
büyük usta nazımın daktilosundan çıkan adresin bana ait oluşu bugüne kadar aldığım en güzel hediyedir.
nazım hikmet'in ölümünün ardından,nazım hikmete ait olan daktilonun bir köşesine iliştirilmiş bir kağıtta neruda'nın adresi bulunur.bunun sebebi olarak da nazım hikmetin alması gereken ödülü,o dönem ceza evinde olması sebebiyle neruda'nın almasıymış.neruda bu konuda şunları söyler...
büyük usta nazımın daktilosundan çıkan adresin bana ait oluşu bugüne kadar aldığım en güzel hediyedir.
Kuyu şiirinin zaman zaman aklıma gelen dizeleriyle unutamayacağım şair.
"Sevgili, bulamazsın
düştüğün kuyunun içinde
senin için yükseklerde sakladıklarımı:
bir tutam çiğli yasemin,
bir öpüş, daha derin düştüğün uçurumdan."
ayrıca (bkz: gereği yok).
"Sevgili, bulamazsın
düştüğün kuyunun içinde
senin için yükseklerde sakladıklarımı:
bir tutam çiğli yasemin,
bir öpüş, daha derin düştüğün uçurumdan."
ayrıca (bkz: gereği yok).
pablo neruda ile postacisinin diyalogu meshurdur..
neruda siirlerini neden çalip da sevgilisine kendi siirleriymis gibi okudugunu sorar postacisina.
postaci şöyle cevap verir; "üstad, şiir yazanın değil ihtiyaci olanındır. benim o şiirlere ihtiyacım vardı.."
neruda siirlerini neden çalip da sevgilisine kendi siirleriymis gibi okudugunu sorar postacisina.
postaci şöyle cevap verir; "üstad, şiir yazanın değil ihtiyaci olanındır. benim o şiirlere ihtiyacım vardı.."
tabu oyunu şairi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar