bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    (bkz: game over)
    2 ... atan alir spor
  2. 2.
    şebo' nun en güzel şarkılarındandır.
    giden gelmiyor
    geri dönmüyor
    oyunun sonunda sonunda
    giden gelmiyor
    hayat denilen şey bir ipin ucunda ucunda.*
    3 ... silte
  3. 3.
    ölümü anlatan gerçekçi şarkı.
    1 ... mathildalp
  4. 4.
    (bkz: ipi gögüslemek)
    ... lamassu nisyan
  5. 5.
    altyapısında hafiften belki tınısı alınan demir demirkan bestesi.
    ... onurude
  6. 6.
    enfes bir şebnem ferahşarkısı.
    1 ... die for metal
  7. 7.
    --spoiler--
    hangi acılar hangi anılar eskimez zamanla
    hangi kalp temiz hangi gerçek iz aşınmaz yağmurda
    herşeyi gören bilenler anlatın neden dönmezler gidenler
    giden gelmiyor geri dönmüyor oyunun sonunda sonunda
    giden gelmiyor hayat denilen şey bir ipin ucunda
    hangi büyük aşk hangi büyük kin yok olmaz zamanla
    hangi yanardağ hangi fırtına durulmaz dünyada
    herşeyi görüp bilenler anlatın neden dönmezler gidenler
    giden gelmiyor geri dönmüyor oyunun sonunda sonunda
    giden gelmiyor hayat denilen şey bir ipin ucunda
    --spoiler--

    sözleriyle aşmış şarkı.
    3 -1 ... kavunici balik
  8. 8.
    şebnem ferah'ın 1999 yılında yayınladığı Artık Kısa Cümleler Kuruyorum albümünde yer alan pek keşfedilmemiş şahane şarkı.
    kendisi 10 mart 2007'de verdiği senfoni konserinde bu şarkıyı söyleyerek şebnem fanlarını daha bir mutlu etmiştir.

    https://video.uludagsozluk.com/v/oyunun-sonu-59427/



    giden gelmiyor geri dönmüyor oyunun sonunda sonunda
    giden gelmiyor hayat denilen şey bir ipin ucunda..
    ... the water
  9. 9.
    sanki çok uzun zamandır biliyormuşum gibi bu şarkıyı. çok önceden ama, babamın kahveye gidip sigara kokusuyla geldiği zamanlarda. anahtar sesi geliyor, beyaz boyalı tahta kapı açılırken gıcırdıyor. biraz ışık geliyor sonra karanlık. ağır bir sigara kokusu ama mis gibi kokuyor. yüzünü seçmeye çalışıyorum, montunu asıyor askıya, gülüyor sonra: yatmadınız mı hala.
    soğuk koridorun ucunda bir kapı, kapalı. açıyorum içerisi hamam gibi sıcak. annem elindeki çubuklara ipleri doluyor hızlı hızlı, karşıda kocaman bir sehpa, üzerinde tüplü kocaman siyah bir televizyon. en uzağında bir soba üstünde de eşyalarım. yerde sofra bezi, leğen bir de güğüm. pazar akşamı galiba.

    sonra gündüz, bağdaş kurmuşum yere, kocaman bir televizyon. yukarı bakmaktan boynum ağrıyor. üstünü göremiyorum ama biliyorum ellememem gereken bir şeyler var üstünde.
    sabah ise buz gibi. yataktan elimi bile çıkarmak istemiyorum. yorganın altından fırlayıp televizyonun düğmesine basıyorum, tüplü kocaman bir televizyon. uyanmasınlar diye hızlı hızlı kısıyorum sesini sonra koşa koşa yatağa.

    bu kezse sıcak. balkon kapısı açık, dışarıdan gecenin sesi geliyor kesik kesik. sinekliğin arkasında da bir adam. ara ara bir ateş parlıyor sonra sönüyor. bir daha parlıyor sonra yine sönüyor. balkona koşuyorum: terliklerini giy!

    yapraklarını dökmüş asma, yere düşmüş koparılmamış üzümler. her zaman korktuğum merdiven altına bu sefer korkmadan giriyorum uçurtmayı almak için. aldığım gibi de kaçıyorum. annem montumu giydiriyor bense uçurtmayı bırakmıyorum.
    elimde. birazdan özgür olacak. bağırıyor uzaktan 1,2,3... çığlık atıyorum sevinçten yükselirken uçurtmam. düşünüyorum acaba babamı alıp gider mi bu şey. sonra sıkı sıkı ben alıyorum uçurtmanın ipini. beni götürmüyorsa hiç bir şey olmaz.
    güneşten göremiyorum ki uçurtmayı, bak diyor ta anasının gözüne gitti. nasıl bir şey ki bu anasının gözü? düşünüyorum küçük aklımla.
    1 ... mandalinata