bugün
- memduh bashgan13
- simko39
- nihoşun ölümü16
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi21
- rambo ariel ortega7
- yılmaz güney'in sömürgecilerin kucağına oturması7
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması11
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması11
- euro'nun 55 tl olması4
- asteğmen3
- emret komutanım tahir yüzbaşı4
- yazarların akşam yemekleri2
- mel mel bakan gibson true 007 usualsuspects2
- starbucks'ın uludağ sözlük ten kalabalık olması2
- nihal yalçın2
- gheorghe hagi3
- levent üsteğmen ile çiğdem üstteğmen'in sevişmesi2
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek12
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık18
- terliksi vedat3
- herkes denize pikniğe giderken sizin çalışmanız6
- waffle3
- kıbrısı ingilize veren padişah6
- anın görüntüsü11
- the jackal2
- özgür özel'in tutuklanması9
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim8
- tuncay ortega serhat serhat ceyhun ümit2
- insanın inanmak istediğine inanması2
- alex de souza nobre ikilisi2
- fakirlerin çocuklarına koyduğu sikimsonik isimler3
- sahilde çok fazla şişman genç kadın olması3
- benim çocuğum yapmaz annesi5
- yeni parti5
- emret komutanım3
- ben gürcü yüm eşim arap karşıma türklükle gelmeyin2
- velvet16
- sırrı süreyya önder2
- akp vs pkk6
- alex de souza2
- sturm graz2
- kolonoskopi4
- zorunlu eğitim6
- ismail kartal4
- roberto carlos ile tüpçü fikret'in otopark kavgası2
- meal kuran değildir26
- eric abidal3
- yerli ve milli muhalefet2
- cafu lucio carlos silva ronaldinho ronaldo rivaldo2
- arka kapının gıcırdaması5
insanın hayatında uyanmak diye bişeyin olmadığı ender sabahlardan biridir. kişi Zaten uyanıktır; evvelki akşamdan uyuyamayacağını bildiği halde kişi formalite icabı pijama vs. giymştir; o sabahaysa günlük kıyafetleri yeniden giymek ve kahvaltı etmek kalır...
insanın içi içini yerrr. yolda giderken yan şeritte ki arabalarda oturan yaşıtlarınla göz göze gelir* kader ortağı-yoldaş olduğunu düşünür ve kendini kamyon kasasında kesilmeye götürülen koyun gibi hissedersin... Ama bunun iyi tarafı:o ana kadar sanki o gün öss ye sadece sen girecekmişsin duygusunun yerini bir tür aidiyet hissi alır.
sınav yerine geldiğinde içinde boşluk hissi oluşur. En azından bir yıldır çalışmanın bedeli adil yada değil 3 saat içinde belirlenecektir. O esnada bunca uğraşın ne kadar saçma olduğunu anlarsın. Üniversite gereksiz olduğundan değil ama insanın belki kaderinin 3 saat içinde çizlecek olmasını aklın almaz. o kadar düşünce karmaşası yaşarsın ki sanki aylardır defalarca ve defalarca tekrara ettiğin şeyler beyninden uçup gitmiş geriye boş bir kafa kalmış gibi hissedersin...
ve seni içeri alırlar. anlayamadığın bir nedenle çoktan adını yazılı olduğu sıraya oturmak zorundasındır. ama bu sıranın kolçaklı sandalyeden ibaret olma durumunda yapabileceğin hiç bir şey yoktur. bir defteri bile koyamayacağın o sıraya senden soru kitapçığını-cevap anahtarını-kimliğini-kalem ve silgini-suyunu sığdırmanı beklerler.
sınava 10 dakika kalmıştır... ama saatler boyu gelmeyen tuvaletin bir anda seni sıkıştırmaya başlamıştır. stress altındasındır ve gözetmenler sınavı başlatmadan önceki son kontrolleri yapıyorlardır, bu durumda "tuvalete gitmem lazım" diyemezsin de ama gözetmenlerden birinin "tuvalete gitmek isteyen hemen gitsin, sınav esnasında çıkamazsınız" uyarısı hızır gibi yetişir. "kul yetişmeyince, hızır yetişmezmiş" lafının tuvalet sıkışması içinde geçerli olabileceğini anlarsın. ihtiyacını giderebilecek olmak sinirlerini bi nebze yatıştırmıştır.
Veee büyük an! sınav başlamıştır, 3 saat boyunca soru başına sadece bir dakika düşünme hakkın vardır. sosyal sorularında bundan daha kısa sürede sorulara cevap verebiliyorsundur ancak sayılar derslerde (özellikle geometride) bunun imkansız olduğunu bilirsin. Bu durumda sorular gözünde dağ gibi büyür, kendini termofili savaşında 1 milyon kişilk pers ordusuna karşı koymaya çalışan bir avuç spartalı gibi hissedersin. sana imkansız gelecek sürede tüm soruları yapabilecek ve seni sonlara itecek inekler olduğunu düşündükçe, o 1 milyon persliden birinin belkide yanında oturan kız olduğunu düşünürsün.
artık maraton başlamıştır. elinden geleni yaparsın......
insanın içi içini yerrr. yolda giderken yan şeritte ki arabalarda oturan yaşıtlarınla göz göze gelir* kader ortağı-yoldaş olduğunu düşünür ve kendini kamyon kasasında kesilmeye götürülen koyun gibi hissedersin... Ama bunun iyi tarafı:o ana kadar sanki o gün öss ye sadece sen girecekmişsin duygusunun yerini bir tür aidiyet hissi alır.
sınav yerine geldiğinde içinde boşluk hissi oluşur. En azından bir yıldır çalışmanın bedeli adil yada değil 3 saat içinde belirlenecektir. O esnada bunca uğraşın ne kadar saçma olduğunu anlarsın. Üniversite gereksiz olduğundan değil ama insanın belki kaderinin 3 saat içinde çizlecek olmasını aklın almaz. o kadar düşünce karmaşası yaşarsın ki sanki aylardır defalarca ve defalarca tekrara ettiğin şeyler beyninden uçup gitmiş geriye boş bir kafa kalmış gibi hissedersin...
ve seni içeri alırlar. anlayamadığın bir nedenle çoktan adını yazılı olduğu sıraya oturmak zorundasındır. ama bu sıranın kolçaklı sandalyeden ibaret olma durumunda yapabileceğin hiç bir şey yoktur. bir defteri bile koyamayacağın o sıraya senden soru kitapçığını-cevap anahtarını-kimliğini-kalem ve silgini-suyunu sığdırmanı beklerler.
sınava 10 dakika kalmıştır... ama saatler boyu gelmeyen tuvaletin bir anda seni sıkıştırmaya başlamıştır. stress altındasındır ve gözetmenler sınavı başlatmadan önceki son kontrolleri yapıyorlardır, bu durumda "tuvalete gitmem lazım" diyemezsin de ama gözetmenlerden birinin "tuvalete gitmek isteyen hemen gitsin, sınav esnasında çıkamazsınız" uyarısı hızır gibi yetişir. "kul yetişmeyince, hızır yetişmezmiş" lafının tuvalet sıkışması içinde geçerli olabileceğini anlarsın. ihtiyacını giderebilecek olmak sinirlerini bi nebze yatıştırmıştır.
Veee büyük an! sınav başlamıştır, 3 saat boyunca soru başına sadece bir dakika düşünme hakkın vardır. sosyal sorularında bundan daha kısa sürede sorulara cevap verebiliyorsundur ancak sayılar derslerde (özellikle geometride) bunun imkansız olduğunu bilirsin. Bu durumda sorular gözünde dağ gibi büyür, kendini termofili savaşında 1 milyon kişilk pers ordusuna karşı koymaya çalışan bir avuç spartalı gibi hissedersin. sana imkansız gelecek sürede tüm soruları yapabilecek ve seni sonlara itecek inekler olduğunu düşündükçe, o 1 milyon persliden birinin belkide yanında oturan kız olduğunu düşünürsün.
artık maraton başlamıştır. elinden geleni yaparsın......
g.te giren şemsiye açılmaz misali etrafa aptal aptal bakıp sırıtılan sabahtır.
hedefi olan biri olarak, en soğukkanlı insanın bile yusuf yusuf olacağı sabahtır.
öss sabahı bütün yıl ders çalışmak yerine orda burda okey oynadığım için bi yandan gülüp bi yandan kendime inanamadığım sabahtır.
asla geri dönmek istemediğim saatler. Çok rahat görünümün altında epeyece telaş varmış. şimdi anlıyorum.
tuvalete uğranması şiddetle tavsiye olunan sabahtır. *
normal bir sabahtan hiç farkı yoktur. *
öss öncesi ve sonrası olarak ikiye ayrılabilir.sınav öncesi heyecanla dolu bir kalp ve sınav sonrası sınavın gidişatına göre değişen bir yüz ifadesi vardır kişinin yüzünde.
Ö.s.s. sabahı akşamdan kalma uyandığım sabahtır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar