bugün
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- gizli hesap6
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- tai lung42
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması2
- en sevmediğin insan tipleri7
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- bir kızla dalga geçmek4
- mavi göz7
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- claudian clouds22
- gece vardiyası yazarlar4
- mudanya da ido deniz otobüsünün iskeleye çarpması2
- askerliğin gençler için faydalı olması5
- ikinci defa askere gitmek5
- kahverengi gözlü olmak4
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- özbek kadınlar14
- islam'ın hak dini olması6
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- eva murati3
- sözlük whatsapp grupları13
- pazar gecesi3
- namazın amacı6
- uludağ itiraf10
- friedrich hegel la bi cay icek12
- herkesin tavsiye verdiği insan3
- önlenemez mhp yükselişi2
- yalnız ölmek4
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- iyi geceler6
- tupac amaru shakur2
- melissa vargas7
- çok zeki olmayan çok düşünmeyen güzel kız2
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- kadını kurtarmak isterken bıçaklanan'u y4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- akrep2
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- sarapci koala47
- kitap kapakları3
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- anın görüntüsü25
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
aslında hiç var olmayan bir dildir. yani dil değildir. arapça-farsça karışımı lehçe gibidir.
aslında dil değil bir yazım şeklidir. farklı bir alfabeyle türkçe yazmak gibi bir şeydir yani. yazımının biraz karmaşık bir yapısı var ama çözerseniz arapça'yı da çözmek üzere önemli bir adım atmış olursunuz. öğrenmenin bir şey katıp katmaması konusu da biraz karmaşıktır, her olaya faydacı bir anlayışla yaklaşıyorsanız tabii ki bir işe yaramaz, ingilizce, çince, rusça veya ispanyolca öğrenmek daha karlıdır fakat insanların ilgi alanı sadece faydalanabileceği şeyler adına mı olmalıdır?
şu sıralar yeniden popülerlik kazanmış ve ülke genelinde halk eğitim merkezlerinde kurs olarak alabileceğiniz ecdadın dili.
dil degildir türkçenin bir dönemidir. arapca ve farsçanin etkisinde kalmis osmanli dönemi türkçesidir.
lisan-i osmani.
türkçe değildir. allah aşkına dilin yapısı bile farsça ve arapça'ya benzemişken bu nasıl türkçe olabilir?
"Amed-i medid ve ahd-i ba'iddir ki daniş-gâh-ı istifadede nihade-i zanu-yı taleb etmekle arzu-yı kesb-i edeb kılıp gerçi irre-i ahen-i berd-i gûşiş-i bî-müzd zerre-i fulad-ı fu'ad-ı infihamı hıred edemeyip şecere bî-semere-i isti'daddan yek-bar-ı imkân intişar-ı nüşare-i asar-ı hayr-ül me'ad as'ab-ı min-hart-ül katad olup ancak piş-nigâh-ı ihvan ve hullanda hem-ayar-ı nühas-ı hassas olan hey'et-i danişveriyi zaharif-i tafazzul ile temviye ve tezyin edip bezm-gâh-ı sühan-gûyanda iksar-ı sersere ile ser-halka-i ihvab-ı hava-ayin olmuş idim."
şu osmanlıcaya ısrarla osmanlı türkçesi diyenlere sinir oluyorum Allah aşkına yukarıdaki yazıyı okuyun sizce bu Türkçe midir? hani şimdi ''like etmek'' ''tweetlemek'' gibi şeylere kızıyoruz ya bu kullanımların yukarıdaki kullanımdan bir farkı yoktur. ha ingilize sözcüklerle dili bozmuşsun ha arapça ve farsçayla ikisi de aynıdır.
"Amed-i medid ve ahd-i ba'iddir ki daniş-gâh-ı istifadede nihade-i zanu-yı taleb etmekle arzu-yı kesb-i edeb kılıp gerçi irre-i ahen-i berd-i gûşiş-i bî-müzd zerre-i fulad-ı fu'ad-ı infihamı hıred edemeyip şecere bî-semere-i isti'daddan yek-bar-ı imkân intişar-ı nüşare-i asar-ı hayr-ül me'ad as'ab-ı min-hart-ül katad olup ancak piş-nigâh-ı ihvan ve hullanda hem-ayar-ı nühas-ı hassas olan hey'et-i danişveriyi zaharif-i tafazzul ile temviye ve tezyin edip bezm-gâh-ı sühan-gûyanda iksar-ı sersere ile ser-halka-i ihvab-ı hava-ayin olmuş idim."
şu osmanlıcaya ısrarla osmanlı türkçesi diyenlere sinir oluyorum Allah aşkına yukarıdaki yazıyı okuyun sizce bu Türkçe midir? hani şimdi ''like etmek'' ''tweetlemek'' gibi şeylere kızıyoruz ya bu kullanımların yukarıdaki kullanımdan bir farkı yoktur. ha ingilize sözcüklerle dili bozmuşsun ha arapça ve farsçayla ikisi de aynıdır.
grameri zordur.
türkçe'dir..
medeniyet lisanıdır.. uydurukçaya benzemez öyle.. otturgaçlı göttürgeç gibi kelimeleri uyduranlar anlamaz ondan.. anlamasın da zaten.. o kibar estetiği kirli ağızlarda görmek istemeyiz..
medeniyet lisanıdır.. uydurukçaya benzemez öyle.. otturgaçlı göttürgeç gibi kelimeleri uyduranlar anlamaz ondan.. anlamasın da zaten.. o kibar estetiği kirli ağızlarda görmek istemeyiz..
oturgaçlı götürgeç gibi şehir efsanelerine inananların savunduğu ölü lisan.
2 yıldır geçemediğim ders. hadi okumak neyse de sen bana neden yazdırıyorsun sınavda ey hocam ! yazmayı öğrendim diyelim kime osmanlıca mektup yazıp gönderecem ayrıca mektup mu kaldı şu çağda. ha okumaya varım o işlevsel olabilir.
güzel lisandır " osmalıca diyen dillerinizi eşşek arısı soksun emi " .
eski türkçedir , eski türkçe .
osmalıca bir jargondur.
eski türkçedir , eski türkçe .
osmalıca bir jargondur.
Üniversitede kolaylıkla geçtiğim dersin adı. Karma dil adı. Ekseriyetle arapça ve farsça, bunun yanında türkçe gramer yapısı. Daha da bir şey yok.
dal, vav ve nun harfleri yan yana geldiğinde, "don mu desek, dün mü desek, dön mü desek?" diye düşünmenizi sağlar. çünkü vav harfi öyle bir harftir ki, v, o, ö, u, ü gibi beş tane harfi karşılar tek başına. *
dil değildir. kürtçe nasıl dil değilse bu da değildir. bizim dilimiz türkçe'dir.
Bülent ersoy un kullandığı dildir . ~ bu şarkı bana küçüklüğümü hatırlatıyor. Fevkaladenin fevkinde. Müteşekkirlerimi mütesir ediyorum evlatlarım.
fen edebiyat fakültelerinin edebiyat, tarih; eğitim fakültelerinin türk dili ve edebiyatı öğretmenliği, türkçe öğretmenliği ve tarih öğretmenliği bölümlerinde yer alan bir dersin adıdır. öğretim süreci bölümler arasında farklılık gösterir. aslında ayrı bir dil olarak değerlendirilmesi yanlıştır. türkçe nin arap alfabesi ile yazılıp okunmasıdır. o yüzden osmanlı türkçesi olarak adlandırılması doğru olur. osmanlı türkçesi döneminde birçok arapça, farsça sözcük ve tamlamaları dilimize girmiştir. divan edebiyatı da bu Türkçe ile en güzel örneklerini sunmuştur.
Türk Dili ve Edebiyatı bölümünün olmazsa olmazı. Mehmet Akif işlersiniz osmanlıca,Bâki işlersiniz osmanlıca, Mevlana işlersiniz Osmanlıca...Kaçması imkansız,öğrenciyi süründürme dersi.
sanılanın aksine çok kolay olan dildir. daha doğrusu osmanlıca bir dil değildir zira osmanlıca, günümüz türkçesinin arab alfabesiyle yazılmasıdır. zaten konuşmada hiç bir farklılık yoktur. tek zor tarafı arapça ve farsça tamlamaların fazla bulunmasıdır...
"osmanlıca" kavramı yanlıştır. zira "osmanlıca" kelime olarak ayrı bir dil ifade eder lakin bu bahsettiğimiz kavram ayrı bir dil değil, sadece eski türkçedir. günümüzde bir ihsan oktay anar romanındaki dilin "osmanlıca"dan tek farkı alfabedir. o kitabı okuyan insan biraz alfabe ve o alfabeye bağlı olarak ufak tefek değişiklik gösteren gramerleri öğrenerek rahatlıkla "osmanlıca" okuyabilir.
zorluğu elbette vardır, kelimelerin metin gidişine göre okunması, yazı tiplerinin çok değişken olması gibi. ayrıca aşinalığınız yoksa arapça ve farsça kelimeler adama kök söktürür.
meşakatine rağmen öğrenilmesini gerekli buluyorum. mesela, her şehirde illa ki bir osmanlı eseri vardır. belki bu eserlerin önünden her gün geçiyorsunuzdur, kitabelerini her gün görüyorsunuzdur. hiç "acaba ne yazıyor" diye merak ettiniz mi? eğer ettiyseniz öğrenmeniz elzemdir. etmediyseniz öğrenseniz de boşuna kendinizi yormuş olursunuz.
zorluğu elbette vardır, kelimelerin metin gidişine göre okunması, yazı tiplerinin çok değişken olması gibi. ayrıca aşinalığınız yoksa arapça ve farsça kelimeler adama kök söktürür.
meşakatine rağmen öğrenilmesini gerekli buluyorum. mesela, her şehirde illa ki bir osmanlı eseri vardır. belki bu eserlerin önünden her gün geçiyorsunuzdur, kitabelerini her gün görüyorsunuzdur. hiç "acaba ne yazıyor" diye merak ettiniz mi? eğer ettiyseniz öğrenmeniz elzemdir. etmediyseniz öğrenseniz de boşuna kendinizi yormuş olursunuz.
Uydurmaca. Öyle bir dil yoktur. Nasıl pontusca, safevice, memlükce, karamanca, dulkadiroğullarıca, karesice, germiyanca yoksa Osmanlıca da yoktur.
yazıldığı gibi okunmayan dil olduğu için eleştirilen dildir. e kardeşim şu anki gelişmiş ülkelerden kaç tanesinin dili yazıldığı gibi okunuyor? ingilizce mi? fransızca mı? almanca mı? demek ki yazıldığı gibi okunan bir dile sahip olmak çok da marifet değilmiş.
edit: gelişmiş ülkeler kendine eziyet etmeyi seviyor mu yani? bu mudur? adamların, bizim sivri zekalı türkler gibi bir tanesi de kalkıp demiyor ki "biz neden yazdığımız gibi okuyacağımız bir yazıya geçmiyoruz?". ee türk zekası tabi.
edit: gelişmiş ülkeler kendine eziyet etmeyi seviyor mu yani? bu mudur? adamların, bizim sivri zekalı türkler gibi bir tanesi de kalkıp demiyor ki "biz neden yazdığımız gibi okuyacağımız bir yazıya geçmiyoruz?". ee türk zekası tabi.
bir dil değildir. (bkz: osmanlı türkçesi)
osmalıca değil = eski türkçe dir.
abartıldığı kadar karmaşık olmayan eski türkçe'nin bir dönemi.
matbu yazı öğrenmesi basittir. harfleri öğrenir, okuma yaparsınız hallolur. asıl sıkıntı el yazısı tipleridir ki "osmanlıca zor" anlayışının suçlusu da budur.
muhtemelen ancak giriş seviyesinde bilen hatta sadece alfabe öğrenip, bir iki yazım kuralı okuyup bırakmış tipler tarafından "yiea türkçe'de 8 tane sesli var ama bunda adam akıllı sesli harf yok haci" diye bok atılmaya çalışılmaktadır. okuma mantığını kavradıktan sonra gerçekten latin alfabesi seriliğinde okuyabilirsiniz. bilmeniz gereken bir takım detaylar vardır. bu detaylar bazı kitaplar veya insanlar tarafından öcü gibi anlatıldığı için öğrencinin gözü korkar. osmanlıcaya bok atma çabasındakiler de bu detayları öcü gibi göstermiştir.
-kelime sonundaki a-e sesi eğer y harfi ile ifade karşılıyorsa o "a-e" sesleri yönelme hal ekidir. (bkz: ilkokul türkçe dersi) onun dışında istisnai durumlar hariç kelime sonlarındaki e sesi he harfi ile, a sesi elif ile gösterilir.
-kelime ortasında e sesi yazılmaz. a sesi ise, eğer iki sessiz harf birleşebiliyorsa ve aralarında a sesi varsa yazılmaz, bu durum yazımı durdurmamak, hızlandırmak amacıyla ortaya çıkmıştır. okurken kullanacağınız pratik bir bilgi olsun: eğer iki sessiz birleştiyse önce e olarak okuyun, saçma sapan bir şey çıkarsa a'dır. örneğin "detay" yazacak olsak, "datay" ya da başka acayip şeyler okuyacak değilsiniz herhalde. saçma sapan okusanız bile cümle bittikten sonra "lan bi sıkıntı var, o kelime "detay" olmasın" dersiniz muhtemelen. diyemiyorsan da sen öğrenme ayı.
-elif harfi eğer a okunacaksa üzerinde bir yatay çizgi görürsün *, e olarak okunacaksa ötre görürsün ya da yalın haldedir. 19. yy sonları ve 20. yy metinlerinde diğer sesli harflere de hareke koyulduğu görülebilir. eğer kelime başında yalın halde bir elif varsa ve bir sonraki harf ye yahut vav ise, o elif sesi okutucudur yani ye yahut vav harfini sesli harf olarak okuyacağınızı belirtir.
-vav harfini okumak muhtemelen kef harfinin okunuşuyla beraber en zor iştir. bu gibi durumlarda "bağdaştırma" yapmanız gerekir. "don" olarak mı "dön" olarak mı okuyacağınıza cümlenin, metnin akışına göre karar verirsiniz. ya da kef için örnek verirsek, "kel" olarak mı "gel" olarak mı okuyacağınıza cümleye göre karar verirsiniz.
-y harfi "u-ü" okunmaz. türkçe'de ses değişimleri görülebilir. örneğin günümüzde kullandığımız şekliyle "oldu" kelimesini ele alalım. ol- eyleminin asıl hali "bol-" şeklindedir. eski türkçe'de geçmiş zaman ekiyle bol- eylemi "boldı" şeklinde birleşir ki bunu göktürk yazıtlarında da eski osmanlı türkçesi metinlerde de görebilirsiniz. yani o ye harfini u olarak okumak geçmişteki dil ile günümüzdeki dilin farkından kaynaklanmaktadır.
-arapça ve farsça kelimeler aslına uygun olarak yazılır. asıllarının yazılış kuralı ise uzun vokaller hariç vokaller yazılmaz. bu kelimeleri eski metinlerin günümüz alfabesiyle yazılmış hallerinden bolca okuma yapıp kelime haznenizi geliştirerek çıkarabilirsiniz ya da yanınızda bir lügat bulundurursunuz. ayrıca çok temel bir kaç arapça-farsça gramer kuralı bilmeniz gerekebilir. arapça-farsça kelimeler dışında, tanzimat dönemi ve sonrasında dile yoğun bir şekilde intikal eden batı dillerinden kelimelerin, ki çok büyük çoğunluğu fransızca'dır, okunması da zorluk çıkarabilmektedir.
-abartıldığı kadar zor değildir demiştim. siz alfabeyi öğrenip, bir iki kelime okuyunca özgüven patlamasına kapılıp hemen "ben bunu öğrendim yea" edasıyla nefi'nin tevfik fikret'in şiirlerine dalarsanız dumur olursunuz. yeni öğrenen birinin ilk okuması gereken metinler milli edebiyat akımının metinleri olmalıdır. zira günümüz türkçesine en yakın dille hatta direk günümüz türkçesi ile yazılmış metinler vardır. mehmet emin'in, ziya gökalp'in şiirlerini, ömer seyfettin'in hikayelerini okuyarak yeterli pratiği yaptıktan sonra tanzimat birinci döneme geçersiniz, sonrası keyfinize kalmış. ama size tavsiyem, servet-i fünun'dan kaçın. içinizdeki osmanlıca öğrenme şevkini katleder.
osmanlı türkçesi okumak harf yutan ergenleri okumak gibidir. bir ergen size "nslsın" dediğinde "nasılsın" demek istediğini anlarsınız değil mi? aynı mantık.
tarihini seven ve merak eden bir insan osmanlı türkçesi öğrenmelidir. osmanlı hakkında düşünceleriniz ne olursa olsun, bu bizim tarihimizdir. bu bizim zenginliğimizdir. hatasıyla-doğrusuyla, zaferiyle-yenilgisiyle bizimdir, türk tarihi'nindir. osmanlı türkçesi ise bu zenginliğin büyük bir payını oluşturur. öğrenirsiniz ya da öğrenmezsiniz bu sizin tercihiniz. ama aşağılayamaz, reddedemezsiniz. çünkü bizimdir. tıpkı göktürk alfabesiyle yazılmış orhun yazıtları, yenisey yazıtları, ırk bitig gibi. tıpkı uygur alfabesiyle yazılmış altun yaruk, sekiz yükmek, kalyanamkara ile papamkara gibi.
matbu yazı öğrenmesi basittir. harfleri öğrenir, okuma yaparsınız hallolur. asıl sıkıntı el yazısı tipleridir ki "osmanlıca zor" anlayışının suçlusu da budur.
muhtemelen ancak giriş seviyesinde bilen hatta sadece alfabe öğrenip, bir iki yazım kuralı okuyup bırakmış tipler tarafından "yiea türkçe'de 8 tane sesli var ama bunda adam akıllı sesli harf yok haci" diye bok atılmaya çalışılmaktadır. okuma mantığını kavradıktan sonra gerçekten latin alfabesi seriliğinde okuyabilirsiniz. bilmeniz gereken bir takım detaylar vardır. bu detaylar bazı kitaplar veya insanlar tarafından öcü gibi anlatıldığı için öğrencinin gözü korkar. osmanlıcaya bok atma çabasındakiler de bu detayları öcü gibi göstermiştir.
-kelime sonundaki a-e sesi eğer y harfi ile ifade karşılıyorsa o "a-e" sesleri yönelme hal ekidir. (bkz: ilkokul türkçe dersi) onun dışında istisnai durumlar hariç kelime sonlarındaki e sesi he harfi ile, a sesi elif ile gösterilir.
-kelime ortasında e sesi yazılmaz. a sesi ise, eğer iki sessiz harf birleşebiliyorsa ve aralarında a sesi varsa yazılmaz, bu durum yazımı durdurmamak, hızlandırmak amacıyla ortaya çıkmıştır. okurken kullanacağınız pratik bir bilgi olsun: eğer iki sessiz birleştiyse önce e olarak okuyun, saçma sapan bir şey çıkarsa a'dır. örneğin "detay" yazacak olsak, "datay" ya da başka acayip şeyler okuyacak değilsiniz herhalde. saçma sapan okusanız bile cümle bittikten sonra "lan bi sıkıntı var, o kelime "detay" olmasın" dersiniz muhtemelen. diyemiyorsan da sen öğrenme ayı.
-elif harfi eğer a okunacaksa üzerinde bir yatay çizgi görürsün *, e olarak okunacaksa ötre görürsün ya da yalın haldedir. 19. yy sonları ve 20. yy metinlerinde diğer sesli harflere de hareke koyulduğu görülebilir. eğer kelime başında yalın halde bir elif varsa ve bir sonraki harf ye yahut vav ise, o elif sesi okutucudur yani ye yahut vav harfini sesli harf olarak okuyacağınızı belirtir.
-vav harfini okumak muhtemelen kef harfinin okunuşuyla beraber en zor iştir. bu gibi durumlarda "bağdaştırma" yapmanız gerekir. "don" olarak mı "dön" olarak mı okuyacağınıza cümlenin, metnin akışına göre karar verirsiniz. ya da kef için örnek verirsek, "kel" olarak mı "gel" olarak mı okuyacağınıza cümleye göre karar verirsiniz.
-y harfi "u-ü" okunmaz. türkçe'de ses değişimleri görülebilir. örneğin günümüzde kullandığımız şekliyle "oldu" kelimesini ele alalım. ol- eyleminin asıl hali "bol-" şeklindedir. eski türkçe'de geçmiş zaman ekiyle bol- eylemi "boldı" şeklinde birleşir ki bunu göktürk yazıtlarında da eski osmanlı türkçesi metinlerde de görebilirsiniz. yani o ye harfini u olarak okumak geçmişteki dil ile günümüzdeki dilin farkından kaynaklanmaktadır.
-arapça ve farsça kelimeler aslına uygun olarak yazılır. asıllarının yazılış kuralı ise uzun vokaller hariç vokaller yazılmaz. bu kelimeleri eski metinlerin günümüz alfabesiyle yazılmış hallerinden bolca okuma yapıp kelime haznenizi geliştirerek çıkarabilirsiniz ya da yanınızda bir lügat bulundurursunuz. ayrıca çok temel bir kaç arapça-farsça gramer kuralı bilmeniz gerekebilir. arapça-farsça kelimeler dışında, tanzimat dönemi ve sonrasında dile yoğun bir şekilde intikal eden batı dillerinden kelimelerin, ki çok büyük çoğunluğu fransızca'dır, okunması da zorluk çıkarabilmektedir.
-abartıldığı kadar zor değildir demiştim. siz alfabeyi öğrenip, bir iki kelime okuyunca özgüven patlamasına kapılıp hemen "ben bunu öğrendim yea" edasıyla nefi'nin tevfik fikret'in şiirlerine dalarsanız dumur olursunuz. yeni öğrenen birinin ilk okuması gereken metinler milli edebiyat akımının metinleri olmalıdır. zira günümüz türkçesine en yakın dille hatta direk günümüz türkçesi ile yazılmış metinler vardır. mehmet emin'in, ziya gökalp'in şiirlerini, ömer seyfettin'in hikayelerini okuyarak yeterli pratiği yaptıktan sonra tanzimat birinci döneme geçersiniz, sonrası keyfinize kalmış. ama size tavsiyem, servet-i fünun'dan kaçın. içinizdeki osmanlıca öğrenme şevkini katleder.
osmanlı türkçesi okumak harf yutan ergenleri okumak gibidir. bir ergen size "nslsın" dediğinde "nasılsın" demek istediğini anlarsınız değil mi? aynı mantık.
tarihini seven ve merak eden bir insan osmanlı türkçesi öğrenmelidir. osmanlı hakkında düşünceleriniz ne olursa olsun, bu bizim tarihimizdir. bu bizim zenginliğimizdir. hatasıyla-doğrusuyla, zaferiyle-yenilgisiyle bizimdir, türk tarihi'nindir. osmanlı türkçesi ise bu zenginliğin büyük bir payını oluşturur. öğrenirsiniz ya da öğrenmezsiniz bu sizin tercihiniz. ama aşağılayamaz, reddedemezsiniz. çünkü bizimdir. tıpkı göktürk alfabesiyle yazılmış orhun yazıtları, yenisey yazıtları, ırk bitig gibi. tıpkı uygur alfabesiyle yazılmış altun yaruk, sekiz yükmek, kalyanamkara ile papamkara gibi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar