bugün
- sözlük erkeklerinin kadın halleri7
- nickten isim tahmini yapmak43
- arkadaşlar ben yarım akıllı mıyım ya9
- from dizisi4
- türklerin soykırım yaptığı gerçeği4
- beynimi aldırdım vs solcuyum4
- japon denince akla gelenler9
- aslan akrep ikizler kadınlarının deli olmaları3
- bursalı erkekler15
- sözlükte kadın taklidi yapan erkek yazarlar2
- g'i l d'e d l'i l y24
- sözlük kızlarının kombinleri9
- yazarların aylık gelirleri5
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası10
- sözlüğün en güzel burunlu erkek yazarı2
- kurbağa öpüp prens beklemek2
- manyak mısınız nesiniz7
- dünya kupası 20262
- kahve içelim mi4
- tai lung'un erkeklerden hoşlanması6
- sözlüğün kralı olmak5
- homofobik erkek3
- enayimiknatisii16
- türkiye ekonomi modeli3
- diamond bosphorus23
- ben sivaslıyım2
- habire12 adamdır37
- kemalist erkekler gizli eşcinsel midir3
- erkek erkeğe dudaktan öpüşmek2
- on üçüncü nesil yazarlara hoş geldin diyoruz4
- anın görüntüsü18
- tarla ortasında yalnız ağaç2
- velvet51
- tai lung24
- kavga etmekten korkan erkek8
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı8
- slavko vincic2
- vatan hainleri3
- habire1259
- karın ağrısına mekikli çözüm3
- hashimoto tiroiditi4
- kendine diyar olmak2
- manitaya miyavlamak2
- evde kalmış erkek kurusu2
- şeyh olmak için gerekenler3
- ona bir şey söyle6
- free bird2
- kuşların temiz arabalara sıçması6
- az yakar diye dizel araba alan memur3
- yunan adaları6
köşeye konulup akşama kadar 'yarrrak' dedirtilecek insandır. bu nasıl erotik bir pronunciationdur yarappim.
(bkz: zengin olunca yapılacaklar)
(bkz: zengin olunca yapılacaklar)
bugünkü yazısında halkın porno izleme haklarını elinden alanlara ateş püskürmüş yırtıcı yazar.
perihan mağden'den güzel bir ayar yemiş ve bunu da haketmiş köşe yazarı. yılın skandalı çığırtkanlığıyla yazdığı buram buram kıskançlık kokan o yazıyı ve perihan mağden'den gelen cevabı buraya koyuyorum.
..
Yılın skandalı: Çankayada alkolü fazla kaçıran köşe yazarı
Çankaya Köşkündeki Cumhuriyet resepsiyonuna pek çok kişi gibi o da davetliydi, seve seve katılacağını bildirdi. Her şeyden önce First Lady Hayrünnisa Gülle sohbet etmiş, istanbulda bir araya gelmek için sözleşmişlerdi.
Köşkün ev sahipleri kendisini çok iyi ağırlıyorlardı. Bunun nedeni misafirin aynı zamanda edebiyatçı olmasıydı.
O da Köşkün yeni sahipleri ve onların ailesiyle yakın olmaktan keyif alıyordu. Hayrünnisa Hanımefendinin annesi Fatma Özyurtun da kendisi gibi Beşiktaşlı olduğunu söylediği sohbeti keyifle dinliyordu.
Davete katılan tek edebiyatçı olması nedeniyle de gecenin yıldızıydı. Bir romanı filme de çekilmişti hatta. Ama asıl parlamayı köşe yazarlığında yaptı.
AKPli kurmaylar da ilgiyi ondan eksik etmedi. Vakit ilerledikçe, artık coşkulu sohbetlerden, övgülerden mi yoksa alkolün etkisinden mi bilinmez, basının önemli kadın köşe yazarı sarhoş oldu.
Gecenin yarısına daha saatler vardı ama o ayakta duramıyordu.
imdadına ünlü tarihçi ilber Ortaylı yetişti, koluna girdi, tuvalete kadar götürdü. Orada kustu. Belki de Çankaya Köşkü resepsiyonunda kusan ilk kişi unvanını aldı, bilinmez.
Bu olay resepsiyondaki davetliler arasında fısıldaşmalara neden oldu. Tamam içilir ama bu kadar da olmaz eleştirileri yapıldı.
Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim örnek gösterildi; Fatih Hoca da viski içiyordu ama adabıyla içiyordu.
Sonunda tuvaletten çıkan edebiyatçı, gazeteci-yazar hanım kimseye veda etmeden Köşkten ayrıldı...
Daha evvel alkolün etkisiyle çıkardığı pek çok rezilliği dinlemiş, hatta bizzat tanıklık etmişliğim olduğu için Köşktekilere Ucuz kurtuldular diyorum.
...
Ve işte Perihan ablamızdan gelen şahane cevap:
"Perşembe günü, Oray Eğin (isimli Akşam'da Serdar Turgut Yaratması) 'Yılın Skandalı: Çankaya'da alkolü fazla kaçıran köşe yazarı' diye bir bomba 'patlattı'. Antre olarak o gün, Hasan Cemal'i övüyor ve ahkâm kesiyor (Medya üstüne ahkâmlarıyla 'patladı' ya). Böyle muhabir ruhunu kaybetmeyen köşeci, hâlâ işinin başında kalabilirmiş- zart zurt. Bu mevzular, onun takdirine bakıyor. Zira âlemde.
Aşağıdaki çıkıntıda ise, içip içip Çankaya'daki Cumhuriyet resepsiyonunda KUSAN bir kadın gazeteci jurnalleniyor. isim vermeden!!
Şu tasvirlerle: "Davete katılan TEK edebiyatçı olması nedeniyle de gecenin yıldızıydı. Bir romanı filme de çekilmişti HATTA. Ama asıl parlamayı köşe yazarlığında yaptı."
Bu 'üstü kapalı' tasvirlerle duyurduğu sansasyonel 'haber' istediği etkiyi yapıyor. Bokböcekleri misali 'olayın' üstüne üşüşen Medya Siteleri manşetten giriyorlar. Öğleden sonraya kadar zor sabrediyorlar.
Öğleden sonra her biri teker teker, onca hakikat olmasını arzu ettikleri 'vukuatın' 'failini' saçıklıyorlar: "Çankaya Köşkü'nde sarhoş olup kusan kadın yazar Perihan Mağden mi?"
Akşam Yaratığının, isim vermeden ve fakat beni çamurlamak maksadıyla üfürdüğü haberin, hedefine ulaşması için verdiği 'ipuçları' kolayca tedavüle konuluyor yani. Pislik Oku hedefi on ikiden vuruyor! Alkışlar bizden.
Şimdi bu muhteşem 'metni' can alıcı cümleleriyle çözümleyelim. Çözümleyelim ki, kendini Medyanın Jönetikçisi diye konumslandırabilmek için başı gözü dağıtan Bu Le Petit Dedikodu+Karalama Taciri/Açıkgöz Ağbilerin Şuuryoksunu Tetikçisi, tam anlamıyla teşhir edilsin. Artık.Rivayet: "Her şeyden önce First Lady Hayrünnisa Gül'le sohbet etmiş, istanbul'da bir araya gelmek için sözleşmişlerdi."
Gerçek: Hoppala! Benim böyle bir 'sözleşmeden' haberim yoktu şahsen.
Palavra: "O da Köşk'ün yeni sahipleri ve onların ailesiyle yakın olmaktan keyif alıyordu. Hayrünnisa hanımefendinin annesi Fatma Özyurt'un da kendisi gibi Beşiktaşlı olduğunu söylediği sohbeti keyifle dinliyordu."
Haydaa: Böyle bi konuşma geçmediği gibi, Hayrünnisa hanımın annesinin ismini de, Beşiktaşlı olduğunu da ilk kez bu cümleden öğreniyorum. Bu arada 'hanımefendi' vs. yağlama tonlamasına dikkat! Belki 1 sonraki davete Kusan Kadın yerine O davet edilir! Değil mi ama?
Yalan: "AKP'li kurmaylar da ilgiyi ondan eksik etmedi. Vakit ilerledikçe, artık coşkulu sohbetlerden, övgülerden mi yoksa alkolün etkisinden mi bilinmez, basının önemli kadın yazarı sarhoş oldu."
Hakikat: Hiçbir AKP'li 'kurmay' yanıma gelmedi. Tanımam etmem de hiçbirini. Gece boyunca Murat Yetkin'in eşi Deniz Yetkin, insan Hakları Vakfı Başkanı Yavuz Önen, bir bankanın (eski bir ahbabımın eşi olan) genel müdürü ve benimle aynı yıl Boğaziçi idari Bilimler'de okumuş bir devlet kurumun yönetim kurulu başkanıyla konuştum başlıca. Bir de ilber Ortaylı'yla. 'Sarhoş olduğum' ise külliyen yalan.
Ama o konuya daha var.
iftiranın Daniskası: "Gecenin yarısına daha saatler vardı ama o ayakta duramıyordu. imdadına ünlü tarihçi ilber Ortaylı yetişti, koluna girdi, tuvalete kadar götürdü. ORADA KUSTU. Belki de 'Çankaya Köşkü resepsiyonunda kusan ilk kişi' unvanını aldı, bilinmez."
Buyrun: Kapılar yediyi beş-on geçe açıldı. Kuyrukta bekledik filan. Yedi buçukta gece boyunca başında dikileceğim sehpanın başına vardım. Sekiz buçukta ise ilber beyle apar topar koşarak (on uçağına yetişmek üzere) çıktık salondan.
Üstümde ipek bir bluz vardı. Salonda ise sıfır ısıtma. Kemiklerim dondu. Kırmızı şarabı yeğlerdim. Beyaz şarap ya da viski vardı alkolsüzlerin yanı sıra. iki bardak (bol buzlu) viski içtim. Sarhoş olmadım. Kusmadım. Koluma ilber Ortaylı girmedi. Tuvalete de gitmedim. Hepsi alenen yalan. Dolan. iftira-O-HA!! (derler adama.)
Etikçi: "Bu olay resepsiyondaki davetliler arasında fısıldaşmalara neden oldu. 'Tamam içilir ama bu kadar da olmaz' eleştirileri yapıldı.
Bababaaa: Bizim Baş Etekçi de bunları naklederek 'ağırlığını' ortaya koyuyor.
Din ve Ahlak hocası, pardon Kin ve Nefret tabancası kimliğiyle.
Yağcı: "Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim örnek gösterildi; Fatih Hoca da viski içiyordu ama adabıyla içiyordu."
Aferin sana: Bir yazının ama bir adet 'çakma' yazısının sınırlarından Bir Medya ya da Milli 'Büyüğün' yıkama-yağlama-parlatmasını yapmadan çıksa ya! Tümmm o Özkök güzellemeleri, Sedat Ergin'in ağırlamaları, Hıncal ağbi yağdanlıkları kendine 'böyyük' medyaya transfer olarak dönecek sanıyor ama- Dinle Küçük Adam! bu rüya(n) gerçekleşmeyecek. Yağlama ağbilerin hep seni uzaktan/en uzaktan sevecekler.
Kırık: "Sonunda tuvaletten çıkan edebiyatçı, gazeteci-yazar hanım KiMSEYE veda etmeden Köşk'ten ayrıldı..."
Mantıkçı: Yoksa esas husumet nedeni bu mu? ilber beye, Ankara bürosundan bana temin edilmiş arabayla kendisini havaalanına götürebileceğimi söylemiştim. O iki-üç gruptan daha kâm aldı. (Hayrünnisa hanımla konuşmamızın akabinde.) Hızlı adımlarla ilerledim "Çabuk, acele edelim," yaptım. Yaratık Eğin davetli olmadığına göre kendisine bu 'fantastik' öyküyü 'nakleden' gasteciyle vedalaşmamış, hatta selamlaşmamış DAHi olabilirim. Bütün kabahat benim.
Tehditkâr: "Daha evvel alkolün etkisiyle çıkardığı pek çok rezilliği dinlemiş, hatta BiZZAT tanıklık etmişliğim olduğu için Köşk'tekilere 'Ucuz kurtuldular' diyorum."
Küçük Adam (kaybedecek hiçbi şeyi olmadığı sanrısının verdiği coşkuyla) aba altında sopa- yapıyor. Döksün bence etekliğindeki tümmm taşları! Bu memleket ondan (hem sivil+hem askeri) hizmet bekliyor! Benim onun hakkında bildiklerim, gazete sayfalarına dökülemeyecek kadar karanlık lekeler zira. (Ayrıca, hâlâ da acırım ona.)
Ama kendisine 'hediye' olarak: ilber beyle salondan ayrılmadan önce yanına gittiğimiz Hayrünnisa hanıma köşkü yeniden dekore etmesinin çok hayırlı olacağını, salondaki o korkunç tabloların kaldırılmasının iyi bir fikir olduğunu söylediğimizi, onun tabloları kendisinin kaldırtmadığını ama Ayvazovski hayranı olduğunu anlattığını yazabilirim.
Bir sonraki 'Esas ben ağbilerimin yanı başında davet edilmez miyim? imza:
Kusan Çocuk" yazısında Ayvazovski'den söz edebilir yani.
Bir de tamamen güvenilirliğimle oynayabilmek için 'fabricate' edilmiş melun iftira yalan dolanlarından kazanacağım tazminatın, sokak köpeklerine harcanağının bilinmesini isterim."
..
siyasete filan fazla karışmadığı yazılarında aslında gayet bilgilendirici de olabilen bir yazar, oray eğin. düşmeseymiş diyorum, bu kadar.. keşke.
..
Yılın skandalı: Çankayada alkolü fazla kaçıran köşe yazarı
Çankaya Köşkündeki Cumhuriyet resepsiyonuna pek çok kişi gibi o da davetliydi, seve seve katılacağını bildirdi. Her şeyden önce First Lady Hayrünnisa Gülle sohbet etmiş, istanbulda bir araya gelmek için sözleşmişlerdi.
Köşkün ev sahipleri kendisini çok iyi ağırlıyorlardı. Bunun nedeni misafirin aynı zamanda edebiyatçı olmasıydı.
O da Köşkün yeni sahipleri ve onların ailesiyle yakın olmaktan keyif alıyordu. Hayrünnisa Hanımefendinin annesi Fatma Özyurtun da kendisi gibi Beşiktaşlı olduğunu söylediği sohbeti keyifle dinliyordu.
Davete katılan tek edebiyatçı olması nedeniyle de gecenin yıldızıydı. Bir romanı filme de çekilmişti hatta. Ama asıl parlamayı köşe yazarlığında yaptı.
AKPli kurmaylar da ilgiyi ondan eksik etmedi. Vakit ilerledikçe, artık coşkulu sohbetlerden, övgülerden mi yoksa alkolün etkisinden mi bilinmez, basının önemli kadın köşe yazarı sarhoş oldu.
Gecenin yarısına daha saatler vardı ama o ayakta duramıyordu.
imdadına ünlü tarihçi ilber Ortaylı yetişti, koluna girdi, tuvalete kadar götürdü. Orada kustu. Belki de Çankaya Köşkü resepsiyonunda kusan ilk kişi unvanını aldı, bilinmez.
Bu olay resepsiyondaki davetliler arasında fısıldaşmalara neden oldu. Tamam içilir ama bu kadar da olmaz eleştirileri yapıldı.
Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim örnek gösterildi; Fatih Hoca da viski içiyordu ama adabıyla içiyordu.
Sonunda tuvaletten çıkan edebiyatçı, gazeteci-yazar hanım kimseye veda etmeden Köşkten ayrıldı...
Daha evvel alkolün etkisiyle çıkardığı pek çok rezilliği dinlemiş, hatta bizzat tanıklık etmişliğim olduğu için Köşktekilere Ucuz kurtuldular diyorum.
...
Ve işte Perihan ablamızdan gelen şahane cevap:
"Perşembe günü, Oray Eğin (isimli Akşam'da Serdar Turgut Yaratması) 'Yılın Skandalı: Çankaya'da alkolü fazla kaçıran köşe yazarı' diye bir bomba 'patlattı'. Antre olarak o gün, Hasan Cemal'i övüyor ve ahkâm kesiyor (Medya üstüne ahkâmlarıyla 'patladı' ya). Böyle muhabir ruhunu kaybetmeyen köşeci, hâlâ işinin başında kalabilirmiş- zart zurt. Bu mevzular, onun takdirine bakıyor. Zira âlemde.
Aşağıdaki çıkıntıda ise, içip içip Çankaya'daki Cumhuriyet resepsiyonunda KUSAN bir kadın gazeteci jurnalleniyor. isim vermeden!!
Şu tasvirlerle: "Davete katılan TEK edebiyatçı olması nedeniyle de gecenin yıldızıydı. Bir romanı filme de çekilmişti HATTA. Ama asıl parlamayı köşe yazarlığında yaptı."
Bu 'üstü kapalı' tasvirlerle duyurduğu sansasyonel 'haber' istediği etkiyi yapıyor. Bokböcekleri misali 'olayın' üstüne üşüşen Medya Siteleri manşetten giriyorlar. Öğleden sonraya kadar zor sabrediyorlar.
Öğleden sonra her biri teker teker, onca hakikat olmasını arzu ettikleri 'vukuatın' 'failini' saçıklıyorlar: "Çankaya Köşkü'nde sarhoş olup kusan kadın yazar Perihan Mağden mi?"
Akşam Yaratığının, isim vermeden ve fakat beni çamurlamak maksadıyla üfürdüğü haberin, hedefine ulaşması için verdiği 'ipuçları' kolayca tedavüle konuluyor yani. Pislik Oku hedefi on ikiden vuruyor! Alkışlar bizden.
Şimdi bu muhteşem 'metni' can alıcı cümleleriyle çözümleyelim. Çözümleyelim ki, kendini Medyanın Jönetikçisi diye konumslandırabilmek için başı gözü dağıtan Bu Le Petit Dedikodu+Karalama Taciri/Açıkgöz Ağbilerin Şuuryoksunu Tetikçisi, tam anlamıyla teşhir edilsin. Artık.Rivayet: "Her şeyden önce First Lady Hayrünnisa Gül'le sohbet etmiş, istanbul'da bir araya gelmek için sözleşmişlerdi."
Gerçek: Hoppala! Benim böyle bir 'sözleşmeden' haberim yoktu şahsen.
Palavra: "O da Köşk'ün yeni sahipleri ve onların ailesiyle yakın olmaktan keyif alıyordu. Hayrünnisa hanımefendinin annesi Fatma Özyurt'un da kendisi gibi Beşiktaşlı olduğunu söylediği sohbeti keyifle dinliyordu."
Haydaa: Böyle bi konuşma geçmediği gibi, Hayrünnisa hanımın annesinin ismini de, Beşiktaşlı olduğunu da ilk kez bu cümleden öğreniyorum. Bu arada 'hanımefendi' vs. yağlama tonlamasına dikkat! Belki 1 sonraki davete Kusan Kadın yerine O davet edilir! Değil mi ama?
Yalan: "AKP'li kurmaylar da ilgiyi ondan eksik etmedi. Vakit ilerledikçe, artık coşkulu sohbetlerden, övgülerden mi yoksa alkolün etkisinden mi bilinmez, basının önemli kadın yazarı sarhoş oldu."
Hakikat: Hiçbir AKP'li 'kurmay' yanıma gelmedi. Tanımam etmem de hiçbirini. Gece boyunca Murat Yetkin'in eşi Deniz Yetkin, insan Hakları Vakfı Başkanı Yavuz Önen, bir bankanın (eski bir ahbabımın eşi olan) genel müdürü ve benimle aynı yıl Boğaziçi idari Bilimler'de okumuş bir devlet kurumun yönetim kurulu başkanıyla konuştum başlıca. Bir de ilber Ortaylı'yla. 'Sarhoş olduğum' ise külliyen yalan.
Ama o konuya daha var.
iftiranın Daniskası: "Gecenin yarısına daha saatler vardı ama o ayakta duramıyordu. imdadına ünlü tarihçi ilber Ortaylı yetişti, koluna girdi, tuvalete kadar götürdü. ORADA KUSTU. Belki de 'Çankaya Köşkü resepsiyonunda kusan ilk kişi' unvanını aldı, bilinmez."
Buyrun: Kapılar yediyi beş-on geçe açıldı. Kuyrukta bekledik filan. Yedi buçukta gece boyunca başında dikileceğim sehpanın başına vardım. Sekiz buçukta ise ilber beyle apar topar koşarak (on uçağına yetişmek üzere) çıktık salondan.
Üstümde ipek bir bluz vardı. Salonda ise sıfır ısıtma. Kemiklerim dondu. Kırmızı şarabı yeğlerdim. Beyaz şarap ya da viski vardı alkolsüzlerin yanı sıra. iki bardak (bol buzlu) viski içtim. Sarhoş olmadım. Kusmadım. Koluma ilber Ortaylı girmedi. Tuvalete de gitmedim. Hepsi alenen yalan. Dolan. iftira-O-HA!! (derler adama.)
Etikçi: "Bu olay resepsiyondaki davetliler arasında fısıldaşmalara neden oldu. 'Tamam içilir ama bu kadar da olmaz' eleştirileri yapıldı.
Bababaaa: Bizim Baş Etekçi de bunları naklederek 'ağırlığını' ortaya koyuyor.
Din ve Ahlak hocası, pardon Kin ve Nefret tabancası kimliğiyle.
Yağcı: "Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim örnek gösterildi; Fatih Hoca da viski içiyordu ama adabıyla içiyordu."
Aferin sana: Bir yazının ama bir adet 'çakma' yazısının sınırlarından Bir Medya ya da Milli 'Büyüğün' yıkama-yağlama-parlatmasını yapmadan çıksa ya! Tümmm o Özkök güzellemeleri, Sedat Ergin'in ağırlamaları, Hıncal ağbi yağdanlıkları kendine 'böyyük' medyaya transfer olarak dönecek sanıyor ama- Dinle Küçük Adam! bu rüya(n) gerçekleşmeyecek. Yağlama ağbilerin hep seni uzaktan/en uzaktan sevecekler.
Kırık: "Sonunda tuvaletten çıkan edebiyatçı, gazeteci-yazar hanım KiMSEYE veda etmeden Köşk'ten ayrıldı..."
Mantıkçı: Yoksa esas husumet nedeni bu mu? ilber beye, Ankara bürosundan bana temin edilmiş arabayla kendisini havaalanına götürebileceğimi söylemiştim. O iki-üç gruptan daha kâm aldı. (Hayrünnisa hanımla konuşmamızın akabinde.) Hızlı adımlarla ilerledim "Çabuk, acele edelim," yaptım. Yaratık Eğin davetli olmadığına göre kendisine bu 'fantastik' öyküyü 'nakleden' gasteciyle vedalaşmamış, hatta selamlaşmamış DAHi olabilirim. Bütün kabahat benim.
Tehditkâr: "Daha evvel alkolün etkisiyle çıkardığı pek çok rezilliği dinlemiş, hatta BiZZAT tanıklık etmişliğim olduğu için Köşk'tekilere 'Ucuz kurtuldular' diyorum."
Küçük Adam (kaybedecek hiçbi şeyi olmadığı sanrısının verdiği coşkuyla) aba altında sopa- yapıyor. Döksün bence etekliğindeki tümmm taşları! Bu memleket ondan (hem sivil+hem askeri) hizmet bekliyor! Benim onun hakkında bildiklerim, gazete sayfalarına dökülemeyecek kadar karanlık lekeler zira. (Ayrıca, hâlâ da acırım ona.)
Ama kendisine 'hediye' olarak: ilber beyle salondan ayrılmadan önce yanına gittiğimiz Hayrünnisa hanıma köşkü yeniden dekore etmesinin çok hayırlı olacağını, salondaki o korkunç tabloların kaldırılmasının iyi bir fikir olduğunu söylediğimizi, onun tabloları kendisinin kaldırtmadığını ama Ayvazovski hayranı olduğunu anlattığını yazabilirim.
Bir sonraki 'Esas ben ağbilerimin yanı başında davet edilmez miyim? imza:
Kusan Çocuk" yazısında Ayvazovski'den söz edebilir yani.
Bir de tamamen güvenilirliğimle oynayabilmek için 'fabricate' edilmiş melun iftira yalan dolanlarından kazanacağım tazminatın, sokak köpeklerine harcanağının bilinmesini isterim."
..
siyasete filan fazla karışmadığı yazılarında aslında gayet bilgilendirici de olabilen bir yazar, oray eğin. düşmeseymiş diyorum, bu kadar.. keşke.
bir kere bile dogru duzgun laf ettigini duymadigim, isi gucu gereksiz tartisma yaratmak olan garip kisilik. Turkce'yi yapmacik amerikan aksaniyla konusan ve bunu marifet sanan kil kisilik. buyuk ihtimal sozluge bakip, "aa hakkimda ne kadar con entry girilmis" diye sevinen uyuz kisilik.
asortik konuşayım derken nonoşlara taş çıkartan ses tonuna bürünen şahıs.
engin ardıç'ın yokluğunda üçüncü sayfaya terfi etmiş köşe yazarıdır.
bugünkü yazısında isim vermeden perihan mağden'e sataşmış ve hayatının hatasını yapmıştır. an itibari iel şahane bir cevap bekliyorum perihan mağden'den.
işte korkarak yazdığı yazı;
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=96928,10,6
işte korkarak yazdığı yazı;
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=96928,10,6
akşam yazarı.
son dönemde şaşırtıcı bir şekilde yetkin ve cesur yorumlar yapmakta olan yazar. akşam'daki abilerinden çok daha tarafsız, amerika'da uzun yıllar yaşamasına, tiky imajı veren tarzına vs. rağmen ülkesinin meselelerine bir çok aydın(!) gibi oryantalist bir tavırla bakmadığını düşündürüyor yazıları ve duyarlı. herhangi bir guruba angaje değil. bu bir gazeteci için iyi. artık yazıları daha bir mantık ve bilgi çemberinden geçmiş gibi. kişisel husumetlerini ya da subjektif değerlendirmelerini törpülemiş.
henüz çok genç ve olmaya başladı.
burada zaman zaman kıyasıya eleştirdik.
doğrusu ben kendi adıma, kendimi tekzip ediyorum ve yazılarını keyifle takibediyorum.
son dönemde şaşırtıcı bir şekilde yetkin ve cesur yorumlar yapmakta olan yazar. akşam'daki abilerinden çok daha tarafsız, amerika'da uzun yıllar yaşamasına, tiky imajı veren tarzına vs. rağmen ülkesinin meselelerine bir çok aydın(!) gibi oryantalist bir tavırla bakmadığını düşündürüyor yazıları ve duyarlı. herhangi bir guruba angaje değil. bu bir gazeteci için iyi. artık yazıları daha bir mantık ve bilgi çemberinden geçmiş gibi. kişisel husumetlerini ya da subjektif değerlendirmelerini törpülemiş.
henüz çok genç ve olmaya başladı.
burada zaman zaman kıyasıya eleştirdik.
doğrusu ben kendi adıma, kendimi tekzip ediyorum ve yazılarını keyifle takibediyorum.
duruş sahibidir. Ortaya laf atayım artık kim ne anlarsa onu anlasın anlayışında değildir. Mırın kırın etmeden demek istediğini söyler. Akıcı bir uslubu vardır. balçiçek pamir e verdiği ayar bile sempati kazanmak için yeterlidir.
10 ağustos 2007 tarihli yazısında, emin çölaşan'ın yerinin sallantıda olduğu duyumlarına inanmadığını belirten ve böyle düşünenleri acınası bulan ama kısa bir zaman süresi içinde kendini yalanlayan malum bomba haber üzerine acınası duruma asıl kendi düşen yazar.
yani ne talihsizliktir, sen olmaz öyle şey, gülünesi bunu söyleyenler yaz, bir kaç gün içinde de söylediğinin tam tersi gerçekleşsin. üstelikte bu düşünceni ispatlamak için ileri sürdüğün argumanlar'ın komikliği de cabası. neymiş hürriyet gibi gazeteler her zaman muhalif gücü kuvvetli tutmak isterlermiş.
bilmyor mu aydın doğan'ın muhalif güç falan tutacak hali yok, elini kolunu borç ötelemeleri, ihale kazanımları yüzünden kaptırmış akp'ye. dayatan değil dayatılan kişidir artık aydın doğan.
oray eğin sıradan biri değil, medyayının içinden medyayı iyi bildiğini iddia eden bir yazar. en iyi bildiği konudaki tesbitleri böyle ise, diğerlerine ne kadar güvenebiliriz bilemiyorum.
doğrusu nasıl bir bahane ya da sebep bulacak merak konusu, en azından benim için.
kopy paste yapalım:
"O yüzden geçtiğimiz dönemde Bekir Coşkun ve Emin Çölaşan'ın yerlerinin sallantıda olduğunu düşünenlere ancak gülünebilir, hatta medyayı bilmedikleri için acınabilir."
"Hürriyet'in yeni transferine hayırlı olsun derken, bunun kadroya sıradan bir çok okunan yazar katma hamlesi olduğunu düşünmeyin. Geleceğe yönelik adımlar da içeriyor içinde. En önemlisi, Hürriyet bir büyük gazetenin muhalefet gücünün ne kadar önemli olduğunu anlıyor galiba."
bir de link verelim:
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=87178,10,6
yani ne talihsizliktir, sen olmaz öyle şey, gülünesi bunu söyleyenler yaz, bir kaç gün içinde de söylediğinin tam tersi gerçekleşsin. üstelikte bu düşünceni ispatlamak için ileri sürdüğün argumanlar'ın komikliği de cabası. neymiş hürriyet gibi gazeteler her zaman muhalif gücü kuvvetli tutmak isterlermiş.
bilmyor mu aydın doğan'ın muhalif güç falan tutacak hali yok, elini kolunu borç ötelemeleri, ihale kazanımları yüzünden kaptırmış akp'ye. dayatan değil dayatılan kişidir artık aydın doğan.
oray eğin sıradan biri değil, medyayının içinden medyayı iyi bildiğini iddia eden bir yazar. en iyi bildiği konudaki tesbitleri böyle ise, diğerlerine ne kadar güvenebiliriz bilemiyorum.
doğrusu nasıl bir bahane ya da sebep bulacak merak konusu, en azından benim için.
kopy paste yapalım:
"O yüzden geçtiğimiz dönemde Bekir Coşkun ve Emin Çölaşan'ın yerlerinin sallantıda olduğunu düşünenlere ancak gülünebilir, hatta medyayı bilmedikleri için acınabilir."
"Hürriyet'in yeni transferine hayırlı olsun derken, bunun kadroya sıradan bir çok okunan yazar katma hamlesi olduğunu düşünmeyin. Geleceğe yönelik adımlar da içeriyor içinde. En önemlisi, Hürriyet bir büyük gazetenin muhalefet gücünün ne kadar önemli olduğunu anlıyor galiba."
bir de link verelim:
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=87178,10,6
(bkz: kabus)
izlerken insanın beyninde kıllanma yaratan, tarzının farkında olan yumuşakgillerden. konuşurken o kadar çok ağzını yuvarlar ki o ağız burun kırılsa bile düzelmez. belki sert bir cisimle kafasına vurula vurula düzeltilebilir beyin kıvrımları ve ormana salınabilir. gitsin zararlı ot, börtü böcek yesin içsin karışmıyorum. belki vatana millete hayrı dokunur.*
insanların neden bu kadar prim verdiğini anlamadığım, nası tanımlasam bilemediğim varlık.
gündemde olması "işini iyi yapıyor" gibi yorumlanmakta, bu da beni şaşırtamıyor nedense.
çünkü bu memleket, polemik ve ucubik durum ve kişileri göklere çıkarmayı seviyor, bunu bir ritüele dönüştürüyor. bi dönem ciguli vardı, sonra ajdar anık çıktı, bi de o kaynana vardı, arkasından bayhan diye bi tip, ondan sonra armağan diye bi "çığırtkan"...
işin kötü tarafı, bu saldırı ve polemiği primitif tavırlarla yapmaları, madem okudun ettin, göster bunu.
gündemde olması "işini iyi yapıyor" gibi yorumlanmakta, bu da beni şaşırtamıyor nedense.
çünkü bu memleket, polemik ve ucubik durum ve kişileri göklere çıkarmayı seviyor, bunu bir ritüele dönüştürüyor. bi dönem ciguli vardı, sonra ajdar anık çıktı, bi de o kaynana vardı, arkasından bayhan diye bi tip, ondan sonra armağan diye bi "çığırtkan"...
işin kötü tarafı, bu saldırı ve polemiği primitif tavırlarla yapmaları, madem okudun ettin, göster bunu.
malumat istiflemeyi kültürlülük sanan boş adam. derinliksizlik abidesi.
29 temmuz yalın harbiye konserinde görülmüştür. konseri dikkatlice izleyip arasıra not almıştır.
kendisi makina'da mahmut tuncer - bakkal amca'yı ingilizce söylemeye kalkarak tüm stüdyoyu buz gibi bir ortama çevirmiştir.
anlamiyorum ben ne diyor? bugunku oray kusagindaki cumlenin imlasini gectim, merami ne bu cocugun kapkara bisey beyazim diye tutturdu.
ne programlarını izlediğim ne de bundan önce bir elin parmaklarını geçecek kadar yazısını okumadığım halde gıcık olduğum kişidir. konuşması, tipi, osu, busu her şeyiyle antipati kaynağı. hele o gülüşü intahar sebebidir, insanlık namına kendisinden bir daha gülmemesini istemek boynumuzun borcudur. amma bugün başlığının dikkat çekmesinden dolayı okudğum yazısına kısmen de olsa hak vermemek elde değil.
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=85862,10,6
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=85862,10,6
ismini kimin,ne düşünerek koyduğunu merak ettiğim türkçe özürlüymüş gibi rol yapan sözde türk.
bir an önce doğru düzgün bir türkçe konuşmayı öğrenmesi gereken şahıs.
emre belozoglu na platonik bir aşk besleyen popüler kültür şeysi.
kelimenin tam anlamıyla (bkz: ciks)
kimse bu tiplere bakıp "aa tipe bak lan gay bu" falan demesin.
emin olun türkiye'nin önündeki 20 yılda her taraf da bu tiplerden dolacak. yeni modelimizin adınıda $imdiden koymak istiyorum.
"entelektüel görünümlü, cinsel kimlikleri beyninde harmanlamı$, düşünme gücü az ama ezberleme yeteneği fazla, kibar olmak için kasan insan"
kısaca ne denir bilmem.. ister "tikky" deyin ister "ciks" deyin. $u iyi bilinsinki "popüler kültürün krosu" dediğim bu model insanlar çok fazla artacak çook.
kimse bu tiplere bakıp "aa tipe bak lan gay bu" falan demesin.
emin olun türkiye'nin önündeki 20 yılda her taraf da bu tiplerden dolacak. yeni modelimizin adınıda $imdiden koymak istiyorum.
"entelektüel görünümlü, cinsel kimlikleri beyninde harmanlamı$, düşünme gücü az ama ezberleme yeteneği fazla, kibar olmak için kasan insan"
kısaca ne denir bilmem.. ister "tikky" deyin ister "ciks" deyin. $u iyi bilinsinki "popüler kültürün krosu" dediğim bu model insanlar çok fazla artacak çook.
en sonunda can dündara'da laf atan postmodern magazinci.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar