bugün
- karı kıza para yedirir misiniz17
- kadınların piç erkek tercihi16
- şişman kızların çok neşeli olması6
- bıcır bıcır sözlük kızı vs maymun sözlük erkeği12
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- osururken götten alev çıkması12
- aynı hatayı tekrar tekrar yapmak2
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması26
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey14
- seksli rüyalar görmek6
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması13
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı12
- evlenilmeyecek kız tipi11
- en çok hoşa giden doğa olayı9
- ismet türkiyeye neyle geliyor sorunsalı4
- erkeklerin zayıf kız sevdiğini sanmak3
- zayıf erkeklerin agresif olması3
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller8
- şişman kız vardı yuzır ne oldu ona3
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- drone uçurmanın neredeyse imkansız hale gelmesi4
- erkek adamın erkek sevgilisi olur2
- iyi erkeklerin nerede olduğu sorunsalı7
- elle yemek yemek4
- yön duygusuna sahip olmamak10
- çocuksu barbarlığı dayakla düzeltmek5
- türk ekonimisi harika5
- 73 yaşındaki erkek sevgiliye alınabilecek hediye2
- besle kargayı4
- aşure getiren yakışıklı kaslı komşu10
- femboy erkeklere yürüyen dayılar5
- telefonun aşırı ısınması7
- bir kadın size hakaret ediyorsa7
- internetten kız düşürmenin kolaylaşması5
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi9
- çöp yanında kitap bulma ilmi3
- sersem herif11
- yakışıklı olan ama sevgilisi olmayan erkek6
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam10
- memeleri gösterme kanunu2
- zihni göktay13
- erkeklerin çok açık giyinmeye başlaması4
- bir insanın neden flört etmediği üzerine5
- ragnar rockefeller38
- baş ağrısını geçiren ilginç tedaviler5
- sözlüğün embesillerle dolu olması5
- 9 temmuz 2026 süper lig fikstür çekimi2
- güne azerbaycan türkçesi bir şarkı bırak3
- kötü bir insan olmak5
- cemaat evinde maklube yememiş insan4
biri cıkıp gelse her şey yalan dese
bu kapalı sensiz mezar olur bize
gittigin yerlerden yer tut optik başkan
unutmayacagız seni son holigan
melodi: Burası Beşiktaş
bu kapalı sensiz mezar olur bize
gittigin yerlerden yer tut optik başkan
unutmayacagız seni son holigan
melodi: Burası Beşiktaş
Ridvan Akarin Son holigan isimli yazisindan...
izliyordum.
Şafak sayıyorlardı.
"Bolu'dan gelmesine 100 gün diye" başlamışlardı.
Bolu'ya ziyaretine gidiyor, haber uçuruyorlardı.
0 sevgiyi, o vefayı ve o coşkuyu okuyor, ben de heyecanlanıyordum.
Optik Başkan ile tanışmaya artık günler kalmıştı.
Tam 2.5 yıl süren ayrılığın son günü gelmişti.
Bu defaki heyecan bir başkaydı.
Optik Başkan'ı nasıl karşılayacaklar, nasıl ağırlayacaklardı!
Çarşı'nın internet sitesi Forza Beşiktaş'ta "projeler üretiliyor", buluşmalar ayarlanıyordu.
Sonunda beklenen gün geldi! Optik Başkan'ı Abbasağa Parkı'nda karşıladılar.
Meşaleler yandı, "son holigan" için "sensiz geçen günlerin..." diye şarkılyar söylendi.
Fotoğraflara baktım. Karşımda yorgun yüzü ve bedeniyle özgürlüğe ve Beşiktaş'a hasret bir adam vardı. Yine tribündeki gibi atkısı boynundaydı. Yine tribünlere o efsanevi "hindi baba hindi" tezahüratını yaptırıyordu.
izledim ve Beşiktaş'ı ve Beşiktaşlılığı bir kez daha sevdim.
Sonra sabah oldu ve gazetelerde tek sütunda öldüğünü öğrendim.
Esrik düşleri ve zahiri mutluluğuna kalbi yetmemişti.
Buluşma gerçekleşmemiş, o Beşiktaş ile Çarşı onunla buluşamamıştı.
Eksik kalmıştı.
Mehmet Işıklar 38 yaşındaydı.
Timur Soykan Radikal'daki yazısında Beşiktaş'ın ilk maçına gittiği o 8 yaşında bile takımı kaybettiği için ağladığını yazdı.
Kaan Ark kardeşim benden 8 dönem önce Kabataş'tan sınıf arkadaşıydı. Kariyer, meslek ve gelecek sevdası yerine Beşiktaş(k)'ını yaşayan arkadaşının deplasmanlarda nasıl okulu "kırdığını" yazdı.
Onun hayatla derdi vardı. Özgür ve asi bir dünyanın insanıydı. Tribünlerde eşit ve sınıfsızlaşan bir dünyanın stadın dışına yansımasını istemişti.
Murat Dedeoğlu kardeşim onu ve Beşiktaş'ını şöyle anlatmıştı:
"Senin için korktu! Geride duramadı! Çünkü sana vereceklerine sınır bile koymamıştı.
Sen giderken, onun da özgürlüğünü götürdün beraber gittiğiniz yere...
Artık sen onunla bir'din. Başkaları kendiyle bir'ken.
Ama o Birlikten cinnet doğmadı aranızda.
Çünkü senin yoluna esir olmuştu, yanına yoldaştı.
Sen sıcak yuvanda dinlenirken, o , sağanak yağmurun altında yorgun kalakalmıştı.
Senin yıllarının izlerini, renklerinin sadeliğini taşıyan kaşkolü hâlâ boynundaydı.
Akaretlerdeydi o tabela. Kapısında 3 basamak, içerisi buz.
Senin için orada üşümeye devam ediyordu.
Orada cebindeki tüm parayı çıkarıp tanımadığı küçük çocuklara veriyordu da seni daha çok kişiye izlettirme hevesinden.
Sen bunlardan bihaberken, her yeni gün yepyeni hesapların içerisine düşmüştü.
Son hesabı, buluşma gününüzdü. 1 Ağustos 2007'i hayal ederek yaşıyordu.
Sen buluşmanıza gelecektin, ama onun bu kez mazereti var!
Şimdi sen buna inanamayabilirsin, belki de ağlayabilirsin.
Ama ne olur başkalarına duyurma.
Sadece gururuna sarıl ve yaşa.
Çünkü o , sessizce gelip sessizce gitmelerin insanı.
Ama "Ben burdayım, senin için burdayım!" dediğini çok uzaklardan duymuşsundur.
Doğru, belki de bu 5 kelime salladı Beşiktaş'ı bugün. Ki ne depremler salladı da bu derece yıkıcı olmadı."
Ömür Hıncal kardeşim onun uğur olsun diye maçlarda ardı ardına yaktığı sigaraların dumanının nasıl kalbinden çıktığını yazdı.
Hırçın tribün kavgalarının Beşiktaş militanı, evsiz sokak köpeklerinin hamisi oluveriyordu.
Onun sevdası üç hece sekiz harften sadece Beşiktaş'tan ibaretti.
Çarşı'da bir Fenerbahçe maçı öncesi yanımdaki "ünlü GS'li gazeteciye" bir Beşiktaşlı şöyle seslenmişti:
"Beşiktaş bir dindir."
O bu dinin imanlı bir müminiydi.
Tribün sevdalıları bu Beşiktaş sevdalısını "çok sevdi be!"
içlerinden biri "bu sene en iyi transferleri cennet yaptı" diye yazdı.
Önce Alper, Sonra Barış (Akarsu)
Ve Optik Başkan gitmişti...
Oysa Optik Başkan döneminden itibaren Çarşı'nın kendisiyle dalga geçtiği bir şarkısı vardı.
"Kıyamet kopar, çöker karanlık,
Allah bizi affetmez, çok günah aldık,
Sevenler ayrılmaz, bir plan yaptık,
Tüm Çarşı cehennemden kombine aldık."
Sevenleri Optik Başkan'dan ayrıldı ama "plan" hala baki.
Nereden katılırsa katılsın, Optik Başkan inönü'de olacak...
Çünkü cebinde sevda, vefa ve dostluktan örülü Çarşı kombinesi var...
izliyordum.
Şafak sayıyorlardı.
"Bolu'dan gelmesine 100 gün diye" başlamışlardı.
Bolu'ya ziyaretine gidiyor, haber uçuruyorlardı.
0 sevgiyi, o vefayı ve o coşkuyu okuyor, ben de heyecanlanıyordum.
Optik Başkan ile tanışmaya artık günler kalmıştı.
Tam 2.5 yıl süren ayrılığın son günü gelmişti.
Bu defaki heyecan bir başkaydı.
Optik Başkan'ı nasıl karşılayacaklar, nasıl ağırlayacaklardı!
Çarşı'nın internet sitesi Forza Beşiktaş'ta "projeler üretiliyor", buluşmalar ayarlanıyordu.
Sonunda beklenen gün geldi! Optik Başkan'ı Abbasağa Parkı'nda karşıladılar.
Meşaleler yandı, "son holigan" için "sensiz geçen günlerin..." diye şarkılyar söylendi.
Fotoğraflara baktım. Karşımda yorgun yüzü ve bedeniyle özgürlüğe ve Beşiktaş'a hasret bir adam vardı. Yine tribündeki gibi atkısı boynundaydı. Yine tribünlere o efsanevi "hindi baba hindi" tezahüratını yaptırıyordu.
izledim ve Beşiktaş'ı ve Beşiktaşlılığı bir kez daha sevdim.
Sonra sabah oldu ve gazetelerde tek sütunda öldüğünü öğrendim.
Esrik düşleri ve zahiri mutluluğuna kalbi yetmemişti.
Buluşma gerçekleşmemiş, o Beşiktaş ile Çarşı onunla buluşamamıştı.
Eksik kalmıştı.
Mehmet Işıklar 38 yaşındaydı.
Timur Soykan Radikal'daki yazısında Beşiktaş'ın ilk maçına gittiği o 8 yaşında bile takımı kaybettiği için ağladığını yazdı.
Kaan Ark kardeşim benden 8 dönem önce Kabataş'tan sınıf arkadaşıydı. Kariyer, meslek ve gelecek sevdası yerine Beşiktaş(k)'ını yaşayan arkadaşının deplasmanlarda nasıl okulu "kırdığını" yazdı.
Onun hayatla derdi vardı. Özgür ve asi bir dünyanın insanıydı. Tribünlerde eşit ve sınıfsızlaşan bir dünyanın stadın dışına yansımasını istemişti.
Murat Dedeoğlu kardeşim onu ve Beşiktaş'ını şöyle anlatmıştı:
"Senin için korktu! Geride duramadı! Çünkü sana vereceklerine sınır bile koymamıştı.
Sen giderken, onun da özgürlüğünü götürdün beraber gittiğiniz yere...
Artık sen onunla bir'din. Başkaları kendiyle bir'ken.
Ama o Birlikten cinnet doğmadı aranızda.
Çünkü senin yoluna esir olmuştu, yanına yoldaştı.
Sen sıcak yuvanda dinlenirken, o , sağanak yağmurun altında yorgun kalakalmıştı.
Senin yıllarının izlerini, renklerinin sadeliğini taşıyan kaşkolü hâlâ boynundaydı.
Akaretlerdeydi o tabela. Kapısında 3 basamak, içerisi buz.
Senin için orada üşümeye devam ediyordu.
Orada cebindeki tüm parayı çıkarıp tanımadığı küçük çocuklara veriyordu da seni daha çok kişiye izlettirme hevesinden.
Sen bunlardan bihaberken, her yeni gün yepyeni hesapların içerisine düşmüştü.
Son hesabı, buluşma gününüzdü. 1 Ağustos 2007'i hayal ederek yaşıyordu.
Sen buluşmanıza gelecektin, ama onun bu kez mazereti var!
Şimdi sen buna inanamayabilirsin, belki de ağlayabilirsin.
Ama ne olur başkalarına duyurma.
Sadece gururuna sarıl ve yaşa.
Çünkü o , sessizce gelip sessizce gitmelerin insanı.
Ama "Ben burdayım, senin için burdayım!" dediğini çok uzaklardan duymuşsundur.
Doğru, belki de bu 5 kelime salladı Beşiktaş'ı bugün. Ki ne depremler salladı da bu derece yıkıcı olmadı."
Ömür Hıncal kardeşim onun uğur olsun diye maçlarda ardı ardına yaktığı sigaraların dumanının nasıl kalbinden çıktığını yazdı.
Hırçın tribün kavgalarının Beşiktaş militanı, evsiz sokak köpeklerinin hamisi oluveriyordu.
Onun sevdası üç hece sekiz harften sadece Beşiktaş'tan ibaretti.
Çarşı'da bir Fenerbahçe maçı öncesi yanımdaki "ünlü GS'li gazeteciye" bir Beşiktaşlı şöyle seslenmişti:
"Beşiktaş bir dindir."
O bu dinin imanlı bir müminiydi.
Tribün sevdalıları bu Beşiktaş sevdalısını "çok sevdi be!"
içlerinden biri "bu sene en iyi transferleri cennet yaptı" diye yazdı.
Önce Alper, Sonra Barış (Akarsu)
Ve Optik Başkan gitmişti...
Oysa Optik Başkan döneminden itibaren Çarşı'nın kendisiyle dalga geçtiği bir şarkısı vardı.
"Kıyamet kopar, çöker karanlık,
Allah bizi affetmez, çok günah aldık,
Sevenler ayrılmaz, bir plan yaptık,
Tüm Çarşı cehennemden kombine aldık."
Sevenleri Optik Başkan'dan ayrıldı ama "plan" hala baki.
Nereden katılırsa katılsın, Optik Başkan inönü'de olacak...
Çünkü cebinde sevda, vefa ve dostluktan örülü Çarşı kombinesi var...
sevenlerinin, 27 ocak pazar günü mezarı başında ziyaret edecekleri kartalımın optik abisi, son holigan.
Ölümle yaşamı ayıran çizgi
Siyahla beyazı ayıramaz ki...
Geliyoruz Optik Başkan, atkılarımızla formalarımızla seni ziyarete geliyoruz...
Beşiktaş aşkıyla yanan o güzel yüreğine daima merhaba diyerek...
Emekçi ruhuna, son barikattaki duruşuna besteler şiirler ve marşlar dökerek...
Beşiktaşımızın Şeref'ini Hakkı'sını armamızın gururunda taşıyarak...
Sana semtten çiçeklerimizi ve kartal yüreklerimizi getiriyoruz Mehmet Ağabey, bir baba hindi çekişine bir kez daha eşlik etmek için. Senin şahsında Ferdi'mize Merve'mize Barış'ımıza ve tüm kartal yüreklilerimize merhaba demek için. Son Barikatta son zamanlarda yaşanan bazı küçük olumsuzlukları senin yanında, seninle birlikte gidermek için...
Sabahtan beri hiçbir şey yemedik
Karnımız acıktı bizim
Optik Başkan bize yemek ısmarlasana
Parasını alırsın sonra...
Merhaba Optik Başkan, Son Holigan, Mehmet Ağabey...
optikbaskan.jpg
Yer: Semt (Kazan)
Tarih: 27 Ocak 2008
Saat: 13:00
istikamet: Zeytinburnu / Kozlu Kabristanı
Not 1: Yer ve saat belirlenirken istanbul dışında olan, ama okullarından ötürü o tarihlerde istanbul'a dönmesi söz konusu olan öğrenci kartalları da dikkate aldık.
Not 2: Gaziantep ile oynayacağımız maç nedeniyle o gün tercih edilmiştir. Eğer maç saatinde ya da gününde bir değişiklik olursa organizasyonu buna göre şekillendirebiliriz. Ayrıca bu konuda önerisi olan varsa genel eğilime göre saat konusunda esneme yapılabilir.
Not 3: Bu konuyu Forza Club'da açmadım çünkü orada tam olarak görünmemesinden korktum. Ana sayfada yer alıp almaması hususunda sevgili Admin'e saygı duyarım.
Not 4: Optik Başkan;ımızı uğurladığımız zaman istanbul dışında olduğumdan uğurlamaya katılamadım ve dolayısıyla kabristanda yer konusunda sıkıntı yaşayabilirim. Bu konuda yardımcı olacak arkadaşlara teşekkür ediyoruz şimdiden.
Ölümle yaşamı ayıran çizgi
Siyahla beyazı ayıramaz ki...
Geliyoruz Optik Başkan, atkılarımızla formalarımızla seni ziyarete geliyoruz...
Beşiktaş aşkıyla yanan o güzel yüreğine daima merhaba diyerek...
Emekçi ruhuna, son barikattaki duruşuna besteler şiirler ve marşlar dökerek...
Beşiktaşımızın Şeref'ini Hakkı'sını armamızın gururunda taşıyarak...
Sana semtten çiçeklerimizi ve kartal yüreklerimizi getiriyoruz Mehmet Ağabey, bir baba hindi çekişine bir kez daha eşlik etmek için. Senin şahsında Ferdi'mize Merve'mize Barış'ımıza ve tüm kartal yüreklilerimize merhaba demek için. Son Barikatta son zamanlarda yaşanan bazı küçük olumsuzlukları senin yanında, seninle birlikte gidermek için...
Sabahtan beri hiçbir şey yemedik
Karnımız acıktı bizim
Optik Başkan bize yemek ısmarlasana
Parasını alırsın sonra...
Merhaba Optik Başkan, Son Holigan, Mehmet Ağabey...
optikbaskan.jpg
Yer: Semt (Kazan)
Tarih: 27 Ocak 2008
Saat: 13:00
istikamet: Zeytinburnu / Kozlu Kabristanı
Not 1: Yer ve saat belirlenirken istanbul dışında olan, ama okullarından ötürü o tarihlerde istanbul'a dönmesi söz konusu olan öğrenci kartalları da dikkate aldık.
Not 2: Gaziantep ile oynayacağımız maç nedeniyle o gün tercih edilmiştir. Eğer maç saatinde ya da gününde bir değişiklik olursa organizasyonu buna göre şekillendirebiliriz. Ayrıca bu konuda önerisi olan varsa genel eğilime göre saat konusunda esneme yapılabilir.
Not 3: Bu konuyu Forza Club'da açmadım çünkü orada tam olarak görünmemesinden korktum. Ana sayfada yer alıp almaması hususunda sevgili Admin'e saygı duyarım.
Not 4: Optik Başkan;ımızı uğurladığımız zaman istanbul dışında olduğumdan uğurlamaya katılamadım ve dolayısıyla kabristanda yer konusunda sıkıntı yaşayabilirim. Bu konuda yardımcı olacak arkadaşlara teşekkür ediyoruz şimdiden.
cehennemden bizlere yer tutacak olan son holigan. hakkında hazılanan videoyu izledikçe tüylerim diken diken olur.
sadece unutulanlar ölür ulan!...
optik başkan bize bira ısmarlasana... parasını alırsın sonra!
bir baba hindi...
optik başkan bize bira ısmarlasana... parasını alırsın sonra!
bir baba hindi...
son holigan optik başkan...
dostum öldü dün topraga indirdim,
kendim gömdüm anlatmasi bir hayli zor
acisi sönmeyen bir kor yanar bu kalpte sonunda sende çekip gittin hee!!
yarim kalan hayallerinle mahkûm ettin maziye biz ayni yerdeyiz yine
sense bizsiz simdi nerde kapali
gözlerinle terk ettigin evin ailen kederde
bense dertle suskunum ve saskin halde beklide yalandir diye umutluyum
kizginim birazda sana onca yilin hatrina vedasiz ayrilmakmi reva
kalkip baksana arkadaslarin kabir basinda
helal olsun varsa hakkim bir degil de bin defa
yirmi üç yasinda umutlara zamansiz elveda
sararmisti yüzün dönüp baktigimda son defa
acelemizmi vardi sanki gömdük tam bir dakikada
kaçacak miydin ki dostum çaktik dokuz tane tahta
vefasiz olma arada bir misafir ol rüyama
eskilerden lafla varsin senden olsun her bir tafra
bir yani bos ve tadida yok sensiz kurdugumuz sofra
rabba isyan degil bu mektup yazdim ben bi dosta
arada gözlerim dolar gülüsünü hatirladikça dostum elveda
sende terk edipte gitme görürsen aglarken üzülme
biryani mezara gömdük senle çok severmisiz megerse
sen yasarsin bu kalpte artik geriye dönmesende
dün yanimda bugün nerde adina dünya denen kahpe
çekti yüzüne perde iste burasi böyle sahte
bir gün güldürürse elbet aglatir bir günde yüzün hüzünlü son resimde
kabrinde kar var gözümde yas içimde yanar ates
gömüp döndük seni ve sen soguktan üsümedin mi kardes
hayatta sirt dönenlerin simdi alayi es
bes kurusluk maskelerinin ardi maskeden beles ve
rast gelirsen sen yüzles utanmadan kisner kalles
birkaç gebes duayi kesip yolda dedikoduyla pes
yarami desme der sorunca hazir gözlerinde yas
üzülme sen dostlarin var özleyip içten seven
isminin telaffuzunda kâh gülüp hüzünlenen
yakismamis son elbisen büyük sanki iki beden
beni avuntu söyleten dört bayram sensiz geçen ve yok nesem
son nefeste yüzünü dahi görmeden ansizin çekip giden bedende
sen yoktun neden eceldi dostu gömdüren ölümdü kefeni giydiren
geri dönülmez diyarlarda tek bi basina senmisin ?
biz hasretinle kahrolurken sende bizi özlermisin biyerden
izlediysen sayet aglayip gülermisin saka yapipta assam siniri
sirt dönüp gidermisin dün neseyken ortaminda bugün bize kedermisin
saysam bütün dertlerimi bikmadan dinlermisin
elalemin kalemi düzgün bizimkisi kadermisin
Sende terk edipte gitme görürsen aglarken üzülme
Biryani mezara gömdük senle çok severmisiz megerse
Sen yasarsin bu kalpte artik geriye dönmesende
Dün yanimda bugün nerde adina dünya denen kahpe
Çekti yüzüne perde iste burasi böyle sahte
Bir gün güldürürse elbet aglatir bir günde yüzün hüzünlü son resimde...
https://www.youtube.com/watch?v=2_Fj7ARNGxE
http://www.ktunnel.com/in...a650a3753e6646efd5e615966
dostum öldü dün topraga indirdim,
kendim gömdüm anlatmasi bir hayli zor
acisi sönmeyen bir kor yanar bu kalpte sonunda sende çekip gittin hee!!
yarim kalan hayallerinle mahkûm ettin maziye biz ayni yerdeyiz yine
sense bizsiz simdi nerde kapali
gözlerinle terk ettigin evin ailen kederde
bense dertle suskunum ve saskin halde beklide yalandir diye umutluyum
kizginim birazda sana onca yilin hatrina vedasiz ayrilmakmi reva
kalkip baksana arkadaslarin kabir basinda
helal olsun varsa hakkim bir degil de bin defa
yirmi üç yasinda umutlara zamansiz elveda
sararmisti yüzün dönüp baktigimda son defa
acelemizmi vardi sanki gömdük tam bir dakikada
kaçacak miydin ki dostum çaktik dokuz tane tahta
vefasiz olma arada bir misafir ol rüyama
eskilerden lafla varsin senden olsun her bir tafra
bir yani bos ve tadida yok sensiz kurdugumuz sofra
rabba isyan degil bu mektup yazdim ben bi dosta
arada gözlerim dolar gülüsünü hatirladikça dostum elveda
sende terk edipte gitme görürsen aglarken üzülme
biryani mezara gömdük senle çok severmisiz megerse
sen yasarsin bu kalpte artik geriye dönmesende
dün yanimda bugün nerde adina dünya denen kahpe
çekti yüzüne perde iste burasi böyle sahte
bir gün güldürürse elbet aglatir bir günde yüzün hüzünlü son resimde
kabrinde kar var gözümde yas içimde yanar ates
gömüp döndük seni ve sen soguktan üsümedin mi kardes
hayatta sirt dönenlerin simdi alayi es
bes kurusluk maskelerinin ardi maskeden beles ve
rast gelirsen sen yüzles utanmadan kisner kalles
birkaç gebes duayi kesip yolda dedikoduyla pes
yarami desme der sorunca hazir gözlerinde yas
üzülme sen dostlarin var özleyip içten seven
isminin telaffuzunda kâh gülüp hüzünlenen
yakismamis son elbisen büyük sanki iki beden
beni avuntu söyleten dört bayram sensiz geçen ve yok nesem
son nefeste yüzünü dahi görmeden ansizin çekip giden bedende
sen yoktun neden eceldi dostu gömdüren ölümdü kefeni giydiren
geri dönülmez diyarlarda tek bi basina senmisin ?
biz hasretinle kahrolurken sende bizi özlermisin biyerden
izlediysen sayet aglayip gülermisin saka yapipta assam siniri
sirt dönüp gidermisin dün neseyken ortaminda bugün bize kedermisin
saysam bütün dertlerimi bikmadan dinlermisin
elalemin kalemi düzgün bizimkisi kadermisin
Sende terk edipte gitme görürsen aglarken üzülme
Biryani mezara gömdük senle çok severmisiz megerse
Sen yasarsin bu kalpte artik geriye dönmesende
Dün yanimda bugün nerde adina dünya denen kahpe
Çekti yüzüne perde iste burasi böyle sahte
Bir gün güldürürse elbet aglatir bir günde yüzün hüzünlü son resimde...
https://www.youtube.com/watch?v=2_Fj7ARNGxE
http://www.ktunnel.com/in...a650a3753e6646efd5e615966
ölümünden sonra çarşı grubu "azrail akıllı ol" diye bir pankart açmıştır.*
(bkz: bu sene en güzel transferi cennet yaptı)
(bkz: azrail akıllı ol)
(bkz: bu sene en güzel transferi cennet yaptı)
(bkz: azrail akıllı ol)
Çok şeye yazılablir hakkında; fakat ne kadar anlatılabilinir bilmem.. Hiç tanımadan ÇOK SEVDiK ABi...
(bkz: ölüm adın kalleş olsun)
saygısızların uzaklaşması gereken başlık. anladık insanlıktan uzaksınız, bari ölüye saygınız olsun. *
bir takım için söylenebilecek en anlamlı şeyi söylemiş insandır:
"Beşiktaşlılık bizler için babamızdan kalan miras değil, evlatlarımıza olan borcumuzdur"
"Beşiktaşlılık bizler için babamızdan kalan miras değil, evlatlarımıza olan borcumuzdur"
mehmet ışıklar. 1969 malatya doğumludur. 25 temmuz 2007 de kalp krizinden * hayata gözlerini yuman tribün lideri.
25 temmuz 2009 tarihinde, antalya kartal yuvası mağazasında kendisi adına bir anma programı hazırlanan büyük tribün adamı, büyük amigo, son holigan.
(bkz: meşalelerimiz senin adına yandı optik başkan)
25 temmuz 2009 tarihinde, antalya kartal yuvası mağazasında kendisi adına bir anma programı hazırlanan büyük tribün adamı, büyük amigo, son holigan.
(bkz: meşalelerimiz senin adına yandı optik başkan)
son yolculuğuna uğurlandığı zaman çarşı grubunun açtığı pankart: "cennet bu sene en güzel transferi yaptı"
asıl mesleği öğretmenliktir. öğretmenlik yaptığı dönemlerde beşiktaşlı öğrencilerine sözlü notu olarak 100 verdiği anlatılagelmektedir. cezaevinden çıktıktan birkaç gün sonra talihsiz bir şekilde yaşamına veda etmiştir. lakaplarından biri de (bkz: son holigan)dı.
ölmeyen kalbimizde yaşayan abimizdir. ruhu şad olsun.
rahmetli tüm tribünlerin odak noktasıydı, biz ise onu çok başka severdik... rahmetli hakkında burada duygusala bağlayıp yöre yöre türküler çığırmaktan sakınırım ama hakkını da veririm her türlü.
sürekli şikayet ettiğim galatasaraylıların yapmacıklığı ile samimiyetsizliği ile ilgili bazı söz haklarım var.
birşeyi popüler boyuta taşımaktan hiç çekinmiyorlar, sömürdükçe sömürüyorlar, buldukları herşeyin posasını çıkartıyorlar ve bu da beni çok rahatsız ediyor.
bana ne değil mi?
yok bu iş beni çok ilgilendiriyor. o galatasaray tribünündeki değerli insanlardan ötürü ilgilendiriyor.
arda turan 'ın başındaki musibetten bahsettim. yarın öbürgün bu çocuk avrupa 'da hakkıyla cirit atamazsa bunun sorumlusu samimiyetsizliğin, yapmacıklığın bayraktarı olan galatasaraylı yöneticilerdir. bu çocuğu harcıyorlar tıpkı uefa kupası gibi!
nasıl?
nasıl zenginliği, fakirliği hazmetmiş insanlar vardır ve malesef görgüsüzlüğü, ağırlığı yenememiş insanlar vardır, işte bu durum da özetleyici olacaktır.
samimiyetsizlikten uefa kupasıyla övünmeyi dahi başaramadı bu insanlar!
şimdi de sadede geleyim sadede. yani alpaslan abi 'ye.
adamın ölüsünden efsane çıkarmaya bakıyorlar. içlerindeki gıcıklayıcı etken de mehmet abi 'dir. haa tribünlerde bir duygusallık yaşanacak da bunun boku türk ultras tarafından çıkarılmayacak! fenerbahçe tarafından da rezil edilmeyecek!
ben bunların aksine şaşarım!
ahanda buraya parmak basıyorum, rambo ölüğü zaman görün siz fenerbahçe taraftarını...
sürekli şikayet ettiğim galatasaraylıların yapmacıklığı ile samimiyetsizliği ile ilgili bazı söz haklarım var.
birşeyi popüler boyuta taşımaktan hiç çekinmiyorlar, sömürdükçe sömürüyorlar, buldukları herşeyin posasını çıkartıyorlar ve bu da beni çok rahatsız ediyor.
bana ne değil mi?
yok bu iş beni çok ilgilendiriyor. o galatasaray tribünündeki değerli insanlardan ötürü ilgilendiriyor.
arda turan 'ın başındaki musibetten bahsettim. yarın öbürgün bu çocuk avrupa 'da hakkıyla cirit atamazsa bunun sorumlusu samimiyetsizliğin, yapmacıklığın bayraktarı olan galatasaraylı yöneticilerdir. bu çocuğu harcıyorlar tıpkı uefa kupası gibi!
nasıl?
nasıl zenginliği, fakirliği hazmetmiş insanlar vardır ve malesef görgüsüzlüğü, ağırlığı yenememiş insanlar vardır, işte bu durum da özetleyici olacaktır.
samimiyetsizlikten uefa kupasıyla övünmeyi dahi başaramadı bu insanlar!
şimdi de sadede geleyim sadede. yani alpaslan abi 'ye.
adamın ölüsünden efsane çıkarmaya bakıyorlar. içlerindeki gıcıklayıcı etken de mehmet abi 'dir. haa tribünlerde bir duygusallık yaşanacak da bunun boku türk ultras tarafından çıkarılmayacak! fenerbahçe tarafından da rezil edilmeyecek!
ben bunların aksine şaşarım!
ahanda buraya parmak basıyorum, rambo ölüğü zaman görün siz fenerbahçe taraftarını...
farklı renklere gönül vermiş olduğum halde, endüstriyel futbola karşı tribün kültürü düşüncesi bağlamında bir yerde aynı görüşe bağlı olduğum merhum tribüncü. bugün hakkında bir yazı gördüm kendisinin. biraz detaylı araştırdım.. helal olsun dedim..
tanışmadığımız halde, üstümdeki sarı-lacivert formayla, bizde çok sevdik be abi!
ışıklar içinde.
tanışmadığımız halde, üstümdeki sarı-lacivert formayla, bizde çok sevdik be abi!
ışıklar içinde.
çok sevmiştik be abi (bkz: pascal nouma sevgisi)
binbir zorlukla bitirdiği üniversiteden sonra öğretmen olarak atandığı bir doğu vilayetinde beşiktaş aşkından dolayı barınamayacak kadar beşiktaşlı olan rahmetli çarşı amigosu, tribün efsanesi...
rahat uyu mehmet abi...
(bkz: çok özledik be abi)
rahat uyu mehmet abi...
(bkz: çok özledik be abi)
kabataş hakan'da kansere yakalandı, başkan. o'da üzdü bizi. yeneceğiz bir gün bu kanser belasını, intikamınızı alacağız başkan. alacağız!
hala seviyoruz be abi.
göklerde kartal gibiydin başkan, kanatlarından vuruldun!
unutmayacağız seni son holigan!
unutmayacağız seni son holigan!
3 yıl be başkan.
çok sevdik be abi
çok sevdik be abi
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar