bugün
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- claudian clouds22
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- islam'ın hak dini olması6
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- tai lung37
- askerde ahmet kaya dinleyen tip3
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- uludağ itiraf10
- namazın amacı6
- ikinci defa askere gitmek4
- hoşlanılan kıza atılan mesajın sevgiliye gitmesi3
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- bir sonsuzluk ifadesi olarak antipanik depresyonu2
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- friedrich hegel la bi cay icek12
- şu an ki ruh halim2
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
- melissa vargas7
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- sözlük whatsapp grupları13
- geceye bir ahmet kaya şarkısı bırak2
- kendinle ilgili bir özellik bırak4
- filenin sultanları5
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- özbek kadınlar14
- bir kez aldatana ikinci şansı vermek2
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- aslında italyanın kazanması4
- sözlükteki kızlara çok mu yüz vermek3
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- 20342
- sarapci koala49
- türk silahlı komikleri2
- ağlıyorum sözlük4
- kıraathanede masaya yumruk atıp isyan etmek3
- sözlüğün en tembel yazarı5
- muslettin amca6
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- yaradana tüm günahlarınızı itiraf edin saklamayın4
- true sözlüğün en namuslu ve ahlaklı yazarıdır5
- ithal oyuncularla turnuva kazanmak3
- kadını kurtarmak isterken bıçaklanan'u y2
- insanlık kıyamete yakın dönemde azgınlaşacak2
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- çok fazla dolandırıcı var3
andrei tarkovsky'nin 1986 yılında, ölmeden önce çekip bitirdiği son filmi. türkçe'de kurban anlamına gelir. tarkovsky filmi aynı zamanda tedavi gördüğü yer de olan isveç'te çekmiştir.
düzelti: imla.
düzelti: imla.
çağdaş rus sinemasının en önemli yönetmenlerinden biri olan andrei tarkovsky`in kanserden ölmek üzere olduğu son günlerde isveç'de çektiği filmdir.
sinemanın mistik ozanı ve çağdaş rus sinemasının kuşkusuz en büyük yönetmeni TARKOVSKY, offret'ı isveç'te, kanserden ölmek üzere olduğunu bildiği günlerde çekti. oğlu andriyoşa'ya 'umut ve inançla' ithaf ettiği bu son filmi, yönetmenin bir bakıma da vasiyetiydi. Yüzeyde göründüğünden çok daha derin ve karmaşık olan bu öyküde TARKOVSKY'nin karamsarlığı doruğa çıkmıştır. Filmde üslup yönünden, ingmar bergman'ın son dönem çalışmalarını andıran pek çok unsur bulunmaktadır. Dekorlar soğuk, ışıklandırma ise geri plandaki nesnelerin önünde ve parlaktır; dinsel metaforlar da çok fazladır. TARKOVSKY, BERGMAN'ın sürekli çalıştığı usta görüntü yönetmeni sven nykvist'in mükemmel görüntülerinin de yardımıyla, insanlığın gittikçe makineleştiği, teknolojik gelişmelerle iyice kapana kıstırıldığı günümüzde, sürekli bir nükleer savaş tehdidinin gölgesinde nasıl çıkmaza doğru sürüklendiğimizi gösterir. Bu gidişe karşı koymanın da ancak inançla mümkün olabileceğini vurgular.
özellikle filmin en etkileyici bölümlerinden biri olan "Alexandre'ın Tanrı'ya yakarışı" [https://www.youtube.com/watch?v=f4z8Y-NpW1c ] insanı derin düşüncelere sevk ettirir. izlenmelidir.
sinemanın mistik ozanı ve çağdaş rus sinemasının kuşkusuz en büyük yönetmeni TARKOVSKY, offret'ı isveç'te, kanserden ölmek üzere olduğunu bildiği günlerde çekti. oğlu andriyoşa'ya 'umut ve inançla' ithaf ettiği bu son filmi, yönetmenin bir bakıma da vasiyetiydi. Yüzeyde göründüğünden çok daha derin ve karmaşık olan bu öyküde TARKOVSKY'nin karamsarlığı doruğa çıkmıştır. Filmde üslup yönünden, ingmar bergman'ın son dönem çalışmalarını andıran pek çok unsur bulunmaktadır. Dekorlar soğuk, ışıklandırma ise geri plandaki nesnelerin önünde ve parlaktır; dinsel metaforlar da çok fazladır. TARKOVSKY, BERGMAN'ın sürekli çalıştığı usta görüntü yönetmeni sven nykvist'in mükemmel görüntülerinin de yardımıyla, insanlığın gittikçe makineleştiği, teknolojik gelişmelerle iyice kapana kıstırıldığı günümüzde, sürekli bir nükleer savaş tehdidinin gölgesinde nasıl çıkmaza doğru sürüklendiğimizi gösterir. Bu gidişe karşı koymanın da ancak inançla mümkün olabileceğini vurgular.
özellikle filmin en etkileyici bölümlerinden biri olan "Alexandre'ın Tanrı'ya yakarışı" [https://www.youtube.com/watch?v=f4z8Y-NpW1c ] insanı derin düşüncelere sevk ettirir. izlenmelidir.
insanın dünya ve yaşam dengesindeki yerini sorgulayan bir tarkovsky başyapıtı. insanlığın kurtuluşu için kendini feda eden başrol, isa'nın ademoğlunun günahları için kurban olmasına benzer.
insanlığa ağıt niteliği taşıyan tarkovskyin en iyi filmi.Güzel bach eseri için;
https://www.youtube.com/watch?v=X_tXqQlFdcQ
https://www.youtube.com/watch?v=X_tXqQlFdcQ
#25259436
hoşbulduk demek istediğim yazar, dostum. ben buralarda yeniyim ama kendisi bir süredir yazmakta zaten.
hoşbulduk demek istediğim yazar, dostum. ben buralarda yeniyim ama kendisi bir süredir yazmakta zaten.
Sinema üstadı yazar arkadaşımdır. Adamın isi gücü yok bütün gün evde film kasıyor. Takdir ediyorum.
Ayrıca tarkovsky'nin bir filmidir efendim.
Ayrıca tarkovsky'nin bir filmidir efendim.
“Teknik ilerleme dediğimiz şeyin bize getirdiği tek şey konfor oldu. Bir tür hayat standardı.
Ve bir de gücü korumak için gereken şiddet araçları. Vahşiler gibiyiz!
Mikroskobu, cop gibi kullanıyoruz.
Hayır, yanlış. Vahşiler maneviyata daha çok önem veriyor!
Önemli fennî bir buluş mu yaptık, onu hemen kötülüğe âlet ederiz.
Hayat standardına gelince, bir zamanlar bilge bir kişi, gerekli olmayan şey günahtır demişti.
Ve eğer bu doğruysa, medeniyetimiz baştan aşağıya günah üzerine kurulmuş demektir.”
Kurban, Tarkovsky.
Ve bir de gücü korumak için gereken şiddet araçları. Vahşiler gibiyiz!
Mikroskobu, cop gibi kullanıyoruz.
Hayır, yanlış. Vahşiler maneviyata daha çok önem veriyor!
Önemli fennî bir buluş mu yaptık, onu hemen kötülüğe âlet ederiz.
Hayat standardına gelince, bir zamanlar bilge bir kişi, gerekli olmayan şey günahtır demişti.
Ve eğer bu doğruysa, medeniyetimiz baştan aşağıya günah üzerine kurulmuş demektir.”
Kurban, Tarkovsky.
1986 yapımı bir andrei tarkovsky filmi. Film, insanlığı kurtarmak için kendinden vazgeçen bir adamı(alexander) konu alır. Bu anlamda alexander karakteri kierkegaard’ın korku ve titreme kitabındaki ibrahim’i ile benzerlik taşıyor.
Filmde bir nükleer savaş çıkar ve her şeyin yok olup gideceğinin farkında olan alexander ölümden kurtulabilmek dahası sevdiklerini kurtarabilmek için her yolu denemeye hazırdır. Tanrıya yakarır. Aslında tüm bunlar gerçek mi yoksa kahramanın kafasında yaşadıkları mı bilinmez.
--spoiler--
Sahip olduğum her şeyi sana vereceğim. Çok sevdiğim ailemi vereceğim. Evimi yıkacağım. Küçük Adam’dan vazgeçeceğim. Dilsiz olacağım. Bir daha kimseyle konuşmayacağım. Beni hayata bağlayan her şeyden vazgeçmeye razıyım. Yeter ki sen, her şeyi eskisi gibi yap. Bu sabah ve dün nasılsa öyle yap. Beni hasta eden bu ölümcül hayvani duygudan kurtulmama yardım et. Evet, her şeyim senindir! Tanrım! Bana yardım et! Söz verdiğim her şeyi yapacağım.
--spoiler--
Filmde pek çok sorgulama ve gönderme var fakat heidegger ve özellikle nietzsche üzerinden varoluşçulukla inanç kavramının girdiği çatışmayı, insanın dünyadaki varlığına dair fikirlerini apaçık görmek mümkün. Hatta filmdeki pek çok diyalog felsefi düzeyde bir sorgulama şeklindedir. Film, varoluşsal problemler üzerinden ilerler (klasik tarkovski). Biliyorsunuz tarkovsky filmleriyle felsefe yapan bir sinema filozofudur da aynı zamanda.
--spoiler--
Bazen kendi kendime şöyle derim: Eğer biz de her gün tam aynı saatte bir ayin yapar gibi belirli bir davranışı hiç değiştirmeden sistemli olarak yinelersek dünya çok farklı olur. Bir şeyler değişirdi. Değişmesi gerekirdi.
--spoiler--
Kuruyan o ağacın yeniden yeşermesi gibi, insanlık da yeniden can bulacaktı.
görsel
Tarkovsky, filmi kendi oğluna adamıştır.
“Umut ve inançla”
Filmde bir nükleer savaş çıkar ve her şeyin yok olup gideceğinin farkında olan alexander ölümden kurtulabilmek dahası sevdiklerini kurtarabilmek için her yolu denemeye hazırdır. Tanrıya yakarır. Aslında tüm bunlar gerçek mi yoksa kahramanın kafasında yaşadıkları mı bilinmez.
--spoiler--
Sahip olduğum her şeyi sana vereceğim. Çok sevdiğim ailemi vereceğim. Evimi yıkacağım. Küçük Adam’dan vazgeçeceğim. Dilsiz olacağım. Bir daha kimseyle konuşmayacağım. Beni hayata bağlayan her şeyden vazgeçmeye razıyım. Yeter ki sen, her şeyi eskisi gibi yap. Bu sabah ve dün nasılsa öyle yap. Beni hasta eden bu ölümcül hayvani duygudan kurtulmama yardım et. Evet, her şeyim senindir! Tanrım! Bana yardım et! Söz verdiğim her şeyi yapacağım.
--spoiler--
Filmde pek çok sorgulama ve gönderme var fakat heidegger ve özellikle nietzsche üzerinden varoluşçulukla inanç kavramının girdiği çatışmayı, insanın dünyadaki varlığına dair fikirlerini apaçık görmek mümkün. Hatta filmdeki pek çok diyalog felsefi düzeyde bir sorgulama şeklindedir. Film, varoluşsal problemler üzerinden ilerler (klasik tarkovski). Biliyorsunuz tarkovsky filmleriyle felsefe yapan bir sinema filozofudur da aynı zamanda.
--spoiler--
Bazen kendi kendime şöyle derim: Eğer biz de her gün tam aynı saatte bir ayin yapar gibi belirli bir davranışı hiç değiştirmeden sistemli olarak yinelersek dünya çok farklı olur. Bir şeyler değişirdi. Değişmesi gerekirdi.
--spoiler--
Kuruyan o ağacın yeniden yeşermesi gibi, insanlık da yeniden can bulacaktı.
görsel
Tarkovsky, filmi kendi oğluna adamıştır.
“Umut ve inançla”
iyilik nedir sorusunu akla getiren.
ve iqsu yüksek insanları iyi olmaya inandırandır.
ve iqsu yüksek insanları iyi olmaya inandırandır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar