bugün
- sözlük kızı ile iletişim kurmak9
- trileçe7
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- diyanet'in japonya da ne işi var6
- anne pizzası3
- giysi fiyatlarının uçması7
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci12
- en gıcık olunan şoför tipleri6
- tulumba tatlısı8
- laz böreği3
- putin türkmüş11
- ismedin siyasi yorum yapmaması2
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler7
- true'nin libidosu neden yüksek7
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak2
- true'nin acile kaldırılması9
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- türk vatandaşları türktür8
- muslettin amca4
- osuruktan şiirler41
- türkiyeli olmak4
- kankinizin sevgilinizi götürmesi5
- her şeyi hatırlayan insan3
- sonsuza kadar yaşamak3
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- ince memed4
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- tek adam4
- mahalle kültürünün yok olması4
- devlet eliyle eğitim zorunluluğu3
- patlayan şekerli matcha2
- dinci şairler4
- kemal kılıcdaroğlu2
- 1000mbit internet2
- kıza fotoğraf yolladıktan sonra olabilecekler4
- ilk öpüştüğüm kız6
- ermeni ünlüler2
- sözlük erkeklerinin şortları2
- adana kebap10
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı20
- eczacının sağlıklı günler demesi5
- kill bill vol 33
- babülmendep boğazı2
- vexillarius the slayer3
- almanyada çok insan öldü haklı mıydı4
- ben geldim kerkenezler18
- sözlükte kimsenin kalmadığını hissetmek2
- claudian clouds22
- gece pencereyi açık unutup yatmak5
iyilik nedir sorusunu akla getiren.
ve iqsu yüksek insanları iyi olmaya inandırandır.
ve iqsu yüksek insanları iyi olmaya inandırandır.
1986 yapımı bir andrei tarkovsky filmi. Film, insanlığı kurtarmak için kendinden vazgeçen bir adamı(alexander) konu alır. Bu anlamda alexander karakteri kierkegaard’ın korku ve titreme kitabındaki ibrahim’i ile benzerlik taşıyor.
Filmde bir nükleer savaş çıkar ve her şeyin yok olup gideceğinin farkında olan alexander ölümden kurtulabilmek dahası sevdiklerini kurtarabilmek için her yolu denemeye hazırdır. Tanrıya yakarır. Aslında tüm bunlar gerçek mi yoksa kahramanın kafasında yaşadıkları mı bilinmez.
--spoiler--
Sahip olduğum her şeyi sana vereceğim. Çok sevdiğim ailemi vereceğim. Evimi yıkacağım. Küçük Adam’dan vazgeçeceğim. Dilsiz olacağım. Bir daha kimseyle konuşmayacağım. Beni hayata bağlayan her şeyden vazgeçmeye razıyım. Yeter ki sen, her şeyi eskisi gibi yap. Bu sabah ve dün nasılsa öyle yap. Beni hasta eden bu ölümcül hayvani duygudan kurtulmama yardım et. Evet, her şeyim senindir! Tanrım! Bana yardım et! Söz verdiğim her şeyi yapacağım.
--spoiler--
Filmde pek çok sorgulama ve gönderme var fakat heidegger ve özellikle nietzsche üzerinden varoluşçulukla inanç kavramının girdiği çatışmayı, insanın dünyadaki varlığına dair fikirlerini apaçık görmek mümkün. Hatta filmdeki pek çok diyalog felsefi düzeyde bir sorgulama şeklindedir. Film, varoluşsal problemler üzerinden ilerler (klasik tarkovski). Biliyorsunuz tarkovsky filmleriyle felsefe yapan bir sinema filozofudur da aynı zamanda.
--spoiler--
Bazen kendi kendime şöyle derim: Eğer biz de her gün tam aynı saatte bir ayin yapar gibi belirli bir davranışı hiç değiştirmeden sistemli olarak yinelersek dünya çok farklı olur. Bir şeyler değişirdi. Değişmesi gerekirdi.
--spoiler--
Kuruyan o ağacın yeniden yeşermesi gibi, insanlık da yeniden can bulacaktı.
görsel
Tarkovsky, filmi kendi oğluna adamıştır.
“Umut ve inançla”
Filmde bir nükleer savaş çıkar ve her şeyin yok olup gideceğinin farkında olan alexander ölümden kurtulabilmek dahası sevdiklerini kurtarabilmek için her yolu denemeye hazırdır. Tanrıya yakarır. Aslında tüm bunlar gerçek mi yoksa kahramanın kafasında yaşadıkları mı bilinmez.
--spoiler--
Sahip olduğum her şeyi sana vereceğim. Çok sevdiğim ailemi vereceğim. Evimi yıkacağım. Küçük Adam’dan vazgeçeceğim. Dilsiz olacağım. Bir daha kimseyle konuşmayacağım. Beni hayata bağlayan her şeyden vazgeçmeye razıyım. Yeter ki sen, her şeyi eskisi gibi yap. Bu sabah ve dün nasılsa öyle yap. Beni hasta eden bu ölümcül hayvani duygudan kurtulmama yardım et. Evet, her şeyim senindir! Tanrım! Bana yardım et! Söz verdiğim her şeyi yapacağım.
--spoiler--
Filmde pek çok sorgulama ve gönderme var fakat heidegger ve özellikle nietzsche üzerinden varoluşçulukla inanç kavramının girdiği çatışmayı, insanın dünyadaki varlığına dair fikirlerini apaçık görmek mümkün. Hatta filmdeki pek çok diyalog felsefi düzeyde bir sorgulama şeklindedir. Film, varoluşsal problemler üzerinden ilerler (klasik tarkovski). Biliyorsunuz tarkovsky filmleriyle felsefe yapan bir sinema filozofudur da aynı zamanda.
--spoiler--
Bazen kendi kendime şöyle derim: Eğer biz de her gün tam aynı saatte bir ayin yapar gibi belirli bir davranışı hiç değiştirmeden sistemli olarak yinelersek dünya çok farklı olur. Bir şeyler değişirdi. Değişmesi gerekirdi.
--spoiler--
Kuruyan o ağacın yeniden yeşermesi gibi, insanlık da yeniden can bulacaktı.
görsel
Tarkovsky, filmi kendi oğluna adamıştır.
“Umut ve inançla”
“Teknik ilerleme dediğimiz şeyin bize getirdiği tek şey konfor oldu. Bir tür hayat standardı.
Ve bir de gücü korumak için gereken şiddet araçları. Vahşiler gibiyiz!
Mikroskobu, cop gibi kullanıyoruz.
Hayır, yanlış. Vahşiler maneviyata daha çok önem veriyor!
Önemli fennî bir buluş mu yaptık, onu hemen kötülüğe âlet ederiz.
Hayat standardına gelince, bir zamanlar bilge bir kişi, gerekli olmayan şey günahtır demişti.
Ve eğer bu doğruysa, medeniyetimiz baştan aşağıya günah üzerine kurulmuş demektir.”
Kurban, Tarkovsky.
Ve bir de gücü korumak için gereken şiddet araçları. Vahşiler gibiyiz!
Mikroskobu, cop gibi kullanıyoruz.
Hayır, yanlış. Vahşiler maneviyata daha çok önem veriyor!
Önemli fennî bir buluş mu yaptık, onu hemen kötülüğe âlet ederiz.
Hayat standardına gelince, bir zamanlar bilge bir kişi, gerekli olmayan şey günahtır demişti.
Ve eğer bu doğruysa, medeniyetimiz baştan aşağıya günah üzerine kurulmuş demektir.”
Kurban, Tarkovsky.
Sinema üstadı yazar arkadaşımdır. Adamın isi gücü yok bütün gün evde film kasıyor. Takdir ediyorum.
Ayrıca tarkovsky'nin bir filmidir efendim.
Ayrıca tarkovsky'nin bir filmidir efendim.
#25259436
hoşbulduk demek istediğim yazar, dostum. ben buralarda yeniyim ama kendisi bir süredir yazmakta zaten.
hoşbulduk demek istediğim yazar, dostum. ben buralarda yeniyim ama kendisi bir süredir yazmakta zaten.
insanlığa ağıt niteliği taşıyan tarkovskyin en iyi filmi.Güzel bach eseri için;
https://www.youtube.com/watch?v=X_tXqQlFdcQ
https://www.youtube.com/watch?v=X_tXqQlFdcQ
insanın dünya ve yaşam dengesindeki yerini sorgulayan bir tarkovsky başyapıtı. insanlığın kurtuluşu için kendini feda eden başrol, isa'nın ademoğlunun günahları için kurban olmasına benzer.
çağdaş rus sinemasının en önemli yönetmenlerinden biri olan andrei tarkovsky`in kanserden ölmek üzere olduğu son günlerde isveç'de çektiği filmdir.
sinemanın mistik ozanı ve çağdaş rus sinemasının kuşkusuz en büyük yönetmeni TARKOVSKY, offret'ı isveç'te, kanserden ölmek üzere olduğunu bildiği günlerde çekti. oğlu andriyoşa'ya 'umut ve inançla' ithaf ettiği bu son filmi, yönetmenin bir bakıma da vasiyetiydi. Yüzeyde göründüğünden çok daha derin ve karmaşık olan bu öyküde TARKOVSKY'nin karamsarlığı doruğa çıkmıştır. Filmde üslup yönünden, ingmar bergman'ın son dönem çalışmalarını andıran pek çok unsur bulunmaktadır. Dekorlar soğuk, ışıklandırma ise geri plandaki nesnelerin önünde ve parlaktır; dinsel metaforlar da çok fazladır. TARKOVSKY, BERGMAN'ın sürekli çalıştığı usta görüntü yönetmeni sven nykvist'in mükemmel görüntülerinin de yardımıyla, insanlığın gittikçe makineleştiği, teknolojik gelişmelerle iyice kapana kıstırıldığı günümüzde, sürekli bir nükleer savaş tehdidinin gölgesinde nasıl çıkmaza doğru sürüklendiğimizi gösterir. Bu gidişe karşı koymanın da ancak inançla mümkün olabileceğini vurgular.
özellikle filmin en etkileyici bölümlerinden biri olan "Alexandre'ın Tanrı'ya yakarışı" [https://www.youtube.com/watch?v=f4z8Y-NpW1c ] insanı derin düşüncelere sevk ettirir. izlenmelidir.
sinemanın mistik ozanı ve çağdaş rus sinemasının kuşkusuz en büyük yönetmeni TARKOVSKY, offret'ı isveç'te, kanserden ölmek üzere olduğunu bildiği günlerde çekti. oğlu andriyoşa'ya 'umut ve inançla' ithaf ettiği bu son filmi, yönetmenin bir bakıma da vasiyetiydi. Yüzeyde göründüğünden çok daha derin ve karmaşık olan bu öyküde TARKOVSKY'nin karamsarlığı doruğa çıkmıştır. Filmde üslup yönünden, ingmar bergman'ın son dönem çalışmalarını andıran pek çok unsur bulunmaktadır. Dekorlar soğuk, ışıklandırma ise geri plandaki nesnelerin önünde ve parlaktır; dinsel metaforlar da çok fazladır. TARKOVSKY, BERGMAN'ın sürekli çalıştığı usta görüntü yönetmeni sven nykvist'in mükemmel görüntülerinin de yardımıyla, insanlığın gittikçe makineleştiği, teknolojik gelişmelerle iyice kapana kıstırıldığı günümüzde, sürekli bir nükleer savaş tehdidinin gölgesinde nasıl çıkmaza doğru sürüklendiğimizi gösterir. Bu gidişe karşı koymanın da ancak inançla mümkün olabileceğini vurgular.
özellikle filmin en etkileyici bölümlerinden biri olan "Alexandre'ın Tanrı'ya yakarışı" [https://www.youtube.com/watch?v=f4z8Y-NpW1c ] insanı derin düşüncelere sevk ettirir. izlenmelidir.
andrei tarkovsky'nin 1986 yılında, ölmeden önce çekip bitirdiği son filmi. türkçe'de kurban anlamına gelir. tarkovsky filmi aynı zamanda tedavi gördüğü yer de olan isveç'te çekmiştir.
düzelti: imla.
düzelti: imla.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar