bugün
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları16
- sözlüğün reisi kim anketi20
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması12
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı13
- sözlükteki her kızı öven tipler11
- sözlükteki fetocular6
- yazarların akşama dair planları5
- yılan dövmeli insanların garip olması5
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- erkek adamın külahtan dondurma yemesi4
- hikayenin devamını getir8
- tas kafa traşlı hırt sorunu5
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir17
- doğru karpuz seçemeyen erkek9
- sözlüğün reisi kim14
- erzurum hdp mitingi6
- bir insanı tanımanın en iyi yolu7
- şeytanın bile israil'e karşı olması2
- arkadaşlar9
- tas kafalı hırtlar için el salvador çözümü4
- hakkari mhp mitingi5
- mazot3
- ben kin tutmam insanı3
- çomarların ekonomi anlayışı2
- kalp mi daha duygusal mide mi6
- ekonomi5
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- oksizoron tarafından terkedilenler5
- kadir topbaş2
- antipanik10
- emret komutanım izlemiş efsane nesil3
- sözlük yazarlarının normal kombinleri16
- nervionun kedisi3
- toplum içinde gülüşmelere neden olmak2
- sevilen kıza cv yollamak2
- antipanik sizce biraz antipatik mi5
- üzümde aroma arıyorum4
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- iskender büyük davasında haklıydı3
- istiklal mahkemeleri her 10 yılda bir kurulmalı4
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi9
- fetöcü polat alemdar3
- sevmediğin kişinin komik şakası2
- islamda namaz yoktur30
- true yu evlendiriyoruz kampanyası6
- bir dilim pastaya oy veren eyitimsiz seçmen5
- günaydın küçük ipneler9
- emlakçı2
- ütünün fişini çektim mi paranoyası5
- gocu'nun durgunlaşması3
Türkiye'de yirmi milyon obez olduğu tahmin ediliyor. Ülkemizde 10 kişiden 3 ü obez!
Bir yeme bozukluğudur.
Bir yeme bozukluğudur.
dunya saglik orgutunun yakinda norm haline gelmesinden korktugu durumdur.
fazla yemek veya abur cubur yiyen insanlarda görülen sağlık sorunudur. eğer şu an bunu okuyan bir obez varsa lütfen kendi sağlığı için yeme düzenini bozsun. obezite sadece görüntüyü değil vücut sağlığını da bozar.
türkiye de on kişinin altısinda görülen hastalık.
genetik olarak da tetiklenebilen bir hastalik turudur.
Yirmi yıl içerisinde Türkiye'nin %30'unu etkilemesi beklenen hastalık.
Yazarların büyük bir çoğunluğu bu sınıfa girecektir herhalde, bütün gün otur entry gir, spor yapma, bol bol tıkın.
Yazarların büyük bir çoğunluğu bu sınıfa girecektir herhalde, bütün gün otur entry gir, spor yapma, bol bol tıkın.
bir arastirmaya gore dunyada obeziteden ölenlerin sayisi acliktan ölenlerin sayisindan daha fazladir.
kapitalizmin insanların götüne göbeğine ilişmesidir.
kiloyu alırken de eritmek için de para harcarsın. tıpkı susadığında 1 liraya aldığın suyu bir buçuk liraya işemen gibi. tıpkı nefes alırken bir ayrı verirken bir ayrı para ödemek gibi birşey.
kahrolsun kapitalizm.
kiloyu alırken de eritmek için de para harcarsın. tıpkı susadığında 1 liraya aldığın suyu bir buçuk liraya işemen gibi. tıpkı nefes alırken bir ayrı verirken bir ayrı para ödemek gibi birşey.
kahrolsun kapitalizm.
80 lerden sonra, rakamsal bazda artışını, gıda endüstrisinin doğuş dönemlerine bağlamak mümkün. Öte yandan, 60 ve 70 lerde sonrası pek çok haneye giren otomobil lüksü, insanların yayan yaptığı yürüyüşlerle kilo verme avantajlarını da ortadan kaldırdığından, obeziteye yakalanma sıklığı artmıştır.
obezite bir hastalık mıdır ya da aldatmaca mıdır?
obezite bri hastalık mıdır?
Soru;
Artık obezitenin bir hastalık olduğu konusunda toplum bilinçlenmeye başladı. Siz de bu kanaatte misiniz? Kaba tabirle "şişman insanlar hasta olduklarını" düşünüyorlar mı?
Cevap : HALiL KARGULU
Toplumun bilinçlenmeye başladığı şey, her konuda olduğu gibi tek taraflı dikte edilmeye çalışılan doğru bildiğimiz farklı bir yanlıştır. Çünkü;
Obezitenin hızla yayılmasında ve çözüme ulaşamamasındaki önemli sebeplerden en önde gelenleri; tüketim ekonomisi ivmeli, gıda ve farma sektörleri yaptırımcı ve sinsi hâkimiyet kurma çabalarıdır.
insanların, sinir sistemlerini etkileyen, doyum ve tatmin olma merkezini kapatan ve YAPAY hislerle sürekli besine ve gerekli, gereksiz her türlü tüketim ürününe bağımlı hale getiren YAPAY katkı maddeleri ve kimyasallar, bizleri zoraki tüketime bağımlı hale getirmiş ve inisiyatif ve irade kullanma mekanizmasını ele geçirmişlerdir.
Yani, her insan tarafından tüketilen besinlerin, beyinde bıraktığı elektro-kimyasal -kat kat daha fazla tüketime yönlendiren, lezzet ve katkı maddeleri etkileri ile sektöre destek amacı kılıflı geliştirilen(!) ilaçların, insan sinir sistemi ve psikolojisinde ciddi olumsuz farklılıklar üretmek üzere yarattığı tahripler sonucudur bağımlılıklarımız! Ve bağımlılıklarımıza bağlı gelişen Obezite...
Dolayısı ile Obezite hastalık derken kast edilen ile buradaki bağımlılık hastalığı, çok ayrı kavramlar olup, bağımlılıklarımız dolayısı ile Obez olunabileceğini unutmamalıyız.
Kilolu veya Obez bir kimse; bebeklikten bu güne, yanlış alışkanlıklar ve içinde yetiştiği aile kültürü nedeni ile önce benimsetilmiş kendi seçimleri, sonraki sürelerde ise iradesi dışında fiziki ihtiyacından çok besin içerikleri ve miktarları tüketiyorsa, kendini durduramıyor ve delirircesine açlık ve tüketim krizlerine giriyorsa, bu masum bir irade sorunu olarak da vurgulanamaz!
Madde bağımlılığında ki kriz anı ne ise, obezite için yapay açlık krizinin etkisi de aynıdır. ikisi de kontrol dışı, iradeden bağımsız davranış ve algı bozukluğu veya yetersizliğidir.
Aldığımız her lokmanın içindeki kimyasallar ve yapay katkı maddeleri, zihnimizi etkileyerek; size 3 gün sonra bile durdurulamaz şekilde yapay açlık hissi yaşatıyorsa, kendinizi sürekli aç ve tatminsiz hissediyorsanız, yani; yağı, şekeri, tuzu azaltılmış bile olsa 100 kalorilik ürün tükettiğinizde, zihinsel tahribat sonucu 1000 kalorilik uyuşturucu etkili gıda sandığınız tüketim içerikleri yemek zorunda kalıyorsanız, artık kendinizi iradesiz olarak suçlamayı ve aşağılamayı bırakmalısınız! Çünkü zihniniz ele geçirilmiştir! Kontrol bireysel inisiyatiflerden çıkmıştır. Özgürlüğünüz ipotek altındadır.
Tam Özgür olmayan insanda irade aramak cehaletten, saflıktan öte, AHMAKLIKTIR!
Günümüz sağlık sistemi ve değişik branş uygulamalarına yetkinleştirilmiş temsilcileri, temsil ettikleri her bir alanı sanki Çözümün bütününü yansıtıyor gibi intibalar yaratarak, asıl çözümün küçücük bir birimini temsil ederken; Sorun ile boğuşan insanların bakış ufku daraltıldığı gibi, sebep olunan tüm psikolojik ve sosyal ağır yükler, Kilolu ve Obezlere doğruca yüklenmektedir. Bu kişilere "iradesiz, tembel ve obur" gözü ile "kendine hakim olamayan" zavallı bir varlık olarak aşağılanarak, tam bir çözümsüzlük girdabı oluşturulmaktadır.
işte bu noktada şişman insanlara OBEZ diyerek onların hasta olduğunu vurgulamaya çalışan ve farklı maddi hesaplar ile insanları iradesizlik ve tembellikle suçlayan herkes, gerçek anlamda hastadır! Obezler hasta değil, bağımlı ve konuya ve gerçek çözümlere bilinçli bir şekilde cahil bırakılmıştır.
Zaten obezlerin Hasta olduğu bilinci, bilerek işlenilerek, kişilerin kendi potansiyellerini körelterek, sisteme daha çok bağımlı hale getirmek için özel olarak algılatılmaya çalışılan mevcut tanımlar, OBEZiTENiN KENDiSiNi oluşturmaktadır.
Halk elbette hasta olduğu inancını mazeret olarak benimseyerek, kendilerini suçlayanlara karşı güçlü bir maske oluşturabildiği için, hasta olduğuna inanmaya zihinsel olarak zaten hazırdır. Ve zaten hasta olan, olmayan herkes bu şekilde düşünerek, şişman olmalarına kılıf bulmaktadırlar.
Dolayısı ile sistemi yönetenler ve maddi anlamda nemalananlarda, sistemin köleleri de "obezite hastalıktır" tanımından oldukça memnundurlar.
Üstün Performans Uzmanı
HALiL KARGULU
obezite bri hastalık mıdır?
Soru;
Artık obezitenin bir hastalık olduğu konusunda toplum bilinçlenmeye başladı. Siz de bu kanaatte misiniz? Kaba tabirle "şişman insanlar hasta olduklarını" düşünüyorlar mı?
Cevap : HALiL KARGULU
Toplumun bilinçlenmeye başladığı şey, her konuda olduğu gibi tek taraflı dikte edilmeye çalışılan doğru bildiğimiz farklı bir yanlıştır. Çünkü;
Obezitenin hızla yayılmasında ve çözüme ulaşamamasındaki önemli sebeplerden en önde gelenleri; tüketim ekonomisi ivmeli, gıda ve farma sektörleri yaptırımcı ve sinsi hâkimiyet kurma çabalarıdır.
insanların, sinir sistemlerini etkileyen, doyum ve tatmin olma merkezini kapatan ve YAPAY hislerle sürekli besine ve gerekli, gereksiz her türlü tüketim ürününe bağımlı hale getiren YAPAY katkı maddeleri ve kimyasallar, bizleri zoraki tüketime bağımlı hale getirmiş ve inisiyatif ve irade kullanma mekanizmasını ele geçirmişlerdir.
Yani, her insan tarafından tüketilen besinlerin, beyinde bıraktığı elektro-kimyasal -kat kat daha fazla tüketime yönlendiren, lezzet ve katkı maddeleri etkileri ile sektöre destek amacı kılıflı geliştirilen(!) ilaçların, insan sinir sistemi ve psikolojisinde ciddi olumsuz farklılıklar üretmek üzere yarattığı tahripler sonucudur bağımlılıklarımız! Ve bağımlılıklarımıza bağlı gelişen Obezite...
Dolayısı ile Obezite hastalık derken kast edilen ile buradaki bağımlılık hastalığı, çok ayrı kavramlar olup, bağımlılıklarımız dolayısı ile Obez olunabileceğini unutmamalıyız.
Kilolu veya Obez bir kimse; bebeklikten bu güne, yanlış alışkanlıklar ve içinde yetiştiği aile kültürü nedeni ile önce benimsetilmiş kendi seçimleri, sonraki sürelerde ise iradesi dışında fiziki ihtiyacından çok besin içerikleri ve miktarları tüketiyorsa, kendini durduramıyor ve delirircesine açlık ve tüketim krizlerine giriyorsa, bu masum bir irade sorunu olarak da vurgulanamaz!
Madde bağımlılığında ki kriz anı ne ise, obezite için yapay açlık krizinin etkisi de aynıdır. ikisi de kontrol dışı, iradeden bağımsız davranış ve algı bozukluğu veya yetersizliğidir.
Aldığımız her lokmanın içindeki kimyasallar ve yapay katkı maddeleri, zihnimizi etkileyerek; size 3 gün sonra bile durdurulamaz şekilde yapay açlık hissi yaşatıyorsa, kendinizi sürekli aç ve tatminsiz hissediyorsanız, yani; yağı, şekeri, tuzu azaltılmış bile olsa 100 kalorilik ürün tükettiğinizde, zihinsel tahribat sonucu 1000 kalorilik uyuşturucu etkili gıda sandığınız tüketim içerikleri yemek zorunda kalıyorsanız, artık kendinizi iradesiz olarak suçlamayı ve aşağılamayı bırakmalısınız! Çünkü zihniniz ele geçirilmiştir! Kontrol bireysel inisiyatiflerden çıkmıştır. Özgürlüğünüz ipotek altındadır.
Tam Özgür olmayan insanda irade aramak cehaletten, saflıktan öte, AHMAKLIKTIR!
Günümüz sağlık sistemi ve değişik branş uygulamalarına yetkinleştirilmiş temsilcileri, temsil ettikleri her bir alanı sanki Çözümün bütününü yansıtıyor gibi intibalar yaratarak, asıl çözümün küçücük bir birimini temsil ederken; Sorun ile boğuşan insanların bakış ufku daraltıldığı gibi, sebep olunan tüm psikolojik ve sosyal ağır yükler, Kilolu ve Obezlere doğruca yüklenmektedir. Bu kişilere "iradesiz, tembel ve obur" gözü ile "kendine hakim olamayan" zavallı bir varlık olarak aşağılanarak, tam bir çözümsüzlük girdabı oluşturulmaktadır.
işte bu noktada şişman insanlara OBEZ diyerek onların hasta olduğunu vurgulamaya çalışan ve farklı maddi hesaplar ile insanları iradesizlik ve tembellikle suçlayan herkes, gerçek anlamda hastadır! Obezler hasta değil, bağımlı ve konuya ve gerçek çözümlere bilinçli bir şekilde cahil bırakılmıştır.
Zaten obezlerin Hasta olduğu bilinci, bilerek işlenilerek, kişilerin kendi potansiyellerini körelterek, sisteme daha çok bağımlı hale getirmek için özel olarak algılatılmaya çalışılan mevcut tanımlar, OBEZiTENiN KENDiSiNi oluşturmaktadır.
Halk elbette hasta olduğu inancını mazeret olarak benimseyerek, kendilerini suçlayanlara karşı güçlü bir maske oluşturabildiği için, hasta olduğuna inanmaya zihinsel olarak zaten hazırdır. Ve zaten hasta olan, olmayan herkes bu şekilde düşünerek, şişman olmalarına kılıf bulmaktadırlar.
Dolayısı ile sistemi yönetenler ve maddi anlamda nemalananlarda, sistemin köleleri de "obezite hastalıktır" tanımından oldukça memnundurlar.
Üstün Performans Uzmanı
HALiL KARGULU
Köpeğin payı olan bez parçasını, başkasına vermek isteyen kişiye söylenecek söz.
Obezleri YAKMAYA kalkınca bomba gibi patlıyorlarmış. Bakınız: http://galeri.uludagsozluk.com/r/obezite-276879/
Haberin orijinali:
http://www.heraldsun.com....ry-e6frf7lf-1226386738313
Orijinal haberde diyor ki:
AUSTRIA WANTS TO SET-UP SPECIAL CREMATORIA FOR OBESE PEOPLE.
Haberin orijinali:
http://www.heraldsun.com....ry-e6frf7lf-1226386738313
Orijinal haberde diyor ki:
AUSTRIA WANTS TO SET-UP SPECIAL CREMATORIA FOR OBESE PEOPLE.
kurtulmanın tek çaresi asla yememektir, çok acıkırsanız su için, mutlaka spor da yapın.
aşırı şişmanlık hastalığı denemez tam olarak çünkü zayıf olup da obez olanlar da mevcuttur, kanıtlanmıştır. olay midenizdeki kurt miktarına bakar.
Güney Kore'nin neredeyse hiç obeziteye rastlanmayan bir ülke olması, ilginç: http://www.nethaber.com/v...korede-hic-sisko-yok.html
tanısında şunlar kullanılır:
1-beden kitle indeks
2-bel/kalça oranı
3-cilt kalınlığı
4-biyoelektriksel empedans
5-potasyum izotopu
6-hidrodansitometre
7-dual energy x-ray absorbsiometry
8-bt ve mrg
ilk 3'ü favori testlerdir ama altın standart bel/kalça oranıdır. erkeklerde 1, kadınlarda 0.88 üzerindeyse obeziteden bahsediyoruz.
1-beden kitle indeks
2-bel/kalça oranı
3-cilt kalınlığı
4-biyoelektriksel empedans
5-potasyum izotopu
6-hidrodansitometre
7-dual energy x-ray absorbsiometry
8-bt ve mrg
ilk 3'ü favori testlerdir ama altın standart bel/kalça oranıdır. erkeklerde 1, kadınlarda 0.88 üzerindeyse obeziteden bahsediyoruz.
ülkemizde her yüz kişiden on beşinde görülen hastalıktır.
Obezite vücutta yağların aşırı derecede artmasıyla (kilo alımı) ortaya çıkan, psiko-sosyal ve çevresel etkilerle tetiklenen, genetik zeminli, kronik bir hastalıktır. Obezitenin kişilerin sağlıkları üzerinde birçok olumsuz etkisi vardır. Özellikle kalp, sindirim, solunum ve bağışıklık sistemlerini olumsuz yönde etkilemektedir.
Aşırı şişmanlık hastalığıdır. Kalp krizi ve kanser riskini arttırır.
çagın en büyük sorunu boğazına sahip çıkamamak.boğazına sahip çıkmayan başka yerlerine hiç sahip çıkamaz.azcık düşünün.
içinde bulunduğum durumdur.Aç veya tok olmanız fark etmez içinizde bir yemek istediği vardır.Sadece birşeyler yiyip tat almak istersiniz.
giderek yaygınlaşan, abd ordusunu tehdit eden hastalık. washington post gazetesinde yazan iki emekli komutana göre amerikalı gençlerin dörtte birinden fazlası savaşamayacak kadar şişman.
haberin kaynağı:
http://www.ntvmsnbc.com/id/25089350/
haberin kaynağı:
http://www.ntvmsnbc.com/id/25089350/
etyopatogenezinde leptin gen mutasyonu suçlanmakta olan hastalık.
Gallup Enstitüsüne göre, 45-50 yaş arasında bir şahıs ideal ağırlığın 5 kg üzerinde ise mortalitedeki artış % 8'dir.
Bu fazlalık 15 kg olursa mortalite artışı %28, fazlalık 25 kg ise, mortalite artışı % 56'dır.
Bu fazlalık 15 kg olursa mortalite artışı %28, fazlalık 25 kg ise, mortalite artışı % 56'dır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar