bugün
- velvet31
- bik bik abla vs vurduranlar11
- uludağ sözlük bir ailedir5
- arkadaşlar tost yapamıyorum5
- erectoton7
- ayda 589 bin tl götüme sokuyorum iyi mi yapıyorum6
- arkadaşlar böyle biri beni takip etmeye başladı5
- kim kimin fakesi belli olmayan sözlük3
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- ali hamaney'in cenaze töreni4
- arkadaşlar suşi yapamıyorum3
- her 3 kadından 1 inin bedava yemek için buluşması6
- arkadaşlar makarna yapamıyorum5
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması8
- diamond bosphorus12
- yine geliyorum yilanoglu3
- kavgalar yüzünden fotomun arka planda kalması3
- durduk yere size kafayı takan yazarlar6
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı9
- 1 milyon verseler sözlük hesabınızı satar mısınız8
- kemal kılıçdaroğlu15
- mehdi ismet ise deccal kim2
- sgk'nın gözlük camı için 130 tl karşılaması5
- motor inecek abi4
- tai lung30
- gocu9
- beyler lütfen hlzaya gelin2
- mony tontana5
- suca suruklenen cocuk silik yesin kampanyası2
- neşeli pozitif komik ve tatlı kadın2
- sözlüğün mal dolması5
- deniz göktaş31
- metro 20333
- gizli artı vermek5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği27
- arkadaşlar pilav yapamıyorum2
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı4
- sözlükte seviye ve üslup yoksunu yazarlar7
- bütün biraderlere hükmeden birader3
- iremga8
- 4 temmuz 2026 arjantin yeşil burun adaları maçı5
- ciddi ciddi aşure seven insan6
- çok yorgun olmak2
- ismet gey biraderin madam hanım olması hedesi2
- kadın siniri5
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı4
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı4
- ömründe hiç büyük musibetle imtihan edilmemiş tip6
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi27
- bir demlik kahve içmek3
Türkiye'de yirmi milyon obez olduğu tahmin ediliyor. Ülkemizde 10 kişiden 3 ü obez!
Bir yeme bozukluğudur.
Bir yeme bozukluğudur.
dunya saglik orgutunun yakinda norm haline gelmesinden korktugu durumdur.
fazla yemek veya abur cubur yiyen insanlarda görülen sağlık sorunudur. eğer şu an bunu okuyan bir obez varsa lütfen kendi sağlığı için yeme düzenini bozsun. obezite sadece görüntüyü değil vücut sağlığını da bozar.
türkiye de on kişinin altısinda görülen hastalık.
genetik olarak da tetiklenebilen bir hastalik turudur.
Yirmi yıl içerisinde Türkiye'nin %30'unu etkilemesi beklenen hastalık.
Yazarların büyük bir çoğunluğu bu sınıfa girecektir herhalde, bütün gün otur entry gir, spor yapma, bol bol tıkın.
Yazarların büyük bir çoğunluğu bu sınıfa girecektir herhalde, bütün gün otur entry gir, spor yapma, bol bol tıkın.
bir arastirmaya gore dunyada obeziteden ölenlerin sayisi acliktan ölenlerin sayisindan daha fazladir.
kapitalizmin insanların götüne göbeğine ilişmesidir.
kiloyu alırken de eritmek için de para harcarsın. tıpkı susadığında 1 liraya aldığın suyu bir buçuk liraya işemen gibi. tıpkı nefes alırken bir ayrı verirken bir ayrı para ödemek gibi birşey.
kahrolsun kapitalizm.
kiloyu alırken de eritmek için de para harcarsın. tıpkı susadığında 1 liraya aldığın suyu bir buçuk liraya işemen gibi. tıpkı nefes alırken bir ayrı verirken bir ayrı para ödemek gibi birşey.
kahrolsun kapitalizm.
80 lerden sonra, rakamsal bazda artışını, gıda endüstrisinin doğuş dönemlerine bağlamak mümkün. Öte yandan, 60 ve 70 lerde sonrası pek çok haneye giren otomobil lüksü, insanların yayan yaptığı yürüyüşlerle kilo verme avantajlarını da ortadan kaldırdığından, obeziteye yakalanma sıklığı artmıştır.
obezite bir hastalık mıdır ya da aldatmaca mıdır?
obezite bri hastalık mıdır?
Soru;
Artık obezitenin bir hastalık olduğu konusunda toplum bilinçlenmeye başladı. Siz de bu kanaatte misiniz? Kaba tabirle "şişman insanlar hasta olduklarını" düşünüyorlar mı?
Cevap : HALiL KARGULU
Toplumun bilinçlenmeye başladığı şey, her konuda olduğu gibi tek taraflı dikte edilmeye çalışılan doğru bildiğimiz farklı bir yanlıştır. Çünkü;
Obezitenin hızla yayılmasında ve çözüme ulaşamamasındaki önemli sebeplerden en önde gelenleri; tüketim ekonomisi ivmeli, gıda ve farma sektörleri yaptırımcı ve sinsi hâkimiyet kurma çabalarıdır.
insanların, sinir sistemlerini etkileyen, doyum ve tatmin olma merkezini kapatan ve YAPAY hislerle sürekli besine ve gerekli, gereksiz her türlü tüketim ürününe bağımlı hale getiren YAPAY katkı maddeleri ve kimyasallar, bizleri zoraki tüketime bağımlı hale getirmiş ve inisiyatif ve irade kullanma mekanizmasını ele geçirmişlerdir.
Yani, her insan tarafından tüketilen besinlerin, beyinde bıraktığı elektro-kimyasal -kat kat daha fazla tüketime yönlendiren, lezzet ve katkı maddeleri etkileri ile sektöre destek amacı kılıflı geliştirilen(!) ilaçların, insan sinir sistemi ve psikolojisinde ciddi olumsuz farklılıklar üretmek üzere yarattığı tahripler sonucudur bağımlılıklarımız! Ve bağımlılıklarımıza bağlı gelişen Obezite...
Dolayısı ile Obezite hastalık derken kast edilen ile buradaki bağımlılık hastalığı, çok ayrı kavramlar olup, bağımlılıklarımız dolayısı ile Obez olunabileceğini unutmamalıyız.
Kilolu veya Obez bir kimse; bebeklikten bu güne, yanlış alışkanlıklar ve içinde yetiştiği aile kültürü nedeni ile önce benimsetilmiş kendi seçimleri, sonraki sürelerde ise iradesi dışında fiziki ihtiyacından çok besin içerikleri ve miktarları tüketiyorsa, kendini durduramıyor ve delirircesine açlık ve tüketim krizlerine giriyorsa, bu masum bir irade sorunu olarak da vurgulanamaz!
Madde bağımlılığında ki kriz anı ne ise, obezite için yapay açlık krizinin etkisi de aynıdır. ikisi de kontrol dışı, iradeden bağımsız davranış ve algı bozukluğu veya yetersizliğidir.
Aldığımız her lokmanın içindeki kimyasallar ve yapay katkı maddeleri, zihnimizi etkileyerek; size 3 gün sonra bile durdurulamaz şekilde yapay açlık hissi yaşatıyorsa, kendinizi sürekli aç ve tatminsiz hissediyorsanız, yani; yağı, şekeri, tuzu azaltılmış bile olsa 100 kalorilik ürün tükettiğinizde, zihinsel tahribat sonucu 1000 kalorilik uyuşturucu etkili gıda sandığınız tüketim içerikleri yemek zorunda kalıyorsanız, artık kendinizi iradesiz olarak suçlamayı ve aşağılamayı bırakmalısınız! Çünkü zihniniz ele geçirilmiştir! Kontrol bireysel inisiyatiflerden çıkmıştır. Özgürlüğünüz ipotek altındadır.
Tam Özgür olmayan insanda irade aramak cehaletten, saflıktan öte, AHMAKLIKTIR!
Günümüz sağlık sistemi ve değişik branş uygulamalarına yetkinleştirilmiş temsilcileri, temsil ettikleri her bir alanı sanki Çözümün bütününü yansıtıyor gibi intibalar yaratarak, asıl çözümün küçücük bir birimini temsil ederken; Sorun ile boğuşan insanların bakış ufku daraltıldığı gibi, sebep olunan tüm psikolojik ve sosyal ağır yükler, Kilolu ve Obezlere doğruca yüklenmektedir. Bu kişilere "iradesiz, tembel ve obur" gözü ile "kendine hakim olamayan" zavallı bir varlık olarak aşağılanarak, tam bir çözümsüzlük girdabı oluşturulmaktadır.
işte bu noktada şişman insanlara OBEZ diyerek onların hasta olduğunu vurgulamaya çalışan ve farklı maddi hesaplar ile insanları iradesizlik ve tembellikle suçlayan herkes, gerçek anlamda hastadır! Obezler hasta değil, bağımlı ve konuya ve gerçek çözümlere bilinçli bir şekilde cahil bırakılmıştır.
Zaten obezlerin Hasta olduğu bilinci, bilerek işlenilerek, kişilerin kendi potansiyellerini körelterek, sisteme daha çok bağımlı hale getirmek için özel olarak algılatılmaya çalışılan mevcut tanımlar, OBEZiTENiN KENDiSiNi oluşturmaktadır.
Halk elbette hasta olduğu inancını mazeret olarak benimseyerek, kendilerini suçlayanlara karşı güçlü bir maske oluşturabildiği için, hasta olduğuna inanmaya zihinsel olarak zaten hazırdır. Ve zaten hasta olan, olmayan herkes bu şekilde düşünerek, şişman olmalarına kılıf bulmaktadırlar.
Dolayısı ile sistemi yönetenler ve maddi anlamda nemalananlarda, sistemin köleleri de "obezite hastalıktır" tanımından oldukça memnundurlar.
Üstün Performans Uzmanı
HALiL KARGULU
obezite bri hastalık mıdır?
Soru;
Artık obezitenin bir hastalık olduğu konusunda toplum bilinçlenmeye başladı. Siz de bu kanaatte misiniz? Kaba tabirle "şişman insanlar hasta olduklarını" düşünüyorlar mı?
Cevap : HALiL KARGULU
Toplumun bilinçlenmeye başladığı şey, her konuda olduğu gibi tek taraflı dikte edilmeye çalışılan doğru bildiğimiz farklı bir yanlıştır. Çünkü;
Obezitenin hızla yayılmasında ve çözüme ulaşamamasındaki önemli sebeplerden en önde gelenleri; tüketim ekonomisi ivmeli, gıda ve farma sektörleri yaptırımcı ve sinsi hâkimiyet kurma çabalarıdır.
insanların, sinir sistemlerini etkileyen, doyum ve tatmin olma merkezini kapatan ve YAPAY hislerle sürekli besine ve gerekli, gereksiz her türlü tüketim ürününe bağımlı hale getiren YAPAY katkı maddeleri ve kimyasallar, bizleri zoraki tüketime bağımlı hale getirmiş ve inisiyatif ve irade kullanma mekanizmasını ele geçirmişlerdir.
Yani, her insan tarafından tüketilen besinlerin, beyinde bıraktığı elektro-kimyasal -kat kat daha fazla tüketime yönlendiren, lezzet ve katkı maddeleri etkileri ile sektöre destek amacı kılıflı geliştirilen(!) ilaçların, insan sinir sistemi ve psikolojisinde ciddi olumsuz farklılıklar üretmek üzere yarattığı tahripler sonucudur bağımlılıklarımız! Ve bağımlılıklarımıza bağlı gelişen Obezite...
Dolayısı ile Obezite hastalık derken kast edilen ile buradaki bağımlılık hastalığı, çok ayrı kavramlar olup, bağımlılıklarımız dolayısı ile Obez olunabileceğini unutmamalıyız.
Kilolu veya Obez bir kimse; bebeklikten bu güne, yanlış alışkanlıklar ve içinde yetiştiği aile kültürü nedeni ile önce benimsetilmiş kendi seçimleri, sonraki sürelerde ise iradesi dışında fiziki ihtiyacından çok besin içerikleri ve miktarları tüketiyorsa, kendini durduramıyor ve delirircesine açlık ve tüketim krizlerine giriyorsa, bu masum bir irade sorunu olarak da vurgulanamaz!
Madde bağımlılığında ki kriz anı ne ise, obezite için yapay açlık krizinin etkisi de aynıdır. ikisi de kontrol dışı, iradeden bağımsız davranış ve algı bozukluğu veya yetersizliğidir.
Aldığımız her lokmanın içindeki kimyasallar ve yapay katkı maddeleri, zihnimizi etkileyerek; size 3 gün sonra bile durdurulamaz şekilde yapay açlık hissi yaşatıyorsa, kendinizi sürekli aç ve tatminsiz hissediyorsanız, yani; yağı, şekeri, tuzu azaltılmış bile olsa 100 kalorilik ürün tükettiğinizde, zihinsel tahribat sonucu 1000 kalorilik uyuşturucu etkili gıda sandığınız tüketim içerikleri yemek zorunda kalıyorsanız, artık kendinizi iradesiz olarak suçlamayı ve aşağılamayı bırakmalısınız! Çünkü zihniniz ele geçirilmiştir! Kontrol bireysel inisiyatiflerden çıkmıştır. Özgürlüğünüz ipotek altındadır.
Tam Özgür olmayan insanda irade aramak cehaletten, saflıktan öte, AHMAKLIKTIR!
Günümüz sağlık sistemi ve değişik branş uygulamalarına yetkinleştirilmiş temsilcileri, temsil ettikleri her bir alanı sanki Çözümün bütününü yansıtıyor gibi intibalar yaratarak, asıl çözümün küçücük bir birimini temsil ederken; Sorun ile boğuşan insanların bakış ufku daraltıldığı gibi, sebep olunan tüm psikolojik ve sosyal ağır yükler, Kilolu ve Obezlere doğruca yüklenmektedir. Bu kişilere "iradesiz, tembel ve obur" gözü ile "kendine hakim olamayan" zavallı bir varlık olarak aşağılanarak, tam bir çözümsüzlük girdabı oluşturulmaktadır.
işte bu noktada şişman insanlara OBEZ diyerek onların hasta olduğunu vurgulamaya çalışan ve farklı maddi hesaplar ile insanları iradesizlik ve tembellikle suçlayan herkes, gerçek anlamda hastadır! Obezler hasta değil, bağımlı ve konuya ve gerçek çözümlere bilinçli bir şekilde cahil bırakılmıştır.
Zaten obezlerin Hasta olduğu bilinci, bilerek işlenilerek, kişilerin kendi potansiyellerini körelterek, sisteme daha çok bağımlı hale getirmek için özel olarak algılatılmaya çalışılan mevcut tanımlar, OBEZiTENiN KENDiSiNi oluşturmaktadır.
Halk elbette hasta olduğu inancını mazeret olarak benimseyerek, kendilerini suçlayanlara karşı güçlü bir maske oluşturabildiği için, hasta olduğuna inanmaya zihinsel olarak zaten hazırdır. Ve zaten hasta olan, olmayan herkes bu şekilde düşünerek, şişman olmalarına kılıf bulmaktadırlar.
Dolayısı ile sistemi yönetenler ve maddi anlamda nemalananlarda, sistemin köleleri de "obezite hastalıktır" tanımından oldukça memnundurlar.
Üstün Performans Uzmanı
HALiL KARGULU
Köpeğin payı olan bez parçasını, başkasına vermek isteyen kişiye söylenecek söz.
Obezleri YAKMAYA kalkınca bomba gibi patlıyorlarmış. Bakınız: http://galeri.uludagsozluk.com/r/obezite-276879/
Haberin orijinali:
http://www.heraldsun.com....ry-e6frf7lf-1226386738313
Orijinal haberde diyor ki:
AUSTRIA WANTS TO SET-UP SPECIAL CREMATORIA FOR OBESE PEOPLE.
Haberin orijinali:
http://www.heraldsun.com....ry-e6frf7lf-1226386738313
Orijinal haberde diyor ki:
AUSTRIA WANTS TO SET-UP SPECIAL CREMATORIA FOR OBESE PEOPLE.
kurtulmanın tek çaresi asla yememektir, çok acıkırsanız su için, mutlaka spor da yapın.
aşırı şişmanlık hastalığı denemez tam olarak çünkü zayıf olup da obez olanlar da mevcuttur, kanıtlanmıştır. olay midenizdeki kurt miktarına bakar.
Güney Kore'nin neredeyse hiç obeziteye rastlanmayan bir ülke olması, ilginç: http://www.nethaber.com/v...korede-hic-sisko-yok.html
tanısında şunlar kullanılır:
1-beden kitle indeks
2-bel/kalça oranı
3-cilt kalınlığı
4-biyoelektriksel empedans
5-potasyum izotopu
6-hidrodansitometre
7-dual energy x-ray absorbsiometry
8-bt ve mrg
ilk 3'ü favori testlerdir ama altın standart bel/kalça oranıdır. erkeklerde 1, kadınlarda 0.88 üzerindeyse obeziteden bahsediyoruz.
1-beden kitle indeks
2-bel/kalça oranı
3-cilt kalınlığı
4-biyoelektriksel empedans
5-potasyum izotopu
6-hidrodansitometre
7-dual energy x-ray absorbsiometry
8-bt ve mrg
ilk 3'ü favori testlerdir ama altın standart bel/kalça oranıdır. erkeklerde 1, kadınlarda 0.88 üzerindeyse obeziteden bahsediyoruz.
ülkemizde her yüz kişiden on beşinde görülen hastalıktır.
Obezite vücutta yağların aşırı derecede artmasıyla (kilo alımı) ortaya çıkan, psiko-sosyal ve çevresel etkilerle tetiklenen, genetik zeminli, kronik bir hastalıktır. Obezitenin kişilerin sağlıkları üzerinde birçok olumsuz etkisi vardır. Özellikle kalp, sindirim, solunum ve bağışıklık sistemlerini olumsuz yönde etkilemektedir.
Aşırı şişmanlık hastalığıdır. Kalp krizi ve kanser riskini arttırır.
çagın en büyük sorunu boğazına sahip çıkamamak.boğazına sahip çıkmayan başka yerlerine hiç sahip çıkamaz.azcık düşünün.
içinde bulunduğum durumdur.Aç veya tok olmanız fark etmez içinizde bir yemek istediği vardır.Sadece birşeyler yiyip tat almak istersiniz.
giderek yaygınlaşan, abd ordusunu tehdit eden hastalık. washington post gazetesinde yazan iki emekli komutana göre amerikalı gençlerin dörtte birinden fazlası savaşamayacak kadar şişman.
haberin kaynağı:
http://www.ntvmsnbc.com/id/25089350/
haberin kaynağı:
http://www.ntvmsnbc.com/id/25089350/
etyopatogenezinde leptin gen mutasyonu suçlanmakta olan hastalık.
Gallup Enstitüsüne göre, 45-50 yaş arasında bir şahıs ideal ağırlığın 5 kg üzerinde ise mortalitedeki artış % 8'dir.
Bu fazlalık 15 kg olursa mortalite artışı %28, fazlalık 25 kg ise, mortalite artışı % 56'dır.
Bu fazlalık 15 kg olursa mortalite artışı %28, fazlalık 25 kg ise, mortalite artışı % 56'dır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar