dinle ney'den duy neler söyler sana
derdi vardır ayrılıklardan yana
'kestiler sazlık içinden' der beni
dinler ağlar hem kadın hem er beni
hasret anlatmam için bulmam gerek
ayrılıktan parçalanmış bir yürek
aslı kaybetmişse bir insan arar
asla dönmek için hep uygun an arar
dosta gah yoldaş olup gah düşmana
inleyip sesler duyurdum her yana
dost olur zannımca her insan bana
bi'haber gel gör ki sırrımdan yana
sırlarım olmaz iniltimden uzak
etmez fark her göz işitmez her kulak
saklı olmaz birbirinden can ve ten
canı her göz görmez ama bilki sen
hem devadır ney denen şey hem zehir
bir bulunmaz arkadaştır hem fikir
anlatır ney aşk-ı mecnunun nedir
kanlı bir yoldan haber vermektedir
müşteri yalnız dil söz kulak dedi
aşkı mecnun bildi akıl ermedi
derdimizden gün zamansız dolmada
her yanlış bir günle yoldaş olmada
gün geçip isterse yaz ersin güze
ey temiz insan sağ ol kafi bize
kandı her varlık balık kanmaz suya
rızk eğer eksikse gün dolsun mu ya

anlamaz olgun adamdan, ham adam
söz hem az hem öz gerektir vesselam... * * *
sazlıklardan koparılıp getirildiğindendir belki üflerken ağlaması..
insan sesine en yakın sazdır. niyazi sayın gibi bir üstadın elinde ise adeta dünyadan uzaklaşan ve dinleyeni de bu dünyadan uzaklaştıran sazdır. üflemesi ne kadar zor olsa da azmedip niyazi sayın üstad'a özenerek öğrendiğim sazdır.
üflenen şey insanın nefesi degil ruhudur. çalması zordur, ögrendim dedigin yerde yeni başladıgını farkedersin. * *
tasavvufun hüzünlü sazıdır. iddia o yöndedirki neyin üzerinde bulunan yedi adet delik tasavvufun yedi aşamasını temsil eder. ayrıca ney üflendikçe kararan bir alettir ki bu durumda tasavvufta olgunlaşmaya atıfta bulunur ve ne yazık ki türkiye'nin en iyi neyzenlerinden kutsi erguner paris'te yaşamaktadır.
dücane cündioğlu'nun cenab ı aşk adlı kitabında ;

'ney ne lenmektir ne de hislenmektir ney hiçlenmektir ' dediği çalgı..

bu nazariyeyi destekler mahiyetteki neyzen tevfik dizeleri ise ** * zihmindeki soru işaretlerini tamamen çözüp yerini mutmain bir hayranlığa bıraktırdı..

şimdiye kadar bir çalgıya dair duyduğum en özel ve en tasavvufi tespit olması hasebiyle bir dahaki cengelköy çınaraltı çay bahcesi karşılaşmamızda ellerini öpeceğim..

bundan evvel duyduğum en sıradışı çalgı yorumu ise rocker bi arkadaşın ;

'elektronik gitaradamın anasını siker' sözüydü..
çalınmayan müzik aletidir. ney üflenir.
(bkz: kudsi erguner)
Mevlânâ'nın şiirinde mürşid-i kamili temsil eden çalgı.

"dinle neyden duy neler söyler sana..."
birkaç enstrumanla birlikte dinlendiğinde insanda huzurlu dakikalar bırakan, başka bucaklara götüren bir sese sahip müzik aletidir.
çok hassas bir müzik aleti olup üflenilecek ortamın havasından bile etkilenebilir.bir de size küsebilir.
Çalması çok zor olan enstrümandır.saatlerce dinleyebileceğim kadar güzel çalanlar vardır.
http://www.neyzen.com/ney_bolum.htm ilgililere tavsiye edilir.
http://www.neyzen.com adresinden başlangıç yapabilirsiniz. ney çalınmaz. ney üflenir. ney ile oda arkadaşınıza vurmak hayra alamet değildir. çok iyi kafa yapar. * üfleme hızına göre değişen oktavları vardır. ses sanıldığı gibi en alt delikten çıkmaz, dudağın hemen yanından gelir. falan..
boy ve kamışlarının cinsine göre ney çeşitleri;

Bolâhenk Nısfiye (Ana âhenk) 505-525 mm.

Bolâhenk-Sipürde Mâbeyni (Ara âhenk) 545-565 mm.

Sipürde (Ana âhenk) 580-600 mm.

Müstahsen (Ara âhenk) 615-635 mm.

Yıldız (Ana âhenk) 645-665 mm.

Kız (Ana âhenk) 685-715 mm.

Kız-Mansur Mâbeyni (Ara âhenk) 730-760 mm.

Mansur (Ana âhenk) 770-810 mm.

Mansur-Şah Mâbeyni (Ara âhenk) 820-860 mm.

Şah (Ana âhenk) 865-895 mm.

Dâvud (Ana âhenk) 900-940 mm.

Dâvud-Bolâhenk Mâbeyni (Ara âhenk) 960-1000 mm.

Bolâhenk (Ana âhenk) 1010-1050 mm
sesi insanları mest eden alet
aglamaklı bir ses cıkartmasının sebebi tasavvufi olarak soyle acıklanır; ney yas kamıstan yapıldıgından dolayı, gencliginde kesilmiş bir kamıstır, bundan dolayı gencligine aglamaktadır
aralık ocak ayında kesilen, 9 boğumlu kamışlardan yapılan bir alet.
rivayete göre hz. muhammed, hz. ali ye bir sırrını söyler ve ondan bu sırrı kimseye anlatmamasını ister. hz. ali bu sırrı içinde tutamaz, en sonunda gider, eğilip bir kuyuya söyler. bu kuyudan çekilen suyla yetişen kamışlar her rüzgar esişinde hz. muhammed 'in hz. ali 'ye söylediği sırrı fısıldarlar.bunun içindir ki, ney kutsal sayılan bir müzik aletidir. tasavvufa göre de neyin sesi allah 'ı terennüm eder. ney ise, 'insan-ı kâmil'dir; kızgın demirle içi boşaltılmış, bağrı delik deşik edilmiştir. bir nevi ilahî aşkla yanmış, dağlanmıştır. her üflenişinde de işte bu yüzden feryad eder.
Klasik Türk müziğinde ve özellikle tekke müziğinde yer alan, kaval biçiminde, yanık sesli, kamıştan bir üflemeli çalgı.*
içli sesinin kesildiği kamışlığa olan özleminden geldiği rivayet edilir.
hayatın sesidir.tüm beLLeğinizi siLer.tek bir şey sokar akLınıza : aşk
onun sesi hiçbir şeyde yok.
bu müzik aletinin ilginç bir özelliği vardır ki o da şudur: bu aleti çalmaya ilk başlanıldığı an, ağza ilk götürüldüğünde ses çıkarsa o kişi sağlam bir neyzen olur, ama neyden ses çıkmıyorsa o kişi büyük ihtimalle ne kadar çalışırsa çalışsın o aleti çalamaz.
o ilahi sesi çıkartmak için çok ama çok çalışmak gerekmekte.insanı alıp götürebilecek bir tınısı var.aynı zamanda büyük özelliği olarak ta görürüm ki çıkan sesin yanında,neyzenin nefes sesini de duyabilirsiniz ki bu çok farklı bir tat katar.
sema gösterilerinin vazgeçilmezi
sırrını sadece sabretmeyi öğrenmiş kimselere veren o sebepten ses bile çıkarmak için kimilerinin aylarca uğraştığı müzik aletidir. ilginçtir içine sigara dumanı üflenildiğinde veya alkolle yıkandığında sesinin buğusunu kaybeder. ayrıca tamamen organik yapıda olmasına rağmen bu kadar oktav genişliğine sahip tek alettir. üfleme kısmında ki plastik başpare aslında fildişinden imal edilmektedir ancak fildişi başpareye üflemek herkese nasip olmamaktadır. bunlarla birlikte dudak şekli ve nefes sıcaklığı çıkan notaları belirlediğinden çalınması en zor enstrümanlardan biridir.
© copyright 2005 - 2026