bugün
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak8
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı5
- ekmeğe çikolata sürmek7
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması5
- 3 kere üst üste 31 çekmek8
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi4
- aniden gelen titreme3
- ağzı mantarlı ayak fetişisti3
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
- nervio yu mancınıkla avrupaya fırlatmak3
- robotların insanlara baş kaldırması5
- gece kapıya dayanan zombilere lahmacun ısmarlamak3
- eyeliner çekme yöntemleri7
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek5
- 82 musul 83 kerkük4
- yasin kol4
- kömbe6
- kahverengi göz kalemi6
- yarragi olan adam4
- makyajın ciltte pütür durması5
- sivas kokan kolonya3
- inci sözlük8
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- gece sindirella ve 7 cücelerce takip edilmek2
- amazon2
- çiçekli mükremin donu giyen sözlük erkeği2
- kürtjütsu3
- ters yönden gelen tuğralı doblo4
- fatma betül sayan kaya64
- ciğer yiyen midesizler10
- gece eve yürürken takip edilmek2
- ciğer vs kokoreç8
- game of thrones taki kerhaneci4
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- arabasına pkk yıldızı yapıtıran hırto2
- yunan adalarına gitmek20
- dinci ahlaksızlığı19
- tut şunun ucunu döşeyelim abi3
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- yunan aşığı tip15
- youtube4
- araçta donanımın önemi3
- okul zilinin hayatı bölmesi2
12 eylül darbesi sonrasında, ayaküstü kurulan bir mahkemde yargılanıp, "7 Ekim 1980" yılında ankara cezaevinde, darbeciler tarafından idam edilen ilk devrimci.
(bkz: Serdar Soyergin)
(bkz: erdal eren)
(bkz: Serdar Soyergin)
(bkz: erdal eren)
"ilk olarak necdet adalı asıldı. adalı 1978 yılının temmuz ayında ankara'da, altındağ semtindeki bir evde ali demirel ve kemal ergin'ie birlikte yakalandı.
polis evde üç saatli bomba, bir askeri el bombası, bomba yapımında kullanılan malzemeler, bir dürbün ve 200 mermi bulmuştu. adalı ve arkadaşları iki kişiyi öldürmekten ve oto gaspı suçundan ankara 4. ağır ceza mahkemesi'nde, ateşli silah bulundurmaktan altındağ 4.asliye ceza mahkemesi'nde, patlayıcı madde bulundurmaktan da altındağ 2.asliye ceza mahkemesi'nde yargılandılar.
sıkıyönetimin ilan edildiği 26 aralık 1978 tarihinden itibaren dosyaları sıkıyönetim askeri mahkemelerine gönderildi. 2 ekim 1979 günü adam öldürmek ve patlayıcı madde bulundurmaktan idam kararı verildiğinde, bu kararın nasıl bir karar olduğunun en iyi göstergesi, karara muhalif üye yargıcın muhalefet şerhiydi. üye yargıç diyordu ki; 'ortada bir taksi şoförünün, daha sonraki duruşmalarda reddettiği ifadesinden başka hiçbir kanıt bulunmayan, bir suç aleti bile ortada yokken, böyle bir kararın hukuk kuralları açısından yeri yoktur.'
adalı'nın dosyası askeri yargıtay'a gitti. askeri yargıtay 2. dairesi, adalı'nın cezasını 16 temmuz 1980 günü onayladı. onaydan 58 gün sonra darbe yapıldı. yasama yetkisini eline alan milli güvenlik konseyi, yani kenan evren, tahsin şahinkaya, nejat tümer falan, 6 ekim 1980 akşamı, adalı'nın idam kararını onayladılar. darbeci generaller yasama yetkisine el koymuşlardı ama anayasa'nın 64, 353 sayılı yasa'nın 244 ve 647 sayılı yasanın ikinci maddesi yürürlükteydi hâlâ. bu hukuk kuralları da, türkiye büyük millet meclisi'nin onayı olmadan kimsenin asılamayacağını emrediyordu. iyi ama, konsey tbmm'yi feshetmişti. öyleyse?...
konsey geçici anayasa oluşturacağını, kurucu meclis'i kuracağını, en kısa sürede normal düzene geçileceğini açıklıyordu. kalıcı olmadığını anlatıyordu.
öyleyse?
öyleyse adalı'nın idamını onaylamak için yeni bir meclisin oluşumunu beklemenin ne zararı vardı?
hiç...
ama öyle olmadı. kenan evren'ler 6 ekim 1980'de adalı'nın idamını onayladılar.
adalı, 8 Ekim 1980 günü, sabaha karşı idam sephasının önüne geldi. koşa koşa çıktı iskemlenin üstüne. üç kez 'kahrolsun faşizm' diye bağırdı.
cellat ipi geçirdi.
adalı, sandalyeyi kendisi tekmeledi.
elde var bir'di...
cellat mehmet koç, at arabacısıydı. ücreti 'adalet' bakanlığı tahsisatından ödendi.
shakespeare haklıydı...
para evrensel orospuydu.
***
cuntabaşı her gittiği yerde konuşurdu. konuştukça aramızdan birilerinin yaşamı daha tehdit altına girerdi.
herhangi birimiz...
herhangi bir sabaha karşı...
herhangi bir kararla...
kenan evren, 'asmayalım da besleyelim mi?' derdi. hakimler kalem kırardı.
cuntabaşı, 'şimdi ben bunu yakaladıktan sonra mahkemeye vereceğim ve ondan sonra da idam etmeyeceğim! öyle mi?' derdi."
(bkz: halil nebiler)
polis evde üç saatli bomba, bir askeri el bombası, bomba yapımında kullanılan malzemeler, bir dürbün ve 200 mermi bulmuştu. adalı ve arkadaşları iki kişiyi öldürmekten ve oto gaspı suçundan ankara 4. ağır ceza mahkemesi'nde, ateşli silah bulundurmaktan altındağ 4.asliye ceza mahkemesi'nde, patlayıcı madde bulundurmaktan da altındağ 2.asliye ceza mahkemesi'nde yargılandılar.
sıkıyönetimin ilan edildiği 26 aralık 1978 tarihinden itibaren dosyaları sıkıyönetim askeri mahkemelerine gönderildi. 2 ekim 1979 günü adam öldürmek ve patlayıcı madde bulundurmaktan idam kararı verildiğinde, bu kararın nasıl bir karar olduğunun en iyi göstergesi, karara muhalif üye yargıcın muhalefet şerhiydi. üye yargıç diyordu ki; 'ortada bir taksi şoförünün, daha sonraki duruşmalarda reddettiği ifadesinden başka hiçbir kanıt bulunmayan, bir suç aleti bile ortada yokken, böyle bir kararın hukuk kuralları açısından yeri yoktur.'
adalı'nın dosyası askeri yargıtay'a gitti. askeri yargıtay 2. dairesi, adalı'nın cezasını 16 temmuz 1980 günü onayladı. onaydan 58 gün sonra darbe yapıldı. yasama yetkisini eline alan milli güvenlik konseyi, yani kenan evren, tahsin şahinkaya, nejat tümer falan, 6 ekim 1980 akşamı, adalı'nın idam kararını onayladılar. darbeci generaller yasama yetkisine el koymuşlardı ama anayasa'nın 64, 353 sayılı yasa'nın 244 ve 647 sayılı yasanın ikinci maddesi yürürlükteydi hâlâ. bu hukuk kuralları da, türkiye büyük millet meclisi'nin onayı olmadan kimsenin asılamayacağını emrediyordu. iyi ama, konsey tbmm'yi feshetmişti. öyleyse?...
konsey geçici anayasa oluşturacağını, kurucu meclis'i kuracağını, en kısa sürede normal düzene geçileceğini açıklıyordu. kalıcı olmadığını anlatıyordu.
öyleyse?
öyleyse adalı'nın idamını onaylamak için yeni bir meclisin oluşumunu beklemenin ne zararı vardı?
hiç...
ama öyle olmadı. kenan evren'ler 6 ekim 1980'de adalı'nın idamını onayladılar.
adalı, 8 Ekim 1980 günü, sabaha karşı idam sephasının önüne geldi. koşa koşa çıktı iskemlenin üstüne. üç kez 'kahrolsun faşizm' diye bağırdı.
cellat ipi geçirdi.
adalı, sandalyeyi kendisi tekmeledi.
elde var bir'di...
cellat mehmet koç, at arabacısıydı. ücreti 'adalet' bakanlığı tahsisatından ödendi.
shakespeare haklıydı...
para evrensel orospuydu.
***
cuntabaşı her gittiği yerde konuşurdu. konuştukça aramızdan birilerinin yaşamı daha tehdit altına girerdi.
herhangi birimiz...
herhangi bir sabaha karşı...
herhangi bir kararla...
kenan evren, 'asmayalım da besleyelim mi?' derdi. hakimler kalem kırardı.
cuntabaşı, 'şimdi ben bunu yakaladıktan sonra mahkemeye vereceğim ve ondan sonra da idam etmeyeceğim! öyle mi?' derdi."
(bkz: halil nebiler)
gece kararır altındağ
sokaklar boşalır evler susar
ve sessizce kanar
kabuk bağlamış tüm yaralar
sen hep o köşede otururdun önceleri
lisenin karşısında yüksek yerde
oturup acıları içerdin
sanki azar azar hayatı içerdin
gece kanayan bir yaradır altındağ
bir ana ağlar basıp ellerini koynuna
çocuklar varamaz hiçbir şeyin ayırdına
masum uyurlar içerki odada
gece vakitsiz gelen bir ölüm haberidir altındağ
"Necdet bu sabaha karşı idam edildi
acısı hıncımız anısı onurumuzdur"
ve bir çingenenin onun ince boynuna taktığı iple
direnmenin resmini çizdi ülkemin göğsüne
şimdi sensiz söylüyoruz türkülerimizi
ve biliyoruz
yokluğun yakacak bir gün
eylül'ün sararmış yorgun yüzünü.. *
sokaklar boşalır evler susar
ve sessizce kanar
kabuk bağlamış tüm yaralar
sen hep o köşede otururdun önceleri
lisenin karşısında yüksek yerde
oturup acıları içerdin
sanki azar azar hayatı içerdin
gece kanayan bir yaradır altındağ
bir ana ağlar basıp ellerini koynuna
çocuklar varamaz hiçbir şeyin ayırdına
masum uyurlar içerki odada
gece vakitsiz gelen bir ölüm haberidir altındağ
"Necdet bu sabaha karşı idam edildi
acısı hıncımız anısı onurumuzdur"
ve bir çingenenin onun ince boynuna taktığı iple
direnmenin resmini çizdi ülkemin göğsüne
şimdi sensiz söylüyoruz türkülerimizi
ve biliyoruz
yokluğun yakacak bir gün
eylül'ün sararmış yorgun yüzünü.. *
mahirlerin geleneginden gelen kurtulus hareketinin devrimci neferiydi. 12 eylul fasizmi ilk onu yolladi dar agacina. dun katledilisinin 28. yilinda ankara'da karsiyaka mezarliginda anildi.
son sözleri "sizleri ve ezilen halklar uğruna mücadeleyi erken bırakmak zorunda kaldığım için üzgünüm... kahrolsun faşizm!" olmuştur.
12 eylül darbesinde idam edilenlerdendir. nevzat çelik'in yazdığı ve daha sonra ahmet kaya tarafından bestelenen "şafak türküsü" şiiri adalı için yazılmıştır.
12 eylül rejiminin kanına girdiği ilk kişidir.
referandum süreci boyunca mustafa pehlivanoğlu ile birlikte adı sık sık kullanıldı, üzerinden prim yapıldı. referandum öncesi ikisi için gözyaşı dökenler, kendilerinin ölüm yıldönümünde sessiz kaldılar. ne de olsa işleri bitmişti ve artık sahte gözyaşlarına gerek yoktu...
o gün bugün. onun idam edildiği, "sallandıracaksın bir kaç tanesini bak bir daha yapıyorlar mı?" zihniyetli paşaların karar verdiği mahkemeler(!) karar vermiş bu gençlerin yaşlanmamasına.
"elbet bir bildiği var bu çocukların
kolay değil böyle genç ölmek"tir necdet adalı.
"aynur, necdet, zeki! kurtuluş için ileri"dir necdet adalı.
adını çocuklarımıza verdiğimizdir.
altındağ'ın sarı saçlı çocuğudur.
hala koynumda resmindir.
1980 darbesinin idam ettiği ilk gepegenç fidandır.
"elbet bir bildiği var bu çocukların
kolay değil böyle genç ölmek"tir necdet adalı.
"aynur, necdet, zeki! kurtuluş için ileri"dir necdet adalı.
adını çocuklarımıza verdiğimizdir.
altındağ'ın sarı saçlı çocuğudur.
hala koynumda resmindir.
1980 darbesinin idam ettiği ilk gepegenç fidandır.
cezasını çekmiş ülkücü kâtili terörist.
bunun gibilerinin marksist davasını pkk üstlendi ve devam ettiriyor.
bunun gibilerinin marksist davasını pkk üstlendi ve devam ettiriyor.
"Sevgili anneciğim ve babacığım, sizleri ve ezilen halklar adına mücadeleyi, erken bırakmak zorunda kaldığım için üzgünüm, ama bundan ve içinde bulunduğum durumdan dolayı hiçbir zaman pişmanlık duymadan ve şu kısa yaşamım içerisinde hiçbir şahsi çıkar gözetmeden ezilen halklar adına verilen mücadelede yerimi almaya çalıştım ve bundan dolayı gurur duyuyorum. Hakim sınıfların göstermek istediği gibi bizler hiçbir zaman savunmasız insanlara karşı katliam girişiminde bulunmadık.
Fakat onların bizi böyle göstermeleri ve faşistlerle bizi aynı kefeye koyarak cezalandırmaları, bizim nezdimizde ezilen halkların mücadelesine yapılan bir saldırıdır.
Anneciğim ve babacığım; sizlere kısaca bahsettiğim gibi hiçbir pişmanlık duymuyorum. Sizlerin de ezilen halklar uğruna verilen mücadelede katledilişimden dolayı üzülmemenizi ve bundan gurur duymanızı bekliyorum;
necdet adalı
Fakat onların bizi böyle göstermeleri ve faşistlerle bizi aynı kefeye koyarak cezalandırmaları, bizim nezdimizde ezilen halkların mücadelesine yapılan bir saldırıdır.
Anneciğim ve babacığım; sizlere kısaca bahsettiğim gibi hiçbir pişmanlık duymuyorum. Sizlerin de ezilen halklar uğruna verilen mücadelede katledilişimden dolayı üzülmemenizi ve bundan gurur duymanızı bekliyorum;
necdet adalı
8 ekim 1980 tarihinde 12 eylül rejimi tarafından idam edilen ilk devrimci,dev-lis ve kurtuluşçudur.
erdal eren'in ölüm tarihine geldiğimiz zamanlar hep aklıma gelen, 8 ekim 1980'de ölen devrimcidir. askeri diktatörlüğün katlettiği ilk insan olması onu özel kılmıştır benim için.
unutulmayacak yoldaş.
12 eylül'ün ilk fidanı.
12 eylül'ün ilk fidanı.
12 Eylül'ün ilk idami. Yolundan yürüdüğümüz Dev-lis militani. öyle ya umudunu kaybetmeyip hapisten bile kaçmamıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar