bugün
- esnaf lokantasında çorba içerken hayatı sorgulamak7
- platon un mağara alegorisi15
- sabahtan beri aç olmak5
- bu gün sözlük ne tatlı lan3
- özgürlük nedir sorunsalı6
- true silik olsun10
- etli biber dolması yapan erkek6
- seni severken valizini hazır tutan kadın7
- iskender5
- cebren ve hileyle bütün kalelerin işgal edilmesi4
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız9
- işe giderken eve dönünce yapacaklarını düşünmek3
- kafası karışık seçmen2
- sucuk döner5
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- kapitalizm2
- etli ekmek abartılmış balon bir yiyecektir5
- iguana tokyo2
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- ekrem imamoğlu4
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- karınız için boş senete imza atar mısınız5
- akepeli olmak karakter meselesidir6
- ismail kartal30
- aç karnına markete girmek2
- haşlanmış yumurta9
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
- sözlüğün kırbacı5
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası18
- islamda kadın6
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- okula uyum sürecinde ebeveynlere uyarılar4
- istanbul da kiralık sosyal konut başvuruları3
- gocunun entry başına 1 tl para aldığı iddiaları4
- anın görüntüsü29
- rick sanchez3
- gammaz diye diye başımızın etinin yenmesi3
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler7
- gammazların yetkiyi kötüye kullanması3
- prometheus'un hırsız olduğu gerçeği5
- gocu34
- mansur yavaş'ın idare'i maslahatçılığı5
- tavuk döner2
- bıçak arası2
- çok eşlilik olsaydı3
- hah şöyle yola gelin3
- milyonlarca insan deccal'in peşinden gidecek15
- yazarların beğendiği kadın tipleri7
- bugün uludağ sözlük için ne yaptın2
- yeralti edebiyatcisi9
12 eylül darbesi sonrasında, ayaküstü kurulan bir mahkemde yargılanıp, "7 Ekim 1980" yılında ankara cezaevinde, darbeciler tarafından idam edilen ilk devrimci.
(bkz: Serdar Soyergin)
(bkz: erdal eren)
(bkz: Serdar Soyergin)
(bkz: erdal eren)
"ilk olarak necdet adalı asıldı. adalı 1978 yılının temmuz ayında ankara'da, altındağ semtindeki bir evde ali demirel ve kemal ergin'ie birlikte yakalandı.
polis evde üç saatli bomba, bir askeri el bombası, bomba yapımında kullanılan malzemeler, bir dürbün ve 200 mermi bulmuştu. adalı ve arkadaşları iki kişiyi öldürmekten ve oto gaspı suçundan ankara 4. ağır ceza mahkemesi'nde, ateşli silah bulundurmaktan altındağ 4.asliye ceza mahkemesi'nde, patlayıcı madde bulundurmaktan da altındağ 2.asliye ceza mahkemesi'nde yargılandılar.
sıkıyönetimin ilan edildiği 26 aralık 1978 tarihinden itibaren dosyaları sıkıyönetim askeri mahkemelerine gönderildi. 2 ekim 1979 günü adam öldürmek ve patlayıcı madde bulundurmaktan idam kararı verildiğinde, bu kararın nasıl bir karar olduğunun en iyi göstergesi, karara muhalif üye yargıcın muhalefet şerhiydi. üye yargıç diyordu ki; 'ortada bir taksi şoförünün, daha sonraki duruşmalarda reddettiği ifadesinden başka hiçbir kanıt bulunmayan, bir suç aleti bile ortada yokken, böyle bir kararın hukuk kuralları açısından yeri yoktur.'
adalı'nın dosyası askeri yargıtay'a gitti. askeri yargıtay 2. dairesi, adalı'nın cezasını 16 temmuz 1980 günü onayladı. onaydan 58 gün sonra darbe yapıldı. yasama yetkisini eline alan milli güvenlik konseyi, yani kenan evren, tahsin şahinkaya, nejat tümer falan, 6 ekim 1980 akşamı, adalı'nın idam kararını onayladılar. darbeci generaller yasama yetkisine el koymuşlardı ama anayasa'nın 64, 353 sayılı yasa'nın 244 ve 647 sayılı yasanın ikinci maddesi yürürlükteydi hâlâ. bu hukuk kuralları da, türkiye büyük millet meclisi'nin onayı olmadan kimsenin asılamayacağını emrediyordu. iyi ama, konsey tbmm'yi feshetmişti. öyleyse?...
konsey geçici anayasa oluşturacağını, kurucu meclis'i kuracağını, en kısa sürede normal düzene geçileceğini açıklıyordu. kalıcı olmadığını anlatıyordu.
öyleyse?
öyleyse adalı'nın idamını onaylamak için yeni bir meclisin oluşumunu beklemenin ne zararı vardı?
hiç...
ama öyle olmadı. kenan evren'ler 6 ekim 1980'de adalı'nın idamını onayladılar.
adalı, 8 Ekim 1980 günü, sabaha karşı idam sephasının önüne geldi. koşa koşa çıktı iskemlenin üstüne. üç kez 'kahrolsun faşizm' diye bağırdı.
cellat ipi geçirdi.
adalı, sandalyeyi kendisi tekmeledi.
elde var bir'di...
cellat mehmet koç, at arabacısıydı. ücreti 'adalet' bakanlığı tahsisatından ödendi.
shakespeare haklıydı...
para evrensel orospuydu.
***
cuntabaşı her gittiği yerde konuşurdu. konuştukça aramızdan birilerinin yaşamı daha tehdit altına girerdi.
herhangi birimiz...
herhangi bir sabaha karşı...
herhangi bir kararla...
kenan evren, 'asmayalım da besleyelim mi?' derdi. hakimler kalem kırardı.
cuntabaşı, 'şimdi ben bunu yakaladıktan sonra mahkemeye vereceğim ve ondan sonra da idam etmeyeceğim! öyle mi?' derdi."
(bkz: halil nebiler)
polis evde üç saatli bomba, bir askeri el bombası, bomba yapımında kullanılan malzemeler, bir dürbün ve 200 mermi bulmuştu. adalı ve arkadaşları iki kişiyi öldürmekten ve oto gaspı suçundan ankara 4. ağır ceza mahkemesi'nde, ateşli silah bulundurmaktan altındağ 4.asliye ceza mahkemesi'nde, patlayıcı madde bulundurmaktan da altındağ 2.asliye ceza mahkemesi'nde yargılandılar.
sıkıyönetimin ilan edildiği 26 aralık 1978 tarihinden itibaren dosyaları sıkıyönetim askeri mahkemelerine gönderildi. 2 ekim 1979 günü adam öldürmek ve patlayıcı madde bulundurmaktan idam kararı verildiğinde, bu kararın nasıl bir karar olduğunun en iyi göstergesi, karara muhalif üye yargıcın muhalefet şerhiydi. üye yargıç diyordu ki; 'ortada bir taksi şoförünün, daha sonraki duruşmalarda reddettiği ifadesinden başka hiçbir kanıt bulunmayan, bir suç aleti bile ortada yokken, böyle bir kararın hukuk kuralları açısından yeri yoktur.'
adalı'nın dosyası askeri yargıtay'a gitti. askeri yargıtay 2. dairesi, adalı'nın cezasını 16 temmuz 1980 günü onayladı. onaydan 58 gün sonra darbe yapıldı. yasama yetkisini eline alan milli güvenlik konseyi, yani kenan evren, tahsin şahinkaya, nejat tümer falan, 6 ekim 1980 akşamı, adalı'nın idam kararını onayladılar. darbeci generaller yasama yetkisine el koymuşlardı ama anayasa'nın 64, 353 sayılı yasa'nın 244 ve 647 sayılı yasanın ikinci maddesi yürürlükteydi hâlâ. bu hukuk kuralları da, türkiye büyük millet meclisi'nin onayı olmadan kimsenin asılamayacağını emrediyordu. iyi ama, konsey tbmm'yi feshetmişti. öyleyse?...
konsey geçici anayasa oluşturacağını, kurucu meclis'i kuracağını, en kısa sürede normal düzene geçileceğini açıklıyordu. kalıcı olmadığını anlatıyordu.
öyleyse?
öyleyse adalı'nın idamını onaylamak için yeni bir meclisin oluşumunu beklemenin ne zararı vardı?
hiç...
ama öyle olmadı. kenan evren'ler 6 ekim 1980'de adalı'nın idamını onayladılar.
adalı, 8 Ekim 1980 günü, sabaha karşı idam sephasının önüne geldi. koşa koşa çıktı iskemlenin üstüne. üç kez 'kahrolsun faşizm' diye bağırdı.
cellat ipi geçirdi.
adalı, sandalyeyi kendisi tekmeledi.
elde var bir'di...
cellat mehmet koç, at arabacısıydı. ücreti 'adalet' bakanlığı tahsisatından ödendi.
shakespeare haklıydı...
para evrensel orospuydu.
***
cuntabaşı her gittiği yerde konuşurdu. konuştukça aramızdan birilerinin yaşamı daha tehdit altına girerdi.
herhangi birimiz...
herhangi bir sabaha karşı...
herhangi bir kararla...
kenan evren, 'asmayalım da besleyelim mi?' derdi. hakimler kalem kırardı.
cuntabaşı, 'şimdi ben bunu yakaladıktan sonra mahkemeye vereceğim ve ondan sonra da idam etmeyeceğim! öyle mi?' derdi."
(bkz: halil nebiler)
gece kararır altındağ
sokaklar boşalır evler susar
ve sessizce kanar
kabuk bağlamış tüm yaralar
sen hep o köşede otururdun önceleri
lisenin karşısında yüksek yerde
oturup acıları içerdin
sanki azar azar hayatı içerdin
gece kanayan bir yaradır altındağ
bir ana ağlar basıp ellerini koynuna
çocuklar varamaz hiçbir şeyin ayırdına
masum uyurlar içerki odada
gece vakitsiz gelen bir ölüm haberidir altındağ
"Necdet bu sabaha karşı idam edildi
acısı hıncımız anısı onurumuzdur"
ve bir çingenenin onun ince boynuna taktığı iple
direnmenin resmini çizdi ülkemin göğsüne
şimdi sensiz söylüyoruz türkülerimizi
ve biliyoruz
yokluğun yakacak bir gün
eylül'ün sararmış yorgun yüzünü.. *
sokaklar boşalır evler susar
ve sessizce kanar
kabuk bağlamış tüm yaralar
sen hep o köşede otururdun önceleri
lisenin karşısında yüksek yerde
oturup acıları içerdin
sanki azar azar hayatı içerdin
gece kanayan bir yaradır altındağ
bir ana ağlar basıp ellerini koynuna
çocuklar varamaz hiçbir şeyin ayırdına
masum uyurlar içerki odada
gece vakitsiz gelen bir ölüm haberidir altındağ
"Necdet bu sabaha karşı idam edildi
acısı hıncımız anısı onurumuzdur"
ve bir çingenenin onun ince boynuna taktığı iple
direnmenin resmini çizdi ülkemin göğsüne
şimdi sensiz söylüyoruz türkülerimizi
ve biliyoruz
yokluğun yakacak bir gün
eylül'ün sararmış yorgun yüzünü.. *
mahirlerin geleneginden gelen kurtulus hareketinin devrimci neferiydi. 12 eylul fasizmi ilk onu yolladi dar agacina. dun katledilisinin 28. yilinda ankara'da karsiyaka mezarliginda anildi.
son sözleri "sizleri ve ezilen halklar uğruna mücadeleyi erken bırakmak zorunda kaldığım için üzgünüm... kahrolsun faşizm!" olmuştur.
12 eylül darbesinde idam edilenlerdendir. nevzat çelik'in yazdığı ve daha sonra ahmet kaya tarafından bestelenen "şafak türküsü" şiiri adalı için yazılmıştır.
12 eylül rejiminin kanına girdiği ilk kişidir.
referandum süreci boyunca mustafa pehlivanoğlu ile birlikte adı sık sık kullanıldı, üzerinden prim yapıldı. referandum öncesi ikisi için gözyaşı dökenler, kendilerinin ölüm yıldönümünde sessiz kaldılar. ne de olsa işleri bitmişti ve artık sahte gözyaşlarına gerek yoktu...
o gün bugün. onun idam edildiği, "sallandıracaksın bir kaç tanesini bak bir daha yapıyorlar mı?" zihniyetli paşaların karar verdiği mahkemeler(!) karar vermiş bu gençlerin yaşlanmamasına.
"elbet bir bildiği var bu çocukların
kolay değil böyle genç ölmek"tir necdet adalı.
"aynur, necdet, zeki! kurtuluş için ileri"dir necdet adalı.
adını çocuklarımıza verdiğimizdir.
altındağ'ın sarı saçlı çocuğudur.
hala koynumda resmindir.
1980 darbesinin idam ettiği ilk gepegenç fidandır.
"elbet bir bildiği var bu çocukların
kolay değil böyle genç ölmek"tir necdet adalı.
"aynur, necdet, zeki! kurtuluş için ileri"dir necdet adalı.
adını çocuklarımıza verdiğimizdir.
altındağ'ın sarı saçlı çocuğudur.
hala koynumda resmindir.
1980 darbesinin idam ettiği ilk gepegenç fidandır.
cezasını çekmiş ülkücü kâtili terörist.
bunun gibilerinin marksist davasını pkk üstlendi ve devam ettiriyor.
bunun gibilerinin marksist davasını pkk üstlendi ve devam ettiriyor.
"Sevgili anneciğim ve babacığım, sizleri ve ezilen halklar adına mücadeleyi, erken bırakmak zorunda kaldığım için üzgünüm, ama bundan ve içinde bulunduğum durumdan dolayı hiçbir zaman pişmanlık duymadan ve şu kısa yaşamım içerisinde hiçbir şahsi çıkar gözetmeden ezilen halklar adına verilen mücadelede yerimi almaya çalıştım ve bundan dolayı gurur duyuyorum. Hakim sınıfların göstermek istediği gibi bizler hiçbir zaman savunmasız insanlara karşı katliam girişiminde bulunmadık.
Fakat onların bizi böyle göstermeleri ve faşistlerle bizi aynı kefeye koyarak cezalandırmaları, bizim nezdimizde ezilen halkların mücadelesine yapılan bir saldırıdır.
Anneciğim ve babacığım; sizlere kısaca bahsettiğim gibi hiçbir pişmanlık duymuyorum. Sizlerin de ezilen halklar uğruna verilen mücadelede katledilişimden dolayı üzülmemenizi ve bundan gurur duymanızı bekliyorum;
necdet adalı
Fakat onların bizi böyle göstermeleri ve faşistlerle bizi aynı kefeye koyarak cezalandırmaları, bizim nezdimizde ezilen halkların mücadelesine yapılan bir saldırıdır.
Anneciğim ve babacığım; sizlere kısaca bahsettiğim gibi hiçbir pişmanlık duymuyorum. Sizlerin de ezilen halklar uğruna verilen mücadelede katledilişimden dolayı üzülmemenizi ve bundan gurur duymanızı bekliyorum;
necdet adalı
8 ekim 1980 tarihinde 12 eylül rejimi tarafından idam edilen ilk devrimci,dev-lis ve kurtuluşçudur.
erdal eren'in ölüm tarihine geldiğimiz zamanlar hep aklıma gelen, 8 ekim 1980'de ölen devrimcidir. askeri diktatörlüğün katlettiği ilk insan olması onu özel kılmıştır benim için.
unutulmayacak yoldaş.
12 eylül'ün ilk fidanı.
12 eylül'ün ilk fidanı.
12 Eylül'ün ilk idami. Yolundan yürüdüğümüz Dev-lis militani. öyle ya umudunu kaybetmeyip hapisten bile kaçmamıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar