bugün
- birbirini tanıdıkça sevmemek9
- özelden gelen saçma mesajlar11
- fon vurgunu35
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- pavyon bu dünya3
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- acı soslu süs domuzu3
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması10
- platon un mağara alegorisi10
- kim bu erzincanlı8
- clemence baptista17
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- türkiye de liyakata önem verilseydi3
- zulzula cin kabilesi3
- saraca'ya uzaylı soruları4
- kemal kılıçdar2
- mercimek makarnası3
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
- boş alanda yüksek platform kurmak2
- buz mavisi gözler2
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi11
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz5
- ktç3
- terkedilmiş yaşlı amcalar2
- uzun mesaja karşılık ok denmesi2
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek6
- palmiye2
- karıncalar da rüya görür mü3
- bugünün işini öbürsü güne bırakmak3
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- uzaylıların dünyaya tatile gelirken döviz bozdrmsı3
- s'i l v'e r m'i s t15
- platonun mağarası2
- magazanikur2
- beni geçmişimle yargılama diyen kızın geçmişi3
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası7
- ilk buluşmada tandır lavaşla tulum peyniri yemek8
- kolye140
- kahvaltım güzel mi8
- günü geçmiş buz gibi süt2
- ben hariç herkes salak3
- 12 inci nesil olmanın çok ayıp olması3
- fenerbahçe maçı2
- spor salonu kokusu5
- ismet gurbuz 20249
entry'ler (3709)
R’leri söyleyemeyen Özdemir Asaf, bir gün taksiye biner.
Taksici: “Buyyun Neyeye” der. (Taksici de R’leri söyleyemeyen birisidir.)
Özdemir Asaf, “Kayaköy” derse, taksicinin kendisiyle alay ettiğini sanacağı için, “Eminönü” der. Karaköy’de inmesi gereken Özdemir Asaf, Eminönü’de iner ve Karaköy’e yürür.
kalbi temiz şair.
Taksici: “Buyyun Neyeye” der. (Taksici de R’leri söyleyemeyen birisidir.)
Özdemir Asaf, “Kayaköy” derse, taksicinin kendisiyle alay ettiğini sanacağı için, “Eminönü” der. Karaköy’de inmesi gereken Özdemir Asaf, Eminönü’de iner ve Karaköy’e yürür.
kalbi temiz şair.
oyumu kullandığım ankettir. hayırlı olsun.
çok düzgün bir karakteri olduğunu düşündüğüm yazar. insan insan olanla konuşmayı seviyor. farklı fikirlerde bile olsa.
(bkz: diyojen)
kesinlikle erdal erzincan'dan dinlenilmesi gereken türküdür.
https://www.youtube.com/watch?v=roWiq0kh97w
https://www.youtube.com/watch?v=roWiq0kh97w
aynı zamanda oğlunu selfie çubuğu olarak da kullanır.
görsel
görsel
bir istek, rica, temenni, beklentidir.
he bu arada,
arkadaşlar. bu devecialpay değil. gerçek devecialpay 1900lerin başında ulu sözlükte 1. nesil yazardı. Kendisi başlık açarken sıçmış ve o bokun içinde boğularak can vermiştir.bu gördüğünüz devecikohhen dir. kendisi yahudi olup masonluk faaliyetlerini ulu sözlükte yapmak için görevlendirilmiştir. dikkat ettiyseniz hep fotoğraf paylaşıyor.
bu kadar fotoğraf paylaşacak ne vardı?
he bu arada,
arkadaşlar. bu devecialpay değil. gerçek devecialpay 1900lerin başında ulu sözlükte 1. nesil yazardı. Kendisi başlık açarken sıçmış ve o bokun içinde boğularak can vermiştir.bu gördüğünüz devecikohhen dir. kendisi yahudi olup masonluk faaliyetlerini ulu sözlükte yapmak için görevlendirilmiştir. dikkat ettiyseniz hep fotoğraf paylaşıyor.
bu kadar fotoğraf paylaşacak ne vardı?
iş faturalı değilse ki anladığım kadarıyla değil. bir hak iddia edemezsiniz. bir ihtimal faturalı bir işse o zaman siz hiç kimseyle uğraşmıyorsunuz. avukata veriyorsunuz, o da masraflarını ekliyor ve varislerden toplam tutarı tahsil edip hem size ödeme yapıyor hem de dava masrafları çıkmış oluyor.
hala yüzü kızaran, hala vicdan sahibi olan insana açık mektuptur.
ne zaman bu hale geldik? ne zaman bu kadar kin ve nefretle dolduk diye sormayacağım! Yeryüzünde insanın insanla kavgası ne zaman bitmiş ki şimdi bitsin? Ancak bu öfke kontrolünü yapamamanın, nefreti körüklemenin, kinin ülkeye zarar verdiğini görmez misiniz? Şucu, bucu olmanın birlik ve beraberliği sarstığını fark edemiyor musunuz? Sıcak yuvasında kendi askerini ‘nefreti ve öfkesi’ uğruna ‘sandığa atılacak %x oy’ uğruna sınırlara gönderenler ne zaman ‘insan’ kalabilmiş? Bu öfkenin holiganları, sempatizanları hangi gün empati kurabilmiş?
insan haklarının olmadığı, demokrasinin olmadığı, düşünce özgürlüğünün olmadığı bir ülkede her türlü katliama seyirci kalınan bir kara parçasında vicdan sahibi, merhamet sahibi insan aramak ne kadar doğru olur? Ölüler üzerinden siyaset yapan parti ve grupların ‘ölen kimden?’ diye sormalarına ‘bütün yaşanan pisliklerin üzerine’ şaşırmalı mıyız?
Dün sözlük içinde yapılan yorumlar insanın içinde daha büyük yıkımlara sebep oldu. Polisiyle, askeriyle, öğretmeniyle, doktoruyla, öğrencisiyle, esnafıyla bu memleket bir bütündür. Görüşlerimiz ne olursa olsun silahımız kalemimiz olsun. Farklılıklarımızı kabul ederek, Fikirlerimizi, düşüncelerimizi dikta yönetimlere karşı birlikte savunalım. sizi susturdukları gün bizi, bizi susturdukları gün sizi görsünler karşılarında!... özgürlük, demokrasi, insan hakları, insanca yaşam hepimizin hakkı!.. biz ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ dersek şayet işte o zaman kademe kademe hepimizin özgürlüğü elimizden uçup gidecek.
Peki biz ne yapıyoruz? Ölümleri, zulümleri karşılıklı olarak kahkahalarla karşılıyoruz. Bu fanatizmden vazgeçelim bir an evvel!. Mehmet Akif Ersoy bir şiirinde diyor ki “Hey sıkılmaz, ağlamazsan, bari gülmekten utan! ...” ve diyor ki barış manço "insanın ilk öğrenmesi gereken dil tatlı dildir."
şimdi birileri diyecek ki “neden ben bu fanatizmden vazgeçeyim? Onlar geçsin önce…” güzel kardeşim, sen değişirsen eğer dünya değişir. Değişime insan kendinden başlar. Hiçbir düşünceyi, hiçbir fikri ‘katılmasak dahi’ öldürerek yok edemeyiz. Yiğit hiçbir şekilde bitmez. Davası için hayatını kaybeden sağcı, solcu kim olursa olsun düşünceleri sağ kalır. Artık birbirimizi farklılıklarıyla kabul edelim.
Ağlayamıyorsak, bari gülmekten utanalım!
“eriyen bedenimi düşünme.
göğü giydim üstüme.
yüzünü asma kederine anam.
yiğitler bitmez biz de.
Bir ateş olup yaksa da gidişiniz,
analar biter mi?
ölüm toplasa da çiçekleri,
çiçekte tohum biter mi?”
https://www.youtube.com/watch?v=vuETDvzDPPM
görsel
ne zaman bu hale geldik? ne zaman bu kadar kin ve nefretle dolduk diye sormayacağım! Yeryüzünde insanın insanla kavgası ne zaman bitmiş ki şimdi bitsin? Ancak bu öfke kontrolünü yapamamanın, nefreti körüklemenin, kinin ülkeye zarar verdiğini görmez misiniz? Şucu, bucu olmanın birlik ve beraberliği sarstığını fark edemiyor musunuz? Sıcak yuvasında kendi askerini ‘nefreti ve öfkesi’ uğruna ‘sandığa atılacak %x oy’ uğruna sınırlara gönderenler ne zaman ‘insan’ kalabilmiş? Bu öfkenin holiganları, sempatizanları hangi gün empati kurabilmiş?
insan haklarının olmadığı, demokrasinin olmadığı, düşünce özgürlüğünün olmadığı bir ülkede her türlü katliama seyirci kalınan bir kara parçasında vicdan sahibi, merhamet sahibi insan aramak ne kadar doğru olur? Ölüler üzerinden siyaset yapan parti ve grupların ‘ölen kimden?’ diye sormalarına ‘bütün yaşanan pisliklerin üzerine’ şaşırmalı mıyız?
Dün sözlük içinde yapılan yorumlar insanın içinde daha büyük yıkımlara sebep oldu. Polisiyle, askeriyle, öğretmeniyle, doktoruyla, öğrencisiyle, esnafıyla bu memleket bir bütündür. Görüşlerimiz ne olursa olsun silahımız kalemimiz olsun. Farklılıklarımızı kabul ederek, Fikirlerimizi, düşüncelerimizi dikta yönetimlere karşı birlikte savunalım. sizi susturdukları gün bizi, bizi susturdukları gün sizi görsünler karşılarında!... özgürlük, demokrasi, insan hakları, insanca yaşam hepimizin hakkı!.. biz ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ dersek şayet işte o zaman kademe kademe hepimizin özgürlüğü elimizden uçup gidecek.
Peki biz ne yapıyoruz? Ölümleri, zulümleri karşılıklı olarak kahkahalarla karşılıyoruz. Bu fanatizmden vazgeçelim bir an evvel!. Mehmet Akif Ersoy bir şiirinde diyor ki “Hey sıkılmaz, ağlamazsan, bari gülmekten utan! ...” ve diyor ki barış manço "insanın ilk öğrenmesi gereken dil tatlı dildir."
şimdi birileri diyecek ki “neden ben bu fanatizmden vazgeçeyim? Onlar geçsin önce…” güzel kardeşim, sen değişirsen eğer dünya değişir. Değişime insan kendinden başlar. Hiçbir düşünceyi, hiçbir fikri ‘katılmasak dahi’ öldürerek yok edemeyiz. Yiğit hiçbir şekilde bitmez. Davası için hayatını kaybeden sağcı, solcu kim olursa olsun düşünceleri sağ kalır. Artık birbirimizi farklılıklarıyla kabul edelim.
Ağlayamıyorsak, bari gülmekten utanalım!
“eriyen bedenimi düşünme.
göğü giydim üstüme.
yüzünü asma kederine anam.
yiğitler bitmez biz de.
Bir ateş olup yaksa da gidişiniz,
analar biter mi?
ölüm toplasa da çiçekleri,
çiçekte tohum biter mi?”
https://www.youtube.com/watch?v=vuETDvzDPPM
görsel
kütürt diye orta yerinden çatlatacak sorunsal. "işsizlik bu memlekette bitse acaba hayat normale döner mi?" diye soruyor insan kendi kendine.
atalay taşdiken'in ikinci filmidir meryem. ben ilk filminde de (bkz: mommo kız kardeşim) ağlamıştım. nasıl oluyor da senin filmlerini keşfetmiyor insanlar? gereksiz o kadar çok film çekiliyor ki memleketimde, neden diye isyan ediyor insan; senin filmin gereken ilgiyi görmediğinde. bir sonraki filmini (umarım yakındır gelmesi) sabırsızlıkla bekliyorum atalay abi.
yani meryem güzel film arkadaşlar. izleyin.
yani meryem güzel film arkadaşlar. izleyin.
- 'gecenin şarkısı' bonusuyla gelen şiirdir. şarkı:
https://www.youtube.com/watch?v=zNAQjl2hjqc
hanginiz bilir, benim kadar,
karpuzdan fener yapmasını;
sedefli hançerle, üstüne,
gülcemal resmi çizmesini;
beyit düzmesini;
mektup yazmasını;
yatmasını,
kalkmasını;
bunca yılın halime'sini
hanginiz bilir, benim kadar,
memnun etmesini?
değirmende ağartmadık biz bu sakalı!
orhan veli/ sakal şiiri
https://www.youtube.com/watch?v=zNAQjl2hjqc
hanginiz bilir, benim kadar,
karpuzdan fener yapmasını;
sedefli hançerle, üstüne,
gülcemal resmi çizmesini;
beyit düzmesini;
mektup yazmasını;
yatmasını,
kalkmasını;
bunca yılın halime'sini
hanginiz bilir, benim kadar,
memnun etmesini?
değirmende ağartmadık biz bu sakalı!
orhan veli/ sakal şiiri
(bkz: gülün kokusu vardı) albümünü almıştım. keşfim o zamanadır. tüyleri diken diken eden sesin sahibi. erkan abi, kazım koyuncu'nun sözlerini hatırlıyorum senin sesini dinlediğimde. ne demişti şair ceketli çocuk; "her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya" Her şeye rağmen seni dinlemek güzel erkan oğur. teşekkürler dünya'ya.
dinlenilesi edit: https://www.youtube.com/watch?v=tYexnpnKX-Q
dinlenilesi edit: https://www.youtube.com/watch?v=tYexnpnKX-Q
yeni teknolojilerle mümkün olduğunu gördüğümden, seslerini kaydedip bu başlığa bıraksınlar lütfen. dinlemek isterim.