bugün
- enayimiknatisii9
- ibne miyim acaba diye sorgulamak7
- en güzel sevişme11
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar14
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- namazında niyazında erkek10
- tai lung9
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması8
- sözlükte birbiriyle kavga eden yazarlar5
- bu koyden olsam ne olacak18
- yeni parti33
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz2
- vermio11
- nervio35
- true çaylak olsun kampanyası9
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- pinhani4
- bir organınızdan vazgeçmeniz gerekse9
- fuhuş yapmayan içki içmeyen kumar oynamayan insan3
- sigmund freud vs carl gustav jung2
- true'yi yedirmeyiz7
- chp nin camileri ahır yapması6
- bir kilo patatesin 50 lira olması9
- sinsice kavga izleyen yazarlar9
- ahmet sezer bey'in esprilerine gülmeyen insan6
- sözlükte aşık olmam3
- insan olmaya ceyrek kala19
- boyumun kaç cm olduğunu itiraf ediyorum3
- imamların maaşı çok diyen öğretmen10
- ben ahbap derneğine güveniyorum17
- güne bir şarkı bırak9
- ioçk'nın müziği4
- seri gizli artı oy veren melek15
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz7
- pire için yaktığınız en büyük yorgan4
- kirazın kilosunun 150 tl olması4
- dikkat dikkat ismet efendi ülkeye giriş yapmıştır3
- ahmet sezer bey15
- rizeli kızlar3
- nervionun merak ettiği yazar21
- velvet53
- true'yi eskorta emanet etmek10
- erecto birader del kopar4
- günahkarlar ölüdür2
- şeytan6
- meriç nehrinin yönü3
- kürt feodalizmi4
- arkadaşlar sıkıldım4
- beni kim artılıyor amk5
- topluma nasıl faydalı olunur4
''sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim''.
ergenlerin ve kezbanların elindeki yeni moda kitap.
kendi çıkaracağım kitaba isim ararken, bir anda bu harika kitap aklıma geldi keşke nazan bekiroğlu'ndan hızlı davransaydım dedim. gene anımsadım.
Ah be Acemoğlu. . *
Çok iyiydi.
Yani beklentim fazlaydı bu kitaptan evet ve beklentilerimi hiç ama hiç boşa çıkarmadı.
ilk olarak ekşi sözlükte görmüştüm. Hakkında girilen ilk entrylere baktım. Yorumlar olumluydu daha fazla bakmadım yorumlara maazallah birisi sonunu söylerdi. Hemencecik okunacaklar listeme ekledim kitabı. Ondan sonra yakaladığım bir indirim ile de kitaplığıma koydum. Uzun süre el sürmedim. Bir ara elime aldım kitabı 50 küsur sayfa kadar okudum.. Sonra kaldırdım, okumadım.
Ondan sonra uzun süre kitapta okumamıştım zaten.
Velhasıl kelam bitirdim az evvel. Ve söylemeliyim ki Nazan Bekiroğlu büyük romancı. Kalemi çok güzel. Naif, umutlu, dualı.. *
Kitabı okurken öylesine bir Doğu hayranlığı ve merakı uyandı ki anlatamam. Yani imkan olsa yarın Trabzon, Batum, Tiflis, Bakü, Tebriz, Taht-ı Süleyman, Yezd gezeceğim buraları. Halı tacirinin gezdiği yerleri bende dolaşacağım..
Buna yakın hisleri Amin Maalouf'un Semerkant kitabında da hissetmiştim. Onda da müthiş bir Semerkant merakı hasıl olmuştu bende.
Ayrıca Balkan Harbi'ne karşı özel bir alakamı tetiklediğini de belirtmek isterim bu kitabın. Çünkü ' Kırık Kafiye ' adlı bölümde geçenler beni çok etkiledi.
Kitabın sadece sonunun biraz aceleye geldiğini söyleyebilirim. Bu bir olumsuz eleştiri değil ama sanki biraz oldu bittiye gelmiş gibi geldi bana. Sanırım anlatıcı fotoğrafların içine girmekten yoruldu ? * Eğer öyleyse bu benim için geçerli bir mazeret olur. *
Kitaptan o an için hoşuma giden birkaç alıntıyı da paylaşmak isterim.
- Doğu bütün ırmakların ortak ana kaynağıdır. Gülün yurdu doğudadır.
- Yeryüzünde her şey iyi ile kötü arasındaki mücadeleden ibarettir. insana düşen bu ikisi arasında kendi safını seçmektir.
Nazan Bekiroğlu'nun kalemi ile ilk tanışmam Nar Ağacı ile oldu. Son da olmayacak inşallah.
Daha fazla Nazan Bekiroğlu.
Daha fazla kitap.
Daha fazla hayal, mutluluk.
Kesinlikle okuyunuz efendim. *
Çok iyiydi.
Yani beklentim fazlaydı bu kitaptan evet ve beklentilerimi hiç ama hiç boşa çıkarmadı.
ilk olarak ekşi sözlükte görmüştüm. Hakkında girilen ilk entrylere baktım. Yorumlar olumluydu daha fazla bakmadım yorumlara maazallah birisi sonunu söylerdi. Hemencecik okunacaklar listeme ekledim kitabı. Ondan sonra yakaladığım bir indirim ile de kitaplığıma koydum. Uzun süre el sürmedim. Bir ara elime aldım kitabı 50 küsur sayfa kadar okudum.. Sonra kaldırdım, okumadım.
Ondan sonra uzun süre kitapta okumamıştım zaten.
Velhasıl kelam bitirdim az evvel. Ve söylemeliyim ki Nazan Bekiroğlu büyük romancı. Kalemi çok güzel. Naif, umutlu, dualı.. *
Kitabı okurken öylesine bir Doğu hayranlığı ve merakı uyandı ki anlatamam. Yani imkan olsa yarın Trabzon, Batum, Tiflis, Bakü, Tebriz, Taht-ı Süleyman, Yezd gezeceğim buraları. Halı tacirinin gezdiği yerleri bende dolaşacağım..
Buna yakın hisleri Amin Maalouf'un Semerkant kitabında da hissetmiştim. Onda da müthiş bir Semerkant merakı hasıl olmuştu bende.
Ayrıca Balkan Harbi'ne karşı özel bir alakamı tetiklediğini de belirtmek isterim bu kitabın. Çünkü ' Kırık Kafiye ' adlı bölümde geçenler beni çok etkiledi.
Kitabın sadece sonunun biraz aceleye geldiğini söyleyebilirim. Bu bir olumsuz eleştiri değil ama sanki biraz oldu bittiye gelmiş gibi geldi bana. Sanırım anlatıcı fotoğrafların içine girmekten yoruldu ? * Eğer öyleyse bu benim için geçerli bir mazeret olur. *
Kitaptan o an için hoşuma giden birkaç alıntıyı da paylaşmak isterim.
- Doğu bütün ırmakların ortak ana kaynağıdır. Gülün yurdu doğudadır.
- Yeryüzünde her şey iyi ile kötü arasındaki mücadeleden ibarettir. insana düşen bu ikisi arasında kendi safını seçmektir.
Nazan Bekiroğlu'nun kalemi ile ilk tanışmam Nar Ağacı ile oldu. Son da olmayacak inşallah.
Daha fazla Nazan Bekiroğlu.
Daha fazla kitap.
Daha fazla hayal, mutluluk.
Kesinlikle okuyunuz efendim. *
nazan bekiroğlunun kitabı
içinde tarih de var aşk da var balkan harbini anlatıyor zaten
iyi bir kitap okuyun .
içinde tarih de var aşk da var balkan harbini anlatıyor zaten
iyi bir kitap okuyun .
Nar Ağacı, Mimoza Sürgünü, La Sonsuzluk Hecesi ve Mor Mürekkep gibi kitapların yazarı olan Nazan Bekiroğlu tarafından kaleme alınmış olan roman türünde bir kitap. Kitapta Nazan Bekiroğlu irandan göçmüş olan dedesi Setterhanın geçmişini merak edip yola düşer ve karşılaştıklarını yazarak bir kitap haline getirir. Zira Setterhanın hikayesi iranda başlar. Ama buradan Bakü, Tiflis, Tebriz, Trabzon gibi şehirlere geçerek devam eder. Bunun yanında birinci dünya harbini, bu harp esnasında insanların yaşadıklarını, ayrılığı, aşkı ve bütünleşmeyi gayet güzel bir dil ile okuyucularına sunar. Kitap Timaş Yayınlarından.
kafamda ,herkesin içinde bir sürgün hikayesi vardır sözünü oluşturan kitap.
nazan bekiroğlu'nun muhteşem bir kitabıdır,
farklı bir roman; betimlemesiyle, kurgusuyla, kahramanlarıyla..
Nazan bekiroğlu'na teşekkürü bir borç bilir ve aynı tarz romanlardan çıkarmasını temenni ederiz..
farklı bir roman; betimlemesiyle, kurgusuyla, kahramanlarıyla..
Nazan bekiroğlu'na teşekkürü bir borç bilir ve aynı tarz romanlardan çıkarmasını temenni ederiz..
530 sayfalık şahane kitaptır. Olayların yavaş ilerlemesi bile okuyucuyu sıkmamaktadır. Kitap sizi hemen içine çekiyor ve elinizden bırakamıyorsunuz. Şiddetle tavsiye edilir.
bir kitap. içeriği setterhan ın çeşit çeşit sevgilileri ve de iran. en azından iran ı geziyorsunuz, yakın tarihte neler yaşanmış bilgi sahibesi oluyorsunuz. güzel bir kitap. okunası.
efsane nazan bekiroğlu kitaplarının bir diğeri. içinde şu sözü barındıran bu kitabı mutlaka okumalısınız.
"Zamanı gelince olur, vakti tamamlanınca geçer. Sabredersen değer ama evvela kısmet, evvela kader."
"Zamanı gelince olur, vakti tamamlanınca geçer. Sabredersen değer ama evvela kısmet, evvela kader."
nazan bekiroğlu bu eserde hamdi tanpınar'ın "bugünün rüzgarında yıkanan mazi gülü"nden söz ederek bir zaman aşırı kurgu sunmuş. buram buram teknik kokan bu kitapta insan kendini biraz iyi hissediyor.
nazan bekiroğlu'nda güzel bir naiflik var. ne kadar kurgu sunarsa sunsun bunu her metnin alt yapısında riyasız gösteriyor.
nazan bekiroğlu'nda güzel bir naiflik var. ne kadar kurgu sunarsa sunsun bunu her metnin alt yapısında riyasız gösteriyor.
en narin meyve ağaçlarından biridir dış şartlardan çok kolay etkilenir, meyve verimi için özen ister.
sabiyken bir defasında babaannemin evinde saksıda minik minik meyve veren bir tanesini görmüş ve çok istemiştim, normalde cimridir kimseye kolay kolay bir şey vermez, vermişti.
sabiyken bir defasında babaannemin evinde saksıda minik minik meyve veren bir tanesini görmüş ve çok istemiştim, normalde cimridir kimseye kolay kolay bir şey vermez, vermişti.
Kurgusunu beğendiğim Nazan bekiroğlu romanı.
Aşkı öyle güzel anlatmış ki ne eksik ne fazla.
Aşkı öyle güzel anlatmış ki ne eksik ne fazla.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar