bugün

tdk'ya göre;
Geçinmek için gerekli olan şeylerin bütünü, geçimlik, Birinin geçindirmekle yükümlü bulunduğu kimselere, mahkeme kararıyla bağlanan aylık,
(bkz: yoksulluk nafakası)
(bkz: tedbir nafakası)
(bkz: iştirak nafakası)
annesi-babası küçükken ayrılan biri olarak o yıllardan beri benim için fonetik açıdan itici, ürkütücü hale gelmiş bir hukuki terim.
saçmalığın daniskası. Kadın yüzünden boşanılsa bile %90 erkeklerin ödemekte zorunlu bulunduğu para. Aksi halde hapis cezası falan filan diye gider.
eşitlikten bahseden kadınların ve sistemin iki yüzlülüğünü ifade eden kavramdır. bir kadınla 2-3 ay evli kalan erkek bile, boşandığında kadına nafaka ödemeye mahkum ediliyor, yani teorik olarak kadın başkasıyla evlenmezse hayatının sonuna kadar ona para vermeye mecbursun, böyle bir hak, böyle bir hukuk olabilir mi? ortada çocuk varsa onlar için ödenen paraya tamam, ama kendisinin bir birey olduğunu, erkeklerle eşit olduğunu ifade eden bir kadın kendi hayatından sorumluysa eğer, günümüz şartlarında çalışıp kendini geçindirmelidir. nafaka, her şeyden önce kadına bir hakarettir.

bu açıdan 2 avukatın, nafakanın kaldırılması için tbmm dilekçe komisyonuna yaptıkları başvuruyu destekliyorum.
kendini bilmez erkekler yüzünden hakimlerin hemen hemen her boşanan kadın için verdiği ödeme kararı. hakimlerin de üzerinde bir toplumsal baskı var. neden? çünkü toplumumuzda hayvan oğlu hayvan erkekler var. bu erkeğimsiler yüzünden hak etsin ya da etmesin her kadına nafaka verir hakimler. tedbir nafakası, iştirak nafakası, yardım nafakası, yoksulluk nafakası gibi çeşitleri de vardır.
yardım, yoksulluk ve iştirak gibi türleri olan bi fiil.
uçuk kaçık miktarda olmamakla birlikte kadına geçim kaynağı olması noktasında olmasını hoş gördüğüm bir şeydir. yani yabancıya ödemiyorsunuz sonuçta zamanında eşim dediğiniz kadına gidiyor o para.
nafaka madafaka nın türkçesidir.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.