bugün

/114
istenilen ve beklenilen bir olayın pozitif yönünün gerçekleşmesidir. *
birey olabilmiş insanın bir aşk ya da bir başarı ama toplumsal bir başarı elde etmesi halinde yüzünün gülmesi ya da kişinin içinde oluşan sevincin verdiği tatminkarlık halidir.
bir andır ve zaman durur.
çok da uzak değildir, küçük bir çocuğun size gülümseyişi bile mutluluktur.
bi anlığına akla gelip hemen unutulan muhteşem fikirlere benzer. o anda yaşam enerjiniz tavan yapar ;ama bi anda gider akıldan sanki dünyadaki en güzel his değilmiş gibi. aranılandır. ve de şahsımca huzur ve güven veren bir elin omuzda durmasıdır.
vardır ancak ulaşılamazdır.
benim için şu sıralar sadece uykuda yaşanan. uyandığım an hayattan soğuyorum. mutsuzum hep.
var olup,yakalandığı takdirde insanın yüzünde çiçek, çiçek gülümsemeler açtıran duygu.
Bir haftayı bir hastanede refakatçı olarak geçirdikten sonra bence mutluluk; kimseye muhtaç olmadan, bezlenmek ve ya altına koyulup sürgü adı verilen acayip şeye ihtiyaç duymadan, tuvaletini tuvalette yapabilmekmiş arkadaş.
(bkz: insanı hayattan soğutan şeyler)
--spoiler--
ansızın bir hastanın kendini iyi sanması gibi
--spoiler-- *
oğlumun kokusunu her duyduğumda içime akan o ılık his...
güzelce giyinmiş sokakta yürürken, dershane sınav sonucunun gelmesi ve birinci olduğunu öğrenmek. sonrasında hem güzelim hem zekiyim demek. işte bu an...
bazen mutsuzluğa yol açıyor. kısır bir döngünün iki ayağından biri.
uğruna hatalardan kaçınılacak bir bok değildi mutluluk . *
özlemlere kavuşma hali.

nazım sormuş dinoya;
"sen mutluluğun resmini yapabilir misin abidin
ama kolayına kaçmadan."

şimdi başlık soruyor bana;

mutluluğun yazısını yazabilir misin.

nasıl yazayım başlık.
bunca açlık.

nasıl yazayım ki seni
tanışmadık.

bir resmin bile yok
vesikalık.

mutluluk göz altına aldılar mı
müteferrika da

görmedim seni orada
hatta alemdağda,

sen bakkala bile gitmemişsindir
allah bilir,

market aşağıda
kafenin yanında hani

nasıl yazayım başlık
küçük mutluluklarımı mutluluk diye,

küçük ama
mest olduğum,

mutluluk koca bir dünya
başlık

alt alta
yazamam aklıma geleni

ama bir an,
hani o an

barış gelse
mutlu olurmusun başlık.
kafadadır. hayal ettiğin gibi biri olmak için çabalıyorsan mutlusundur.
tek kişilik yatağa iki bedeni sığdırmak... *
hayattaki tek amaç olmalı mutlu olmak. dünyaya gelmek için tek hakkımız var ve bu hakkımızı iyi kullanmalıyız.
az önce 48'lik monami pastel boya seti olan, ilkokuldaki arkadaşımdan bir bok olamadığını ve kariyerini kaybeden olarak sürdürüdüğünün haberini aldım.

tıpkı bugünkü gibi sıradan bir pazar günü salonun köşesine konuşlanmış yemek masasına torunları kucagında, çocukları yanında oturup, o an hiç bitmesin diye içinden geçirirken, konulan yemekleri titreyen elleri ile yemeye çalışan bir dede gibi mutluyum
kimi zaman edepsizce çalan alarmı kapatıp iç huzuru ile uyumaya devam edebilmektir.*
özgü namal ın başrolde oynadığı hatırladığım kadarıyla festivalde ödül almış son 10 dakikası harika bir film.
mutlak özgürlüğe sahip olunca hissedilen duygudur.
mutlak özgürlüğe asla sahip olamayacağız.
aslında herkesin sosyal statüsü ve beklentilerine göre eşit dağılımının olduğuna inandığım kavram...
nasıl mutlu olunacağını bilmektir.
sorunsuz bir yaşam değil, sorunlarla başa çıkabilmektir.
© copyright 2005 - 2026