bugün
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası33
- s'i l v'e r m'i s t12
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak6
- kahvaltım güzel mi7
- clemence baptista5
- fake hesaplara göz yuman uludağ sözlük moderasyonu4
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker4
- ismet gurbuz 20249
- sinek as5
- kale3112 ifşa9
- mısır daki haladan miras kalması6
- arkadaşlar slm falıma bakın4
- masklavi ile çay içmek5
- yaşar ustanın olayları biraz fazla ajite etmesi4
- zorda kalsanız penguen siker miydiniz3
- trabzonspor4
- eve jobs4
- cüneyt arkın'ın bizans ta savaş suçu işlemesi3
- kötü adamın kahkaha atarak suçunu itiraf etmesi3
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı20
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi4
- kötü adamın iyi adamı öldürmek yerine konuşması3
- kolye140
- fakirliğin kuşaktan kuşağa aktarılması2
- zenginlerin de geçinemiyoruz demeye başlaması2
- bizanslılıktan soğumak2
- saçını topuz yapan erkek3
- fon vurgunu29
- pasifik okyanusuna gay demek2
- yol yemek ssk sağlayan mafya babası2
- fizik kurallarından muaf olmak2
- kötü adamların adamlarına sigorta yapmaması2
- kim jong'un bir türlü ölmemesi4
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- amigurumi2
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- gözlüğü çıkarınca superman olan clark kent2
- yeşilçam da zenginlerin sürekli viski içmesi2
- parcalandim toparlanamiyorum37
- sergen yalçın2
- filmlerde bir yere girince kapıyı kapamamaları2
- sabahları nefret edilen şeyler3
- ihvan'ın türkiye de yeni vakıf kurması3
- 20 ekim 2026 galatasaray strasbourg basketbol maçı2
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek8
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- platon un mağara alegorisi7
- can sıkıntısı3
- sözlük yazarlarının salataları15
etrafıma daha dikkatlice bakınınca anladım ki; hayatın sıkıntılar lütfettiği tek kişi ben değilim. mutlu insan aramaya başladım sonra; hiç bulamam da dertli olmak konusunda herkesle ortaklık kurabilirim, böylece de huzursuz ruhumu teselli edebilirim diye. sonra derinlere indikçe, insanoğlunun aslında mutlu olmadığını, belki bir kısmının mutluymuş gibi göründüğünü bazı budalaların da kendini mutlu sandığını farkettim. bu hayat üzerindeki tek mutsuz insan ben olsaydım kahrolurdum, ama yaşayan her mutsuz insandan birisiydim sadece. işte bunu bilmek bana gerçek bir mutluluk verdi. fakat mutluluk verilmesini mutlu olmaktan ayırd etmek gerekir. bazı güzellikler insanların bir kısım anlarında onlara geçici mutluluklar verebilirler, fakat hiçbir insan yoktur ki, bütün hayatını mutluluk içinde geçirsin. diğer insanların mutsuzluklarında anlık da olsa mutlu hissetmem konusuna gelince, evet itiraf etmeliyim ki ben kıskançlık günahıyla dolup taşan birisiyim.
böyle bir şeydir azizim http://img209.imageshack....mg209/4572/dsc0016pg4.jpg
pürüzsüz değildir. o pürüzleri kabul edebilmek(miş)tir.
sabah uykudan uyandığında mutfaktan gelen tıkırtıları duymaktır. bilirsin ki anneniz kahvaltı hazırlıyordur. hemen kalkmazsın yataktan biraz daha keyif sürersin. çünkü birazdan baba uyandırmaya gelecektir.
italya'da Albano ve romino adlı bir karı kocanın felicitad;Türkçe tabiriyle mutluluk adında bir şarkısı tüm dünyanın göz bebeği olmuştur ve 1978den beri insanların azında dolanan bir şarkıdır..Türkiye'de felisita diye bilinir !
anne baba kardeş sevgili para ev okul köy...nereye/kime ya da neye olursa olsun her hangi bir sevilene kavuşmaktır mutluluk.
sevgilinin sesidir...
izledikten sonrA benimle aYNI KANI TAŞIYAN iNSANLARIN BU DENLi HARiKA filmler yapabileceklerine iyiden iyiye inanmaya başladığım mükemmel film.. denzel'lerı, cruise'ları izlerken kendimizden geçen bizler bu filmi izlediğimizde şöyle bi durup soluklanıyoruz.. hayatımda izlediğim en mükemmel türk filmlerinden biridir.. özellikle özgü namal'a full dikkat..
sonbahar ayında ağaçlardan sökülen sarı yapraklar arasında çıplak ayaklarla dolaşmaktır.
ölümü unutmak, yarını ertelemektir.
ölümü unutmak, yarını ertelemektir.
bir varmış, bir yokmuş.
sevdiğim bir söz:
bulutlarının üstüne çıkmak sevinç ise, bunu başkalarına anlatmak mutluluktur.
bulutlarının üstüne çıkmak sevinç ise, bunu başkalarına anlatmak mutluluktur.
sevgilinin sesini duyduğunda , içindeki kıpraşma durumu .
Sevilmektir çoğu insana göre. Sevdiğin tarafından sevilmektir esas tanımı.
Dünyevi zevklerin peşinden koşmayan ve sıyrıldığı maddesel mutluluların arkasından ağlamayan zihinlerin tanımı bu olmalı.
Ya sıradan insanın bencil insanın mutluluk tanımı ne olabilir?
Yeni yıkanmış nevresimlerinin mis kokusu içinde uyanmak. Ya da o nevresimleri serebileceğin bir yatağa sahip olmak. Ardından o yatağı yerleştirebileceğin bir odaya sahip ev istemek. Çok çalışmak. Bir yuva sahibi olmak istemek...
Daha sonra yuvanı paylaşabileceğin mutluluk katsayını artıracak bir eş, sonbahar yaprakları üzerinde yürürken çıkan çıtırtıyı birlikte dinlemekten zevk aldığın bir eş. Ve sevmek, sevdiğin tarafından sevilmek.
Amerikalı bir zengin işadamı, bir iş seyahati sırasında küçük bir Meksika kasabasına uğrar. Limanda gezerken, ağzına kadar balık dolu küçük bir teknenin içinde oturan bir balıkçı dikkatini çeker. Merakla yanına yaklaşır ve sorar:
Merhaba, bu balıkları yakalamak ne kadar zamanını aldı?
Balıkçı, tümünü bir-iki saate yakaladığını söyler.
Yabancı adam bu kez, niçin daha uzun sure kalıp, daha fazla balık yakalamadığını sorar. Balıkçı, ailesinin geçimi için bu kadarının yettiğini soyler. Amerikalı işadamı merakla balıkçıya kalan zamanını nasil geçirdiğini sorar. Balıkçı anlatır :
Gece geç yatarım, sabah birazcık balık yakalarım. Sonra cocuklarımla oynarım,öğlende de karım Maria ile biraz siesta yaparım. Akşamları, amigolarla beraber gitar çalıp şarap içeriz, eğleniriz. Dolu ve meşgul bir yaşantım var senyor."
Amerikalı gerinerek,
Benim Harvard'dan MBA'm var ve sana yardım edebilirim. Balık tutmak için daha çok zaman ayırmalı ve daha büyük bir tekne ile calışmalısın. Bu tekneden elde edeceğin gelirle daha büyük tekneler alırsın. Kısa surede bir balıkçı filosuna sahip olursun.Böylelikle, yakaladığın balıkları aracılara değil, doğrudan doğruya işleme tesislerine satarsın. Hatta kendi balık fabrikanı bile kurabilirsin. Balıkçılık sektöründe bir numara olursun.
Ve Amerikalı devam eder,
Tabii bunları yapman için öncelikle bu küçük balıkçı kasabasini terk edip Mexico City'ye, daha sonra Los Angeles'e ve en sonunda holdingini genişletebileceğin New York'a yerleşirşin.
Balıkçı düşünceli vaziyette sorar,
Peki senyor, bu anlattıklarınız ne kadar zaman alır?
Amerikalı yanıtlar,
15-20 yıl kadar.
Peki bundan sonra senyor? diye sorar balıkçı...
Amerikalı güler,
Simdi anlatacağım en iyi tarafi! Zamanı geldiğinde, şirketini halka açarsın ve şirketinin hisselerini iyi paraya satarsın! Kısa zamanda zengin olup milyonlar kazanırsın !
Milyonlar? der. Meksikalı, Eee...sonra senyor?
Amerikalı,
Ondan sonra emekli olursun. Geç vakitlerde yatabileceğin küçük bir balıkçı kasabasına yerleşirsin, istersen zevk icin biraz balık tutarsın, cocuklarınla oynayacak, karınla siesta yapacak zamanın olur,aksamları da arkadaslarınla şarap içip, gitar çalarsın.
Balıkçı bu sözlerden sonra sadece gülmüş. *
Gülüyorum...
Dünyevi zevklerin peşinden koşmayan ve sıyrıldığı maddesel mutluluların arkasından ağlamayan zihinlerin tanımı bu olmalı.
Ya sıradan insanın bencil insanın mutluluk tanımı ne olabilir?
Yeni yıkanmış nevresimlerinin mis kokusu içinde uyanmak. Ya da o nevresimleri serebileceğin bir yatağa sahip olmak. Ardından o yatağı yerleştirebileceğin bir odaya sahip ev istemek. Çok çalışmak. Bir yuva sahibi olmak istemek...
Daha sonra yuvanı paylaşabileceğin mutluluk katsayını artıracak bir eş, sonbahar yaprakları üzerinde yürürken çıkan çıtırtıyı birlikte dinlemekten zevk aldığın bir eş. Ve sevmek, sevdiğin tarafından sevilmek.
Amerikalı bir zengin işadamı, bir iş seyahati sırasında küçük bir Meksika kasabasına uğrar. Limanda gezerken, ağzına kadar balık dolu küçük bir teknenin içinde oturan bir balıkçı dikkatini çeker. Merakla yanına yaklaşır ve sorar:
Merhaba, bu balıkları yakalamak ne kadar zamanını aldı?
Balıkçı, tümünü bir-iki saate yakaladığını söyler.
Yabancı adam bu kez, niçin daha uzun sure kalıp, daha fazla balık yakalamadığını sorar. Balıkçı, ailesinin geçimi için bu kadarının yettiğini soyler. Amerikalı işadamı merakla balıkçıya kalan zamanını nasil geçirdiğini sorar. Balıkçı anlatır :
Gece geç yatarım, sabah birazcık balık yakalarım. Sonra cocuklarımla oynarım,öğlende de karım Maria ile biraz siesta yaparım. Akşamları, amigolarla beraber gitar çalıp şarap içeriz, eğleniriz. Dolu ve meşgul bir yaşantım var senyor."
Amerikalı gerinerek,
Benim Harvard'dan MBA'm var ve sana yardım edebilirim. Balık tutmak için daha çok zaman ayırmalı ve daha büyük bir tekne ile calışmalısın. Bu tekneden elde edeceğin gelirle daha büyük tekneler alırsın. Kısa surede bir balıkçı filosuna sahip olursun.Böylelikle, yakaladığın balıkları aracılara değil, doğrudan doğruya işleme tesislerine satarsın. Hatta kendi balık fabrikanı bile kurabilirsin. Balıkçılık sektöründe bir numara olursun.
Ve Amerikalı devam eder,
Tabii bunları yapman için öncelikle bu küçük balıkçı kasabasini terk edip Mexico City'ye, daha sonra Los Angeles'e ve en sonunda holdingini genişletebileceğin New York'a yerleşirşin.
Balıkçı düşünceli vaziyette sorar,
Peki senyor, bu anlattıklarınız ne kadar zaman alır?
Amerikalı yanıtlar,
15-20 yıl kadar.
Peki bundan sonra senyor? diye sorar balıkçı...
Amerikalı güler,
Simdi anlatacağım en iyi tarafi! Zamanı geldiğinde, şirketini halka açarsın ve şirketinin hisselerini iyi paraya satarsın! Kısa zamanda zengin olup milyonlar kazanırsın !
Milyonlar? der. Meksikalı, Eee...sonra senyor?
Amerikalı,
Ondan sonra emekli olursun. Geç vakitlerde yatabileceğin küçük bir balıkçı kasabasına yerleşirsin, istersen zevk icin biraz balık tutarsın, cocuklarınla oynayacak, karınla siesta yapacak zamanın olur,aksamları da arkadaslarınla şarap içip, gitar çalarsın.
Balıkçı bu sözlerden sonra sadece gülmüş. *
Gülüyorum...
kız kardeşimin gözlerine baktığımda gördüğüm şey.. tarif edemiyorum, sadece izliyorum..
kimsenin eline teslim edilmemesi gereken duygu.
bir duygu olup sonuçta insanda "hâl" olarak görünür.
genetik olduğuna inanıyorum. inancımı bilimsel çalışmalar da destekliyor, sağolsunlar.
mutluluk için, kişinin bolluk ve keyf içinde olması düşünülür ve hata edilir. ne darlık içinde insanlar vardır ki; sanırsınız hiç bir derdi sıkıntısı yok da ondan gözlerinin içi güler. sıkıntı anında dahi bir hoşluk düşünebilme yeteneği ile nefes alır ve nefes aldırırlar.
notumsu: zorlamayla olmuyor işte... içte olacak, taa içte... kromozomlarda dizim dizim dizilmiş olacak...
genetik olduğuna inanıyorum. inancımı bilimsel çalışmalar da destekliyor, sağolsunlar.
mutluluk için, kişinin bolluk ve keyf içinde olması düşünülür ve hata edilir. ne darlık içinde insanlar vardır ki; sanırsınız hiç bir derdi sıkıntısı yok da ondan gözlerinin içi güler. sıkıntı anında dahi bir hoşluk düşünebilme yeteneği ile nefes alır ve nefes aldırırlar.
notumsu: zorlamayla olmuyor işte... içte olacak, taa içte... kromozomlarda dizim dizim dizilmiş olacak...
-mutlu musun?
+evet.
-endişelenme geçer...
+evet.
-endişelenme geçer...
mutluluk; acıyla kaynağının yer değiştirmesinden doğar. *
eski güzel günlerin anımsandığı andaki his. öğlen açarsın balkonun kapısını. bir koku gelir, hiç beklemediğin.
beynine çarpar çok kısa bir süreliğine. birşeyler hızlıca içini güzelleştirir. bir gülümseme çakar yanaklarına.
ve mutluluk gitgide yontulan ruhtan uzaklaşandır. arada bir teselli mi ediyor hayat...
eskiden, 51 ekran o siyah televizyonun önünde uzanıp reha muhtar'ın ateş hattı'nı izleyecek olmak, zaga'yı, ceviz kabuğu'nu izleyecek olmak bile bir mutluluk veriyordu. o göreceli masumiyet, rahatlık, çocukluk şimdi yerini
sabaha doğru göz yaşı döken, beynini pis düşüncelere kaptırmamaya çalışan, aynaya baktığında 1 haftadan fazladır uzamış sakallarını gören, akşam 6 da kahvaltı yapıp sabah 7'de akşam yemeğini yiyen bir enkaza bıraktı.
işte o yüzden çocukluk gibisi yok. her ne kadar o da acı dolu olsa da. o daha güzeldi.
beynine çarpar çok kısa bir süreliğine. birşeyler hızlıca içini güzelleştirir. bir gülümseme çakar yanaklarına.
ve mutluluk gitgide yontulan ruhtan uzaklaşandır. arada bir teselli mi ediyor hayat...
eskiden, 51 ekran o siyah televizyonun önünde uzanıp reha muhtar'ın ateş hattı'nı izleyecek olmak, zaga'yı, ceviz kabuğu'nu izleyecek olmak bile bir mutluluk veriyordu. o göreceli masumiyet, rahatlık, çocukluk şimdi yerini
sabaha doğru göz yaşı döken, beynini pis düşüncelere kaptırmamaya çalışan, aynaya baktığında 1 haftadan fazladır uzamış sakallarını gören, akşam 6 da kahvaltı yapıp sabah 7'de akşam yemeğini yiyen bir enkaza bıraktı.
işte o yüzden çocukluk gibisi yok. her ne kadar o da acı dolu olsa da. o daha güzeldi.
çoğu zaman birtakım mutsuzluklardan sonra geldiğinde dünyayı değiştirme yetisine sahip olaylar bütünü...
yaşanılan acılarımız olmasaydı, mutluluğun tadını bu denli hissedebilir miydik?...
aynı zamanda kanayan yaramız töre cinayetlerini işleyen, izlenmesi gereken bir abdullah oğuz yapımı...
filmde düşündürücü bir cümle vardır, der ki :
--spoiler--
kadın kadınlığını , erkek adamlığını bilmeli.
--spoiler--
yaşanılan acılarımız olmasaydı, mutluluğun tadını bu denli hissedebilir miydik?...
aynı zamanda kanayan yaramız töre cinayetlerini işleyen, izlenmesi gereken bir abdullah oğuz yapımı...
filmde düşündürücü bir cümle vardır, der ki :
--spoiler--
kadın kadınlığını , erkek adamlığını bilmeli.
--spoiler--
elde etmesi çoğunlukla zor olan belirsiz duygu.bazen bir silgiye sevindiğiniz, bazen de sifon çekmeyen arkadaşıza sinir olduğunuz olur.sifon ve silgi... pek iyi bir örnek olmadı ama herneyse kısaca değişkendir.
taze bir rüzgarın yüzünüze vurması,
hoş kokulu bir esintinin içinize dolmasıdır.
sebepsiz, anlamsız bir sevincin dört bir yanınızı sarması yahut gözlerinizin huzura dalmasıdır.
hoş kokulu bir esintinin içinize dolmasıdır.
sebepsiz, anlamsız bir sevincin dört bir yanınızı sarması yahut gözlerinizin huzura dalmasıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar