bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı87
- toplumsal çürüme4
- gülşen in memeleri14
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam22
- gençlere tavsiyeler3
- tuborg ice4
- kızıl saçlılar5
- yeşil göz4
- mika raun vardı nerede şimdi7
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- isabel mbomio2
- diziler toplumu etkiliyor2
- ese dezze13
- jason voorhees vs michael myers2
- iyi parti2
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- sarı çıyan denince akla gelenler2
- hamas denince akla gelenler11
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi2
- caitlin worthington3
- kuzey tekinoğlu2
- örümcek adam2
- michael myers in kız kardeşi2
- fie rose lindegaard2
- almanyada gaz çıkarmanın serbest olması2
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- hızlı ve çok okumak4
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- müslüman5
- tuborg içen erkek2
- ağlayarak muhallebi yemek3
- verzeihung2
- orealia thomas2
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- olga lombardo2
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- entschuldigung2
- ben geldim naneler5
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- erlik5
- nar taneleyen gelin adayı2
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- adalet ve kalkınma partisi4
- cumhuriyet halk partisi3
- doçent maaşı vs işçi maaşı3
- kim cha eon9
- uludağ sözlük ai bot2
afili filintalar'da en beğendiğim yazar kişisi. gerçekten çok güzel hikayeler yazıyor ve şöyle bir baktım da çıkarttığı bir kitabı yok halihazırda sanırım. ama ben hikayelerini tek tek biriktiriyorum. olur da kitap çıkartmazsa hepsini zımbalayıp kitaplığıma koyma niyetim var.
http://www.afilifilintalar.com/canavarin-hikmeti okuyun, okutturun.
--spoiler--
Seven aldatır dedim. Şaşkınlıkla gözlerini belirterek: Nasıl yani? diye sordu.
Kız arkadaşıma aldatmanın, sevginin başka bir biçimi olduğunu anlatmaya çalışıyordum.
Seni çok sevmesem aldatmazdım dedim içimdeki gülme hissini bastırarak. Karakterimin öz kütlesi çok hafiftir, zeytinyağı gibi üste çıkabilirim.
iyi o zaman diye öfkelendi, Ben de seni seviyorum, ben de aldatayım seni o zaman. Oldu mu? Yutkundum. Oldu dedim, Sen de beni aldat Peki dedi, ilk fırsatta yapacağım Bu kadın bunu yapardı. Konuşmayı lehime çevirmeliydim.
Özür dilerim dedim. Neden özür diliyorsun? diye sordu, Ben özür dilemeliyim asıl. Kusura bakma sen beni ne kadar seviyormuşsun oysa!
Konuşmamız için yalvarmıştım. Çiçekler almış, notlar yazmış, kapıdan kovulup bacadan fırlamıştım. En sonunda benimle konuşmayı kabul ettiğinde bu pastanede buluşmuştuk. Bu pastanenin bambaşka bir atmosferi vardı. Sanki tatlı kokulu bu mekânda tatsız hiçbir şey yaşanmazdı. Adı biraz tuhaftı sadece. Çörek de satılmıyordu zaten. Yoksa ben mi görememiştim?
Bu bence çok iyi oldu dedim güvenle, Başka kadınların önemsizliği daha da önem kazandı. Ama sen beni aldatırsan üzülürüm Ya ben? dedi, Ya ben?! Ne hissettim? Ha? Sen nasıl bir hayvansın! Nasıl dokunabildin bir başkasına! Nasıl yapabildin? Güzel elini ekşiyen suratına kapatıp ağlamaya başladı. içim cız etti. Etrafıma bakındım. Şu öndeki çift de olmasa daha rahat konuşabilirdik. Bizi mi dinliyorlardı acaba? Seni üzdüysem özür dilerim dedim başımı öne eğerek. Ağlasam süper olurdu o sırada ama ağlamaya çabaladıkça gülesim geliyordu. Gamzenin bir anlamı yok benim için. Her şey kendiliğinden gelişti. Yalnızdık. içerisi çok sıcak olmuştu. Üflemeye başladı. Üstündekileri çıkardı. Hep kapıcının suçu, kaloriferi çok yakıyor! Camı açmamız gerekiyor kışın ortasında. Ne saçma şey! Bütün suç kapıcıdaymış gibi söylenerek başımı çevirdim, Sonra meyve yiyelim dedik, elmanın kabuğunu soyarken parmağını kesmişti, sonra kanı durdurmak için parmağını emdi. Sonra da muzu soydu ve karşımda yemeye başladı Yeter! Anlatma bana bunları Gözyaşlarını sildi. Bu kız ağlayınca çok güzel oluyordu. Arada mutlaka ağlatmalıydım. Tamam dedim. Susuyorum O kahpeye git sen! Neden bana geliyorsun? dedi. Öyle deme ona dedim. Şaşırdı ve cırladı: Savunuyor musun onu?! Arka masada oturan adam başını yavaşça geriye doğru meyletti. Göz göze geldik. Ona meselenin ciddi olduğunu anlatır bakışlarımdan birini fırlattım. Gamze de çok pişman olmuştu aslında. Keşke gömleğine o gazozu dökmeseydim. Onu da çıkarınca Hayır dedim, Nasıl savunabilirim? Ne kadar terbiyesizce bir hareket bu! Sen neden ayartıyorsun başı bağlı erkeği ha? Şıllık!
Kolları birbirine bağlı, kaşlarını çatmış bir şekilde bana bakıyordu. Dudakları sinirden büzülmüştü, öfkeyle dizini titretiyordu. Dalga geçiyorsun sen dedi, Dalga geçiyorsun! Ayağa kalktı. Hayır dedim dur! Gidiyorum dedi, Seninle konuşmayı hiç kabul etmemeliydim. Ne salağım ben ya! Hay Allah gidiyordu gerçekten, Dur! Salak değilsin ayağa kalktım, Hayır, gitme diye yalvararak ayaklarına kapandım. Ağlamaya başladım. Aklıma geçen sene kaybettiğim telefonum gelmişti. Gözlerimdeki yaşları durduramıyordum. Beni o halde görünce durdu.
Bacağına sarıldım, Bırak bacağımı dedi. Ellerini tuttum. Bana bakmamaya çalışıyordu. Başını çevirdi. Tekrar baktı ama derhal kaçırdı bakışlarını. Gözlerini yakalasam Bakmıyor. Ama fazla direnemeyeceğini biliyordum. Kımıldamadan o vaziyette duruyorduk. Bakışlarını yakalamak için arada bir yaşlı gözlerimle yukarı bakıyordum. Evet! Yakaladım! Gözleri dolmuştu. Kalk dedi. Benim de gözlerimden şırıl şırıl yaş akıyordu. Çok güzel bir telefondu. Kim bilir nerede unutmuştum
Ayağa kalk dedi sesini yükselterek. Hemen kalktım. Gözlerimdeki yaşları sildim. Çok pişmanım dedim pişman bir çocuk gibi. Sıkıntıyla üfledi. Sağa sola bakındı. Sana nasıl güveneceğim? dedi sabırsız bir ciddiyetle. Bir daha yapmam dedim. Yaparsın dedi. Ellerini tutup gözlerinin içine baktım, Yapmam dedim ikna edici ve tane tane, sana söz veriyorum Bakışları değişti. Yüzünde saklamaya çalıştığı bir gülümseme belirdi. ikna olmuştu. Sarıldım. Gözüm öndeki adamın karşısında oturan kıza kaydı. Hatun bana bakıyordu. Of. Kız hiç fena değildi. Gözlerinin içine bakarak çapkınca gülümsedim. O sırada karşısında oturan adam geriye dönüp baktı. Ona kaşlarımı çatarak ciddi bakışımı fırlattım. Kız kahkaha attı. Bu sırada benim kız da başını arkaya çevirdikten sonra bana dönerek Ne oluyor? der gibi gözlerimin içine baktı. O anda nasıl biri olduğumu anladığını, aklımdan geçen tüm düşünceleri okuduğunu korku ve endişe ile hissettim. Beni bırakıp gideceğini ve bir daha asla affetmeyeceğini düşündüm. Gözlerine kuşkuyla bakarken gülümsedi, Gidelim buradan
Nereye? dedim.
Eve dedi. Gülümsedim. Kolumu beline doladım ve yanağını öptüm. Bu pastaneyi seviyordum
Gerekli görülen not: Kız arkadaşım yok. Kimseyi de aldatmadım.
--spoiler--
Seven aldatır dedim. Şaşkınlıkla gözlerini belirterek: Nasıl yani? diye sordu.
Kız arkadaşıma aldatmanın, sevginin başka bir biçimi olduğunu anlatmaya çalışıyordum.
Seni çok sevmesem aldatmazdım dedim içimdeki gülme hissini bastırarak. Karakterimin öz kütlesi çok hafiftir, zeytinyağı gibi üste çıkabilirim.
iyi o zaman diye öfkelendi, Ben de seni seviyorum, ben de aldatayım seni o zaman. Oldu mu? Yutkundum. Oldu dedim, Sen de beni aldat Peki dedi, ilk fırsatta yapacağım Bu kadın bunu yapardı. Konuşmayı lehime çevirmeliydim.
Özür dilerim dedim. Neden özür diliyorsun? diye sordu, Ben özür dilemeliyim asıl. Kusura bakma sen beni ne kadar seviyormuşsun oysa!
Konuşmamız için yalvarmıştım. Çiçekler almış, notlar yazmış, kapıdan kovulup bacadan fırlamıştım. En sonunda benimle konuşmayı kabul ettiğinde bu pastanede buluşmuştuk. Bu pastanenin bambaşka bir atmosferi vardı. Sanki tatlı kokulu bu mekânda tatsız hiçbir şey yaşanmazdı. Adı biraz tuhaftı sadece. Çörek de satılmıyordu zaten. Yoksa ben mi görememiştim?
Bu bence çok iyi oldu dedim güvenle, Başka kadınların önemsizliği daha da önem kazandı. Ama sen beni aldatırsan üzülürüm Ya ben? dedi, Ya ben?! Ne hissettim? Ha? Sen nasıl bir hayvansın! Nasıl dokunabildin bir başkasına! Nasıl yapabildin? Güzel elini ekşiyen suratına kapatıp ağlamaya başladı. içim cız etti. Etrafıma bakındım. Şu öndeki çift de olmasa daha rahat konuşabilirdik. Bizi mi dinliyorlardı acaba? Seni üzdüysem özür dilerim dedim başımı öne eğerek. Ağlasam süper olurdu o sırada ama ağlamaya çabaladıkça gülesim geliyordu. Gamzenin bir anlamı yok benim için. Her şey kendiliğinden gelişti. Yalnızdık. içerisi çok sıcak olmuştu. Üflemeye başladı. Üstündekileri çıkardı. Hep kapıcının suçu, kaloriferi çok yakıyor! Camı açmamız gerekiyor kışın ortasında. Ne saçma şey! Bütün suç kapıcıdaymış gibi söylenerek başımı çevirdim, Sonra meyve yiyelim dedik, elmanın kabuğunu soyarken parmağını kesmişti, sonra kanı durdurmak için parmağını emdi. Sonra da muzu soydu ve karşımda yemeye başladı Yeter! Anlatma bana bunları Gözyaşlarını sildi. Bu kız ağlayınca çok güzel oluyordu. Arada mutlaka ağlatmalıydım. Tamam dedim. Susuyorum O kahpeye git sen! Neden bana geliyorsun? dedi. Öyle deme ona dedim. Şaşırdı ve cırladı: Savunuyor musun onu?! Arka masada oturan adam başını yavaşça geriye doğru meyletti. Göz göze geldik. Ona meselenin ciddi olduğunu anlatır bakışlarımdan birini fırlattım. Gamze de çok pişman olmuştu aslında. Keşke gömleğine o gazozu dökmeseydim. Onu da çıkarınca Hayır dedim, Nasıl savunabilirim? Ne kadar terbiyesizce bir hareket bu! Sen neden ayartıyorsun başı bağlı erkeği ha? Şıllık!
Kolları birbirine bağlı, kaşlarını çatmış bir şekilde bana bakıyordu. Dudakları sinirden büzülmüştü, öfkeyle dizini titretiyordu. Dalga geçiyorsun sen dedi, Dalga geçiyorsun! Ayağa kalktı. Hayır dedim dur! Gidiyorum dedi, Seninle konuşmayı hiç kabul etmemeliydim. Ne salağım ben ya! Hay Allah gidiyordu gerçekten, Dur! Salak değilsin ayağa kalktım, Hayır, gitme diye yalvararak ayaklarına kapandım. Ağlamaya başladım. Aklıma geçen sene kaybettiğim telefonum gelmişti. Gözlerimdeki yaşları durduramıyordum. Beni o halde görünce durdu.
Bacağına sarıldım, Bırak bacağımı dedi. Ellerini tuttum. Bana bakmamaya çalışıyordu. Başını çevirdi. Tekrar baktı ama derhal kaçırdı bakışlarını. Gözlerini yakalasam Bakmıyor. Ama fazla direnemeyeceğini biliyordum. Kımıldamadan o vaziyette duruyorduk. Bakışlarını yakalamak için arada bir yaşlı gözlerimle yukarı bakıyordum. Evet! Yakaladım! Gözleri dolmuştu. Kalk dedi. Benim de gözlerimden şırıl şırıl yaş akıyordu. Çok güzel bir telefondu. Kim bilir nerede unutmuştum
Ayağa kalk dedi sesini yükselterek. Hemen kalktım. Gözlerimdeki yaşları sildim. Çok pişmanım dedim pişman bir çocuk gibi. Sıkıntıyla üfledi. Sağa sola bakındı. Sana nasıl güveneceğim? dedi sabırsız bir ciddiyetle. Bir daha yapmam dedim. Yaparsın dedi. Ellerini tutup gözlerinin içine baktım, Yapmam dedim ikna edici ve tane tane, sana söz veriyorum Bakışları değişti. Yüzünde saklamaya çalıştığı bir gülümseme belirdi. ikna olmuştu. Sarıldım. Gözüm öndeki adamın karşısında oturan kıza kaydı. Hatun bana bakıyordu. Of. Kız hiç fena değildi. Gözlerinin içine bakarak çapkınca gülümsedim. O sırada karşısında oturan adam geriye dönüp baktı. Ona kaşlarımı çatarak ciddi bakışımı fırlattım. Kız kahkaha attı. Bu sırada benim kız da başını arkaya çevirdikten sonra bana dönerek Ne oluyor? der gibi gözlerimin içine baktı. O anda nasıl biri olduğumu anladığını, aklımdan geçen tüm düşünceleri okuduğunu korku ve endişe ile hissettim. Beni bırakıp gideceğini ve bir daha asla affetmeyeceğini düşündüm. Gözlerine kuşkuyla bakarken gülümsedi, Gidelim buradan
Nereye? dedim.
Eve dedi. Gülümsedim. Kolumu beline doladım ve yanağını öptüm. Bu pastaneyi seviyordum
Gerekli görülen not: Kız arkadaşım yok. Kimseyi de aldatmadım.
--spoiler--
http://www.afilifilintalar.com/rifki-insankaynaklari
okurken güldürmüştür bu yazısıyla.
(bkz: tavsiye)
okurken güldürmüştür bu yazısıyla.
(bkz: tavsiye)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar