bugün
- zall adlı yazar4
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- şaka maka 40'a yaklaşmak7
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- kilolu olmak4
- sinem dedetaş10
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği13
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- çerçeve yasa7
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- abant su3
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- bana onu sormayın domaltmak istiyorum2
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı11
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- ebrar sitesi2
- the whirl cold brew3
- evli kadına kocan çok şanslı demek2
- 15 temmuz tiyatro mu7
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek2
- velvet hanım ile kahve içmek8
- kısa boylu olmak6
- yoran insanların ortak özellikleri5
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi6
- türkiye ve 7 ülkeden israil'e ortak tepki5
- 5 kişiyi tek yumrukla yere serme hikayem2
- allah 1 metin 2 rte 32
- emret komutanım albayın kızı suzi6
- sözlükte umursanmayan yazar3
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- hapisteki pkklıları affedilmesi3
- ülke gündemini umursamamak3
- renault 9 broadway12
- arkadaşlar çabuk buraya bakın3
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- mason greenwood10
- sevgiliye hitap şekilleri6
- en sevdiğiniz çiçek3
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam5
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- arkadaşlar çok acıktım3
- batıl inançlar5
- 6 ağustos 2026 hradec kralove beşiktaş maçı3
- scream maskesi takıp beyzbolsopasıyla dolaşmak2
- yeni parti'ye bağış yapanların yüzde 50'yi geçmesi4
--spoiler--
Seven aldatır dedim. Şaşkınlıkla gözlerini belirterek: Nasıl yani? diye sordu.
Kız arkadaşıma aldatmanın, sevginin başka bir biçimi olduğunu anlatmaya çalışıyordum.
Seni çok sevmesem aldatmazdım dedim içimdeki gülme hissini bastırarak. Karakterimin öz kütlesi çok hafiftir, zeytinyağı gibi üste çıkabilirim.
iyi o zaman diye öfkelendi, Ben de seni seviyorum, ben de aldatayım seni o zaman. Oldu mu? Yutkundum. Oldu dedim, Sen de beni aldat Peki dedi, ilk fırsatta yapacağım Bu kadın bunu yapardı. Konuşmayı lehime çevirmeliydim.
Özür dilerim dedim. Neden özür diliyorsun? diye sordu, Ben özür dilemeliyim asıl. Kusura bakma sen beni ne kadar seviyormuşsun oysa!
Konuşmamız için yalvarmıştım. Çiçekler almış, notlar yazmış, kapıdan kovulup bacadan fırlamıştım. En sonunda benimle konuşmayı kabul ettiğinde bu pastanede buluşmuştuk. Bu pastanenin bambaşka bir atmosferi vardı. Sanki tatlı kokulu bu mekânda tatsız hiçbir şey yaşanmazdı. Adı biraz tuhaftı sadece. Çörek de satılmıyordu zaten. Yoksa ben mi görememiştim?
Bu bence çok iyi oldu dedim güvenle, Başka kadınların önemsizliği daha da önem kazandı. Ama sen beni aldatırsan üzülürüm Ya ben? dedi, Ya ben?! Ne hissettim? Ha? Sen nasıl bir hayvansın! Nasıl dokunabildin bir başkasına! Nasıl yapabildin? Güzel elini ekşiyen suratına kapatıp ağlamaya başladı. içim cız etti. Etrafıma bakındım. Şu öndeki çift de olmasa daha rahat konuşabilirdik. Bizi mi dinliyorlardı acaba? Seni üzdüysem özür dilerim dedim başımı öne eğerek. Ağlasam süper olurdu o sırada ama ağlamaya çabaladıkça gülesim geliyordu. Gamzenin bir anlamı yok benim için. Her şey kendiliğinden gelişti. Yalnızdık. içerisi çok sıcak olmuştu. Üflemeye başladı. Üstündekileri çıkardı. Hep kapıcının suçu, kaloriferi çok yakıyor! Camı açmamız gerekiyor kışın ortasında. Ne saçma şey! Bütün suç kapıcıdaymış gibi söylenerek başımı çevirdim, Sonra meyve yiyelim dedik, elmanın kabuğunu soyarken parmağını kesmişti, sonra kanı durdurmak için parmağını emdi. Sonra da muzu soydu ve karşımda yemeye başladı Yeter! Anlatma bana bunları Gözyaşlarını sildi. Bu kız ağlayınca çok güzel oluyordu. Arada mutlaka ağlatmalıydım. Tamam dedim. Susuyorum O kahpeye git sen! Neden bana geliyorsun? dedi. Öyle deme ona dedim. Şaşırdı ve cırladı: Savunuyor musun onu?! Arka masada oturan adam başını yavaşça geriye doğru meyletti. Göz göze geldik. Ona meselenin ciddi olduğunu anlatır bakışlarımdan birini fırlattım. Gamze de çok pişman olmuştu aslında. Keşke gömleğine o gazozu dökmeseydim. Onu da çıkarınca Hayır dedim, Nasıl savunabilirim? Ne kadar terbiyesizce bir hareket bu! Sen neden ayartıyorsun başı bağlı erkeği ha? Şıllık!
Kolları birbirine bağlı, kaşlarını çatmış bir şekilde bana bakıyordu. Dudakları sinirden büzülmüştü, öfkeyle dizini titretiyordu. Dalga geçiyorsun sen dedi, Dalga geçiyorsun! Ayağa kalktı. Hayır dedim dur! Gidiyorum dedi, Seninle konuşmayı hiç kabul etmemeliydim. Ne salağım ben ya! Hay Allah gidiyordu gerçekten, Dur! Salak değilsin ayağa kalktım, Hayır, gitme diye yalvararak ayaklarına kapandım. Ağlamaya başladım. Aklıma geçen sene kaybettiğim telefonum gelmişti. Gözlerimdeki yaşları durduramıyordum. Beni o halde görünce durdu.
Bacağına sarıldım, Bırak bacağımı dedi. Ellerini tuttum. Bana bakmamaya çalışıyordu. Başını çevirdi. Tekrar baktı ama derhal kaçırdı bakışlarını. Gözlerini yakalasam Bakmıyor. Ama fazla direnemeyeceğini biliyordum. Kımıldamadan o vaziyette duruyorduk. Bakışlarını yakalamak için arada bir yaşlı gözlerimle yukarı bakıyordum. Evet! Yakaladım! Gözleri dolmuştu. Kalk dedi. Benim de gözlerimden şırıl şırıl yaş akıyordu. Çok güzel bir telefondu. Kim bilir nerede unutmuştum
Ayağa kalk dedi sesini yükselterek. Hemen kalktım. Gözlerimdeki yaşları sildim. Çok pişmanım dedim pişman bir çocuk gibi. Sıkıntıyla üfledi. Sağa sola bakındı. Sana nasıl güveneceğim? dedi sabırsız bir ciddiyetle. Bir daha yapmam dedim. Yaparsın dedi. Ellerini tutup gözlerinin içine baktım, Yapmam dedim ikna edici ve tane tane, sana söz veriyorum Bakışları değişti. Yüzünde saklamaya çalıştığı bir gülümseme belirdi. ikna olmuştu. Sarıldım. Gözüm öndeki adamın karşısında oturan kıza kaydı. Hatun bana bakıyordu. Of. Kız hiç fena değildi. Gözlerinin içine bakarak çapkınca gülümsedim. O sırada karşısında oturan adam geriye dönüp baktı. Ona kaşlarımı çatarak ciddi bakışımı fırlattım. Kız kahkaha attı. Bu sırada benim kız da başını arkaya çevirdikten sonra bana dönerek Ne oluyor? der gibi gözlerimin içine baktı. O anda nasıl biri olduğumu anladığını, aklımdan geçen tüm düşünceleri okuduğunu korku ve endişe ile hissettim. Beni bırakıp gideceğini ve bir daha asla affetmeyeceğini düşündüm. Gözlerine kuşkuyla bakarken gülümsedi, Gidelim buradan
Nereye? dedim.
Eve dedi. Gülümsedim. Kolumu beline doladım ve yanağını öptüm. Bu pastaneyi seviyordum
Gerekli görülen not: Kız arkadaşım yok. Kimseyi de aldatmadım.
--spoiler--
Seven aldatır dedim. Şaşkınlıkla gözlerini belirterek: Nasıl yani? diye sordu.
Kız arkadaşıma aldatmanın, sevginin başka bir biçimi olduğunu anlatmaya çalışıyordum.
Seni çok sevmesem aldatmazdım dedim içimdeki gülme hissini bastırarak. Karakterimin öz kütlesi çok hafiftir, zeytinyağı gibi üste çıkabilirim.
iyi o zaman diye öfkelendi, Ben de seni seviyorum, ben de aldatayım seni o zaman. Oldu mu? Yutkundum. Oldu dedim, Sen de beni aldat Peki dedi, ilk fırsatta yapacağım Bu kadın bunu yapardı. Konuşmayı lehime çevirmeliydim.
Özür dilerim dedim. Neden özür diliyorsun? diye sordu, Ben özür dilemeliyim asıl. Kusura bakma sen beni ne kadar seviyormuşsun oysa!
Konuşmamız için yalvarmıştım. Çiçekler almış, notlar yazmış, kapıdan kovulup bacadan fırlamıştım. En sonunda benimle konuşmayı kabul ettiğinde bu pastanede buluşmuştuk. Bu pastanenin bambaşka bir atmosferi vardı. Sanki tatlı kokulu bu mekânda tatsız hiçbir şey yaşanmazdı. Adı biraz tuhaftı sadece. Çörek de satılmıyordu zaten. Yoksa ben mi görememiştim?
Bu bence çok iyi oldu dedim güvenle, Başka kadınların önemsizliği daha da önem kazandı. Ama sen beni aldatırsan üzülürüm Ya ben? dedi, Ya ben?! Ne hissettim? Ha? Sen nasıl bir hayvansın! Nasıl dokunabildin bir başkasına! Nasıl yapabildin? Güzel elini ekşiyen suratına kapatıp ağlamaya başladı. içim cız etti. Etrafıma bakındım. Şu öndeki çift de olmasa daha rahat konuşabilirdik. Bizi mi dinliyorlardı acaba? Seni üzdüysem özür dilerim dedim başımı öne eğerek. Ağlasam süper olurdu o sırada ama ağlamaya çabaladıkça gülesim geliyordu. Gamzenin bir anlamı yok benim için. Her şey kendiliğinden gelişti. Yalnızdık. içerisi çok sıcak olmuştu. Üflemeye başladı. Üstündekileri çıkardı. Hep kapıcının suçu, kaloriferi çok yakıyor! Camı açmamız gerekiyor kışın ortasında. Ne saçma şey! Bütün suç kapıcıdaymış gibi söylenerek başımı çevirdim, Sonra meyve yiyelim dedik, elmanın kabuğunu soyarken parmağını kesmişti, sonra kanı durdurmak için parmağını emdi. Sonra da muzu soydu ve karşımda yemeye başladı Yeter! Anlatma bana bunları Gözyaşlarını sildi. Bu kız ağlayınca çok güzel oluyordu. Arada mutlaka ağlatmalıydım. Tamam dedim. Susuyorum O kahpeye git sen! Neden bana geliyorsun? dedi. Öyle deme ona dedim. Şaşırdı ve cırladı: Savunuyor musun onu?! Arka masada oturan adam başını yavaşça geriye doğru meyletti. Göz göze geldik. Ona meselenin ciddi olduğunu anlatır bakışlarımdan birini fırlattım. Gamze de çok pişman olmuştu aslında. Keşke gömleğine o gazozu dökmeseydim. Onu da çıkarınca Hayır dedim, Nasıl savunabilirim? Ne kadar terbiyesizce bir hareket bu! Sen neden ayartıyorsun başı bağlı erkeği ha? Şıllık!
Kolları birbirine bağlı, kaşlarını çatmış bir şekilde bana bakıyordu. Dudakları sinirden büzülmüştü, öfkeyle dizini titretiyordu. Dalga geçiyorsun sen dedi, Dalga geçiyorsun! Ayağa kalktı. Hayır dedim dur! Gidiyorum dedi, Seninle konuşmayı hiç kabul etmemeliydim. Ne salağım ben ya! Hay Allah gidiyordu gerçekten, Dur! Salak değilsin ayağa kalktım, Hayır, gitme diye yalvararak ayaklarına kapandım. Ağlamaya başladım. Aklıma geçen sene kaybettiğim telefonum gelmişti. Gözlerimdeki yaşları durduramıyordum. Beni o halde görünce durdu.
Bacağına sarıldım, Bırak bacağımı dedi. Ellerini tuttum. Bana bakmamaya çalışıyordu. Başını çevirdi. Tekrar baktı ama derhal kaçırdı bakışlarını. Gözlerini yakalasam Bakmıyor. Ama fazla direnemeyeceğini biliyordum. Kımıldamadan o vaziyette duruyorduk. Bakışlarını yakalamak için arada bir yaşlı gözlerimle yukarı bakıyordum. Evet! Yakaladım! Gözleri dolmuştu. Kalk dedi. Benim de gözlerimden şırıl şırıl yaş akıyordu. Çok güzel bir telefondu. Kim bilir nerede unutmuştum
Ayağa kalk dedi sesini yükselterek. Hemen kalktım. Gözlerimdeki yaşları sildim. Çok pişmanım dedim pişman bir çocuk gibi. Sıkıntıyla üfledi. Sağa sola bakındı. Sana nasıl güveneceğim? dedi sabırsız bir ciddiyetle. Bir daha yapmam dedim. Yaparsın dedi. Ellerini tutup gözlerinin içine baktım, Yapmam dedim ikna edici ve tane tane, sana söz veriyorum Bakışları değişti. Yüzünde saklamaya çalıştığı bir gülümseme belirdi. ikna olmuştu. Sarıldım. Gözüm öndeki adamın karşısında oturan kıza kaydı. Hatun bana bakıyordu. Of. Kız hiç fena değildi. Gözlerinin içine bakarak çapkınca gülümsedim. O sırada karşısında oturan adam geriye dönüp baktı. Ona kaşlarımı çatarak ciddi bakışımı fırlattım. Kız kahkaha attı. Bu sırada benim kız da başını arkaya çevirdikten sonra bana dönerek Ne oluyor? der gibi gözlerimin içine baktı. O anda nasıl biri olduğumu anladığını, aklımdan geçen tüm düşünceleri okuduğunu korku ve endişe ile hissettim. Beni bırakıp gideceğini ve bir daha asla affetmeyeceğini düşündüm. Gözlerine kuşkuyla bakarken gülümsedi, Gidelim buradan
Nereye? dedim.
Eve dedi. Gülümsedim. Kolumu beline doladım ve yanağını öptüm. Bu pastaneyi seviyordum
Gerekli görülen not: Kız arkadaşım yok. Kimseyi de aldatmadım.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar