bugün
- sözlüğün yeni tasarımı11
- yeraltı varlıkları7
- mehmet şimşek5
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- iyi menemenin sırrı13
- ucanpembekoala7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- fatma betül sayan kaya6
- muslettin amca19
- pankek8
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- sözlüğe ne oldu3
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk bir yemek olsaydı8
- michael myers2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- kendimi intihar edeceğim2
- üniversite yıllarını özlemek4
- hangi yemek nerede yenir4
- karpuzcu libos panda2
- mısır ekmeği2
- recep tayyip erdoğan2
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi2
- gece yolculuğu2
- dingiringi ringi ringi dingiringi ringi ringi3
- şaka maka 7 yıllık yazar olmak3
- hayatın anlamı ne3
- caligula'nın korkusu5
- kum dökmek4
- bira ile aspirin icmek2
- paraya önem verip tutumluluk yapan kız4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı8
- kırkayakların ayaklanması2
- yahudiye3
- ataşehir de rastgele ateş açılması4
- 5 kasım 2026 trabzonspor freiburg maçı4
- olmayınca olmaması4
- gülşen in memeleri14
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- futbol15
- saatin daha on olması3
- geceye bir şiir bırak3
- yeni parti6
--spoiler--
Seven aldatır dedim. Şaşkınlıkla gözlerini belirterek: Nasıl yani? diye sordu.
Kız arkadaşıma aldatmanın, sevginin başka bir biçimi olduğunu anlatmaya çalışıyordum.
Seni çok sevmesem aldatmazdım dedim içimdeki gülme hissini bastırarak. Karakterimin öz kütlesi çok hafiftir, zeytinyağı gibi üste çıkabilirim.
iyi o zaman diye öfkelendi, Ben de seni seviyorum, ben de aldatayım seni o zaman. Oldu mu? Yutkundum. Oldu dedim, Sen de beni aldat Peki dedi, ilk fırsatta yapacağım Bu kadın bunu yapardı. Konuşmayı lehime çevirmeliydim.
Özür dilerim dedim. Neden özür diliyorsun? diye sordu, Ben özür dilemeliyim asıl. Kusura bakma sen beni ne kadar seviyormuşsun oysa!
Konuşmamız için yalvarmıştım. Çiçekler almış, notlar yazmış, kapıdan kovulup bacadan fırlamıştım. En sonunda benimle konuşmayı kabul ettiğinde bu pastanede buluşmuştuk. Bu pastanenin bambaşka bir atmosferi vardı. Sanki tatlı kokulu bu mekânda tatsız hiçbir şey yaşanmazdı. Adı biraz tuhaftı sadece. Çörek de satılmıyordu zaten. Yoksa ben mi görememiştim?
Bu bence çok iyi oldu dedim güvenle, Başka kadınların önemsizliği daha da önem kazandı. Ama sen beni aldatırsan üzülürüm Ya ben? dedi, Ya ben?! Ne hissettim? Ha? Sen nasıl bir hayvansın! Nasıl dokunabildin bir başkasına! Nasıl yapabildin? Güzel elini ekşiyen suratına kapatıp ağlamaya başladı. içim cız etti. Etrafıma bakındım. Şu öndeki çift de olmasa daha rahat konuşabilirdik. Bizi mi dinliyorlardı acaba? Seni üzdüysem özür dilerim dedim başımı öne eğerek. Ağlasam süper olurdu o sırada ama ağlamaya çabaladıkça gülesim geliyordu. Gamzenin bir anlamı yok benim için. Her şey kendiliğinden gelişti. Yalnızdık. içerisi çok sıcak olmuştu. Üflemeye başladı. Üstündekileri çıkardı. Hep kapıcının suçu, kaloriferi çok yakıyor! Camı açmamız gerekiyor kışın ortasında. Ne saçma şey! Bütün suç kapıcıdaymış gibi söylenerek başımı çevirdim, Sonra meyve yiyelim dedik, elmanın kabuğunu soyarken parmağını kesmişti, sonra kanı durdurmak için parmağını emdi. Sonra da muzu soydu ve karşımda yemeye başladı Yeter! Anlatma bana bunları Gözyaşlarını sildi. Bu kız ağlayınca çok güzel oluyordu. Arada mutlaka ağlatmalıydım. Tamam dedim. Susuyorum O kahpeye git sen! Neden bana geliyorsun? dedi. Öyle deme ona dedim. Şaşırdı ve cırladı: Savunuyor musun onu?! Arka masada oturan adam başını yavaşça geriye doğru meyletti. Göz göze geldik. Ona meselenin ciddi olduğunu anlatır bakışlarımdan birini fırlattım. Gamze de çok pişman olmuştu aslında. Keşke gömleğine o gazozu dökmeseydim. Onu da çıkarınca Hayır dedim, Nasıl savunabilirim? Ne kadar terbiyesizce bir hareket bu! Sen neden ayartıyorsun başı bağlı erkeği ha? Şıllık!
Kolları birbirine bağlı, kaşlarını çatmış bir şekilde bana bakıyordu. Dudakları sinirden büzülmüştü, öfkeyle dizini titretiyordu. Dalga geçiyorsun sen dedi, Dalga geçiyorsun! Ayağa kalktı. Hayır dedim dur! Gidiyorum dedi, Seninle konuşmayı hiç kabul etmemeliydim. Ne salağım ben ya! Hay Allah gidiyordu gerçekten, Dur! Salak değilsin ayağa kalktım, Hayır, gitme diye yalvararak ayaklarına kapandım. Ağlamaya başladım. Aklıma geçen sene kaybettiğim telefonum gelmişti. Gözlerimdeki yaşları durduramıyordum. Beni o halde görünce durdu.
Bacağına sarıldım, Bırak bacağımı dedi. Ellerini tuttum. Bana bakmamaya çalışıyordu. Başını çevirdi. Tekrar baktı ama derhal kaçırdı bakışlarını. Gözlerini yakalasam Bakmıyor. Ama fazla direnemeyeceğini biliyordum. Kımıldamadan o vaziyette duruyorduk. Bakışlarını yakalamak için arada bir yaşlı gözlerimle yukarı bakıyordum. Evet! Yakaladım! Gözleri dolmuştu. Kalk dedi. Benim de gözlerimden şırıl şırıl yaş akıyordu. Çok güzel bir telefondu. Kim bilir nerede unutmuştum
Ayağa kalk dedi sesini yükselterek. Hemen kalktım. Gözlerimdeki yaşları sildim. Çok pişmanım dedim pişman bir çocuk gibi. Sıkıntıyla üfledi. Sağa sola bakındı. Sana nasıl güveneceğim? dedi sabırsız bir ciddiyetle. Bir daha yapmam dedim. Yaparsın dedi. Ellerini tutup gözlerinin içine baktım, Yapmam dedim ikna edici ve tane tane, sana söz veriyorum Bakışları değişti. Yüzünde saklamaya çalıştığı bir gülümseme belirdi. ikna olmuştu. Sarıldım. Gözüm öndeki adamın karşısında oturan kıza kaydı. Hatun bana bakıyordu. Of. Kız hiç fena değildi. Gözlerinin içine bakarak çapkınca gülümsedim. O sırada karşısında oturan adam geriye dönüp baktı. Ona kaşlarımı çatarak ciddi bakışımı fırlattım. Kız kahkaha attı. Bu sırada benim kız da başını arkaya çevirdikten sonra bana dönerek Ne oluyor? der gibi gözlerimin içine baktı. O anda nasıl biri olduğumu anladığını, aklımdan geçen tüm düşünceleri okuduğunu korku ve endişe ile hissettim. Beni bırakıp gideceğini ve bir daha asla affetmeyeceğini düşündüm. Gözlerine kuşkuyla bakarken gülümsedi, Gidelim buradan
Nereye? dedim.
Eve dedi. Gülümsedim. Kolumu beline doladım ve yanağını öptüm. Bu pastaneyi seviyordum
Gerekli görülen not: Kız arkadaşım yok. Kimseyi de aldatmadım.
--spoiler--
Seven aldatır dedim. Şaşkınlıkla gözlerini belirterek: Nasıl yani? diye sordu.
Kız arkadaşıma aldatmanın, sevginin başka bir biçimi olduğunu anlatmaya çalışıyordum.
Seni çok sevmesem aldatmazdım dedim içimdeki gülme hissini bastırarak. Karakterimin öz kütlesi çok hafiftir, zeytinyağı gibi üste çıkabilirim.
iyi o zaman diye öfkelendi, Ben de seni seviyorum, ben de aldatayım seni o zaman. Oldu mu? Yutkundum. Oldu dedim, Sen de beni aldat Peki dedi, ilk fırsatta yapacağım Bu kadın bunu yapardı. Konuşmayı lehime çevirmeliydim.
Özür dilerim dedim. Neden özür diliyorsun? diye sordu, Ben özür dilemeliyim asıl. Kusura bakma sen beni ne kadar seviyormuşsun oysa!
Konuşmamız için yalvarmıştım. Çiçekler almış, notlar yazmış, kapıdan kovulup bacadan fırlamıştım. En sonunda benimle konuşmayı kabul ettiğinde bu pastanede buluşmuştuk. Bu pastanenin bambaşka bir atmosferi vardı. Sanki tatlı kokulu bu mekânda tatsız hiçbir şey yaşanmazdı. Adı biraz tuhaftı sadece. Çörek de satılmıyordu zaten. Yoksa ben mi görememiştim?
Bu bence çok iyi oldu dedim güvenle, Başka kadınların önemsizliği daha da önem kazandı. Ama sen beni aldatırsan üzülürüm Ya ben? dedi, Ya ben?! Ne hissettim? Ha? Sen nasıl bir hayvansın! Nasıl dokunabildin bir başkasına! Nasıl yapabildin? Güzel elini ekşiyen suratına kapatıp ağlamaya başladı. içim cız etti. Etrafıma bakındım. Şu öndeki çift de olmasa daha rahat konuşabilirdik. Bizi mi dinliyorlardı acaba? Seni üzdüysem özür dilerim dedim başımı öne eğerek. Ağlasam süper olurdu o sırada ama ağlamaya çabaladıkça gülesim geliyordu. Gamzenin bir anlamı yok benim için. Her şey kendiliğinden gelişti. Yalnızdık. içerisi çok sıcak olmuştu. Üflemeye başladı. Üstündekileri çıkardı. Hep kapıcının suçu, kaloriferi çok yakıyor! Camı açmamız gerekiyor kışın ortasında. Ne saçma şey! Bütün suç kapıcıdaymış gibi söylenerek başımı çevirdim, Sonra meyve yiyelim dedik, elmanın kabuğunu soyarken parmağını kesmişti, sonra kanı durdurmak için parmağını emdi. Sonra da muzu soydu ve karşımda yemeye başladı Yeter! Anlatma bana bunları Gözyaşlarını sildi. Bu kız ağlayınca çok güzel oluyordu. Arada mutlaka ağlatmalıydım. Tamam dedim. Susuyorum O kahpeye git sen! Neden bana geliyorsun? dedi. Öyle deme ona dedim. Şaşırdı ve cırladı: Savunuyor musun onu?! Arka masada oturan adam başını yavaşça geriye doğru meyletti. Göz göze geldik. Ona meselenin ciddi olduğunu anlatır bakışlarımdan birini fırlattım. Gamze de çok pişman olmuştu aslında. Keşke gömleğine o gazozu dökmeseydim. Onu da çıkarınca Hayır dedim, Nasıl savunabilirim? Ne kadar terbiyesizce bir hareket bu! Sen neden ayartıyorsun başı bağlı erkeği ha? Şıllık!
Kolları birbirine bağlı, kaşlarını çatmış bir şekilde bana bakıyordu. Dudakları sinirden büzülmüştü, öfkeyle dizini titretiyordu. Dalga geçiyorsun sen dedi, Dalga geçiyorsun! Ayağa kalktı. Hayır dedim dur! Gidiyorum dedi, Seninle konuşmayı hiç kabul etmemeliydim. Ne salağım ben ya! Hay Allah gidiyordu gerçekten, Dur! Salak değilsin ayağa kalktım, Hayır, gitme diye yalvararak ayaklarına kapandım. Ağlamaya başladım. Aklıma geçen sene kaybettiğim telefonum gelmişti. Gözlerimdeki yaşları durduramıyordum. Beni o halde görünce durdu.
Bacağına sarıldım, Bırak bacağımı dedi. Ellerini tuttum. Bana bakmamaya çalışıyordu. Başını çevirdi. Tekrar baktı ama derhal kaçırdı bakışlarını. Gözlerini yakalasam Bakmıyor. Ama fazla direnemeyeceğini biliyordum. Kımıldamadan o vaziyette duruyorduk. Bakışlarını yakalamak için arada bir yaşlı gözlerimle yukarı bakıyordum. Evet! Yakaladım! Gözleri dolmuştu. Kalk dedi. Benim de gözlerimden şırıl şırıl yaş akıyordu. Çok güzel bir telefondu. Kim bilir nerede unutmuştum
Ayağa kalk dedi sesini yükselterek. Hemen kalktım. Gözlerimdeki yaşları sildim. Çok pişmanım dedim pişman bir çocuk gibi. Sıkıntıyla üfledi. Sağa sola bakındı. Sana nasıl güveneceğim? dedi sabırsız bir ciddiyetle. Bir daha yapmam dedim. Yaparsın dedi. Ellerini tutup gözlerinin içine baktım, Yapmam dedim ikna edici ve tane tane, sana söz veriyorum Bakışları değişti. Yüzünde saklamaya çalıştığı bir gülümseme belirdi. ikna olmuştu. Sarıldım. Gözüm öndeki adamın karşısında oturan kıza kaydı. Hatun bana bakıyordu. Of. Kız hiç fena değildi. Gözlerinin içine bakarak çapkınca gülümsedim. O sırada karşısında oturan adam geriye dönüp baktı. Ona kaşlarımı çatarak ciddi bakışımı fırlattım. Kız kahkaha attı. Bu sırada benim kız da başını arkaya çevirdikten sonra bana dönerek Ne oluyor? der gibi gözlerimin içine baktı. O anda nasıl biri olduğumu anladığını, aklımdan geçen tüm düşünceleri okuduğunu korku ve endişe ile hissettim. Beni bırakıp gideceğini ve bir daha asla affetmeyeceğini düşündüm. Gözlerine kuşkuyla bakarken gülümsedi, Gidelim buradan
Nereye? dedim.
Eve dedi. Gülümsedim. Kolumu beline doladım ve yanağını öptüm. Bu pastaneyi seviyordum
Gerekli görülen not: Kız arkadaşım yok. Kimseyi de aldatmadım.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar