bugün
- beyaz otomobil satın almak8
- ibrahim hacıosmanoğlu5
- ilişkilerde yapılan en büyük hatalar6
- ideal sevgilinin en önemli özelliği4
- çok tanrılı dinlerde somut delil yokluğu5
- 2026 dünya kupasında tutulan takım5
- entelektüelin teorisiyle pratiğinin çelişmesi2
- ulan orospu seni rüyamda bile görmedim3
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- ilk buluşmada sevgilisine mangal yakan erkek3
- idolün ünlünün bokunu yer misin4
- 2026 dünya kupası17
- hoşgeldin pazartesi6
- sol tarafın inzal olması2
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı5
- engellediğim yuzır başlığıma yazmasın2
- aylık 294 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- ev kredisi çeken asgari ücretli2
- delilik ve daha delilik arasındaki ince çizgi2
- göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı8
- yer çekimine küsmek3
- senle sevişmedi diye birine küsmek3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- az bilinen muhteşem şarkılar3
- karaağaç ev fiyatları2
- bugün de meme atan olmaması7
- spor sonrası pazularını öpmek2
- netflix yasaklanmalıdır4
- pazar günü aktiviteleri3
- komşu gezegenlerdeki kira artışı2
- üç harfli bir mandalinanın anıları2
- yasa dışı bahis şebekesine operasyon2
- cuckold erkek5
- park etmek sanatı2
- 2026 trans onur yürüyüşü3
- lahmacunu elle yiyen kız18
- paris te son tango3
- 22 yaşında kız 41 yaşında erkek ilişkisi4
- her sabah simit poğaça ile kahvaltı yapan insan5
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- 21 haziran 2026 belçika iran maçı5
- kulak arkasını keselemek2
- benim kemiklerim iri2
- olduğundan genç göstermek9
- ai analiz2
- 120 kilo olup 1 2 opel corsa'ya binmek7
- iş yerinde yapması zevkli şeyler4
- seksten sonra bira içmek5
- kapalılar imha edilsin diyen kadına gözaltı6
- 21 haziran 2026 ispanya suudi arabistan maçı7
Birinin yemek yerken ağzını şapırdatmasına sinir olmaya denir ve bu bir tür hastalıktır.
bildiğin hastaymışım haberim yokmuş.
şöyle birşeymiş:
http://www.haberturk.com/...ofonia-nedir-bilirmisiniz
bazen gözüm dönüyor resmen ağız şapırdatana düşman oluyorum yemek boyunca.
böyle hızlı yemek yiyenlerin burundan soluması rahatsız ediyor.
o cak cuk sakız çiğneyenin ağzına vurasım geliyor.
çay kahve höpürdetene ters ters bakıyorum belki anlar diye.
şöyle birşeymiş:
http://www.haberturk.com/...ofonia-nedir-bilirmisiniz
bazen gözüm dönüyor resmen ağız şapırdatana düşman oluyorum yemek boyunca.
böyle hızlı yemek yiyenlerin burundan soluması rahatsız ediyor.
o cak cuk sakız çiğneyenin ağzına vurasım geliyor.
çay kahve höpürdetene ters ters bakıyorum belki anlar diye.
insanın odaklanmasını engelleyen, her türlü, tekrar eden ahenksiz sesle kafayı tırlatmanıza sebebiyet verebilecek bir rahatsızlık. Bir nevi takıntı.
ağız şapırtdatması, birisinin nefes almasına kadar gidecek işitsel algı da bozukluk hastalığıdır.
Benim anlamadığım bu rahatsızlığın olmaması bi rahatsızlıktır. Ya cidden ağız şapırdatmasından çok yüksek sesli konuşanlardan sakızı iğrenç bir şekilde çiğneyenlerden nasıl rahatsız olmaz bi insan ? Ağlayacak raddeye geliyorum sinirden.
---alıntı----
“Ses nefreti” anlamına gelen misofonya, insanların belirli seslere orantısız bir şekilde negatif reaksiyon gösterdiği nörofizyolojik bir durumdur. Bu nefrete sahip insanlar, belirli seslere aşırı tepki verdiklerinin farkındalar ve tepkilerinin onların kontrolünde olmadığını biliyorlar.
Misofonya sahibi insanları tetikleyen sesler kişiden kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Ancak bazı kategoriler diğerlerine kıyasla daha yaygındır ve bunların büyük çoğunluğu da ağız veya yemeyle, nazal sesler ya da nefes alış-verişle, parmak veya el sesleriyle ilişkilidir. Yapılan araştırmalar, bu nefretin çocuklukta geliştiğini ve zamanla daha da aşırıya kaçtığını gösteriyor.
Misofonya sahibi insanlar, nefret ettikleri bu sesleri, eğer aile üyesi birisinden duyuyorlarsa yabancılardan duyduklarına kıyasla daha fazla rahatsız oluyorlar. Bu durum aile yemeklerini misofonikler için sıklıkla katlanılmaz kılar.
Misofonik tepkiler, duygusal olma eğilimindedir. En bilindik duygusal tepki ise öfkedir ve hafif bir rahatsızlık halinden şiddetli bir öfkeye kadar bir spektrum şeklinde seyredebilir. Öte yandan misofonik insanlar, anksiyete ya da tiksinti gibi bazı diğer duygusal tepkiler de hissedebilirler. Duygusal bu tepkilere eşlik eden fizyolojik tepkiler ise kan basıncının ve kalp atış hızının yükselmesi, terleme ve kas kasılmaları şeklinde olabilir.
Hemen hemen herkesin belirli bazı seslere –örneğin; ani bir gürültü veya tiz bir “ciyaklama” gibi– bir dereceye kadar negatif tepkiler oluşturduğunu kabul edersiniz. Ancak misofonyada, insanlar, fısıldama veya yumuşak hızlarda nefes alıp-verme gibi yaygın olarak hoşnutsuzluk yaratmayan seslere de tepki verebilirler. Hatta kısık sesler, misofonik insanlarda, gürültülü seslere verilebilen tepkiler kadar yüksek şiddetlerde tepkilere neden olabilir.
Journal of Clinical Psychology‘de 2017 yılında yayımlanan bir araştırmada, misofonyanın; kulak çınlaması, obsesif-kompulsif bozukluk, yeme bozuklukları ya da post-travmatik stres bozukluğu gibi diğer psikiyatrik ya da fiziksel vakalarla ilişkili olup olmadığına bakıldı. Araştırmada elde edilen sonuçlar; her ne kadar bu durumlar ile bazı ilişkiler mevcutsa da, bu bozuklukların hiçbirinin misofonik semptomları tam olarak açıklayamadığını ortaya koydu. Bu da misofoninin kendi başına, ayrı ve bağımsız bir vaka olduğunu düşündürmektedir.
Savaş ya da Sıvış
Misofonikler için, rahatsız edici bu sesleri “duymamazlıktan gelmeye çalışmak” pek mümkün değildir. Bu insanlar, seçici dikkat konusunda bozukluk yaşıyor olabilirler. Dolayısıyla, eğer ki siz de misofonya sahibi birisiyseniz ve nefret duyduğunuz bu seslere her zaman maruz kalıyor ve dikkatinizin tamamen bu seslere kilitlendiğini fark ediyorsanız; yapılabilecek tek bir şey vardır: Savaş ya da sıvış.
Misofonikler üzerinde yürütülen bir çalışma, tetikleyici seslere maruz kalan misofoniklerin %29’unun sözlü bir şiddet içerisine girdiği; %17’sinin ise saldırganlıklarını çeşitli nesnelere yönlendirdiği bulgusuna ulaştı. Öte yandan örneklemin küçük ancak önemli bir yüzdesi (%14) ise tetikleyici sesin kaynağına yönelik fiziksel bir saldırganlık hali içerisine girdiğini belirtiyor. Bununla birlikte, misofonik insanlar, bu durumun yaşamları üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu, sosyal durumlardan kaçındıklarını, ilişkilerinin bozulduğunu ve dahası (bazıları) kendi canlarına kıymayı bile düşündüğünü belirtiyor.
Bazı araştırmacılar, bilişsel davranışçı terapinin yardımcı olabileceğini ileri sürse de vakaya dair kavrayışımızın ve dolayısıyla da tedavi yöntemlerimizin –ne yazık ki– henüz emekleme aşamasında olduğunu söylemeliyiz.
------
“Ses nefreti” anlamına gelen misofonya, insanların belirli seslere orantısız bir şekilde negatif reaksiyon gösterdiği nörofizyolojik bir durumdur. Bu nefrete sahip insanlar, belirli seslere aşırı tepki verdiklerinin farkındalar ve tepkilerinin onların kontrolünde olmadığını biliyorlar.
Misofonya sahibi insanları tetikleyen sesler kişiden kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Ancak bazı kategoriler diğerlerine kıyasla daha yaygındır ve bunların büyük çoğunluğu da ağız veya yemeyle, nazal sesler ya da nefes alış-verişle, parmak veya el sesleriyle ilişkilidir. Yapılan araştırmalar, bu nefretin çocuklukta geliştiğini ve zamanla daha da aşırıya kaçtığını gösteriyor.
Misofonya sahibi insanlar, nefret ettikleri bu sesleri, eğer aile üyesi birisinden duyuyorlarsa yabancılardan duyduklarına kıyasla daha fazla rahatsız oluyorlar. Bu durum aile yemeklerini misofonikler için sıklıkla katlanılmaz kılar.
Misofonik tepkiler, duygusal olma eğilimindedir. En bilindik duygusal tepki ise öfkedir ve hafif bir rahatsızlık halinden şiddetli bir öfkeye kadar bir spektrum şeklinde seyredebilir. Öte yandan misofonik insanlar, anksiyete ya da tiksinti gibi bazı diğer duygusal tepkiler de hissedebilirler. Duygusal bu tepkilere eşlik eden fizyolojik tepkiler ise kan basıncının ve kalp atış hızının yükselmesi, terleme ve kas kasılmaları şeklinde olabilir.
Hemen hemen herkesin belirli bazı seslere –örneğin; ani bir gürültü veya tiz bir “ciyaklama” gibi– bir dereceye kadar negatif tepkiler oluşturduğunu kabul edersiniz. Ancak misofonyada, insanlar, fısıldama veya yumuşak hızlarda nefes alıp-verme gibi yaygın olarak hoşnutsuzluk yaratmayan seslere de tepki verebilirler. Hatta kısık sesler, misofonik insanlarda, gürültülü seslere verilebilen tepkiler kadar yüksek şiddetlerde tepkilere neden olabilir.
Journal of Clinical Psychology‘de 2017 yılında yayımlanan bir araştırmada, misofonyanın; kulak çınlaması, obsesif-kompulsif bozukluk, yeme bozuklukları ya da post-travmatik stres bozukluğu gibi diğer psikiyatrik ya da fiziksel vakalarla ilişkili olup olmadığına bakıldı. Araştırmada elde edilen sonuçlar; her ne kadar bu durumlar ile bazı ilişkiler mevcutsa da, bu bozuklukların hiçbirinin misofonik semptomları tam olarak açıklayamadığını ortaya koydu. Bu da misofoninin kendi başına, ayrı ve bağımsız bir vaka olduğunu düşündürmektedir.
Savaş ya da Sıvış
Misofonikler için, rahatsız edici bu sesleri “duymamazlıktan gelmeye çalışmak” pek mümkün değildir. Bu insanlar, seçici dikkat konusunda bozukluk yaşıyor olabilirler. Dolayısıyla, eğer ki siz de misofonya sahibi birisiyseniz ve nefret duyduğunuz bu seslere her zaman maruz kalıyor ve dikkatinizin tamamen bu seslere kilitlendiğini fark ediyorsanız; yapılabilecek tek bir şey vardır: Savaş ya da sıvış.
Misofonikler üzerinde yürütülen bir çalışma, tetikleyici seslere maruz kalan misofoniklerin %29’unun sözlü bir şiddet içerisine girdiği; %17’sinin ise saldırganlıklarını çeşitli nesnelere yönlendirdiği bulgusuna ulaştı. Öte yandan örneklemin küçük ancak önemli bir yüzdesi (%14) ise tetikleyici sesin kaynağına yönelik fiziksel bir saldırganlık hali içerisine girdiğini belirtiyor. Bununla birlikte, misofonik insanlar, bu durumun yaşamları üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu, sosyal durumlardan kaçındıklarını, ilişkilerinin bozulduğunu ve dahası (bazıları) kendi canlarına kıymayı bile düşündüğünü belirtiyor.
Bazı araştırmacılar, bilişsel davranışçı terapinin yardımcı olabileceğini ileri sürse de vakaya dair kavrayışımızın ve dolayısıyla da tedavi yöntemlerimizin –ne yazık ki– henüz emekleme aşamasında olduğunu söylemeliyiz.
------
Her ağız şapırdatması sesine katlanamayan kişiler kendini misofonya hastası sanıyor, anlamsız bir şekilde insanlar hastalıklı olmayı havalı zannediyorlar ama bu rahatsızlığın tek belirtisi kahve hüpletme ve ağız şapırdatma seslerine rahatsız olmak değildir. Zaten insanların çoğu bu seslere katlanamaz. Misofonya, Diğer insanların farkında bile olmadıkları seslere karşı (örneğin saatin tik tak sesi,sıraya kalemle vurma, nefes alıp vermes sesi) aşırı hassaslık,sinir olma durumudur. Karşınızdaki çok sevdiğiniz biri bile olsa kafasını kopartasınız gelir, her sabah alarm sesine söversiniz, kol saati takamaz duruma gelirsiniz.
misofonya hastalığından kurtulma önerileri;
* misofonya’da sorun; ses işitme sorunu değil, işitilen sesi algılama bozukluğu vardır. bunu bilin.
* olayların üzerine inatla gidin kaçmayın. sesi duymak istemediğiniz zaman duyun ve bunu normal bir şekilde karşılayın böylelikle rahatsız olduğunuz sese alışmış olacaksınız.
* misofonya tedavisi; kişinin algısını nasıl değiştireceği, bu sesleri duyduğunda nasıl davranacağı ve seslere odaklanmanın gereksizliğini içerir. genellikle kişi seslere odaklanmak yerine olaylara odaklanırsa bu durumdan çok kısa sürede kurtulur.
* kendimize rahatsızlık veren sese karşı; sadece bir ses – bir ses sadece telkini yapmak faydalı olabilir.
* dua edin, dua’nın gücünü yanınıza alın. sabırla zamanla bu hastalığı yeneceğinize inanın.
* misofonyanın tedavisinde bilişsel davranışsal terapi de kullanılmakta. bu terapi; sıkıntıyı azaltmayı, sesler hakkında sağlıklı düşünme şeklini keşfetmeyi ve değiştirmeyi amaçlar.
* misofonya’da sorun; ses işitme sorunu değil, işitilen sesi algılama bozukluğu vardır. bunu bilin.
* olayların üzerine inatla gidin kaçmayın. sesi duymak istemediğiniz zaman duyun ve bunu normal bir şekilde karşılayın böylelikle rahatsız olduğunuz sese alışmış olacaksınız.
* misofonya tedavisi; kişinin algısını nasıl değiştireceği, bu sesleri duyduğunda nasıl davranacağı ve seslere odaklanmanın gereksizliğini içerir. genellikle kişi seslere odaklanmak yerine olaylara odaklanırsa bu durumdan çok kısa sürede kurtulur.
* kendimize rahatsızlık veren sese karşı; sadece bir ses – bir ses sadece telkini yapmak faydalı olabilir.
* dua edin, dua’nın gücünü yanınıza alın. sabırla zamanla bu hastalığı yeneceğinize inanın.
* misofonyanın tedavisinde bilişsel davranışsal terapi de kullanılmakta. bu terapi; sıkıntıyı azaltmayı, sesler hakkında sağlıklı düşünme şeklini keşfetmeyi ve değiştirmeyi amaçlar.
Sinir bozucu rahatsızlık.
dünyada yaklaşık 2 milyar insanın sahip olduğu rahatsızlık. diğer 6 milyar davar da bununla dalga geçiyor. sadece ağız şapırtısı değil,sakız çiğnemesi ve patlatması,yemek yerken yanındakinin ağzından çıkan o lanet olası gırç gırç sesler,çekirdek çitleme sesi ve daha nice ritmik sesler bu insanları katil etmeye yeterlidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar