bugün
- aşk acısı çekiyorum sözlük7
- nickten isim tahmini yapmak10
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz3
- büyük filmlerden büyük replikler3
- full metal jacket vs the thin red line2
- haramidere de haramilik yapmak5
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- içinizde bomba atmasını bilmeyen hayvanlar var2
- guinness birası3
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- sözlükte olgun insanların sorunlarını konuşmak2
- ölümü gösterip sıtmaya razı etmek2
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur3
- yürüyen bok4
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- sinem dedetaş11
- kilolu olmak5
- caddebostan da bostan yetiştirmek3
- kedin mi var derdin var4
- sözlüğü doğru kullanmak2
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- muşlettin amca2
- her gün tuvalete çıkmak2
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- cabrio tigra süren kadının arabasına atlatmak2
- yeğen yerine yiğen diyen insanlar2
- zall adlı yazar4
- şaka maka 40'a yaklaşmak6
- amerikaya taşınmak2
- oral süspansiyon3
- çerçeve yasa7
- mason greenwood11
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak2
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- sozluk yazarlarinin zengin olmasi2
- allah 1 metin 2 rte 33
- batıl inançlar6
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- velvet hanım ile kahve içmek8
- 15 temmuz tiyatro mu7
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı8
- tavsiye4
Birinin yemek yerken ağzını şapırdatmasına sinir olmaya denir ve bu bir tür hastalıktır.
bildiğin hastaymışım haberim yokmuş.
şöyle birşeymiş:
http://www.haberturk.com/...ofonia-nedir-bilirmisiniz
bazen gözüm dönüyor resmen ağız şapırdatana düşman oluyorum yemek boyunca.
böyle hızlı yemek yiyenlerin burundan soluması rahatsız ediyor.
o cak cuk sakız çiğneyenin ağzına vurasım geliyor.
çay kahve höpürdetene ters ters bakıyorum belki anlar diye.
şöyle birşeymiş:
http://www.haberturk.com/...ofonia-nedir-bilirmisiniz
bazen gözüm dönüyor resmen ağız şapırdatana düşman oluyorum yemek boyunca.
böyle hızlı yemek yiyenlerin burundan soluması rahatsız ediyor.
o cak cuk sakız çiğneyenin ağzına vurasım geliyor.
çay kahve höpürdetene ters ters bakıyorum belki anlar diye.
insanın odaklanmasını engelleyen, her türlü, tekrar eden ahenksiz sesle kafayı tırlatmanıza sebebiyet verebilecek bir rahatsızlık. Bir nevi takıntı.
ağız şapırtdatması, birisinin nefes almasına kadar gidecek işitsel algı da bozukluk hastalığıdır.
Benim anlamadığım bu rahatsızlığın olmaması bi rahatsızlıktır. Ya cidden ağız şapırdatmasından çok yüksek sesli konuşanlardan sakızı iğrenç bir şekilde çiğneyenlerden nasıl rahatsız olmaz bi insan ? Ağlayacak raddeye geliyorum sinirden.
---alıntı----
“Ses nefreti” anlamına gelen misofonya, insanların belirli seslere orantısız bir şekilde negatif reaksiyon gösterdiği nörofizyolojik bir durumdur. Bu nefrete sahip insanlar, belirli seslere aşırı tepki verdiklerinin farkındalar ve tepkilerinin onların kontrolünde olmadığını biliyorlar.
Misofonya sahibi insanları tetikleyen sesler kişiden kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Ancak bazı kategoriler diğerlerine kıyasla daha yaygındır ve bunların büyük çoğunluğu da ağız veya yemeyle, nazal sesler ya da nefes alış-verişle, parmak veya el sesleriyle ilişkilidir. Yapılan araştırmalar, bu nefretin çocuklukta geliştiğini ve zamanla daha da aşırıya kaçtığını gösteriyor.
Misofonya sahibi insanlar, nefret ettikleri bu sesleri, eğer aile üyesi birisinden duyuyorlarsa yabancılardan duyduklarına kıyasla daha fazla rahatsız oluyorlar. Bu durum aile yemeklerini misofonikler için sıklıkla katlanılmaz kılar.
Misofonik tepkiler, duygusal olma eğilimindedir. En bilindik duygusal tepki ise öfkedir ve hafif bir rahatsızlık halinden şiddetli bir öfkeye kadar bir spektrum şeklinde seyredebilir. Öte yandan misofonik insanlar, anksiyete ya da tiksinti gibi bazı diğer duygusal tepkiler de hissedebilirler. Duygusal bu tepkilere eşlik eden fizyolojik tepkiler ise kan basıncının ve kalp atış hızının yükselmesi, terleme ve kas kasılmaları şeklinde olabilir.
Hemen hemen herkesin belirli bazı seslere –örneğin; ani bir gürültü veya tiz bir “ciyaklama” gibi– bir dereceye kadar negatif tepkiler oluşturduğunu kabul edersiniz. Ancak misofonyada, insanlar, fısıldama veya yumuşak hızlarda nefes alıp-verme gibi yaygın olarak hoşnutsuzluk yaratmayan seslere de tepki verebilirler. Hatta kısık sesler, misofonik insanlarda, gürültülü seslere verilebilen tepkiler kadar yüksek şiddetlerde tepkilere neden olabilir.
Journal of Clinical Psychology‘de 2017 yılında yayımlanan bir araştırmada, misofonyanın; kulak çınlaması, obsesif-kompulsif bozukluk, yeme bozuklukları ya da post-travmatik stres bozukluğu gibi diğer psikiyatrik ya da fiziksel vakalarla ilişkili olup olmadığına bakıldı. Araştırmada elde edilen sonuçlar; her ne kadar bu durumlar ile bazı ilişkiler mevcutsa da, bu bozuklukların hiçbirinin misofonik semptomları tam olarak açıklayamadığını ortaya koydu. Bu da misofoninin kendi başına, ayrı ve bağımsız bir vaka olduğunu düşündürmektedir.
Savaş ya da Sıvış
Misofonikler için, rahatsız edici bu sesleri “duymamazlıktan gelmeye çalışmak” pek mümkün değildir. Bu insanlar, seçici dikkat konusunda bozukluk yaşıyor olabilirler. Dolayısıyla, eğer ki siz de misofonya sahibi birisiyseniz ve nefret duyduğunuz bu seslere her zaman maruz kalıyor ve dikkatinizin tamamen bu seslere kilitlendiğini fark ediyorsanız; yapılabilecek tek bir şey vardır: Savaş ya da sıvış.
Misofonikler üzerinde yürütülen bir çalışma, tetikleyici seslere maruz kalan misofoniklerin %29’unun sözlü bir şiddet içerisine girdiği; %17’sinin ise saldırganlıklarını çeşitli nesnelere yönlendirdiği bulgusuna ulaştı. Öte yandan örneklemin küçük ancak önemli bir yüzdesi (%14) ise tetikleyici sesin kaynağına yönelik fiziksel bir saldırganlık hali içerisine girdiğini belirtiyor. Bununla birlikte, misofonik insanlar, bu durumun yaşamları üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu, sosyal durumlardan kaçındıklarını, ilişkilerinin bozulduğunu ve dahası (bazıları) kendi canlarına kıymayı bile düşündüğünü belirtiyor.
Bazı araştırmacılar, bilişsel davranışçı terapinin yardımcı olabileceğini ileri sürse de vakaya dair kavrayışımızın ve dolayısıyla da tedavi yöntemlerimizin –ne yazık ki– henüz emekleme aşamasında olduğunu söylemeliyiz.
------
“Ses nefreti” anlamına gelen misofonya, insanların belirli seslere orantısız bir şekilde negatif reaksiyon gösterdiği nörofizyolojik bir durumdur. Bu nefrete sahip insanlar, belirli seslere aşırı tepki verdiklerinin farkındalar ve tepkilerinin onların kontrolünde olmadığını biliyorlar.
Misofonya sahibi insanları tetikleyen sesler kişiden kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Ancak bazı kategoriler diğerlerine kıyasla daha yaygındır ve bunların büyük çoğunluğu da ağız veya yemeyle, nazal sesler ya da nefes alış-verişle, parmak veya el sesleriyle ilişkilidir. Yapılan araştırmalar, bu nefretin çocuklukta geliştiğini ve zamanla daha da aşırıya kaçtığını gösteriyor.
Misofonya sahibi insanlar, nefret ettikleri bu sesleri, eğer aile üyesi birisinden duyuyorlarsa yabancılardan duyduklarına kıyasla daha fazla rahatsız oluyorlar. Bu durum aile yemeklerini misofonikler için sıklıkla katlanılmaz kılar.
Misofonik tepkiler, duygusal olma eğilimindedir. En bilindik duygusal tepki ise öfkedir ve hafif bir rahatsızlık halinden şiddetli bir öfkeye kadar bir spektrum şeklinde seyredebilir. Öte yandan misofonik insanlar, anksiyete ya da tiksinti gibi bazı diğer duygusal tepkiler de hissedebilirler. Duygusal bu tepkilere eşlik eden fizyolojik tepkiler ise kan basıncının ve kalp atış hızının yükselmesi, terleme ve kas kasılmaları şeklinde olabilir.
Hemen hemen herkesin belirli bazı seslere –örneğin; ani bir gürültü veya tiz bir “ciyaklama” gibi– bir dereceye kadar negatif tepkiler oluşturduğunu kabul edersiniz. Ancak misofonyada, insanlar, fısıldama veya yumuşak hızlarda nefes alıp-verme gibi yaygın olarak hoşnutsuzluk yaratmayan seslere de tepki verebilirler. Hatta kısık sesler, misofonik insanlarda, gürültülü seslere verilebilen tepkiler kadar yüksek şiddetlerde tepkilere neden olabilir.
Journal of Clinical Psychology‘de 2017 yılında yayımlanan bir araştırmada, misofonyanın; kulak çınlaması, obsesif-kompulsif bozukluk, yeme bozuklukları ya da post-travmatik stres bozukluğu gibi diğer psikiyatrik ya da fiziksel vakalarla ilişkili olup olmadığına bakıldı. Araştırmada elde edilen sonuçlar; her ne kadar bu durumlar ile bazı ilişkiler mevcutsa da, bu bozuklukların hiçbirinin misofonik semptomları tam olarak açıklayamadığını ortaya koydu. Bu da misofoninin kendi başına, ayrı ve bağımsız bir vaka olduğunu düşündürmektedir.
Savaş ya da Sıvış
Misofonikler için, rahatsız edici bu sesleri “duymamazlıktan gelmeye çalışmak” pek mümkün değildir. Bu insanlar, seçici dikkat konusunda bozukluk yaşıyor olabilirler. Dolayısıyla, eğer ki siz de misofonya sahibi birisiyseniz ve nefret duyduğunuz bu seslere her zaman maruz kalıyor ve dikkatinizin tamamen bu seslere kilitlendiğini fark ediyorsanız; yapılabilecek tek bir şey vardır: Savaş ya da sıvış.
Misofonikler üzerinde yürütülen bir çalışma, tetikleyici seslere maruz kalan misofoniklerin %29’unun sözlü bir şiddet içerisine girdiği; %17’sinin ise saldırganlıklarını çeşitli nesnelere yönlendirdiği bulgusuna ulaştı. Öte yandan örneklemin küçük ancak önemli bir yüzdesi (%14) ise tetikleyici sesin kaynağına yönelik fiziksel bir saldırganlık hali içerisine girdiğini belirtiyor. Bununla birlikte, misofonik insanlar, bu durumun yaşamları üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu, sosyal durumlardan kaçındıklarını, ilişkilerinin bozulduğunu ve dahası (bazıları) kendi canlarına kıymayı bile düşündüğünü belirtiyor.
Bazı araştırmacılar, bilişsel davranışçı terapinin yardımcı olabileceğini ileri sürse de vakaya dair kavrayışımızın ve dolayısıyla da tedavi yöntemlerimizin –ne yazık ki– henüz emekleme aşamasında olduğunu söylemeliyiz.
------
Her ağız şapırdatması sesine katlanamayan kişiler kendini misofonya hastası sanıyor, anlamsız bir şekilde insanlar hastalıklı olmayı havalı zannediyorlar ama bu rahatsızlığın tek belirtisi kahve hüpletme ve ağız şapırdatma seslerine rahatsız olmak değildir. Zaten insanların çoğu bu seslere katlanamaz. Misofonya, Diğer insanların farkında bile olmadıkları seslere karşı (örneğin saatin tik tak sesi,sıraya kalemle vurma, nefes alıp vermes sesi) aşırı hassaslık,sinir olma durumudur. Karşınızdaki çok sevdiğiniz biri bile olsa kafasını kopartasınız gelir, her sabah alarm sesine söversiniz, kol saati takamaz duruma gelirsiniz.
misofonya hastalığından kurtulma önerileri;
* misofonya’da sorun; ses işitme sorunu değil, işitilen sesi algılama bozukluğu vardır. bunu bilin.
* olayların üzerine inatla gidin kaçmayın. sesi duymak istemediğiniz zaman duyun ve bunu normal bir şekilde karşılayın böylelikle rahatsız olduğunuz sese alışmış olacaksınız.
* misofonya tedavisi; kişinin algısını nasıl değiştireceği, bu sesleri duyduğunda nasıl davranacağı ve seslere odaklanmanın gereksizliğini içerir. genellikle kişi seslere odaklanmak yerine olaylara odaklanırsa bu durumdan çok kısa sürede kurtulur.
* kendimize rahatsızlık veren sese karşı; sadece bir ses – bir ses sadece telkini yapmak faydalı olabilir.
* dua edin, dua’nın gücünü yanınıza alın. sabırla zamanla bu hastalığı yeneceğinize inanın.
* misofonyanın tedavisinde bilişsel davranışsal terapi de kullanılmakta. bu terapi; sıkıntıyı azaltmayı, sesler hakkında sağlıklı düşünme şeklini keşfetmeyi ve değiştirmeyi amaçlar.
* misofonya’da sorun; ses işitme sorunu değil, işitilen sesi algılama bozukluğu vardır. bunu bilin.
* olayların üzerine inatla gidin kaçmayın. sesi duymak istemediğiniz zaman duyun ve bunu normal bir şekilde karşılayın böylelikle rahatsız olduğunuz sese alışmış olacaksınız.
* misofonya tedavisi; kişinin algısını nasıl değiştireceği, bu sesleri duyduğunda nasıl davranacağı ve seslere odaklanmanın gereksizliğini içerir. genellikle kişi seslere odaklanmak yerine olaylara odaklanırsa bu durumdan çok kısa sürede kurtulur.
* kendimize rahatsızlık veren sese karşı; sadece bir ses – bir ses sadece telkini yapmak faydalı olabilir.
* dua edin, dua’nın gücünü yanınıza alın. sabırla zamanla bu hastalığı yeneceğinize inanın.
* misofonyanın tedavisinde bilişsel davranışsal terapi de kullanılmakta. bu terapi; sıkıntıyı azaltmayı, sesler hakkında sağlıklı düşünme şeklini keşfetmeyi ve değiştirmeyi amaçlar.
Sinir bozucu rahatsızlık.
dünyada yaklaşık 2 milyar insanın sahip olduğu rahatsızlık. diğer 6 milyar davar da bununla dalga geçiyor. sadece ağız şapırtısı değil,sakız çiğnemesi ve patlatması,yemek yerken yanındakinin ağzından çıkan o lanet olası gırç gırç sesler,çekirdek çitleme sesi ve daha nice ritmik sesler bu insanları katil etmeye yeterlidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar