bugün
- insanlık nasıl geliştirilebilir10
- sözlüğün yeni tasarımı14
- hayatın anlamı ne7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- iyi menemenin sırrı18
- kötüye bir şey olmaz3
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- gece gelen açlık7
- muslettin amca23
- fatma betül sayan kaya9
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- alexander nübel7
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- mazide kalmış sözlük yazarları3
- kendimi intihar edeceğim4
- sigara içmek8
- yeraltı varlıkları7
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- aşk bir yemek olsaydı8
- sözlüğe ne oldu5
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- pankek7
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi4
- mehmet şimşek5
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- gülşen in memeleri14
- arabayı satıp akülü araba almak3
- vincenzo italiano3
- beşiktaş4
- ucanpembekoala5
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- gülden karaböcek3
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- boykot arabaları2
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- caligula'nın korkusu5
- memeliler kaça ayrılır3
- üniversite yıllarını özlemek4
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- futbol16
- hangi yemek nerede yenir4
- michael myers3
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice7
- hamas denince akla gelenler11
Birinin yemek yerken ağzını şapırdatmasına sinir olmaya denir ve bu bir tür hastalıktır.
bildiğin hastaymışım haberim yokmuş.
şöyle birşeymiş:
http://www.haberturk.com/...ofonia-nedir-bilirmisiniz
bazen gözüm dönüyor resmen ağız şapırdatana düşman oluyorum yemek boyunca.
böyle hızlı yemek yiyenlerin burundan soluması rahatsız ediyor.
o cak cuk sakız çiğneyenin ağzına vurasım geliyor.
çay kahve höpürdetene ters ters bakıyorum belki anlar diye.
şöyle birşeymiş:
http://www.haberturk.com/...ofonia-nedir-bilirmisiniz
bazen gözüm dönüyor resmen ağız şapırdatana düşman oluyorum yemek boyunca.
böyle hızlı yemek yiyenlerin burundan soluması rahatsız ediyor.
o cak cuk sakız çiğneyenin ağzına vurasım geliyor.
çay kahve höpürdetene ters ters bakıyorum belki anlar diye.
insanın odaklanmasını engelleyen, her türlü, tekrar eden ahenksiz sesle kafayı tırlatmanıza sebebiyet verebilecek bir rahatsızlık. Bir nevi takıntı.
ağız şapırtdatması, birisinin nefes almasına kadar gidecek işitsel algı da bozukluk hastalığıdır.
Benim anlamadığım bu rahatsızlığın olmaması bi rahatsızlıktır. Ya cidden ağız şapırdatmasından çok yüksek sesli konuşanlardan sakızı iğrenç bir şekilde çiğneyenlerden nasıl rahatsız olmaz bi insan ? Ağlayacak raddeye geliyorum sinirden.
---alıntı----
“Ses nefreti” anlamına gelen misofonya, insanların belirli seslere orantısız bir şekilde negatif reaksiyon gösterdiği nörofizyolojik bir durumdur. Bu nefrete sahip insanlar, belirli seslere aşırı tepki verdiklerinin farkındalar ve tepkilerinin onların kontrolünde olmadığını biliyorlar.
Misofonya sahibi insanları tetikleyen sesler kişiden kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Ancak bazı kategoriler diğerlerine kıyasla daha yaygındır ve bunların büyük çoğunluğu da ağız veya yemeyle, nazal sesler ya da nefes alış-verişle, parmak veya el sesleriyle ilişkilidir. Yapılan araştırmalar, bu nefretin çocuklukta geliştiğini ve zamanla daha da aşırıya kaçtığını gösteriyor.
Misofonya sahibi insanlar, nefret ettikleri bu sesleri, eğer aile üyesi birisinden duyuyorlarsa yabancılardan duyduklarına kıyasla daha fazla rahatsız oluyorlar. Bu durum aile yemeklerini misofonikler için sıklıkla katlanılmaz kılar.
Misofonik tepkiler, duygusal olma eğilimindedir. En bilindik duygusal tepki ise öfkedir ve hafif bir rahatsızlık halinden şiddetli bir öfkeye kadar bir spektrum şeklinde seyredebilir. Öte yandan misofonik insanlar, anksiyete ya da tiksinti gibi bazı diğer duygusal tepkiler de hissedebilirler. Duygusal bu tepkilere eşlik eden fizyolojik tepkiler ise kan basıncının ve kalp atış hızının yükselmesi, terleme ve kas kasılmaları şeklinde olabilir.
Hemen hemen herkesin belirli bazı seslere –örneğin; ani bir gürültü veya tiz bir “ciyaklama” gibi– bir dereceye kadar negatif tepkiler oluşturduğunu kabul edersiniz. Ancak misofonyada, insanlar, fısıldama veya yumuşak hızlarda nefes alıp-verme gibi yaygın olarak hoşnutsuzluk yaratmayan seslere de tepki verebilirler. Hatta kısık sesler, misofonik insanlarda, gürültülü seslere verilebilen tepkiler kadar yüksek şiddetlerde tepkilere neden olabilir.
Journal of Clinical Psychology‘de 2017 yılında yayımlanan bir araştırmada, misofonyanın; kulak çınlaması, obsesif-kompulsif bozukluk, yeme bozuklukları ya da post-travmatik stres bozukluğu gibi diğer psikiyatrik ya da fiziksel vakalarla ilişkili olup olmadığına bakıldı. Araştırmada elde edilen sonuçlar; her ne kadar bu durumlar ile bazı ilişkiler mevcutsa da, bu bozuklukların hiçbirinin misofonik semptomları tam olarak açıklayamadığını ortaya koydu. Bu da misofoninin kendi başına, ayrı ve bağımsız bir vaka olduğunu düşündürmektedir.
Savaş ya da Sıvış
Misofonikler için, rahatsız edici bu sesleri “duymamazlıktan gelmeye çalışmak” pek mümkün değildir. Bu insanlar, seçici dikkat konusunda bozukluk yaşıyor olabilirler. Dolayısıyla, eğer ki siz de misofonya sahibi birisiyseniz ve nefret duyduğunuz bu seslere her zaman maruz kalıyor ve dikkatinizin tamamen bu seslere kilitlendiğini fark ediyorsanız; yapılabilecek tek bir şey vardır: Savaş ya da sıvış.
Misofonikler üzerinde yürütülen bir çalışma, tetikleyici seslere maruz kalan misofoniklerin %29’unun sözlü bir şiddet içerisine girdiği; %17’sinin ise saldırganlıklarını çeşitli nesnelere yönlendirdiği bulgusuna ulaştı. Öte yandan örneklemin küçük ancak önemli bir yüzdesi (%14) ise tetikleyici sesin kaynağına yönelik fiziksel bir saldırganlık hali içerisine girdiğini belirtiyor. Bununla birlikte, misofonik insanlar, bu durumun yaşamları üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu, sosyal durumlardan kaçındıklarını, ilişkilerinin bozulduğunu ve dahası (bazıları) kendi canlarına kıymayı bile düşündüğünü belirtiyor.
Bazı araştırmacılar, bilişsel davranışçı terapinin yardımcı olabileceğini ileri sürse de vakaya dair kavrayışımızın ve dolayısıyla da tedavi yöntemlerimizin –ne yazık ki– henüz emekleme aşamasında olduğunu söylemeliyiz.
------
“Ses nefreti” anlamına gelen misofonya, insanların belirli seslere orantısız bir şekilde negatif reaksiyon gösterdiği nörofizyolojik bir durumdur. Bu nefrete sahip insanlar, belirli seslere aşırı tepki verdiklerinin farkındalar ve tepkilerinin onların kontrolünde olmadığını biliyorlar.
Misofonya sahibi insanları tetikleyen sesler kişiden kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Ancak bazı kategoriler diğerlerine kıyasla daha yaygındır ve bunların büyük çoğunluğu da ağız veya yemeyle, nazal sesler ya da nefes alış-verişle, parmak veya el sesleriyle ilişkilidir. Yapılan araştırmalar, bu nefretin çocuklukta geliştiğini ve zamanla daha da aşırıya kaçtığını gösteriyor.
Misofonya sahibi insanlar, nefret ettikleri bu sesleri, eğer aile üyesi birisinden duyuyorlarsa yabancılardan duyduklarına kıyasla daha fazla rahatsız oluyorlar. Bu durum aile yemeklerini misofonikler için sıklıkla katlanılmaz kılar.
Misofonik tepkiler, duygusal olma eğilimindedir. En bilindik duygusal tepki ise öfkedir ve hafif bir rahatsızlık halinden şiddetli bir öfkeye kadar bir spektrum şeklinde seyredebilir. Öte yandan misofonik insanlar, anksiyete ya da tiksinti gibi bazı diğer duygusal tepkiler de hissedebilirler. Duygusal bu tepkilere eşlik eden fizyolojik tepkiler ise kan basıncının ve kalp atış hızının yükselmesi, terleme ve kas kasılmaları şeklinde olabilir.
Hemen hemen herkesin belirli bazı seslere –örneğin; ani bir gürültü veya tiz bir “ciyaklama” gibi– bir dereceye kadar negatif tepkiler oluşturduğunu kabul edersiniz. Ancak misofonyada, insanlar, fısıldama veya yumuşak hızlarda nefes alıp-verme gibi yaygın olarak hoşnutsuzluk yaratmayan seslere de tepki verebilirler. Hatta kısık sesler, misofonik insanlarda, gürültülü seslere verilebilen tepkiler kadar yüksek şiddetlerde tepkilere neden olabilir.
Journal of Clinical Psychology‘de 2017 yılında yayımlanan bir araştırmada, misofonyanın; kulak çınlaması, obsesif-kompulsif bozukluk, yeme bozuklukları ya da post-travmatik stres bozukluğu gibi diğer psikiyatrik ya da fiziksel vakalarla ilişkili olup olmadığına bakıldı. Araştırmada elde edilen sonuçlar; her ne kadar bu durumlar ile bazı ilişkiler mevcutsa da, bu bozuklukların hiçbirinin misofonik semptomları tam olarak açıklayamadığını ortaya koydu. Bu da misofoninin kendi başına, ayrı ve bağımsız bir vaka olduğunu düşündürmektedir.
Savaş ya da Sıvış
Misofonikler için, rahatsız edici bu sesleri “duymamazlıktan gelmeye çalışmak” pek mümkün değildir. Bu insanlar, seçici dikkat konusunda bozukluk yaşıyor olabilirler. Dolayısıyla, eğer ki siz de misofonya sahibi birisiyseniz ve nefret duyduğunuz bu seslere her zaman maruz kalıyor ve dikkatinizin tamamen bu seslere kilitlendiğini fark ediyorsanız; yapılabilecek tek bir şey vardır: Savaş ya da sıvış.
Misofonikler üzerinde yürütülen bir çalışma, tetikleyici seslere maruz kalan misofoniklerin %29’unun sözlü bir şiddet içerisine girdiği; %17’sinin ise saldırganlıklarını çeşitli nesnelere yönlendirdiği bulgusuna ulaştı. Öte yandan örneklemin küçük ancak önemli bir yüzdesi (%14) ise tetikleyici sesin kaynağına yönelik fiziksel bir saldırganlık hali içerisine girdiğini belirtiyor. Bununla birlikte, misofonik insanlar, bu durumun yaşamları üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu, sosyal durumlardan kaçındıklarını, ilişkilerinin bozulduğunu ve dahası (bazıları) kendi canlarına kıymayı bile düşündüğünü belirtiyor.
Bazı araştırmacılar, bilişsel davranışçı terapinin yardımcı olabileceğini ileri sürse de vakaya dair kavrayışımızın ve dolayısıyla da tedavi yöntemlerimizin –ne yazık ki– henüz emekleme aşamasında olduğunu söylemeliyiz.
------
Her ağız şapırdatması sesine katlanamayan kişiler kendini misofonya hastası sanıyor, anlamsız bir şekilde insanlar hastalıklı olmayı havalı zannediyorlar ama bu rahatsızlığın tek belirtisi kahve hüpletme ve ağız şapırdatma seslerine rahatsız olmak değildir. Zaten insanların çoğu bu seslere katlanamaz. Misofonya, Diğer insanların farkında bile olmadıkları seslere karşı (örneğin saatin tik tak sesi,sıraya kalemle vurma, nefes alıp vermes sesi) aşırı hassaslık,sinir olma durumudur. Karşınızdaki çok sevdiğiniz biri bile olsa kafasını kopartasınız gelir, her sabah alarm sesine söversiniz, kol saati takamaz duruma gelirsiniz.
misofonya hastalığından kurtulma önerileri;
* misofonya’da sorun; ses işitme sorunu değil, işitilen sesi algılama bozukluğu vardır. bunu bilin.
* olayların üzerine inatla gidin kaçmayın. sesi duymak istemediğiniz zaman duyun ve bunu normal bir şekilde karşılayın böylelikle rahatsız olduğunuz sese alışmış olacaksınız.
* misofonya tedavisi; kişinin algısını nasıl değiştireceği, bu sesleri duyduğunda nasıl davranacağı ve seslere odaklanmanın gereksizliğini içerir. genellikle kişi seslere odaklanmak yerine olaylara odaklanırsa bu durumdan çok kısa sürede kurtulur.
* kendimize rahatsızlık veren sese karşı; sadece bir ses – bir ses sadece telkini yapmak faydalı olabilir.
* dua edin, dua’nın gücünü yanınıza alın. sabırla zamanla bu hastalığı yeneceğinize inanın.
* misofonyanın tedavisinde bilişsel davranışsal terapi de kullanılmakta. bu terapi; sıkıntıyı azaltmayı, sesler hakkında sağlıklı düşünme şeklini keşfetmeyi ve değiştirmeyi amaçlar.
* misofonya’da sorun; ses işitme sorunu değil, işitilen sesi algılama bozukluğu vardır. bunu bilin.
* olayların üzerine inatla gidin kaçmayın. sesi duymak istemediğiniz zaman duyun ve bunu normal bir şekilde karşılayın böylelikle rahatsız olduğunuz sese alışmış olacaksınız.
* misofonya tedavisi; kişinin algısını nasıl değiştireceği, bu sesleri duyduğunda nasıl davranacağı ve seslere odaklanmanın gereksizliğini içerir. genellikle kişi seslere odaklanmak yerine olaylara odaklanırsa bu durumdan çok kısa sürede kurtulur.
* kendimize rahatsızlık veren sese karşı; sadece bir ses – bir ses sadece telkini yapmak faydalı olabilir.
* dua edin, dua’nın gücünü yanınıza alın. sabırla zamanla bu hastalığı yeneceğinize inanın.
* misofonyanın tedavisinde bilişsel davranışsal terapi de kullanılmakta. bu terapi; sıkıntıyı azaltmayı, sesler hakkında sağlıklı düşünme şeklini keşfetmeyi ve değiştirmeyi amaçlar.
Sinir bozucu rahatsızlık.
dünyada yaklaşık 2 milyar insanın sahip olduğu rahatsızlık. diğer 6 milyar davar da bununla dalga geçiyor. sadece ağız şapırtısı değil,sakız çiğnemesi ve patlatması,yemek yerken yanındakinin ağzından çıkan o lanet olası gırç gırç sesler,çekirdek çitleme sesi ve daha nice ritmik sesler bu insanları katil etmeye yeterlidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar