bugün
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu15
- yeni sözlük açma fikri9
- yapay zekanın çok yapay olması8
- fatma betül sayan kaya26
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek4
- alexander nübel14
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- camilerdeki ayak kokusu4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü8
- kahve içerken piyasa yapmak3
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane5
- ayrılıkçı kürtler2
- damat adayının yaprak dökümü oğuz gibi olması2
- son 3 ayın en başarılı gammazları6
- kasım cömert tokayev2
- masklavi felsefesi5
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanması5
- her şeyi bilen halk3
- fatma betülüm yapmaz9
- yaprak dökümü sonrası türkiye2
- türk polisinin şefkatli kolları3
- henüz yolun başında olan yazarlar4
- iyi menemenin sırrı22
- bojack horseman2
- ilgi istiyorum lan ilgi ilgi verin bana çabuk3
- kim cha eon11
- haram para5
- sinirlenen dilenci kadın6
- damla sakızlı muhallebi6
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam2
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban5
- gammaz olacağıma2
- fahriye2
- hayati yazıcı4
- götü yere yakın olandan korkacaksın4
- irancılar3
- sabahları nefret edilen şeyler7
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- abd de bıçaklar çekildi iddiası4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı12
- halen yapçek etçek gösterçem diye konuşan insan5
- epileptiğe bakmayan diş hekimi3
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- beni gammazlayan sonda ile gezsin inşallah3
- sonda neden ayağa takılmaz2
- yaşlandıkça kuşkulu bir adam olmak3
- gece gece bir sözlük kızıyla nutella kaşıklamak2
dünyada yaklaşık 2 milyar insanın sahip olduğu rahatsızlık. diğer 6 milyar davar da bununla dalga geçiyor. sadece ağız şapırtısı değil,sakız çiğnemesi ve patlatması,yemek yerken yanındakinin ağzından çıkan o lanet olası gırç gırç sesler,çekirdek çitleme sesi ve daha nice ritmik sesler bu insanları katil etmeye yeterlidir.
Sinir bozucu rahatsızlık.
misofonya hastalığından kurtulma önerileri;
* misofonya’da sorun; ses işitme sorunu değil, işitilen sesi algılama bozukluğu vardır. bunu bilin.
* olayların üzerine inatla gidin kaçmayın. sesi duymak istemediğiniz zaman duyun ve bunu normal bir şekilde karşılayın böylelikle rahatsız olduğunuz sese alışmış olacaksınız.
* misofonya tedavisi; kişinin algısını nasıl değiştireceği, bu sesleri duyduğunda nasıl davranacağı ve seslere odaklanmanın gereksizliğini içerir. genellikle kişi seslere odaklanmak yerine olaylara odaklanırsa bu durumdan çok kısa sürede kurtulur.
* kendimize rahatsızlık veren sese karşı; sadece bir ses – bir ses sadece telkini yapmak faydalı olabilir.
* dua edin, dua’nın gücünü yanınıza alın. sabırla zamanla bu hastalığı yeneceğinize inanın.
* misofonyanın tedavisinde bilişsel davranışsal terapi de kullanılmakta. bu terapi; sıkıntıyı azaltmayı, sesler hakkında sağlıklı düşünme şeklini keşfetmeyi ve değiştirmeyi amaçlar.
* misofonya’da sorun; ses işitme sorunu değil, işitilen sesi algılama bozukluğu vardır. bunu bilin.
* olayların üzerine inatla gidin kaçmayın. sesi duymak istemediğiniz zaman duyun ve bunu normal bir şekilde karşılayın böylelikle rahatsız olduğunuz sese alışmış olacaksınız.
* misofonya tedavisi; kişinin algısını nasıl değiştireceği, bu sesleri duyduğunda nasıl davranacağı ve seslere odaklanmanın gereksizliğini içerir. genellikle kişi seslere odaklanmak yerine olaylara odaklanırsa bu durumdan çok kısa sürede kurtulur.
* kendimize rahatsızlık veren sese karşı; sadece bir ses – bir ses sadece telkini yapmak faydalı olabilir.
* dua edin, dua’nın gücünü yanınıza alın. sabırla zamanla bu hastalığı yeneceğinize inanın.
* misofonyanın tedavisinde bilişsel davranışsal terapi de kullanılmakta. bu terapi; sıkıntıyı azaltmayı, sesler hakkında sağlıklı düşünme şeklini keşfetmeyi ve değiştirmeyi amaçlar.
Her ağız şapırdatması sesine katlanamayan kişiler kendini misofonya hastası sanıyor, anlamsız bir şekilde insanlar hastalıklı olmayı havalı zannediyorlar ama bu rahatsızlığın tek belirtisi kahve hüpletme ve ağız şapırdatma seslerine rahatsız olmak değildir. Zaten insanların çoğu bu seslere katlanamaz. Misofonya, Diğer insanların farkında bile olmadıkları seslere karşı (örneğin saatin tik tak sesi,sıraya kalemle vurma, nefes alıp vermes sesi) aşırı hassaslık,sinir olma durumudur. Karşınızdaki çok sevdiğiniz biri bile olsa kafasını kopartasınız gelir, her sabah alarm sesine söversiniz, kol saati takamaz duruma gelirsiniz.
---alıntı----
“Ses nefreti” anlamına gelen misofonya, insanların belirli seslere orantısız bir şekilde negatif reaksiyon gösterdiği nörofizyolojik bir durumdur. Bu nefrete sahip insanlar, belirli seslere aşırı tepki verdiklerinin farkındalar ve tepkilerinin onların kontrolünde olmadığını biliyorlar.
Misofonya sahibi insanları tetikleyen sesler kişiden kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Ancak bazı kategoriler diğerlerine kıyasla daha yaygındır ve bunların büyük çoğunluğu da ağız veya yemeyle, nazal sesler ya da nefes alış-verişle, parmak veya el sesleriyle ilişkilidir. Yapılan araştırmalar, bu nefretin çocuklukta geliştiğini ve zamanla daha da aşırıya kaçtığını gösteriyor.
Misofonya sahibi insanlar, nefret ettikleri bu sesleri, eğer aile üyesi birisinden duyuyorlarsa yabancılardan duyduklarına kıyasla daha fazla rahatsız oluyorlar. Bu durum aile yemeklerini misofonikler için sıklıkla katlanılmaz kılar.
Misofonik tepkiler, duygusal olma eğilimindedir. En bilindik duygusal tepki ise öfkedir ve hafif bir rahatsızlık halinden şiddetli bir öfkeye kadar bir spektrum şeklinde seyredebilir. Öte yandan misofonik insanlar, anksiyete ya da tiksinti gibi bazı diğer duygusal tepkiler de hissedebilirler. Duygusal bu tepkilere eşlik eden fizyolojik tepkiler ise kan basıncının ve kalp atış hızının yükselmesi, terleme ve kas kasılmaları şeklinde olabilir.
Hemen hemen herkesin belirli bazı seslere –örneğin; ani bir gürültü veya tiz bir “ciyaklama” gibi– bir dereceye kadar negatif tepkiler oluşturduğunu kabul edersiniz. Ancak misofonyada, insanlar, fısıldama veya yumuşak hızlarda nefes alıp-verme gibi yaygın olarak hoşnutsuzluk yaratmayan seslere de tepki verebilirler. Hatta kısık sesler, misofonik insanlarda, gürültülü seslere verilebilen tepkiler kadar yüksek şiddetlerde tepkilere neden olabilir.
Journal of Clinical Psychology‘de 2017 yılında yayımlanan bir araştırmada, misofonyanın; kulak çınlaması, obsesif-kompulsif bozukluk, yeme bozuklukları ya da post-travmatik stres bozukluğu gibi diğer psikiyatrik ya da fiziksel vakalarla ilişkili olup olmadığına bakıldı. Araştırmada elde edilen sonuçlar; her ne kadar bu durumlar ile bazı ilişkiler mevcutsa da, bu bozuklukların hiçbirinin misofonik semptomları tam olarak açıklayamadığını ortaya koydu. Bu da misofoninin kendi başına, ayrı ve bağımsız bir vaka olduğunu düşündürmektedir.
Savaş ya da Sıvış
Misofonikler için, rahatsız edici bu sesleri “duymamazlıktan gelmeye çalışmak” pek mümkün değildir. Bu insanlar, seçici dikkat konusunda bozukluk yaşıyor olabilirler. Dolayısıyla, eğer ki siz de misofonya sahibi birisiyseniz ve nefret duyduğunuz bu seslere her zaman maruz kalıyor ve dikkatinizin tamamen bu seslere kilitlendiğini fark ediyorsanız; yapılabilecek tek bir şey vardır: Savaş ya da sıvış.
Misofonikler üzerinde yürütülen bir çalışma, tetikleyici seslere maruz kalan misofoniklerin %29’unun sözlü bir şiddet içerisine girdiği; %17’sinin ise saldırganlıklarını çeşitli nesnelere yönlendirdiği bulgusuna ulaştı. Öte yandan örneklemin küçük ancak önemli bir yüzdesi (%14) ise tetikleyici sesin kaynağına yönelik fiziksel bir saldırganlık hali içerisine girdiğini belirtiyor. Bununla birlikte, misofonik insanlar, bu durumun yaşamları üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu, sosyal durumlardan kaçındıklarını, ilişkilerinin bozulduğunu ve dahası (bazıları) kendi canlarına kıymayı bile düşündüğünü belirtiyor.
Bazı araştırmacılar, bilişsel davranışçı terapinin yardımcı olabileceğini ileri sürse de vakaya dair kavrayışımızın ve dolayısıyla da tedavi yöntemlerimizin –ne yazık ki– henüz emekleme aşamasında olduğunu söylemeliyiz.
------
“Ses nefreti” anlamına gelen misofonya, insanların belirli seslere orantısız bir şekilde negatif reaksiyon gösterdiği nörofizyolojik bir durumdur. Bu nefrete sahip insanlar, belirli seslere aşırı tepki verdiklerinin farkındalar ve tepkilerinin onların kontrolünde olmadığını biliyorlar.
Misofonya sahibi insanları tetikleyen sesler kişiden kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Ancak bazı kategoriler diğerlerine kıyasla daha yaygındır ve bunların büyük çoğunluğu da ağız veya yemeyle, nazal sesler ya da nefes alış-verişle, parmak veya el sesleriyle ilişkilidir. Yapılan araştırmalar, bu nefretin çocuklukta geliştiğini ve zamanla daha da aşırıya kaçtığını gösteriyor.
Misofonya sahibi insanlar, nefret ettikleri bu sesleri, eğer aile üyesi birisinden duyuyorlarsa yabancılardan duyduklarına kıyasla daha fazla rahatsız oluyorlar. Bu durum aile yemeklerini misofonikler için sıklıkla katlanılmaz kılar.
Misofonik tepkiler, duygusal olma eğilimindedir. En bilindik duygusal tepki ise öfkedir ve hafif bir rahatsızlık halinden şiddetli bir öfkeye kadar bir spektrum şeklinde seyredebilir. Öte yandan misofonik insanlar, anksiyete ya da tiksinti gibi bazı diğer duygusal tepkiler de hissedebilirler. Duygusal bu tepkilere eşlik eden fizyolojik tepkiler ise kan basıncının ve kalp atış hızının yükselmesi, terleme ve kas kasılmaları şeklinde olabilir.
Hemen hemen herkesin belirli bazı seslere –örneğin; ani bir gürültü veya tiz bir “ciyaklama” gibi– bir dereceye kadar negatif tepkiler oluşturduğunu kabul edersiniz. Ancak misofonyada, insanlar, fısıldama veya yumuşak hızlarda nefes alıp-verme gibi yaygın olarak hoşnutsuzluk yaratmayan seslere de tepki verebilirler. Hatta kısık sesler, misofonik insanlarda, gürültülü seslere verilebilen tepkiler kadar yüksek şiddetlerde tepkilere neden olabilir.
Journal of Clinical Psychology‘de 2017 yılında yayımlanan bir araştırmada, misofonyanın; kulak çınlaması, obsesif-kompulsif bozukluk, yeme bozuklukları ya da post-travmatik stres bozukluğu gibi diğer psikiyatrik ya da fiziksel vakalarla ilişkili olup olmadığına bakıldı. Araştırmada elde edilen sonuçlar; her ne kadar bu durumlar ile bazı ilişkiler mevcutsa da, bu bozuklukların hiçbirinin misofonik semptomları tam olarak açıklayamadığını ortaya koydu. Bu da misofoninin kendi başına, ayrı ve bağımsız bir vaka olduğunu düşündürmektedir.
Savaş ya da Sıvış
Misofonikler için, rahatsız edici bu sesleri “duymamazlıktan gelmeye çalışmak” pek mümkün değildir. Bu insanlar, seçici dikkat konusunda bozukluk yaşıyor olabilirler. Dolayısıyla, eğer ki siz de misofonya sahibi birisiyseniz ve nefret duyduğunuz bu seslere her zaman maruz kalıyor ve dikkatinizin tamamen bu seslere kilitlendiğini fark ediyorsanız; yapılabilecek tek bir şey vardır: Savaş ya da sıvış.
Misofonikler üzerinde yürütülen bir çalışma, tetikleyici seslere maruz kalan misofoniklerin %29’unun sözlü bir şiddet içerisine girdiği; %17’sinin ise saldırganlıklarını çeşitli nesnelere yönlendirdiği bulgusuna ulaştı. Öte yandan örneklemin küçük ancak önemli bir yüzdesi (%14) ise tetikleyici sesin kaynağına yönelik fiziksel bir saldırganlık hali içerisine girdiğini belirtiyor. Bununla birlikte, misofonik insanlar, bu durumun yaşamları üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu, sosyal durumlardan kaçındıklarını, ilişkilerinin bozulduğunu ve dahası (bazıları) kendi canlarına kıymayı bile düşündüğünü belirtiyor.
Bazı araştırmacılar, bilişsel davranışçı terapinin yardımcı olabileceğini ileri sürse de vakaya dair kavrayışımızın ve dolayısıyla da tedavi yöntemlerimizin –ne yazık ki– henüz emekleme aşamasında olduğunu söylemeliyiz.
------
Benim anlamadığım bu rahatsızlığın olmaması bi rahatsızlıktır. Ya cidden ağız şapırdatmasından çok yüksek sesli konuşanlardan sakızı iğrenç bir şekilde çiğneyenlerden nasıl rahatsız olmaz bi insan ? Ağlayacak raddeye geliyorum sinirden.
ağız şapırtdatması, birisinin nefes almasına kadar gidecek işitsel algı da bozukluk hastalığıdır.
insanın odaklanmasını engelleyen, her türlü, tekrar eden ahenksiz sesle kafayı tırlatmanıza sebebiyet verebilecek bir rahatsızlık. Bir nevi takıntı.
bildiğin hastaymışım haberim yokmuş.
şöyle birşeymiş:
http://www.haberturk.com/...ofonia-nedir-bilirmisiniz
bazen gözüm dönüyor resmen ağız şapırdatana düşman oluyorum yemek boyunca.
böyle hızlı yemek yiyenlerin burundan soluması rahatsız ediyor.
o cak cuk sakız çiğneyenin ağzına vurasım geliyor.
çay kahve höpürdetene ters ters bakıyorum belki anlar diye.
şöyle birşeymiş:
http://www.haberturk.com/...ofonia-nedir-bilirmisiniz
bazen gözüm dönüyor resmen ağız şapırdatana düşman oluyorum yemek boyunca.
böyle hızlı yemek yiyenlerin burundan soluması rahatsız ediyor.
o cak cuk sakız çiğneyenin ağzına vurasım geliyor.
çay kahve höpürdetene ters ters bakıyorum belki anlar diye.
Birinin yemek yerken ağzını şapırdatmasına sinir olmaya denir ve bu bir tür hastalıktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar