bugün
- bulgur pilavının kötü bir yemek olması10
- karadedeler olayı5
- hiç fuhuş yaptınız mı7
- ateist6
- 35 yaşına gelip evlenmemiş erkeğin asıl amacı8
- anın görüntüsü13
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız21
- amedspor forması hediye eden sevgili2
- kadınların bir erkekte aradığı kriterler16
- türk kızlarının keko adam sevmesi4
- meyveli soda içen erkek7
- arkadaşlar ben hapise giriyorum3
- ahmet telli6
- chp de 7 il başkanının görevden alınması4
- yazarların hayatlarının 1 yılını satacakları fiyat12
- otomatik portakalda bilinmeyen kelimeler2
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi17
- örgüt mensubu5
- y kuşağı3
- kiraz cicegi kolonyasi45
- belçika galibiyetine 50 tl basmak3
- hayatından 1 yılı kaça satarsın9
- aylık 422 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- messi vs maradona7
- sözlükte sizi kim tanıyor16
- mezun olunan okula yıllar sonra tekrar gitmek10
- keşke arkadaşım olsaydı dedirten roman karakteri2
- 34 yaşına dek sevişmemiş erkek2
- covid 192
- fransızca3
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi15
- 2026 dünya kupası30
- allah5
- yoldaş benjamin franklin4
- geçmiş ve geleceğe yolculuk2
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu10
- ebedi dünya hayatına inanmak2
- macaristan başbakanın macar tvsine ayarı3
- kant'ın ahlak yasası ve günlük hayat6
- gs renklerini birleştirince altın mı çıkar5
- inanmıyorsanız bari saygı duyun6
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı24
- çekici kadının tüm çekiciliğini götüren şeyler7
- karınızı baştan çıkarır mısınız2
- mehmet okuyan12
- kim kimin fakesi10
- ça va mal2
- upuzun saçlarını kısacık kestiren kız5
- her seçim ortaya çıkan uçaklar tanklar2
- sen gidince gül yüreklim gece soğuk gün karanlık2
"Sin Şın'a girince Mim'in kabri bulunur" Sözünün Esrarı
Yavuz Sultan Selim Han, 24 Ağustos, 1516 tarihinde “Mercidâbık Savaşı”nı kazandıktan sonra Haleb’e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp eylül ayı sonunda Şam’a ulaşmıştı. Buradan Mısır’a geçmeden önce de 15 Aralık’a kadar Şam’da kalmıştı. Koca Yavuz, Şam’da kaldığı sıralarda, Muhyiddin-i Arabî hazretlerinin (1240) bir kitabında geçen “Sin Şın’a girince Mim’in kabri ortaya çıkar” şeklindeki bir ifadeyi, büyük âlim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada “Sin”in Selim’e, “Şın”ın Şam’a, “Mim”in de Muhyiddin’e işaret olduğu kanaatine varılmıştı...
Kabri harabeye çevrilmişti!
Yavuz Selim Han, Şam ve civarında bazı islâm büyüklerinin kabirlerini ziyaret ediyordu. Çok saygı duyduğu Muhyiddin-i Arabî hazretlerinin yeri ise hiç kimse tarafından bilinmiyordu. Çünkü asırlar önce, eserlerini yanlış anlayıp karşı çıkan bazı Suriye âlimlerinin de etkisiyle kabri harabeye çevrilip kaybolmuştu. Yavuz Sultan Selim Han, bir gece rüyasında Muhyiddin-i Arabî hazretlerini gördü. Kendisine şöyle diyordu:
“Ya Selim! Senin gelmeni beklerdim. Safa geldin, hoş geldin. Mısır gazanı sana müjdelerim. Sabahleyin bir siyah ata bin. O seni bana getirir. Beni hâk-i mezelleten (horluk topragından) kaldır. Bana bir türbe, bir cami ve imaret yapıver... Yürü işin rastgele, Mısır fethi müyesser ola!”
“Burası Muhyiddin’in kabridir”
Padişah, sabahleyin bir siyah ata biner. At gider, Salihiyye Mahallesi’nde bir çöplükte durup eşinmeye başlar. Orası açılınca büyükçe bir taş çıkar. Üzerinde “Burası Muhyiddin’in kabridir” yazısı görülür. Yavuz Selim Han orayı temizleterek kabri ortaya çıkarır.
Padişah, 22 Ocak 1517 tarihindeki Ridâniye Savaşı ve Mısır’ın fethinden dokuz ay kadar sonra, ekim ayında tekrar Şam’a gelir ve dört aydan fazla kalır. Bu süre içinde Şeyh’in kabrine türbe, yanına ise bir cami ve aşevi yaptırır. ilk cuma namazıyla da açılışını yapar. (5 Şubat 1518)
http://www.tariharsivi.or....html/index.php?yazar=279
görsel
Yavuz Sultan Selim Han, 24 Ağustos, 1516 tarihinde “Mercidâbık Savaşı”nı kazandıktan sonra Haleb’e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp eylül ayı sonunda Şam’a ulaşmıştı. Buradan Mısır’a geçmeden önce de 15 Aralık’a kadar Şam’da kalmıştı. Koca Yavuz, Şam’da kaldığı sıralarda, Muhyiddin-i Arabî hazretlerinin (1240) bir kitabında geçen “Sin Şın’a girince Mim’in kabri ortaya çıkar” şeklindeki bir ifadeyi, büyük âlim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada “Sin”in Selim’e, “Şın”ın Şam’a, “Mim”in de Muhyiddin’e işaret olduğu kanaatine varılmıştı...
Kabri harabeye çevrilmişti!
Yavuz Selim Han, Şam ve civarında bazı islâm büyüklerinin kabirlerini ziyaret ediyordu. Çok saygı duyduğu Muhyiddin-i Arabî hazretlerinin yeri ise hiç kimse tarafından bilinmiyordu. Çünkü asırlar önce, eserlerini yanlış anlayıp karşı çıkan bazı Suriye âlimlerinin de etkisiyle kabri harabeye çevrilip kaybolmuştu. Yavuz Sultan Selim Han, bir gece rüyasında Muhyiddin-i Arabî hazretlerini gördü. Kendisine şöyle diyordu:
“Ya Selim! Senin gelmeni beklerdim. Safa geldin, hoş geldin. Mısır gazanı sana müjdelerim. Sabahleyin bir siyah ata bin. O seni bana getirir. Beni hâk-i mezelleten (horluk topragından) kaldır. Bana bir türbe, bir cami ve imaret yapıver... Yürü işin rastgele, Mısır fethi müyesser ola!”
“Burası Muhyiddin’in kabridir”
Padişah, sabahleyin bir siyah ata biner. At gider, Salihiyye Mahallesi’nde bir çöplükte durup eşinmeye başlar. Orası açılınca büyükçe bir taş çıkar. Üzerinde “Burası Muhyiddin’in kabridir” yazısı görülür. Yavuz Selim Han orayı temizleterek kabri ortaya çıkarır.
Padişah, 22 Ocak 1517 tarihindeki Ridâniye Savaşı ve Mısır’ın fethinden dokuz ay kadar sonra, ekim ayında tekrar Şam’a gelir ve dört aydan fazla kalır. Bu süre içinde Şeyh’in kabrine türbe, yanına ise bir cami ve aşevi yaptırır. ilk cuma namazıyla da açılışını yapar. (5 Şubat 1518)
http://www.tariharsivi.or....html/index.php?yazar=279
görsel
Önem arz eden cümle sonlarına konulan zihinsel tasnif pusulası. Arap alfabesinin bilmem kaçıncı harfidir. Lamelif, vav, sin ve kaf kef harfleri gibi ziyadesiyle meşhur, ziyadesiyle de mesturdur.
Ebru sanatına suya okunan renkli harf olan mim, şerh ve pusula olduğu gibi, meşhur yönünü muhammed mustafa'dan almaktadır. Binaenaleyh; zahidler ve cümle dervişan, abdestli olmadıkları vakit, nur muhammed'ten mim diye bahsederlermiş. Sözüm ona iki cihan serverinin mübarek esması abdestli olmadan telaffuz edilemezmiş. Közgelimi, bu alicenap mantığa göre ebu lehep yahut iblis aleyhulane'nin ismi zikredildiğinde zemzem suyu olan abdestin bozulması gerekir. Bilemedim şimdi. Hava iyi de düşünce biçimi hoş değil.
Hülasa;
Mescitlerin duvarlarına nakşedilen harf. Huruf-u mukattaa'dan olmayan, aksine huruf-u aşk'tan olan bir harf.
Ebru sanatına suya okunan renkli harf olan mim, şerh ve pusula olduğu gibi, meşhur yönünü muhammed mustafa'dan almaktadır. Binaenaleyh; zahidler ve cümle dervişan, abdestli olmadıkları vakit, nur muhammed'ten mim diye bahsederlermiş. Sözüm ona iki cihan serverinin mübarek esması abdestli olmadan telaffuz edilemezmiş. Közgelimi, bu alicenap mantığa göre ebu lehep yahut iblis aleyhulane'nin ismi zikredildiğinde zemzem suyu olan abdestin bozulması gerekir. Bilemedim şimdi. Hava iyi de düşünce biçimi hoş değil.
Hülasa;
Mescitlerin duvarlarına nakşedilen harf. Huruf-u mukattaa'dan olmayan, aksine huruf-u aşk'tan olan bir harf.
Mim koymak; sonradan dönmek üzere bırakmak... cennet.
eski alimler kitap okurken önemli gördükleri yere mim (mühimmun'un m'si yani- önemli anlamında) koyarlardı. eski Osmanlıca kaynaklarda ( http://sketchtoy.com/62839950) bu işarete sıkça rastlanmaktadır.
Bloglarda mimlenme sonucu yazılan yazıya verilen ad.
bir oyuncunun herhangi bir duygu veya davranışı yüz ve vücut hareketleriyle anlattığı komedi türü.
durak.. durulması gereken yer.
dolu dizgin giderken hayatın engebeli yollarında bir nefeslik sağa-sola bakmaktır... ben ne yaptım, nerdeyimdir... neredeyim ve nereye gidiyorumdur. müziğin 'es' işaretidir... aklın ise süzgecidir. kalbin en heyecanlı zamanında çam ormanlarına beş dakikalık nefes almak için uğramaktır... nefes alamayan astımlı bir hasta için oksijen çadırıdır... kan kaybına uğrayanlar için 'acil kan aranıyor' anonsudur...
hastanede hemşirenin 'susss' işaretir... trafikte kırmızı ışık, okyanusta 'deniz feneridir'... spor müsabakalarının devre arası, yağmurlu bir havada ardından çıkacak olan gökkuşağını beklemektir... aile ziyaretlerinde 'biz de beklerizdir'... bayramın arefesi, haftanın cuması, saatin tam 00:00'ı...
insan vücudundaysa alnının tam ortası, perçemidir...
dolu dizgin giderken hayatın engebeli yollarında bir nefeslik sağa-sola bakmaktır... ben ne yaptım, nerdeyimdir... neredeyim ve nereye gidiyorumdur. müziğin 'es' işaretidir... aklın ise süzgecidir. kalbin en heyecanlı zamanında çam ormanlarına beş dakikalık nefes almak için uğramaktır... nefes alamayan astımlı bir hasta için oksijen çadırıdır... kan kaybına uğrayanlar için 'acil kan aranıyor' anonsudur...
hastanede hemşirenin 'susss' işaretir... trafikte kırmızı ışık, okyanusta 'deniz feneridir'... spor müsabakalarının devre arası, yağmurlu bir havada ardından çıkacak olan gökkuşağını beklemektir... aile ziyaretlerinde 'biz de beklerizdir'... bayramın arefesi, haftanın cuması, saatin tam 00:00'ı...
insan vücudundaysa alnının tam ortası, perçemidir...
1- pandomimin kısaltılmış hali.
2- eski yunan'da yaşam ve alışkanlıkların taklit yoluyla yansıtıldığı bir komedi türü.
3- nokta.
2- eski yunan'da yaşam ve alışkanlıkların taklit yoluyla yansıtıldığı bir komedi türü.
3- nokta.
şeklinden dolayı "sevgili dudağına" benzetilir.
ii.abdülhamit'in istibdat dönemi'nde sosyal bir kaos meydana gelir ve herkes herkesi bir şekilde padişaha ispiyonlamaya başlar. malum bunlar genellikle padişaha yazılı olarak ulaşır. artık bu ispiyonlamalar, şikayetler vs. çoğalır ki ii. abdülhamit okuduğu her şikayet mektubunun/ kağıdının arkasına onu okuduğuna dair bir işaret koyar. "okudum, gördüm" anlamında koyduğu bu işaret arap alfabesindeki mim'dir. ve bu mim, o günden bugüne litaratürümüze girmiş hatta (bkz: mimlenmek) deyiminin de buradan geldiği söylenmektedir ki bu rivayete göre de gayet başarılı bir yordamadır.
aynalar...
yansıması yalnızlaşan gölgelerin
bir oyunu bize sahte görüntilerin.
ne baktıklarımız aynı ne gördüklerimiz,
ben cücesiyim bu hikayenin sen güliverisin...
korkular,
en çok nefret ettiğim.
yenik düştüğümüz yalancı kuklalar,
kabusları illetli gecelerimizin.
ve kırılmalar...
yine hayal ürünü benliğimizin.
duraklar...
ve o duraklarda,
farklı yüzler, farklı dudaklar,
mimlenmiş surat ifadeleri.
geçip giderken arkadan bakan,
anlamsız serzeniş hareketleri.
derin bir kuyu
kör karanlık,
elini kolunu bağlayan cinsten,
aşağıda sakal yukarıda bıyık,
gel suratıma tükür istersen...
yansıması yalnızlaşan gölgelerin
bir oyunu bize sahte görüntilerin.
ne baktıklarımız aynı ne gördüklerimiz,
ben cücesiyim bu hikayenin sen güliverisin...
korkular,
en çok nefret ettiğim.
yenik düştüğümüz yalancı kuklalar,
kabusları illetli gecelerimizin.
ve kırılmalar...
yine hayal ürünü benliğimizin.
duraklar...
ve o duraklarda,
farklı yüzler, farklı dudaklar,
mimlenmiş surat ifadeleri.
geçip giderken arkadan bakan,
anlamsız serzeniş hareketleri.
derin bir kuyu
kör karanlık,
elini kolunu bağlayan cinsten,
aşağıda sakal yukarıda bıyık,
gel suratıma tükür istersen...
Divan edebiyatında mim harfi sevgilinin henüz açılmamış,gonca konumundaki dudaklarını ifade etmek amacıyla kullanılan bir mazmundur.
(bkz: ebcet)
Ebcet hesabında karşılığı 40 olan harf. (bkz: mim koymak)
arap alfabesinde ( m ) harfi.
(bkz: pandomim)
(bkz: mim kemal öke)
Bir oyuncunun herhangi bir davranış veya duyguyu yüz ve vücut hareketleriyle anlattığı komedi türü.
(bkz: mimik)
(bkz: mimik)
taklide dayanan sözsüz oyun..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar