bugün
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- adana dürüm vs adana porsiyon4
- uyudun mu11
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek8
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i22
- şeffaf ayakkabı9
- kadın bacağı paylaşan mehdi5
- hayattan beklentiler7
- 81 ilde sığınak yapılması7
- sinek as6
- queen ravenna ve cinleri14
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- aşk7
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- özgüven4
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı7
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- tavuğun neden kanatları var11
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- insanı yoran duygular6
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- olgunlaştıkça farkına varılan şeyler4
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- ey insan6
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- spora başladım4
- s'i l v'e r m'i s t35
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- patso3
- taliban7
- uludağ sözlük size ne kattı27
- sözlüğün en masum yazarları18
- gocu34
- pandela 310
- gebze yi gebze yapan şeyler3
- kız düşürmenin kısa yolu19
- izmir yanıyor5
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- at eti yemek3
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
- queen ravennadan mesaj var11
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- uludağ sözlük deli istilası4
- kaşarlı sucuklu menemen8
- kulaklık6
- sonbahar depresyonu4
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı11
"Sin Şın'a girince Mim'in kabri bulunur" Sözünün Esrarı
Yavuz Sultan Selim Han, 24 Ağustos, 1516 tarihinde “Mercidâbık Savaşı”nı kazandıktan sonra Haleb’e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp eylül ayı sonunda Şam’a ulaşmıştı. Buradan Mısır’a geçmeden önce de 15 Aralık’a kadar Şam’da kalmıştı. Koca Yavuz, Şam’da kaldığı sıralarda, Muhyiddin-i Arabî hazretlerinin (1240) bir kitabında geçen “Sin Şın’a girince Mim’in kabri ortaya çıkar” şeklindeki bir ifadeyi, büyük âlim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada “Sin”in Selim’e, “Şın”ın Şam’a, “Mim”in de Muhyiddin’e işaret olduğu kanaatine varılmıştı...
Kabri harabeye çevrilmişti!
Yavuz Selim Han, Şam ve civarında bazı islâm büyüklerinin kabirlerini ziyaret ediyordu. Çok saygı duyduğu Muhyiddin-i Arabî hazretlerinin yeri ise hiç kimse tarafından bilinmiyordu. Çünkü asırlar önce, eserlerini yanlış anlayıp karşı çıkan bazı Suriye âlimlerinin de etkisiyle kabri harabeye çevrilip kaybolmuştu. Yavuz Sultan Selim Han, bir gece rüyasında Muhyiddin-i Arabî hazretlerini gördü. Kendisine şöyle diyordu:
“Ya Selim! Senin gelmeni beklerdim. Safa geldin, hoş geldin. Mısır gazanı sana müjdelerim. Sabahleyin bir siyah ata bin. O seni bana getirir. Beni hâk-i mezelleten (horluk topragından) kaldır. Bana bir türbe, bir cami ve imaret yapıver... Yürü işin rastgele, Mısır fethi müyesser ola!”
“Burası Muhyiddin’in kabridir”
Padişah, sabahleyin bir siyah ata biner. At gider, Salihiyye Mahallesi’nde bir çöplükte durup eşinmeye başlar. Orası açılınca büyükçe bir taş çıkar. Üzerinde “Burası Muhyiddin’in kabridir” yazısı görülür. Yavuz Selim Han orayı temizleterek kabri ortaya çıkarır.
Padişah, 22 Ocak 1517 tarihindeki Ridâniye Savaşı ve Mısır’ın fethinden dokuz ay kadar sonra, ekim ayında tekrar Şam’a gelir ve dört aydan fazla kalır. Bu süre içinde Şeyh’in kabrine türbe, yanına ise bir cami ve aşevi yaptırır. ilk cuma namazıyla da açılışını yapar. (5 Şubat 1518)
http://www.tariharsivi.or....html/index.php?yazar=279
görsel
Yavuz Sultan Selim Han, 24 Ağustos, 1516 tarihinde “Mercidâbık Savaşı”nı kazandıktan sonra Haleb’e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp eylül ayı sonunda Şam’a ulaşmıştı. Buradan Mısır’a geçmeden önce de 15 Aralık’a kadar Şam’da kalmıştı. Koca Yavuz, Şam’da kaldığı sıralarda, Muhyiddin-i Arabî hazretlerinin (1240) bir kitabında geçen “Sin Şın’a girince Mim’in kabri ortaya çıkar” şeklindeki bir ifadeyi, büyük âlim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada “Sin”in Selim’e, “Şın”ın Şam’a, “Mim”in de Muhyiddin’e işaret olduğu kanaatine varılmıştı...
Kabri harabeye çevrilmişti!
Yavuz Selim Han, Şam ve civarında bazı islâm büyüklerinin kabirlerini ziyaret ediyordu. Çok saygı duyduğu Muhyiddin-i Arabî hazretlerinin yeri ise hiç kimse tarafından bilinmiyordu. Çünkü asırlar önce, eserlerini yanlış anlayıp karşı çıkan bazı Suriye âlimlerinin de etkisiyle kabri harabeye çevrilip kaybolmuştu. Yavuz Sultan Selim Han, bir gece rüyasında Muhyiddin-i Arabî hazretlerini gördü. Kendisine şöyle diyordu:
“Ya Selim! Senin gelmeni beklerdim. Safa geldin, hoş geldin. Mısır gazanı sana müjdelerim. Sabahleyin bir siyah ata bin. O seni bana getirir. Beni hâk-i mezelleten (horluk topragından) kaldır. Bana bir türbe, bir cami ve imaret yapıver... Yürü işin rastgele, Mısır fethi müyesser ola!”
“Burası Muhyiddin’in kabridir”
Padişah, sabahleyin bir siyah ata biner. At gider, Salihiyye Mahallesi’nde bir çöplükte durup eşinmeye başlar. Orası açılınca büyükçe bir taş çıkar. Üzerinde “Burası Muhyiddin’in kabridir” yazısı görülür. Yavuz Selim Han orayı temizleterek kabri ortaya çıkarır.
Padişah, 22 Ocak 1517 tarihindeki Ridâniye Savaşı ve Mısır’ın fethinden dokuz ay kadar sonra, ekim ayında tekrar Şam’a gelir ve dört aydan fazla kalır. Bu süre içinde Şeyh’in kabrine türbe, yanına ise bir cami ve aşevi yaptırır. ilk cuma namazıyla da açılışını yapar. (5 Şubat 1518)
http://www.tariharsivi.or....html/index.php?yazar=279
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar