bugün
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması11
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız9
- sabah programları3
- soner sarıkabadayı3
- melike öcalan2
- çocukluk arkadaşlığı7
- engin altan düzyatan3
- şu an ne isterdin14
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur12
- azrail'in görüldüğü an4
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek26
- cadılar bayramında cadı kesmek3
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat37
- yulaf lapası vs tost11
- dinlerin evrensel olmaması3
- herkes nerde4
- güneşli bir günde insanın evde oturma nedenleri3
- karpuzcu liboş3
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler4
- açım aç9
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı4
- 2027 hedefleri2
- bir beden küçük kıyafet almak7
- edep sen ne güzel şeysin6
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- galatasaray vs akp13
- dibek kahvesi içmeden kendine gelemeyen kız2
- mustafa sarıgül pornosu5
- yazarların kahvaltı keyfi3
- mekke anlaşması2
- platon un mağara alegorisi6
- fon suresi 2 milyarıncı ayet4
- fon vurgunu54
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko7
- doğum günüm halloviin unutma diyen kezo3
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- kaan2
- from gold from dust34
- kalabalığı kucaklama hareketi2
- yunana girerken askere herete demek2
- kalvinci misin piskoposçu musun4
- kağıda kaat kiyat diyen kezo2
- kaçak çay18
- dilekçeye nasıl başlanır9
- sabah gelen telefon2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- borsa istanbul19
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
"Sin Şın'a girince Mim'in kabri bulunur" Sözünün Esrarı
Yavuz Sultan Selim Han, 24 Ağustos, 1516 tarihinde “Mercidâbık Savaşı”nı kazandıktan sonra Haleb’e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp eylül ayı sonunda Şam’a ulaşmıştı. Buradan Mısır’a geçmeden önce de 15 Aralık’a kadar Şam’da kalmıştı. Koca Yavuz, Şam’da kaldığı sıralarda, Muhyiddin-i Arabî hazretlerinin (1240) bir kitabında geçen “Sin Şın’a girince Mim’in kabri ortaya çıkar” şeklindeki bir ifadeyi, büyük âlim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada “Sin”in Selim’e, “Şın”ın Şam’a, “Mim”in de Muhyiddin’e işaret olduğu kanaatine varılmıştı...
Kabri harabeye çevrilmişti!
Yavuz Selim Han, Şam ve civarında bazı islâm büyüklerinin kabirlerini ziyaret ediyordu. Çok saygı duyduğu Muhyiddin-i Arabî hazretlerinin yeri ise hiç kimse tarafından bilinmiyordu. Çünkü asırlar önce, eserlerini yanlış anlayıp karşı çıkan bazı Suriye âlimlerinin de etkisiyle kabri harabeye çevrilip kaybolmuştu. Yavuz Sultan Selim Han, bir gece rüyasında Muhyiddin-i Arabî hazretlerini gördü. Kendisine şöyle diyordu:
“Ya Selim! Senin gelmeni beklerdim. Safa geldin, hoş geldin. Mısır gazanı sana müjdelerim. Sabahleyin bir siyah ata bin. O seni bana getirir. Beni hâk-i mezelleten (horluk topragından) kaldır. Bana bir türbe, bir cami ve imaret yapıver... Yürü işin rastgele, Mısır fethi müyesser ola!”
“Burası Muhyiddin’in kabridir”
Padişah, sabahleyin bir siyah ata biner. At gider, Salihiyye Mahallesi’nde bir çöplükte durup eşinmeye başlar. Orası açılınca büyükçe bir taş çıkar. Üzerinde “Burası Muhyiddin’in kabridir” yazısı görülür. Yavuz Selim Han orayı temizleterek kabri ortaya çıkarır.
Padişah, 22 Ocak 1517 tarihindeki Ridâniye Savaşı ve Mısır’ın fethinden dokuz ay kadar sonra, ekim ayında tekrar Şam’a gelir ve dört aydan fazla kalır. Bu süre içinde Şeyh’in kabrine türbe, yanına ise bir cami ve aşevi yaptırır. ilk cuma namazıyla da açılışını yapar. (5 Şubat 1518)
http://www.tariharsivi.or....html/index.php?yazar=279
görsel
Yavuz Sultan Selim Han, 24 Ağustos, 1516 tarihinde “Mercidâbık Savaşı”nı kazandıktan sonra Haleb’e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp eylül ayı sonunda Şam’a ulaşmıştı. Buradan Mısır’a geçmeden önce de 15 Aralık’a kadar Şam’da kalmıştı. Koca Yavuz, Şam’da kaldığı sıralarda, Muhyiddin-i Arabî hazretlerinin (1240) bir kitabında geçen “Sin Şın’a girince Mim’in kabri ortaya çıkar” şeklindeki bir ifadeyi, büyük âlim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada “Sin”in Selim’e, “Şın”ın Şam’a, “Mim”in de Muhyiddin’e işaret olduğu kanaatine varılmıştı...
Kabri harabeye çevrilmişti!
Yavuz Selim Han, Şam ve civarında bazı islâm büyüklerinin kabirlerini ziyaret ediyordu. Çok saygı duyduğu Muhyiddin-i Arabî hazretlerinin yeri ise hiç kimse tarafından bilinmiyordu. Çünkü asırlar önce, eserlerini yanlış anlayıp karşı çıkan bazı Suriye âlimlerinin de etkisiyle kabri harabeye çevrilip kaybolmuştu. Yavuz Sultan Selim Han, bir gece rüyasında Muhyiddin-i Arabî hazretlerini gördü. Kendisine şöyle diyordu:
“Ya Selim! Senin gelmeni beklerdim. Safa geldin, hoş geldin. Mısır gazanı sana müjdelerim. Sabahleyin bir siyah ata bin. O seni bana getirir. Beni hâk-i mezelleten (horluk topragından) kaldır. Bana bir türbe, bir cami ve imaret yapıver... Yürü işin rastgele, Mısır fethi müyesser ola!”
“Burası Muhyiddin’in kabridir”
Padişah, sabahleyin bir siyah ata biner. At gider, Salihiyye Mahallesi’nde bir çöplükte durup eşinmeye başlar. Orası açılınca büyükçe bir taş çıkar. Üzerinde “Burası Muhyiddin’in kabridir” yazısı görülür. Yavuz Selim Han orayı temizleterek kabri ortaya çıkarır.
Padişah, 22 Ocak 1517 tarihindeki Ridâniye Savaşı ve Mısır’ın fethinden dokuz ay kadar sonra, ekim ayında tekrar Şam’a gelir ve dört aydan fazla kalır. Bu süre içinde Şeyh’in kabrine türbe, yanına ise bir cami ve aşevi yaptırır. ilk cuma namazıyla da açılışını yapar. (5 Şubat 1518)
http://www.tariharsivi.or....html/index.php?yazar=279
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar