bugün
- osuruktan şiirler16
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı10
- bir yazarı savunmak7
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz5
- serfoş yuzır3
- üsteki yazar ne düşünüyor tahmin et4
- nasıl birisiniz3
- çalışmadan para kazanmak6
- alttaki yazara motto ver3
- nasıl zengin olunur4
- sarı torba2
- amedspor7
- mutlu ama uzak olsun5
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek6
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- seri gizli artı oy veren melek7
- porno entelektüelliği2
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- velvet27
- özlediniz mi beni7
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- üsteki yazara güzel bir şey söyle2
- sözlük çok bozuldu monşer2
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi5
- fosur fosur osurmak2
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- karı kıza para yedirir misiniz5
- sözlükte kavga oldu hissi5
- yatarken surata telefonu düşürmek2
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- erkeklerin gözdesi olan erkek3
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- as maca'nın kızların gözdesi olması3
- acı gerçekler3
- ütopyalar güzeldir2
- buddy dude4
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun5
- kedi4
- uludağ itiraf2
- pizza yemek2
- yazarlarda bana laf sokuldu mu paranoyası3
- mor semsiyeli yabanci8
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- nil karaibrahimgil2
- evliliğin anlamı13
- sen hep tedbirler aldın ben gözü karaydım2
- o kızdan uzak dur diyen erkek4
- anın görüntüsü34
- türklere vize serbestisi4
21. yüzyılın putu olan kavram milli iradedir çünkü 1970'li yıllarla birlikte son çırpınışlarını yaşayan modernizm 80'li yıllarda çöktü ve bütün postmodern felsefe sadece modernizmin çöktüğünü ilan üstüne kuruldu.
Modern değerlerin tamamı iflas edince, toplumsal meşruiyet zemini aranmaktayken meşruiyetin asıl kaynağının çoğunluğun oyu olduğuna karar kıldı geniş yığınlar suya düşenin yılana sarılışı gibi.
Aradan geçen 40 yılda demokrasi ve siyaset fikirleri de tamamen iflas etti.
Göreceğiz ne olacak.
3. milenyumun dijital çağının getirdiği insan yekununu analitik olarak incelenebilmesi vasfı milli irade putunu çoktan yıktı.
Kuantum çağına doğru ilerlemekte olduğumuz şu günde milli irade kavramının en az kölelik ve mutlaki rejimler kadar vahşi ve onlardan çok daha süreksiz olduğu da ispatlandı.
Kapitalizm, komunizm, sosyalizm, faşizm, teknokrasi vs. modern değerlerin protestanlığın yozlaşmış birer materyal dünyaya izdüşümü olduğu 1980'li yıllarda tamamen anlaşıldı.
Şimdi birileri iki de bir çıkıp, biz çoğunluğuz halk bizi seçti diyor. Önce tanrıydı meşruiyetin kaynağı, mutlak bilgelik. Sonra modernite oldu yani mutlak bilgeliğe giden yol, bir derece düştü. Şimdiyse modernitenin iğrenç bir replikasının ızdırabını yaşamaktayız. Cahil kitlelerin ve onların halk davukluğunu yapan demagogların gönüllü kölesi olmamız beklenmekte bizden.
Reddediyorum! Milli irade putunuzu reddediyor ve o putu yıkıyorum!
Fikir hayatıma kasteden vahşilerin çokluğu beni suçlu değil kahraman kılar.
Demokrasi, insanlık tarihinin en vahşi köleleştirme rejimidir ve her anıyla vahşetini ortaya sermektedir.
Bin yıl sonra insanlık yeterince gelişirse, bizim bu bastırılma ve terörize edilme çağında intihar etmeden nasıl dayandığımızı sorgulayacak.
Burada kastedilen milli irade, demokratik seçimlerde çoğunluğun oyuyla yasa yapıcı ve hükümetin seçilmesi halidir.
Modern değerlerin tamamı iflas edince, toplumsal meşruiyet zemini aranmaktayken meşruiyetin asıl kaynağının çoğunluğun oyu olduğuna karar kıldı geniş yığınlar suya düşenin yılana sarılışı gibi.
Aradan geçen 40 yılda demokrasi ve siyaset fikirleri de tamamen iflas etti.
Göreceğiz ne olacak.
3. milenyumun dijital çağının getirdiği insan yekununu analitik olarak incelenebilmesi vasfı milli irade putunu çoktan yıktı.
Kuantum çağına doğru ilerlemekte olduğumuz şu günde milli irade kavramının en az kölelik ve mutlaki rejimler kadar vahşi ve onlardan çok daha süreksiz olduğu da ispatlandı.
Kapitalizm, komunizm, sosyalizm, faşizm, teknokrasi vs. modern değerlerin protestanlığın yozlaşmış birer materyal dünyaya izdüşümü olduğu 1980'li yıllarda tamamen anlaşıldı.
Şimdi birileri iki de bir çıkıp, biz çoğunluğuz halk bizi seçti diyor. Önce tanrıydı meşruiyetin kaynağı, mutlak bilgelik. Sonra modernite oldu yani mutlak bilgeliğe giden yol, bir derece düştü. Şimdiyse modernitenin iğrenç bir replikasının ızdırabını yaşamaktayız. Cahil kitlelerin ve onların halk davukluğunu yapan demagogların gönüllü kölesi olmamız beklenmekte bizden.
Reddediyorum! Milli irade putunuzu reddediyor ve o putu yıkıyorum!
Fikir hayatıma kasteden vahşilerin çokluğu beni suçlu değil kahraman kılar.
Demokrasi, insanlık tarihinin en vahşi köleleştirme rejimidir ve her anıyla vahşetini ortaya sermektedir.
Bin yıl sonra insanlık yeterince gelişirse, bizim bu bastırılma ve terörize edilme çağında intihar etmeden nasıl dayandığımızı sorgulayacak.
Burada kastedilen milli irade, demokratik seçimlerde çoğunluğun oyuyla yasa yapıcı ve hükümetin seçilmesi halidir.
Puttur, balondur, lattır, menattır, uzzadır.
Milli irade denilen 18 yaş üstünün oy kullandığı seçimlerde fazla oy alanların yasama ve yürütmeyi kontrol ettiği sistemden bahsediyoruz.
Bu milli irade denen şey modernizmin leşinin canlı kuzu diye otlağa sürülme çabasıdır ki modernizm 18. yüzyılda başlayan, 19. yüzyılda altın çağını yaşayan, 2 dünya savaşıyla önce entelektüel çevrede sonra halk tabanında yavaş yavaş terk edilen 1980'li yıllardan itibaren de aslında ne kadar akıl dışı ve zırva olduğu anlaşılan; protestanların dünyayı cennete çevirme ideasının materyal evren üzerindeki iğreti bir izdüşümüdür.
18. yüzyıla kadar iki fikir vardı: hakikat varlığa içkindir ve o hakikate ulaşmak için insanların gerektiğinde bireysel, gerektiğinde kurumsal izlemesi gereken yollar vardır ve bu yolların meşriyet kaynağı da onlarla birlikte gelecek ödül ceza mekanizmasıdır. Bu budizmde acıda yok olma, islamda cehennem, hristiyanlıkta kötülüğe hapsolma, taoculukta niirvadan uzaklaşma vs. vs. isimler aldı.
18. yüzyıla kadar olan bu fikirler hakikate dair pek az şey söylüyorlardı ama en azından insanın çevresiyle etkileşime geçerken kullanabileceği bayağı kullanışlı paradigmalar üretiyorlardı.
Bu milli irade denen şey modernizmin leşinin canlı kuzu diye otlağa sürülme çabasıdır ki modernizm 18. yüzyılda başlayan, 19. yüzyılda altın çağını yaşayan, 2 dünya savaşıyla önce entelektüel çevrede sonra halk tabanında yavaş yavaş terk edilen 1980'li yıllardan itibaren de aslında ne kadar akıl dışı ve zırva olduğu anlaşılan; protestanların dünyayı cennete çevirme ideasının materyal evren üzerindeki iğreti bir izdüşümüdür.
18. yüzyıla kadar iki fikir vardı: hakikat varlığa içkindir ve o hakikate ulaşmak için insanların gerektiğinde bireysel, gerektiğinde kurumsal izlemesi gereken yollar vardır ve bu yolların meşriyet kaynağı da onlarla birlikte gelecek ödül ceza mekanizmasıdır. Bu budizmde acıda yok olma, islamda cehennem, hristiyanlıkta kötülüğe hapsolma, taoculukta niirvadan uzaklaşma vs. vs. isimler aldı.
18. yüzyıla kadar olan bu fikirler hakikate dair pek az şey söylüyorlardı ama en azından insanın çevresiyle etkileşime geçerken kullanabileceği bayağı kullanışlı paradigmalar üretiyorlardı.
1839 tanzimat fermanından sonra bugün hala, "irade-i milliye vs irade-i seniyye" konusuna kafa yoruyoruz.
Şu günlerde sadece Akp’yi seçince saygı duyulan bir irade.
akp'nin istedigi olmadigi noktada biter. demokrasiyi arac olarak kullanan gottoslardan ne bekliyorsunuz?
neyse ki allah'in sopasi yok.
neyse ki allah'in sopasi yok.
Demokrasilerde %50 +1 veya ona en yakın oyu alan kişinin ve partinin milli irade gereği seçildiği kabul edilir.
Bu hakikat değildir.
Milli irade toplumun tamamının üstünde ortak kanıya varabildiği durumda oluşur ancak.
Milletin tamamının da üstünde ortak kanıya sahip olabileceği tek şey ekonomik hayattaki varlığı minimumda tutulan laik cumhuriyettir.
Ekonominin %40'ına yakınına hükmeden demokratik devletin üreteceği hiçbir milli irade yoktur.
Milli irade kavramı 21. yüzyılın en vahşi putudur ve ben şahsım adına bu putu yıktım.
Demokratik hiçbir kurum ve seçimi tanımıyorum. Demokratik yollarla seçilen her başkan, cumhurbaşkanı, başbakan vs. firavundur.
Bu hakikat değildir.
Milli irade toplumun tamamının üstünde ortak kanıya varabildiği durumda oluşur ancak.
Milletin tamamının da üstünde ortak kanıya sahip olabileceği tek şey ekonomik hayattaki varlığı minimumda tutulan laik cumhuriyettir.
Ekonominin %40'ına yakınına hükmeden demokratik devletin üreteceği hiçbir milli irade yoktur.
Milli irade kavramı 21. yüzyılın en vahşi putudur ve ben şahsım adına bu putu yıktım.
Demokratik hiçbir kurum ve seçimi tanımıyorum. Demokratik yollarla seçilen her başkan, cumhurbaşkanı, başbakan vs. firavundur.
Ahtapot paulün seçimleri bile daha isabetliydi.
Hür değildir. Milli irade, batıl fikirler ve batıl inançlarla paslanmış ve büyük ölçüde ortaçağ müessesleri kadrosunun köleliği altındadır. Her şeyden önce bu irade, müspet ilme dayanan ilk eğitim terbiyesi ile kara inançlardan temizlenerek saf kılınmalı ve hürriyetine kavuşturulmalıdır.
3 kere milli irade ekrem imamoğlu demiştir.
milli iradeye saygı kalmamıştır.
milli iradeye saygı kalmamıştır.
pilli idare lambasi.
herhangi bir partinin, görüşün tekelinde olmayandır.
halk kimi seçerse, milli irade odur.
halk kimi seçerse, milli irade odur.
yıllarca kafa ütülediler. sonuç 3 seçim kazanmış adamı sivil darbe ile devirmek.
Daha öncede sandıktan çıkan istanbul seçimini iptal etmişlerdi milli idare.
kemalizmi tarihe gömmüştür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar