bugün
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- yuzırların süper güçleri11
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- türkiye a milli futbol takımı15
- enteresan beddualar9
- seni hayata bağlayan şey8
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması10
- dövmesi olan yazarlar6
- 33 yaşında emekli hayatı yaşamak4
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız4
- cumartesi gecesi intihar etmek5
- istanbul trafiğini bir cümleyle anlatmak5
- nervio'nun kedi kumu5
- rüştü reçber in kötü bir kaleci olması2
- aç olmak ama ne yemek istediğini bilmemek5
- termodinamiğin ikinci kanununu silkmek5
- sözlük yazarlarının nicklerinin fotoğrafı3
- 20 haziran 2026 almanya fildişi sahili maçı4
- a milli futbol takımına bir bahane bırak3
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
- 48 takım içinde 47 nci olmak3
- kendini beğendirmek2
- ankara mı istanbul mu9
- treni kaçırmak5
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- okulda felsefe dersinin kaldırılması2
- salyangozun bıraktığı gümüşsü iz4
- siz yazın ben yatıyorum3
- berberlere zam gelmesi7
- sevgilisini paylaşan adam3
- platonik aşk5
- kimseyle tanışamamak2
- erkeklerin akılsızlıkları9
- vurduran erkek davranışları3
- kayahan'ın en güzel şarkısı12
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- gavat bir insan olmak3
- madem elenecektiniz lucescu yu neden öldürdünüz2
- kadınların ilgisiz yaşayamaması13
- crrc corporation3
- kızın yanında güvercin avuçlayıp özgürsün demek3
- 13 seçim kaybetmedim7
- johnny deep barış akarsu benzerliği2
- keranenin darvinci açıklaması2
- aslan burcunun karakteristik özellikleri6
- haiti3
- iç anadolu ağzı3
- renault toros ile eğitim veren sürücü kursu2
- markette taze fasulye 100 tl köylü satıyor 100 tl3
- köle isaura2
21. yüzyılın putu olan kavram milli iradedir çünkü 1970'li yıllarla birlikte son çırpınışlarını yaşayan modernizm 80'li yıllarda çöktü ve bütün postmodern felsefe sadece modernizmin çöktüğünü ilan üstüne kuruldu.
Modern değerlerin tamamı iflas edince, toplumsal meşruiyet zemini aranmaktayken meşruiyetin asıl kaynağının çoğunluğun oyu olduğuna karar kıldı geniş yığınlar suya düşenin yılana sarılışı gibi.
Aradan geçen 40 yılda demokrasi ve siyaset fikirleri de tamamen iflas etti.
Göreceğiz ne olacak.
3. milenyumun dijital çağının getirdiği insan yekununu analitik olarak incelenebilmesi vasfı milli irade putunu çoktan yıktı.
Kuantum çağına doğru ilerlemekte olduğumuz şu günde milli irade kavramının en az kölelik ve mutlaki rejimler kadar vahşi ve onlardan çok daha süreksiz olduğu da ispatlandı.
Kapitalizm, komunizm, sosyalizm, faşizm, teknokrasi vs. modern değerlerin protestanlığın yozlaşmış birer materyal dünyaya izdüşümü olduğu 1980'li yıllarda tamamen anlaşıldı.
Şimdi birileri iki de bir çıkıp, biz çoğunluğuz halk bizi seçti diyor. Önce tanrıydı meşruiyetin kaynağı, mutlak bilgelik. Sonra modernite oldu yani mutlak bilgeliğe giden yol, bir derece düştü. Şimdiyse modernitenin iğrenç bir replikasının ızdırabını yaşamaktayız. Cahil kitlelerin ve onların halk davukluğunu yapan demagogların gönüllü kölesi olmamız beklenmekte bizden.
Reddediyorum! Milli irade putunuzu reddediyor ve o putu yıkıyorum!
Fikir hayatıma kasteden vahşilerin çokluğu beni suçlu değil kahraman kılar.
Demokrasi, insanlık tarihinin en vahşi köleleştirme rejimidir ve her anıyla vahşetini ortaya sermektedir.
Bin yıl sonra insanlık yeterince gelişirse, bizim bu bastırılma ve terörize edilme çağında intihar etmeden nasıl dayandığımızı sorgulayacak.
Burada kastedilen milli irade, demokratik seçimlerde çoğunluğun oyuyla yasa yapıcı ve hükümetin seçilmesi halidir.
Modern değerlerin tamamı iflas edince, toplumsal meşruiyet zemini aranmaktayken meşruiyetin asıl kaynağının çoğunluğun oyu olduğuna karar kıldı geniş yığınlar suya düşenin yılana sarılışı gibi.
Aradan geçen 40 yılda demokrasi ve siyaset fikirleri de tamamen iflas etti.
Göreceğiz ne olacak.
3. milenyumun dijital çağının getirdiği insan yekununu analitik olarak incelenebilmesi vasfı milli irade putunu çoktan yıktı.
Kuantum çağına doğru ilerlemekte olduğumuz şu günde milli irade kavramının en az kölelik ve mutlaki rejimler kadar vahşi ve onlardan çok daha süreksiz olduğu da ispatlandı.
Kapitalizm, komunizm, sosyalizm, faşizm, teknokrasi vs. modern değerlerin protestanlığın yozlaşmış birer materyal dünyaya izdüşümü olduğu 1980'li yıllarda tamamen anlaşıldı.
Şimdi birileri iki de bir çıkıp, biz çoğunluğuz halk bizi seçti diyor. Önce tanrıydı meşruiyetin kaynağı, mutlak bilgelik. Sonra modernite oldu yani mutlak bilgeliğe giden yol, bir derece düştü. Şimdiyse modernitenin iğrenç bir replikasının ızdırabını yaşamaktayız. Cahil kitlelerin ve onların halk davukluğunu yapan demagogların gönüllü kölesi olmamız beklenmekte bizden.
Reddediyorum! Milli irade putunuzu reddediyor ve o putu yıkıyorum!
Fikir hayatıma kasteden vahşilerin çokluğu beni suçlu değil kahraman kılar.
Demokrasi, insanlık tarihinin en vahşi köleleştirme rejimidir ve her anıyla vahşetini ortaya sermektedir.
Bin yıl sonra insanlık yeterince gelişirse, bizim bu bastırılma ve terörize edilme çağında intihar etmeden nasıl dayandığımızı sorgulayacak.
Burada kastedilen milli irade, demokratik seçimlerde çoğunluğun oyuyla yasa yapıcı ve hükümetin seçilmesi halidir.
Puttur, balondur, lattır, menattır, uzzadır.
Milli irade denilen 18 yaş üstünün oy kullandığı seçimlerde fazla oy alanların yasama ve yürütmeyi kontrol ettiği sistemden bahsediyoruz.
Bu milli irade denen şey modernizmin leşinin canlı kuzu diye otlağa sürülme çabasıdır ki modernizm 18. yüzyılda başlayan, 19. yüzyılda altın çağını yaşayan, 2 dünya savaşıyla önce entelektüel çevrede sonra halk tabanında yavaş yavaş terk edilen 1980'li yıllardan itibaren de aslında ne kadar akıl dışı ve zırva olduğu anlaşılan; protestanların dünyayı cennete çevirme ideasının materyal evren üzerindeki iğreti bir izdüşümüdür.
18. yüzyıla kadar iki fikir vardı: hakikat varlığa içkindir ve o hakikate ulaşmak için insanların gerektiğinde bireysel, gerektiğinde kurumsal izlemesi gereken yollar vardır ve bu yolların meşriyet kaynağı da onlarla birlikte gelecek ödül ceza mekanizmasıdır. Bu budizmde acıda yok olma, islamda cehennem, hristiyanlıkta kötülüğe hapsolma, taoculukta niirvadan uzaklaşma vs. vs. isimler aldı.
18. yüzyıla kadar olan bu fikirler hakikate dair pek az şey söylüyorlardı ama en azından insanın çevresiyle etkileşime geçerken kullanabileceği bayağı kullanışlı paradigmalar üretiyorlardı.
Bu milli irade denen şey modernizmin leşinin canlı kuzu diye otlağa sürülme çabasıdır ki modernizm 18. yüzyılda başlayan, 19. yüzyılda altın çağını yaşayan, 2 dünya savaşıyla önce entelektüel çevrede sonra halk tabanında yavaş yavaş terk edilen 1980'li yıllardan itibaren de aslında ne kadar akıl dışı ve zırva olduğu anlaşılan; protestanların dünyayı cennete çevirme ideasının materyal evren üzerindeki iğreti bir izdüşümüdür.
18. yüzyıla kadar iki fikir vardı: hakikat varlığa içkindir ve o hakikate ulaşmak için insanların gerektiğinde bireysel, gerektiğinde kurumsal izlemesi gereken yollar vardır ve bu yolların meşriyet kaynağı da onlarla birlikte gelecek ödül ceza mekanizmasıdır. Bu budizmde acıda yok olma, islamda cehennem, hristiyanlıkta kötülüğe hapsolma, taoculukta niirvadan uzaklaşma vs. vs. isimler aldı.
18. yüzyıla kadar olan bu fikirler hakikate dair pek az şey söylüyorlardı ama en azından insanın çevresiyle etkileşime geçerken kullanabileceği bayağı kullanışlı paradigmalar üretiyorlardı.
1839 tanzimat fermanından sonra bugün hala, "irade-i milliye vs irade-i seniyye" konusuna kafa yoruyoruz.
Şu günlerde sadece Akp’yi seçince saygı duyulan bir irade.
akp'nin istedigi olmadigi noktada biter. demokrasiyi arac olarak kullanan gottoslardan ne bekliyorsunuz?
neyse ki allah'in sopasi yok.
neyse ki allah'in sopasi yok.
Demokrasilerde %50 +1 veya ona en yakın oyu alan kişinin ve partinin milli irade gereği seçildiği kabul edilir.
Bu hakikat değildir.
Milli irade toplumun tamamının üstünde ortak kanıya varabildiği durumda oluşur ancak.
Milletin tamamının da üstünde ortak kanıya sahip olabileceği tek şey ekonomik hayattaki varlığı minimumda tutulan laik cumhuriyettir.
Ekonominin %40'ına yakınına hükmeden demokratik devletin üreteceği hiçbir milli irade yoktur.
Milli irade kavramı 21. yüzyılın en vahşi putudur ve ben şahsım adına bu putu yıktım.
Demokratik hiçbir kurum ve seçimi tanımıyorum. Demokratik yollarla seçilen her başkan, cumhurbaşkanı, başbakan vs. firavundur.
Bu hakikat değildir.
Milli irade toplumun tamamının üstünde ortak kanıya varabildiği durumda oluşur ancak.
Milletin tamamının da üstünde ortak kanıya sahip olabileceği tek şey ekonomik hayattaki varlığı minimumda tutulan laik cumhuriyettir.
Ekonominin %40'ına yakınına hükmeden demokratik devletin üreteceği hiçbir milli irade yoktur.
Milli irade kavramı 21. yüzyılın en vahşi putudur ve ben şahsım adına bu putu yıktım.
Demokratik hiçbir kurum ve seçimi tanımıyorum. Demokratik yollarla seçilen her başkan, cumhurbaşkanı, başbakan vs. firavundur.
Ahtapot paulün seçimleri bile daha isabetliydi.
Hür değildir. Milli irade, batıl fikirler ve batıl inançlarla paslanmış ve büyük ölçüde ortaçağ müessesleri kadrosunun köleliği altındadır. Her şeyden önce bu irade, müspet ilme dayanan ilk eğitim terbiyesi ile kara inançlardan temizlenerek saf kılınmalı ve hürriyetine kavuşturulmalıdır.
3 kere milli irade ekrem imamoğlu demiştir.
milli iradeye saygı kalmamıştır.
milli iradeye saygı kalmamıştır.
pilli idare lambasi.
herhangi bir partinin, görüşün tekelinde olmayandır.
halk kimi seçerse, milli irade odur.
halk kimi seçerse, milli irade odur.
yıllarca kafa ütülediler. sonuç 3 seçim kazanmış adamı sivil darbe ile devirmek.
Daha öncede sandıktan çıkan istanbul seçimini iptal etmişlerdi milli idare.
kemalizmi tarihe gömmüştür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar