bugün
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci18
- serhat kılıç19
- italyan mutfağı2
- ahmet hakan'ın kalkan topuk analizi2
- dur bakalım kimin elinde kalacak2
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması5
- cop316
- en sevmediğin insan tipleri9
- ikinci defa askere gitmek8
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- kurusıkı3
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- tai lung42
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- özbek kadınlar14
- claudian clouds22
- bir kızla dalga geçmek6
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- sözlük whatsapp grupları13
- mavi göz7
- gizli hesap6
- sarapci koala46
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- friedrich hegel la bi cay icek12
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- uludağ itiraf10
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- enayimiknatisii32
- islam'ın hak dini olması6
- melissa vargas7
- yarın kpssye girecek yazarlar15
- namazın amacı6
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- anın görüntüsü25
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- deccal internetten çıkacak9
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- gece vardiyası yazarlar4
- fenerbahçe15
bir kere yaladığım bir daha da yalamadığım besin boyalı buz parmak. *
çocukluğumuz kısıtlı bütçemizle tadına bakabildiğimiz dondurma. evet bizim için dondurmaydı o çünkü biz fakirdik.
lezzteli fakat çok kalitesiz, boktan, sikik birşeydi. bunun satılmasına izin veren sağlık bakanı bozuntularını yargılamak lazım.
7. nesil yazar. ne kadar hoş geldiğini gösterir umarım.
çocukluğumun unutulmazı. en çok limonlu olanını severdim.
ilkokul yıllarımda okulun bahçesinde yapılan maçtan sonra kan ter içinde kalınmıştır ve bir arkadaşla serinlemek amaçlı meybuz alınmaya gidilmiştir..bardakta olan o zamanın parasıyla 100.000 lira, küçükleri ise 50.000 liradır.. o anda ne amaçla sorduğunu hala bilmememle birlikte arkadaşın yaran sorusu..
arkadaş - 50'lik meybuz kaç para ?
bakkalcı - neyyy!
arkadaş - 50'lik meybuz kaç para ?
bakkalcı - neyyy!
zamanında en üst kattaki sınıftan en alt kattaki kantine koşarak 5 dk lık teneffüste 2 tane bitirdiğim bir devrin vazgeçilmezlerindendir.
bildiğin boyalı, şekerli suyun küçük poşetlerde dondurulup satıldığı, çocukluğumuzun unutulmaz lezzeti. insana eski günleri hatırlattığı gibi, hey gidi günler dedirir.
çocukluğun unutulmazlarındandır.
Mahallemize Almanya'dan tatile gelen komşularımızdan birinin kızı her geldiğinde mahallenin çocuklarına meybuz ısmarlardı. *
Mahallemize Almanya'dan tatile gelen komşularımızdan birinin kızı her geldiğinde mahallenin çocuklarına meybuz ısmarlardı. *
öğretmenlerin, annelerin ısrarla kötülediği, okul kantinlerinde satılması yasak olan meyveli buz. her gün alırdım hiçte hasta olmazdım.
kan ter içine oyananan mahalle maçları, misket müsabakaları gibi türlü türlü oyunlar sonrasında veyahut akabinde bakkala koşulup ucuz olduğu için tercih edilen sağlıksız ama değişik ve güzel tadı olandı.
birden bire aklıma geldi gece gece. çok zaman geçmiş, hey gidi hey.
birden bire aklıma geldi gece gece. çok zaman geçmiş, hey gidi hey.
hafif eridikten ve buzları mideye indirdikten sonra alt kısmında suyu kalırdı. akabinde afiyetle onu da mideye indirirdik.
birde meybuz kabının içine kola koyup, buzluğa atardım ve kendi imalatımı yapardım.
birde meybuz kabının içine kola koyup, buzluğa atardım ve kendi imalatımı yapardım.
hep, biraz erimesine izin verdikten sonra yediğim, nice iddialı sokak maçına ödül olmuş, bakkal amcanın dondurma dolabındaki en ucuz ürün olan, çubuk şeklinde, muhtelif meyve aromalı buz.
çok severdik lan.
(bkz: 90 larda çocuk olmak)
(bkz: 90 larda çocuk olmak)
(bkz: fakir olmanin guzel yanlari)
ben şu bardaktakileri değilde, uzun çubuk olanları severdim, tam ortadan ikiye bölünüyordu. ben genelde portakallısını alırdım, ortadan ikiye ayırırdım. ayırdığım parçanın baş kısmını dişimle parçalar, sonra dişimi bastırıp, kendime doğru çekip ağzımda eritirdim. elimde max alacak para olsa bile, bir kere max alacağıma, birkaç kez meybuz alıp yerdim.
özledim be...
özledim be...
bardakta satılanların tadı bir başkaydı bir zamanlar.
en son ilk okul 4.sınıf yaz tatilinde ankara da 250 liraya ( eminim 250 idi ) yediğim dönemin popüler meyve aromalı bir tür buzuydu o yıllarda çocukluktanmıdır nedir çok severdik.
bu maddeyi yemeyen sözlük yazarı burada tahlil yapma konusunda biraz eksiklik yaşayacağını düşünüyorum. vay be ne zamanlardı be şimdi magnumdan aşşağısı kurtarmıyor.
limonlusuna hastaydım be sözlük. ama meybuzu yicez diye poşetide yiyip kabız olurduk.
Mahallenin koca marketler arasında kalmış küçük bakkalından alırdık. 10 bin liraya, 25 bin liraya. Büyükleri 50 bin liraydı. O zaman paradan altı sıfır da atılmamıştı. Annelerimiz kızarlardı. Meybuz yediğimizi anlamasınlar diye meybuzdan sonra pembeleşen kırmızılaşan yeşeren sararan dilimizi evin dışındaki çeşmede yıkardık. Ne günlermiş.
şimdi olsa yaşımdan utanmadan bakkaldan satın alır hemen orada yerdim. sonra bir tane daha, bozukluk bitinceye kadar. ah ulan ah...
bir teneffüste 4-5 tane yediğimiz halde, erir diye o kalabalık okul kantinine defalarca gidip taksit taksit aldığımız çocukluk fenomenimizdir. istediğin çeşidi kalmamışsa ''almıyorum.'' diye bir şey yoktur, çünkü hepsi güzeldir ve ''abi o zaman limonlu ver.'' dersin. derdik.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar