bugün
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak10
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş7
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması8
- uludede'nin cenaze eventi8
- göz kanlanması6
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- 3 kere üst üste 31 çekmek9
- uludede'yi karıya götürmek7
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- ekmeğe çikolata sürmek7
- pick me girl5
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- gunluklerim aylik olmus4
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi5
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- sürekli özür dileyen insan5
- avare be3
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı5
- uludede nim mirası4
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- eyeliner çekme yöntemleri7
- yunan adalarına gitmek20
- dinci ahlaksızlığı19
- fatma betül sayan kaya64
- söylenilen pembe yalanlar3
- bana ayrılan sürenin sonuna geldik4
- gece gece nervioyu düşünüp efkarlanmak3
- ciğer yiyen midesizler10
- gece kapıya dayanan zombilere lahmacun ısmarlamak4
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
- kömbe6
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- kahverengi göz kalemi6
- robotların insanlara baş kaldırması5
- sarma3
- yunan aşığı tip15
- ciğer vs kokoreç8
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- ortaçağda cadı avlamak3
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- makyajın ciltte pütür durması5
aşk ı en güzel anlatan ve yaşayan, kendine hayran bırakan yüce kişi.
çağının aşmış kişisi. fikir adamı. ve elbette anlaşılmamış adam.
hayranlık duyduğum, özendiğim büyük şahsiyettir. kendi şemsi mi bulmak ve mevlananın yaşadığı duyguların az bi kısmını yaşamayı çok isterdim.
Kişinin değeri nedir?
- Aradığı şeydir!
Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki sen cansın.
Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan, sen bir ekmeksin.
Bu gizli, bu nükteli sözün manasına akıl erdirirsen, anlarsın ki
Aradığın ancak sensin, sen.
Madendeki inciyi aradıkça madensin.
Ekmek lokmasına heves ettikçe ekmeksin.
Şu kapalı sözü anlarsan, anlarsın her şeyi;
Neyi arıyorsan, sen osun.
Senin canın içinde bir can var, o canı ara!
Beden dağının içinde mücevher var, o mücevherin madenini ara!
A yürüyüp giden sufi, gücün yeterse ara;
Ama dışarıda değil, aradığını kendinde ara.
- Aradığı şeydir!
Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki sen cansın.
Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan, sen bir ekmeksin.
Bu gizli, bu nükteli sözün manasına akıl erdirirsen, anlarsın ki
Aradığın ancak sensin, sen.
Madendeki inciyi aradıkça madensin.
Ekmek lokmasına heves ettikçe ekmeksin.
Şu kapalı sözü anlarsan, anlarsın her şeyi;
Neyi arıyorsan, sen osun.
Senin canın içinde bir can var, o canı ara!
Beden dağının içinde mücevher var, o mücevherin madenini ara!
A yürüyüp giden sufi, gücün yeterse ara;
Ama dışarıda değil, aradığını kendinde ara.
akılla ilgili görüşleri kafa karıştıran düşünürdür. bir yandan aklı öven mısralarını görürken bir yandan bakarsınız aklı yerin dibine batırmıştır. bir yandan akıl şaşmaz rehber iken bir bakmışsınız akıl, yol bulamayan ve yol verilmemesi gereken bir şey olur. neden böyledir? bu yaman çelişki nedir?
akademik çalışmalara bakıldığında bu iki görüşü de görürsünüz. biri mevlana'nın akla verdiği önemi yazarken, bir diğeri mevlana'nın aklı kötüleyen, aklı şeytanın rehberi gibi gösteren mısralarını gösterir. örnek olarak şuraya bakın http://seyyahin.wordpress...07/07/02/mevlana-ve-akil/
google'da mevlana ve akıl kelimelerini arattığınızda bu konuda epey malzeme bulursunuz.
bazıları da orta yolcudur. bunlara göre mevlana aslında aklı kötülememiştir. aklın kötü kullanımını ya da yanlış kullanımını ve eksik kalan taraflarını eleştirmiştir. çünkü bunlara göre mevlana gibi büyük bir adam-düşünür çelişmiş olamaz. çünkü bir yandan aklı göklere çıkarırken bir yandan yerin dibine batırıyorsa kesin bunun bir açıklaması olmalıdır.
oysa ortayolcuların açıklaması bir açıklama olmaktan çok bir kaçıştır. mevlana açık bir şekilde aklı kötülemiştir. şimdi bir de aklı övdü diye buna orta bir yol aramaya gerek yoktur.
çünkü mevlana en nihayetinde bir tasavvuf ehlidir. bu kesim akıldan pek hazzetmez.
mevlana'nın filozoflara ve felsefeye bakışı ile ilgili bir çalışma için
http://www.tasavvufakadem...ndir.php?tur=2&no=924
yazara göre mevlana derinlikli bir felsefe bilgisine sahip olmadığından filozofları kötülemiştir. ama meselenin bu kadar masum olduğunu kanaatinde değilim.
tutalım ki ortayolcular haklı olsun. mevlana aklın eksik ve yanlış kullanımını eleştirmiştir. ona göre akıl hakikati bulmaz. bu yüzden her şeylerini akılla inşa edenleri cehaletle eleştirmiş, yerin dibine batırmıştır...iyi de aklın böyle olduğunu mevlana nereden çıkarıyor. mevlana'nın inandığı kutsal kitapta akıl hep övülmektedir. gerçi akıl ibaresi geçmez kuranda. fiil hali olan akletmek kullanılır. ama öyle ya da böyle kuranda bir defa bile akla yönelik olumsuz tek bir gönderme bulamazsınız. akılla ilgili bağlamların hepsinde akıl olumlu bir anlamda kullanılır.
bu böyle olduğu halde ısrarla aklın ve akletmenin kötü, olumsuz, eksik yönlerine dikkat çekelim diye aklı yerin dibine batırmanın ne gibi bir gerekçesi olabilir. inanılan kutsal kitabın görüşleri niye hiç dikkate alınmaz.
tabi burada bazı muhtemel itirazları sezinliyorum. mesela; akıl kuran'da isim olarak geçmez. mevlananın kötülediği akıl, falan filan filozofların, yunan felsefesindeki akıl anlayışının aklıdır. akletmek ile ilgili bir sorunu yoktur mevlananın vs vs. bazıları hatta işi abartır ve mevlana'nın aydınlanmanın ortaya koyduğu aklı taaa o zamandan öngördüğünü ve eleştirdiğini bile söyleyebilir...
sonuç olarak, mevlana bir tasavvuf ehlidir ve akıldan hoşlanmaz. onun aklı övdüğü yerler daha çok gündelik işlerle ilgili bağlamlardır. hakikat arayışında akıl ona göre bir rehber olamaz. kuran'da aklın hakikat arayışında akla verdiği rol ve önemi tamamen görmezden gelmiş görünmektedir. kişisel olarak akılla bulunamayan ve bilinemeyen bir şeyin bir başka şeyle nasıl bulunabileceği benim için tamamen muammadır. tabi ki mevlana'ya göre aklın bulamadığı o yüce hakikatleri aşk bulabilir.
bir başka konu da şudur belki, şairlerin, edebiyatçıların tutarlı olmak gibi kaygıları yoktur. onlar coşarlar ve söyler, yazarlar. bir gün öyle söylerler, bir gün böyle söylerler...şiir niyetine okumak güzel olsa da rehber niyetine okumak sorun yaratabilir...
edit: bir diğer ortayolcu akademik değerlendirme için http://akademik.semazen.n..._article_print.php?id=892
bu çalışmadan bir alıntı:
alıntı
1- ilk kıyas yapan iblistir: yüce allah, adem'e secde ediniz (bakara, 2/34) şeytan; adem'i topraktan beni ateşten yarattın, ateş topraktan üstündür, şeklinde bir akıl yürüttü, kibirlendi ve allah"ın emrine uymadı. burada açık seçik bir emir, bir vahiy varken şeytanın kıyasa başvurması lanetlenmesine ve hüsranda kalmasına sebep olmuştu. yapılması gereken melekler gibi hiç düşünmeden emre uymaktı. bu konularda vahye ve onun devamı olan keşfe/ilhâma tâbi olmak yegane sağlıklı yoldur. mesnevi, trc. ist. 1942, i,337
alıntı
yani adem kıssasını anlatırken, şeytanın karşı koyuşunu akla yüklemek ancak tasavvuf ehlinin yapabileceği bir şey olmalı. burada şeytan aklı kullandığı için mi yoldan çıktı yoksa kullanmadığı için mi? bu nasıl bir islami anlayıştır. şeytan aklını kullansa direk iman ederdi. oysa aklını geri bırakıp saçma sapan açıklamalara sığındığı için yoldan çıktı demek daha doğru değil midir?
akademik çalışmalara bakıldığında bu iki görüşü de görürsünüz. biri mevlana'nın akla verdiği önemi yazarken, bir diğeri mevlana'nın aklı kötüleyen, aklı şeytanın rehberi gibi gösteren mısralarını gösterir. örnek olarak şuraya bakın http://seyyahin.wordpress...07/07/02/mevlana-ve-akil/
google'da mevlana ve akıl kelimelerini arattığınızda bu konuda epey malzeme bulursunuz.
bazıları da orta yolcudur. bunlara göre mevlana aslında aklı kötülememiştir. aklın kötü kullanımını ya da yanlış kullanımını ve eksik kalan taraflarını eleştirmiştir. çünkü bunlara göre mevlana gibi büyük bir adam-düşünür çelişmiş olamaz. çünkü bir yandan aklı göklere çıkarırken bir yandan yerin dibine batırıyorsa kesin bunun bir açıklaması olmalıdır.
oysa ortayolcuların açıklaması bir açıklama olmaktan çok bir kaçıştır. mevlana açık bir şekilde aklı kötülemiştir. şimdi bir de aklı övdü diye buna orta bir yol aramaya gerek yoktur.
çünkü mevlana en nihayetinde bir tasavvuf ehlidir. bu kesim akıldan pek hazzetmez.
mevlana'nın filozoflara ve felsefeye bakışı ile ilgili bir çalışma için
http://www.tasavvufakadem...ndir.php?tur=2&no=924
yazara göre mevlana derinlikli bir felsefe bilgisine sahip olmadığından filozofları kötülemiştir. ama meselenin bu kadar masum olduğunu kanaatinde değilim.
tutalım ki ortayolcular haklı olsun. mevlana aklın eksik ve yanlış kullanımını eleştirmiştir. ona göre akıl hakikati bulmaz. bu yüzden her şeylerini akılla inşa edenleri cehaletle eleştirmiş, yerin dibine batırmıştır...iyi de aklın böyle olduğunu mevlana nereden çıkarıyor. mevlana'nın inandığı kutsal kitapta akıl hep övülmektedir. gerçi akıl ibaresi geçmez kuranda. fiil hali olan akletmek kullanılır. ama öyle ya da böyle kuranda bir defa bile akla yönelik olumsuz tek bir gönderme bulamazsınız. akılla ilgili bağlamların hepsinde akıl olumlu bir anlamda kullanılır.
bu böyle olduğu halde ısrarla aklın ve akletmenin kötü, olumsuz, eksik yönlerine dikkat çekelim diye aklı yerin dibine batırmanın ne gibi bir gerekçesi olabilir. inanılan kutsal kitabın görüşleri niye hiç dikkate alınmaz.
tabi burada bazı muhtemel itirazları sezinliyorum. mesela; akıl kuran'da isim olarak geçmez. mevlananın kötülediği akıl, falan filan filozofların, yunan felsefesindeki akıl anlayışının aklıdır. akletmek ile ilgili bir sorunu yoktur mevlananın vs vs. bazıları hatta işi abartır ve mevlana'nın aydınlanmanın ortaya koyduğu aklı taaa o zamandan öngördüğünü ve eleştirdiğini bile söyleyebilir...
sonuç olarak, mevlana bir tasavvuf ehlidir ve akıldan hoşlanmaz. onun aklı övdüğü yerler daha çok gündelik işlerle ilgili bağlamlardır. hakikat arayışında akıl ona göre bir rehber olamaz. kuran'da aklın hakikat arayışında akla verdiği rol ve önemi tamamen görmezden gelmiş görünmektedir. kişisel olarak akılla bulunamayan ve bilinemeyen bir şeyin bir başka şeyle nasıl bulunabileceği benim için tamamen muammadır. tabi ki mevlana'ya göre aklın bulamadığı o yüce hakikatleri aşk bulabilir.
bir başka konu da şudur belki, şairlerin, edebiyatçıların tutarlı olmak gibi kaygıları yoktur. onlar coşarlar ve söyler, yazarlar. bir gün öyle söylerler, bir gün böyle söylerler...şiir niyetine okumak güzel olsa da rehber niyetine okumak sorun yaratabilir...
edit: bir diğer ortayolcu akademik değerlendirme için http://akademik.semazen.n..._article_print.php?id=892
bu çalışmadan bir alıntı:
alıntı
1- ilk kıyas yapan iblistir: yüce allah, adem'e secde ediniz (bakara, 2/34) şeytan; adem'i topraktan beni ateşten yarattın, ateş topraktan üstündür, şeklinde bir akıl yürüttü, kibirlendi ve allah"ın emrine uymadı. burada açık seçik bir emir, bir vahiy varken şeytanın kıyasa başvurması lanetlenmesine ve hüsranda kalmasına sebep olmuştu. yapılması gereken melekler gibi hiç düşünmeden emre uymaktı. bu konularda vahye ve onun devamı olan keşfe/ilhâma tâbi olmak yegane sağlıklı yoldur. mesnevi, trc. ist. 1942, i,337
alıntı
yani adem kıssasını anlatırken, şeytanın karşı koyuşunu akla yüklemek ancak tasavvuf ehlinin yapabileceği bir şey olmalı. burada şeytan aklı kullandığı için mi yoldan çıktı yoksa kullanmadığı için mi? bu nasıl bir islami anlayıştır. şeytan aklını kullansa direk iman ederdi. oysa aklını geri bırakıp saçma sapan açıklamalara sığındığı için yoldan çıktı demek daha doğru değil midir?
eğer
sen sevgilinin sadece bedenini seversen, eğer şekle, surete aşık isen,
bir güzelin ruhu bedeninden ayrılınca, neden onu bırakıyorsun.?
neden onu götürüp gömüyorsun.?
bir ölünün bedeni, sureti, şekli yerindedir.
senin ona karşı duyduğun soğukluk, bu vazgeçiş nedendir.?
ey aşık!
bir ara bakalım, senin gerçek sevgilin kimdir.?
sen sevgilinin sadece bedenini seversen, eğer şekle, surete aşık isen,
bir güzelin ruhu bedeninden ayrılınca, neden onu bırakıyorsun.?
neden onu götürüp gömüyorsun.?
bir ölünün bedeni, sureti, şekli yerindedir.
senin ona karşı duyduğun soğukluk, bu vazgeçiş nedendir.?
ey aşık!
bir ara bakalım, senin gerçek sevgilin kimdir.?
Gece yarısından sonra, Hz. Mevlana'nın dergahının kapısı çalınır.
Talebeleri açar.
Sarhoş bir genç, (Ben Üstad Mevlana'yı görüp, elini öpüp duasını alacağım) der.
Talebeler kovsalar da, o gitmez, (Duasını almadan asla gitmem) diye diretir. Talebeler ne yaptılarsa oradan uzaklaştıramazlar.
Gürültüye Hz. Mevlana uyanır, (Ne var, ne bu gürültü?) diye sorar.
Talebeleri, Efendim, sarhoş bir genç, duanızı almadan gitmeyeceğini söylüyor derler.
Hz. Mevlana talebelerine der ki :
''O, sarhoş kafayla bu saatte bizi bulabilmiş, siz ayık kafayla içeri almıyorsunuz. Bırakın gelsin yanıma''
Talebeleri açar.
Sarhoş bir genç, (Ben Üstad Mevlana'yı görüp, elini öpüp duasını alacağım) der.
Talebeler kovsalar da, o gitmez, (Duasını almadan asla gitmem) diye diretir. Talebeler ne yaptılarsa oradan uzaklaştıramazlar.
Gürültüye Hz. Mevlana uyanır, (Ne var, ne bu gürültü?) diye sorar.
Talebeleri, Efendim, sarhoş bir genç, duanızı almadan gitmeyeceğini söylüyor derler.
Hz. Mevlana talebelerine der ki :
''O, sarhoş kafayla bu saatte bizi bulabilmiş, siz ayık kafayla içeri almıyorsunuz. Bırakın gelsin yanıma''
dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım.
(bkz: mevlana celaleddin-i rumi)
bir islam temsilcisi. büyük imam.
bir islam temsilcisi. büyük imam.
Konuşsam dilim yanar, sussam kalbim. Önce duruyorum. Sonra susuyorum...
içimden çıkan lafların etrafı, yangın yerine çevireceğini düşününce kilit vuruyorum dilime.
Yan! diyorum içime! Sadece...
sen yan!
Ve Dayan diyorum gönlüme!
Herkes mutlu olsun! Sen dayan...
içimden çıkan lafların etrafı, yangın yerine çevireceğini düşününce kilit vuruyorum dilime.
Yan! diyorum içime! Sadece...
sen yan!
Ve Dayan diyorum gönlüme!
Herkes mutlu olsun! Sen dayan...
Duydum ki sefere çıkmayı kuruyormuşsun etme
Bir başkasını sevmeye bir başkasını dost etmeye niyetlenmişsin yapma yapma
Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme
Bizim dudağımız kurur sen kurayacak olursan
Gözlerimizi öyle yaşdolu ediyorsun etme
Çalma bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme
Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme
Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme
Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme
Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme
Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terkediyorsun etme
Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun sen mahfediyorsun etme
Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme
isyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme
Bir başkasını sevmeye bir başkasını dost etmeye niyetlenmişsin yapma yapma
Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme
Bizim dudağımız kurur sen kurayacak olursan
Gözlerimizi öyle yaşdolu ediyorsun etme
Çalma bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme
Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme
Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme
Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme
Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme
Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terkediyorsun etme
Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun sen mahfediyorsun etme
Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme
isyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme
"kardeşim, sen düşünceden ibaretsin, gerisi et ve kemiksin. gül düşünür gülistan olursun, diken düşünür dikenlik olursun."
ne yazık ki inanılmaz abartılmış bir islam adamıdır. gevurlar tarafından da çok bilinir ancak tam olarak bilinmez. ayrıca mevlana yı birkaç sözü ile değil, eseri olan mesnevi ile yargılamak gerekir.
şems-i tebrizi sayesinde ufku genişlemiştir.
şems-i tebrizi sayesinde ufku genişlemiştir.
üç nokta aşktır, her nokta gizli bir ahtır!. seviyorum deyip haykıramamaktır. boğazda düğümlenen iki çift sözdür. dilin lal, gönlün melal olduğu andır,gözlerden süzülmeyen iki damla gözyaşıdır.hissedilen fakat bir türlü yazılamayandır. kelimelerin kifayetsiz kaldığı andır. üç nokta; bitmeyendir bitemeyendir.
Ben dostlarımı ne aklımla ne kalbimle severim
Olur ya kalp durur...
Akıl unutur...
Ben dostlarımı ruhumla severim
O ne durur,nede unutur...
Olur ya kalp durur...
Akıl unutur...
Ben dostlarımı ruhumla severim
O ne durur,nede unutur...
korku erkektir, umut ise dişi; onlardan ölümsüz ve temiz şeyler doğar. (mevlana)
"sevgilim baş çeker, naz eder, kararsız kor, gamlara atarsa beni,
bir kerre bile 'âh!' demeyeceğim inad için, âh'a da kızmışım ben..."
bir kerre bile 'âh!' demeyeceğim inad için, âh'a da kızmışım ben..."
Yorulacaksan, zorlanacaksan, şikâyetçi olacaksan, keşkelere sığınacaksan,
Söze ama diye başlayacaksan, girme aşk yoluna.
Aşk yolunda u dönüşü yoktur!
Aşk der ki sana:
Yolumdaysan, başım feda yoluna ama bil ki senin de başını isterim yoluma! Kahır, kapris gelecekse senden amenna. Ama ayağına diken batarsa yolumda, ah edip vahlanma. Aşk bilek gücü değil yürek işidir. Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara.
[ Mevlana ]
Söze ama diye başlayacaksan, girme aşk yoluna.
Aşk yolunda u dönüşü yoktur!
Aşk der ki sana:
Yolumdaysan, başım feda yoluna ama bil ki senin de başını isterim yoluma! Kahır, kapris gelecekse senden amenna. Ama ayağına diken batarsa yolumda, ah edip vahlanma. Aşk bilek gücü değil yürek işidir. Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara.
[ Mevlana ]
kapısına asmış oldugu bir yazı;
"bu kapıdan içeriye giren onurlandırır beni,girmeyen ise sevindirir beni"ne demek istemiş,kimlere bir şeyler demiş,anlamadıgım, çok büyük alimlerden birisidir.
"bu kapıdan içeriye giren onurlandırır beni,girmeyen ise sevindirir beni"ne demek istemiş,kimlere bir şeyler demiş,anlamadıgım, çok büyük alimlerden birisidir.
Yüz'de ısrar etme, "Doksan da olur".
insan dediğinde, "Noksan da olur".
Sakın büyüklenme, "Elde neler var".
Bir ben varım deme, "Yoksan da olur".
Hatasız Dost Arayan, Dosttan da olur.
mevlana
insan dediğinde, "Noksan da olur".
Sakın büyüklenme, "Elde neler var".
Bir ben varım deme, "Yoksan da olur".
Hatasız Dost Arayan, Dosttan da olur.
mevlana
tarihin gördüğü en büyük hümanist, yüce insan.
sen, anılması güzel olan söz ol. çünkü insan, kendisi hakkında söylenilen güzel sözlerden ibarettir
laik olsun dinci olsun her kesimin saygı duyduğu yüce insan.
pideci.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar