bugün
- ecevit denince akla gelen şeyler11
- sözlükte ki türk düşmanları10
- bir diktatörü diktatör yapan şeyler7
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması13
- simko36
- memduh bashgan6
- arap erkeklerin yakışıklı olması3
- kafayı bir yere çarpıp sonra gülmek6
- yabancı bir şirkette mühendislik işi bulma yolları4
- göz flörtü3
- gürcü hamsisi4
- fon dolandırıcılığı haberlerine kısıtlama4
- anın görüntüsü23
- cuma öğlen vakti online olan erkek yazar2
- türkiye'deki koyun sayısı 49 milyona yükseldi3
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin36
- ecevit masum değildi2
- betray me6
- iltica5
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı6
- google gemini'nin güvenlik testini aşması2
- platon un mağara alegorisi2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı8
- rte denince akla gelen seyler4
- alsana ulenn2
- karpuzcu libos panda2
- devletin bekası4
- acı gerçekler16
- rambo ariel ortega3
- 0 0 716
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır10
- istanbul finans merkezi2
- 1939 erzincan depreminde gönüllü olan mahkumlar2
- paradox interactive4
- nabersiniz geçler2
- kale3112'deki kale hangi kale10
- güne başlarken3
- arda güler7
- demagoji yaparak üste çıktığını sanan mallar2
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız16
- buz gibi bira8
- en lezzetli balık24
- devlet adına çalışıp geçmişin temizlenmesi5
- zorunlu nöbetin felsefi temelsizliği2
- en iyi pizza içeriği10
- sözlükte flört etmemek9
- demir çelik5
- yaşamak üzerine2
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- 24 eylül 2026 norveç danimarka maçı2
medenileşme bisiklet sürme gibidir, durduğun anda düşersin.
şunlar medeniyet kriteri falan değil, seni fena sikiyorlar: Veganlık, feminizm, eşcinsellik, sosyalizme sempati.
Sümerler ile başlar.
medeniyet tek dişi kalmış canavarsa, medeniyetsizlik 32 dişi yerinde olan canavardır. tek dişi kalmış canavarı medeniyetsizliği ile övünen yobazlara tercih ederim.
uygar olduğunu düşünen ilkel insanoğlunun 21. yüzyıldaki kibirinin tanımıdır.
(bkz: Tek dişi kalmış canavar)
Bulunduğu topluma, ülkeye, refah, huzur ve insanca yaşam getiren büyülü bir kavramdır.
Tarihin hangi döneminde yaşamış olursa olsun bir topluluğun kadınına verdiği değer ve davranış şekliyle ilintilidir.
insanoglunun hayvandan farklı oldugunu ispatlamak için, ortaya attığı bir kavramdır. Olmasa da olurdu. Hayat ilk çağdaki gibi akıp giderdi.
insanlar medeniyet olmadan önce de kan dökerlerdi. Birbirlerini öldürürlerdi. Günümüzde medeniyet var ama insanlar hala birbirlerini öldürmeye, küçücük çocuklari çıkar uğruna katletmeye devam ediyor.
Çok Eskiden insanlar neslini devam ettirmek, icgüdülerini doyurmak için birbirlerini öldürürlerdi. Ne bileyim korunmak için, hakkını savunmak için savasirlardi.. Günümüzde ise insanlar cogunlukla sırf zevk almak , can sıkıntısını gidermek için birbirlerini öldürüyor, savaşlar yapıyorlar, hiç uğruna birbirlerini katlediyorlar.
Bu medeniyetin insanlığa bir faydası var mı ? Neyi değiştirdi ki medeniyet. Sadece bir kandırmaca.
insanlar medeniyet olmadan önce de kan dökerlerdi. Birbirlerini öldürürlerdi. Günümüzde medeniyet var ama insanlar hala birbirlerini öldürmeye, küçücük çocuklari çıkar uğruna katletmeye devam ediyor.
Çok Eskiden insanlar neslini devam ettirmek, icgüdülerini doyurmak için birbirlerini öldürürlerdi. Ne bileyim korunmak için, hakkını savunmak için savasirlardi.. Günümüzde ise insanlar cogunlukla sırf zevk almak , can sıkıntısını gidermek için birbirlerini öldürüyor, savaşlar yapıyorlar, hiç uğruna birbirlerini katlediyorlar.
Bu medeniyetin insanlığa bir faydası var mı ? Neyi değiştirdi ki medeniyet. Sadece bir kandırmaca.
çok sevdiğim bir dostumdu. yıl 1996 idi medeniyetle tanışmam. Otel lobisinde karşılaşmıştık. ikimizin de yanında valizden başka bir şeyi yoktu. resepsiyonda ki çocuk nereden geliyorsunuz efendim diye sorduğun da mersin deyince medeniyette atladı. ben de oradan geliyorum.. merhaba hemşehrim benim adım da meziyet dedim. resepsiyoncu çocuk güldü. medeniyet de güldü. ben de güldüm. ilk ve son gülüşümüz olmuştu medeniyetle. bazı insanların kanı yavaş akar. o insanlar hayatı anlamaya çalışan, derdi yokken dert yaratan tiplerdi. kafa dağıtmak için gittiğim antalya'da kafa dengim medeniyetle tanışmamın girişiydi bu. ertesi gün için sözleşmiştik. gün boyu güneşin altında kumsalda uzandım efes fıçı içip bikini kızların kalçalarını ezberlemiştim. bir tanesinin sevgilisi bakışlarımı rte'ye twitterdan küfür eden çocuğu gözaltına alan savcılar gibi anında yakaladı. keşke ali ismalin katilini bulamayan polisler gibi umursamaz olsaydı. utanmıştım çünkü. o zamanlar cep telefonu yoktu. fred bar'da 8 gibi buluşacaktık yeni dostum medeniyetle. barın önüne geldiğimde kapıda karşılamıştı beni yeni dostum. oysa ben beklemeyi severdim. hayatımdan beklentim yüksekti. başarı, kariyer, eş, çocuklar.. hiç biri beklediğim gibi olmadı. madem öyle deyip bende beklemeyi sevmiştim çünkü bir o yanımdaydı..
2 kişilik bir masa bulduk. garsondan 2 tane efes istedik. erkin koray çalıyordu mekanda. anma arkadaş diyordu erkin koray.. o ne kadar çok anma arkadaş derse desin biz aldığımız her yudumda geçmişi anmıştık.. ilk medeniyet başladı anlatmaya;
yeni ayrıldım...o ise benden 3 ay önce ayrılmıştı fakat bunun farkında varmam geç oldu meziyet. her şey çok güzel gidiyordu, ailesinden istemiştik. vermişlerdi, birikimim de vardı. hatta evi bile tutmuştuk beyaz eşyalara bakıyorduk. biliyor musun yakın zamanda merdaneli çamaşır makineleri tarihe karışacak. severken bunu öğrendim. bir ipnelik sezdim meziyet. biri bana sorsa dese ki; ulan medeniyet! en sevdiğim özelliğin ney? hiç duraksamadan '' sezgilerim'' derim. aldatmış beni. böyle kadınların ben meziyetini sikeyim madem sevmiyorsun. söyle ayrılalım de.
lafa girdim.. öncelikle adımı kullanarak küfür etmen hiç hoş değil arkadaşım ama senin de medeniyetini sikeyim.. senin yerinde olsam önce kadını, sonra yerine tercih edilen adamı vururdum dedim.. vurdum zaten dedi. mal gibi bakakaldım. en son böyle baktığım an hakemin 1986 yılında maradonanın elle attığı golü hakemin nasıl görmediğinde yapmıştım. 10 yıl sonra ilk kez mal gibi kaldım. karşımda şüpheli, katil her sikimse işte.. ondan vardı. götümden 3.5 sesleri erkin korayı bastırmıştı.. anma arkadaş dedi.. sustuk uzun süre. hiç bir şey anmadık.
o an anladım medeniyetin bile tek dişi kalmadığını. o dişi meziyetsizler söküp almıştı. kendi derdimi unutup başkasının derdini düşündüm bir süre. düşünmeyi de hiç sevmem aslında. düşünmek bana yakışmaz. Da vinci'ye yakışır, newton'a yakışır, mustafa kemal atatürk'e yakışır ama bana hiç yakışmaz. zaten böyle adamların düşünceleri varken bana düşünmek yakışmaz. neyse ki konumuz bu değil.
sende kendinden bir şey anlat dedi yeni arkadaşım medeniyet. anlatma sırası bana gelmişti. haydar haydar çalıyordu mekanda. arkadaşım pür dikkat bana bakıyordu. ağzımdan çıkacak kelimeleri sahiplenip kendi yaşayacakmış gibi hali vardı. onun merakını yormadan söze girdim;
evliydim, çocuklarım vardı. işim de iyiydi. halı dükkanım vardı benim. desen desen, çeşit çeşit.. bazen turistler gelirdi 50 milyonluk halıyı 100 milyona satardım. böyle de adıma yakışır hareketlerim vardı. lafa gelince haram yemem derdim, en büyük haramı ben yerdim. dükkanı çırağa bırakırdım metresimin yanına geçerdim. karımı aldattım ben. senin sahip olmak isteyeceğin ama aldatıldığın için yaşayamadığın hayatı ben yaşadım ve piç ettim. az önce erkeklik yaptım ya senin yerinde olsam vururdum diye.. o an kendimi vurmak istedim aslında. götüm yemedi. karım terk etti. iş yerim yandı, çevreme bakacak yüzüm kalmadı. kaçtım bende. tüm gerçeklerden. beni ben yapan her şeyden.
senin harbiden meziyetini sikeyim dedi medeniyet. insanlar hep böyle midir? her şey elde edinceye kadar mıdır dedi? ağzıma kilit vurulmuş gibi konuşamadım bu soru karşısında. oysa cevabını bildiğim soruları ilk ben cevaplamak için can atardım ilk okuldayken..
o gece 2 arkadaş olarak girdiğimiz mekana birer hiç olarak çıktık. bir daha yüzünü görmedim medeniyetin. ya hapistedir ya da istediği yuvaya kavuşmuştur umarım. ben ise ölümle randevumu bekliyorum. dedim ya beklemeyi severim. azrail hiç bir randevusuna geç kalmadı. o yüzden daha çok vaktim var hayatımın içine sıçmak için.. adım meziyet. en yakın arkadaşım 1 günlük dostum medeniyet. bu hayatta ki bıraktığım en büyük iz çocuklarımın yüzünü görmek istemeyeceği yavşak babaları, karısının ismini dahi anmak istemeyeceği pezevenk bir kocası olmak. kendinize iyi bakın. ben ise ölmeye.
2 kişilik bir masa bulduk. garsondan 2 tane efes istedik. erkin koray çalıyordu mekanda. anma arkadaş diyordu erkin koray.. o ne kadar çok anma arkadaş derse desin biz aldığımız her yudumda geçmişi anmıştık.. ilk medeniyet başladı anlatmaya;
yeni ayrıldım...o ise benden 3 ay önce ayrılmıştı fakat bunun farkında varmam geç oldu meziyet. her şey çok güzel gidiyordu, ailesinden istemiştik. vermişlerdi, birikimim de vardı. hatta evi bile tutmuştuk beyaz eşyalara bakıyorduk. biliyor musun yakın zamanda merdaneli çamaşır makineleri tarihe karışacak. severken bunu öğrendim. bir ipnelik sezdim meziyet. biri bana sorsa dese ki; ulan medeniyet! en sevdiğim özelliğin ney? hiç duraksamadan '' sezgilerim'' derim. aldatmış beni. böyle kadınların ben meziyetini sikeyim madem sevmiyorsun. söyle ayrılalım de.
lafa girdim.. öncelikle adımı kullanarak küfür etmen hiç hoş değil arkadaşım ama senin de medeniyetini sikeyim.. senin yerinde olsam önce kadını, sonra yerine tercih edilen adamı vururdum dedim.. vurdum zaten dedi. mal gibi bakakaldım. en son böyle baktığım an hakemin 1986 yılında maradonanın elle attığı golü hakemin nasıl görmediğinde yapmıştım. 10 yıl sonra ilk kez mal gibi kaldım. karşımda şüpheli, katil her sikimse işte.. ondan vardı. götümden 3.5 sesleri erkin korayı bastırmıştı.. anma arkadaş dedi.. sustuk uzun süre. hiç bir şey anmadık.
o an anladım medeniyetin bile tek dişi kalmadığını. o dişi meziyetsizler söküp almıştı. kendi derdimi unutup başkasının derdini düşündüm bir süre. düşünmeyi de hiç sevmem aslında. düşünmek bana yakışmaz. Da vinci'ye yakışır, newton'a yakışır, mustafa kemal atatürk'e yakışır ama bana hiç yakışmaz. zaten böyle adamların düşünceleri varken bana düşünmek yakışmaz. neyse ki konumuz bu değil.
sende kendinden bir şey anlat dedi yeni arkadaşım medeniyet. anlatma sırası bana gelmişti. haydar haydar çalıyordu mekanda. arkadaşım pür dikkat bana bakıyordu. ağzımdan çıkacak kelimeleri sahiplenip kendi yaşayacakmış gibi hali vardı. onun merakını yormadan söze girdim;
evliydim, çocuklarım vardı. işim de iyiydi. halı dükkanım vardı benim. desen desen, çeşit çeşit.. bazen turistler gelirdi 50 milyonluk halıyı 100 milyona satardım. böyle de adıma yakışır hareketlerim vardı. lafa gelince haram yemem derdim, en büyük haramı ben yerdim. dükkanı çırağa bırakırdım metresimin yanına geçerdim. karımı aldattım ben. senin sahip olmak isteyeceğin ama aldatıldığın için yaşayamadığın hayatı ben yaşadım ve piç ettim. az önce erkeklik yaptım ya senin yerinde olsam vururdum diye.. o an kendimi vurmak istedim aslında. götüm yemedi. karım terk etti. iş yerim yandı, çevreme bakacak yüzüm kalmadı. kaçtım bende. tüm gerçeklerden. beni ben yapan her şeyden.
senin harbiden meziyetini sikeyim dedi medeniyet. insanlar hep böyle midir? her şey elde edinceye kadar mıdır dedi? ağzıma kilit vurulmuş gibi konuşamadım bu soru karşısında. oysa cevabını bildiğim soruları ilk ben cevaplamak için can atardım ilk okuldayken..
o gece 2 arkadaş olarak girdiğimiz mekana birer hiç olarak çıktık. bir daha yüzünü görmedim medeniyetin. ya hapistedir ya da istediği yuvaya kavuşmuştur umarım. ben ise ölümle randevumu bekliyorum. dedim ya beklemeyi severim. azrail hiç bir randevusuna geç kalmadı. o yüzden daha çok vaktim var hayatımın içine sıçmak için.. adım meziyet. en yakın arkadaşım 1 günlük dostum medeniyet. bu hayatta ki bıraktığım en büyük iz çocuklarımın yüzünü görmek istemeyeceği yavşak babaları, karısının ismini dahi anmak istemeyeceği pezevenk bir kocası olmak. kendinize iyi bakın. ben ise ölmeye.
Eğer insan biyolojik atıksa, bir kanser hüceri ise, medeniyet o bölgeye yayılmış bir hastalıktır.
yaşama vasıtalarıdır.
evdir.
yemektir.
törenlerdir.
kurumlardır.
yasalardır.
kurallardır.
şehirlerdir.
yönetimdir.
insana hayvana ve canlılara yaklaşımdır.
insana sunulan zamana insani duruştur.
evdir.
yemektir.
törenlerdir.
kurumlardır.
yasalardır.
kurallardır.
şehirlerdir.
yönetimdir.
insana hayvana ve canlılara yaklaşımdır.
insana sunulan zamana insani duruştur.
Elimde 3 tane 50 Euro var, ve üçüde bir birinden farklı ülkelerin bastığı banknotlar.
işte bu medeniyet.
işte bu medeniyet.
Medeniyet ulaşabilene güzel şey. Keşke bizde ülke olarak medeniyete ulaşabilsek 1940'larda ki gibi.
son yıllarda tecrübe edemediğimiz için hatırlamadığımız..
tek dişi kalmış canavardır, harbiden.
ortadoğu'da en yüksek seviyede olahahahahh.
Mehmet akifin istiklal marşında dediği gibi medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.
1934-1944 arasında bulgaristan'da faşist yönetimindeyken çıkan bir türk azınlığın gazetesiydi. hatta faşistlerin kapatmadığı tek azınlık gazetesiydi.
Erkeğin erkekle yetindiği kadının da kadınlar ile yerindiği ayyaş gezmenin normal olarak görüldüğü düğüm nikah gibi kavramlarin olmadığı insanların o an canı kimle istiyorsa yattıpı edep ahlak hayanın olmadığı gavatlığın moda olduğu sevgilinin eşin moda dergilerini süslemesi ile gurur duyan erkekler. Aldatmaların yüzde 70 80 lere varması. Ensest pedofili swinger gangbang ilişkilerin normal görüldüğü bir durum.
Mehmet akif ersoy medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.
insalık medeniyet ile tek bir kalıba sokulmak isteniyor.
Mehmet akif ersoy medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar.
insalık medeniyet ile tek bir kalıba sokulmak isteniyor.
Medeniyet kelimesinin asıl amacı herkese eşit ve adaletli davranıp bundan hiçbir şekilde menfaat duymamak demektir. Avrupa gibi gösteriş ve riya ile millete yaranma olayına girmek değildir. Mehmet Akif ler gibi pırlantaların dediği tanım buraya cuk oturur kesinlikle.
Dişlerine köprü yaptırmış canavardır. Günümüz dünyasında globalleşen tıp sektöründen o da nasibini almıştır. Artık tek dişli değildir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar