bugün
- ismet gurbuz 202417
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması16
- bacak kıllarını almadan şort giyen erkek4
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar17
- telefon sinyali çekmeyen bölgede kaybolmak3
- 23 haziran 2026 fransa ırak maçı3
- lise defteri7
- bakire kızla evlenmeyi savunmak5
- yeniden üretilse satın alınacak eski arabalar4
- küfreden kız iticiliği3
- usta şoförlerden acemi şoförlere tavsiyeler8
- şapkalılar suç örgütü operasyonu2
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler6
- ankara da nato zirvesi tedbirleri4
- yürüyüş partisi8
- ideal sevgilinin en önemli özelliği17
- göbek adınız2
- sevgiliye gitmemesi için söylenen sözler5
- saba makamı ile okunan ezan4
- beyaz otomobil satın almak15
- türkiye6
- rabbin para vermesi4
- mağaza camına kafa atan ergen genç4
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi11
- almanya5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle25
- düşük iq belirtileri5
- askere 79 kilo gidip 100 kilo olarak dönmek3
- ibne penis nah3
- birader beyler biraderdirler3
- gelmiş geçmiş en iyi türk teknik direktör2
- evli çiftlerde tv kumandası kimde olur2
- hep aynı şeyleri yaşamak4
- ilgi2
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı7
- 22 haziran 2026 arjantin avusturya maçı3
- chp'deki değişimciler3
- terlikle dövmek2
- bir arı bir arıya sen kapat ben arıyım demiş2
- bugün de meme atan olmaması13
- 2 buçuk yaşında çocuğuna şarap seçen anne5
- diş ağrısı2
- makarna süzmek5
- yapay zekaya entry yazdıran yazar5
- dna testiyle ırk öğrenmek2
- kablo dolu çekmece2
- ipkis2
- yaşlılığınız için insan biriktirin12
- gönüllü esaret paradoksu2
- kadınların beli açık gezmesi2
doğum günü kutlu olsun yazarıdır. ayrıca izlediğim çizgi filmlerden biri olan cedric'in büyükannesinin ismiydi.*
hemen hemen görüşlerimizin aynı olduğu yazardır.
portekiz yolcusu yazar. hayır dansçı ben olmama rağmen, dans festivali ekibine eklenen kişidir kendisi. şaka bir yana yolu şimdiden açık olsundur.
doya doya alt üst etsin avrupa'yı canım kardeşim.
edit: portekiz nedir yahu. italya olacaktı o. portekizle ilgili bir konuda konuşurken elimden çıkıvermiş.
(bkz: aynı anda birden falza iş yapamamak)
doya doya alt üst etsin avrupa'yı canım kardeşim.
edit: portekiz nedir yahu. italya olacaktı o. portekizle ilgili bir konuda konuşurken elimden çıkıvermiş.
(bkz: aynı anda birden falza iş yapamamak)
tanırım. harbiden iyi çocuktur. maksat sözlük klişesi değil.
hiç mesaj atmıyor artık. :(
senden başkasıyla içmem kahve. *
leon filmiyle özdeşleşmiş bir isim. ayrıca yazarmış leon filmi tadında yazıları olsun o zaman.
Felon isimli filmde Val Kilmer'ın oynadığı John Smith karakteri Yıllardan beri hapiste en belalı mahkumların bulunduğu bölümde, Eşi ve çocuğuna kastedenleri teker teker öldürdüğü için yıllardan beri yatmaktadır. Filmin başrol oyuncusu da John smith karakterinin yanına biraz da olsa benzer bir nedenden dolayı gelmiş hücre arkadaşıdır.
Orada John smith'in güzel bir sözü vardır, pişman mısın sorusu üzerine "sevdiklerim için gerekirse dünyanın geriye kalanını da öldürürüm" mealinde.
işte selim pusat için de yıllardan beri böyle bir sevilendir.
Orada John smith'in güzel bir sözü vardır, pişman mısın sorusu üzerine "sevdiklerim için gerekirse dünyanın geriye kalanını da öldürürüm" mealinde.
işte selim pusat için de yıllardan beri böyle bir sevilendir.
en yakın zamanda girdiğimiz iddiayı kazanıp 20 den fazla midye yiyerek hesabı ödeteceğim yazardır.*
gerçi izmir - istanbul arası nasıl bir iddia olacaksa bu.
gerçi izmir - istanbul arası nasıl bir iddia olacaksa bu.
dostluk...
günlerce, haftalarca ve belki de aylarca oturup uzun sohbetler edemesekte, izmirin bunaltıcı yaz sıcaklarında çiğli-güzelbahçe arasında mekik dokumaya katlandığımız dostluk.
egenin yeşil bi kasabasında ilk karşılaşmamız.. merhaba, nasılsınlar dilimizde sadece. sonra izmir'in bataklık bir okulunda tekrar biz. mısırlı çubuk kırakerler, ergen pozlarımız, kavgalarımız, barışmalarımız, sabahlamalarımız, okulun anarşitlerini ispiyonlamalarımız*... insan içinde yaşadığı zamanı bir gün ne denli özleyeceğini tahmin edemiyor ne yazık ki. ve büyümeye engel olamıyor hiç bir kul.
bende olamadım engel , sen de.
ısrarla bir günde yaşıtlarımıza fark atacak kadar büyütüldük. hayat ikimizi de başka taraflarımızdan vurdu. ben neye ne kadar acıdığımı kimselere anlatamadım. en yakın dostlarım bile hayatımı hep toz pembe zannetmeye devam ettiler, ediyorlar da. sen benden daha cesur davrandın aslında. ne yaşadıysan hayatına giren her insan az çok bildi seni, dinledi. kim ne kadar anladı bilinmez, ama sen anlattın.
zaman zaman çok kızdım sana. oof dedim bu ne güçsüzlük, kendine gel, topla kendini. sokağa çık, yeni insanlarla tanış, bir hobi bul, uğraş. dinlemedin değil az çok dinledin elbet. ne de olsa ben her zaman daha güçlüyü oynamalıydım. ama yetmedi, ben kilometrelerce uzaklıktan yetemedim sana. bilirsin bir şeyi başaramamayı sevmem, sana yardım edememiş olmayı kendime yedirebilmiş değilim hala.
bense kendimi dansa vurdum, müziğe. tuttuğumu koparır mışım onu gördüm. kendi kavgama dalmışken seni boşladım zaman zaman. aklım hep sendeydi oysa naptın, ne durumdasın diye.
bugün sohbetin bile sevindirmişken beni, lluvia diye başlayan yazında hıçkırıklara boğdun yine.
nasıl bir şans senin dostluğun, güzelliğin, varlığın...
kavgalarımızın hiç birisi can yakmak için olmadı bu zamana kadar. hep daha ileriye taşımak için yedik birbimizi. ne dendiyse iyiliğimize dendi bildik. hiç incinmedik bu yüzden.
yüzlerimizi benzetti hep insanlar, ama bilmediler ki aslında kaderlerimizde çok benzer.
sen ve dostluğun iyi ki varsın.
ne denebilir ki senin kadar güzel insana...
günlerce, haftalarca ve belki de aylarca oturup uzun sohbetler edemesekte, izmirin bunaltıcı yaz sıcaklarında çiğli-güzelbahçe arasında mekik dokumaya katlandığımız dostluk.
egenin yeşil bi kasabasında ilk karşılaşmamız.. merhaba, nasılsınlar dilimizde sadece. sonra izmir'in bataklık bir okulunda tekrar biz. mısırlı çubuk kırakerler, ergen pozlarımız, kavgalarımız, barışmalarımız, sabahlamalarımız, okulun anarşitlerini ispiyonlamalarımız*... insan içinde yaşadığı zamanı bir gün ne denli özleyeceğini tahmin edemiyor ne yazık ki. ve büyümeye engel olamıyor hiç bir kul.
bende olamadım engel , sen de.
ısrarla bir günde yaşıtlarımıza fark atacak kadar büyütüldük. hayat ikimizi de başka taraflarımızdan vurdu. ben neye ne kadar acıdığımı kimselere anlatamadım. en yakın dostlarım bile hayatımı hep toz pembe zannetmeye devam ettiler, ediyorlar da. sen benden daha cesur davrandın aslında. ne yaşadıysan hayatına giren her insan az çok bildi seni, dinledi. kim ne kadar anladı bilinmez, ama sen anlattın.
zaman zaman çok kızdım sana. oof dedim bu ne güçsüzlük, kendine gel, topla kendini. sokağa çık, yeni insanlarla tanış, bir hobi bul, uğraş. dinlemedin değil az çok dinledin elbet. ne de olsa ben her zaman daha güçlüyü oynamalıydım. ama yetmedi, ben kilometrelerce uzaklıktan yetemedim sana. bilirsin bir şeyi başaramamayı sevmem, sana yardım edememiş olmayı kendime yedirebilmiş değilim hala.
bense kendimi dansa vurdum, müziğe. tuttuğumu koparır mışım onu gördüm. kendi kavgama dalmışken seni boşladım zaman zaman. aklım hep sendeydi oysa naptın, ne durumdasın diye.
bugün sohbetin bile sevindirmişken beni, lluvia diye başlayan yazında hıçkırıklara boğdun yine.
nasıl bir şans senin dostluğun, güzelliğin, varlığın...
kavgalarımızın hiç birisi can yakmak için olmadı bu zamana kadar. hep daha ileriye taşımak için yedik birbimizi. ne dendiyse iyiliğimize dendi bildik. hiç incinmedik bu yüzden.
yüzlerimizi benzetti hep insanlar, ama bilmediler ki aslında kaderlerimizde çok benzer.
sen ve dostluğun iyi ki varsın.
ne denebilir ki senin kadar güzel insana...
Natalie Portman'ın Leonda masum kızı oynadığı karakter o filmden sonra Black Swan'ı izleyince tırsma riskine sahipsiniz.
Raki masama tesrif ederek masamizi senlendiren kafasi da muhabbeti gibi guzel yazar.
Leon filmi ve Raziel'in şarkısı gelir akıllara. ikisininde çok değerli olduğunu söyleyebilirim benim için.
leon'un aşık olduğu sübyan. sinemada çarpıklık.
sözlükte yazmaya başladığımdan beri ilk defa birisi ile güzel güzel bir kaç şey konuşma fırsatım oldu ve o fırsatı yaratan kişi de bu hanımefendidir.
pink floyd ve sinema üzerine bir kaç şey konuşma şansını yakaladığım , al pacino delisi güzel yazar olur kendileri . birazcık peşin hükümlü sanki ,biraz da esmekten , gürlemekten hoşlanırmış . essin , gürlesin ama hep yazsın , hiç susmasın diyor ve kendisine bir şarkı armağan ederek veda ediyorum .
(bkz: shine on you crazy diamond)
pink floyd ve sinema üzerine bir kaç şey konuşma şansını yakaladığım , al pacino delisi güzel yazar olur kendileri . birazcık peşin hükümlü sanki ,biraz da esmekten , gürlemekten hoşlanırmış . essin , gürlesin ama hep yazsın , hiç susmasın diyor ve kendisine bir şarkı armağan ederek veda ediyorum .
(bkz: shine on you crazy diamond)
(bkz: matilda mother)
her zaman yanımda olduğunu bildiğim, iyi niyetli, gerçekten kırılgan, kimseyi üzmek istemeyen ama kafası attı mı kelimeleri bir silah olarak kullanan yazar... hep mutlu olmasını isterim.
tek kelime ile uzun sürelik suskunluğunu bozdu....
"falcı falımda seni gördü" yaramaz demiş falcı bana asıl soruyorum asilzadeye, kendisi yarar mı acaba * kalkıp 2 tokat atamamış mı bana hakaret eden falcıya çok ayıp be kardeşim. birde izmirli olacak tüh sana.
"falcı falımda seni gördü" yaramaz demiş falcı bana asıl soruyorum asilzadeye, kendisi yarar mı acaba * kalkıp 2 tokat atamamış mı bana hakaret eden falcıya çok ayıp be kardeşim. birde izmirli olacak tüh sana.
bana hoşgeldin diyerek gönlümü fethetmiş uludağ sözlük yazarı.
tek kelimeyle çok iyi, süper, mükemmel, harika olağanüstüdür.*
(#10399679) korkunç bir cehalet örneği, niyet okuma üzerinden siyaset de yapıyor bu.
aşık olduğum kadının ismidir. severim.*
ingiliz mandası değil, amerikan uşağı olmuş insan. bunlar kader kısmet, önüne geçemiyon demek ki.
o değil de izmir iktisat kongresi filan, tarih çok garip.
o değil de izmir iktisat kongresi filan, tarih çok garip.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar