bugün
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek16
- en sevdiğiniz müzik türü8
- kimseye borç vermeyen insan9
- chp'nin hali ne olacak33
- sedat pekmez karakteri3
- m r e r e c t o20
- bir kadını sözlük yazarı yapıp onunla sex yapmak4
- başarılı sigara bırakma teknikleri5
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı3
- önemli olan eğitim mi yoksa karakter mi2
- mecnun bir am için çöllere düşmesi3
- sözlük erkeklerinin evlenme şartları4
- 35 yaşında şort giyen erkeklerin olması4
- mhp li yazarlar5
- hiç gelmeyecek birini beklemek3
- aisu3
- zayıflamanın en güzel yanı3
- dirilse konserine gidilecek sanatçı5
- el sıkıştığında ne hissediyorsun7
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak7
- almanya2
- hoşlanılan kızın ittihatçı çıkması3
- lvbel c5 dinlemenin zevkli olması2
- hürmüz boğazı nda abd helikopteri düştü3
- aşkını itiraf edememek2
- erkek adam dediğin3
- sedat pekmez24
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler3
- esat oktay yıldıran4
- vurdurmayan sözlük yazarları6
- diamond bosphoruss denen yazar22
- özdemir asaf bir gün taksiye biner3
- true nun çaylak olması3
- gram altın5
- stanley termos almanın mantıklı açıklaması4
- bir gün onsuz kaç saattir sorunsalı5
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- aylık 339 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- gocu28
- kayyum kemal8
- özgür özel den kılıçdaroğlu'na ihraç uyarısı4
- kızlar kıllı göbek sever mi3
- eve atılan kızın ekşici çıkması6
- asansöre binerken ayakkabıları çıkartmak2
- tai lung11
- sözlükteki porno muhabbetlerini lanetlemek2
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- saçma sapan şeyleri dert edinmek2
- togg t10f3
- bitik sözlük4
dostluk...
günlerce, haftalarca ve belki de aylarca oturup uzun sohbetler edemesekte, izmirin bunaltıcı yaz sıcaklarında çiğli-güzelbahçe arasında mekik dokumaya katlandığımız dostluk.
egenin yeşil bi kasabasında ilk karşılaşmamız.. merhaba, nasılsınlar dilimizde sadece. sonra izmir'in bataklık bir okulunda tekrar biz. mısırlı çubuk kırakerler, ergen pozlarımız, kavgalarımız, barışmalarımız, sabahlamalarımız, okulun anarşitlerini ispiyonlamalarımız*... insan içinde yaşadığı zamanı bir gün ne denli özleyeceğini tahmin edemiyor ne yazık ki. ve büyümeye engel olamıyor hiç bir kul.
bende olamadım engel , sen de.
ısrarla bir günde yaşıtlarımıza fark atacak kadar büyütüldük. hayat ikimizi de başka taraflarımızdan vurdu. ben neye ne kadar acıdığımı kimselere anlatamadım. en yakın dostlarım bile hayatımı hep toz pembe zannetmeye devam ettiler, ediyorlar da. sen benden daha cesur davrandın aslında. ne yaşadıysan hayatına giren her insan az çok bildi seni, dinledi. kim ne kadar anladı bilinmez, ama sen anlattın.
zaman zaman çok kızdım sana. oof dedim bu ne güçsüzlük, kendine gel, topla kendini. sokağa çık, yeni insanlarla tanış, bir hobi bul, uğraş. dinlemedin değil az çok dinledin elbet. ne de olsa ben her zaman daha güçlüyü oynamalıydım. ama yetmedi, ben kilometrelerce uzaklıktan yetemedim sana. bilirsin bir şeyi başaramamayı sevmem, sana yardım edememiş olmayı kendime yedirebilmiş değilim hala.
bense kendimi dansa vurdum, müziğe. tuttuğumu koparır mışım onu gördüm. kendi kavgama dalmışken seni boşladım zaman zaman. aklım hep sendeydi oysa naptın, ne durumdasın diye.
bugün sohbetin bile sevindirmişken beni, lluvia diye başlayan yazında hıçkırıklara boğdun yine.
nasıl bir şans senin dostluğun, güzelliğin, varlığın...
kavgalarımızın hiç birisi can yakmak için olmadı bu zamana kadar. hep daha ileriye taşımak için yedik birbimizi. ne dendiyse iyiliğimize dendi bildik. hiç incinmedik bu yüzden.
yüzlerimizi benzetti hep insanlar, ama bilmediler ki aslında kaderlerimizde çok benzer.
sen ve dostluğun iyi ki varsın.
ne denebilir ki senin kadar güzel insana...
günlerce, haftalarca ve belki de aylarca oturup uzun sohbetler edemesekte, izmirin bunaltıcı yaz sıcaklarında çiğli-güzelbahçe arasında mekik dokumaya katlandığımız dostluk.
egenin yeşil bi kasabasında ilk karşılaşmamız.. merhaba, nasılsınlar dilimizde sadece. sonra izmir'in bataklık bir okulunda tekrar biz. mısırlı çubuk kırakerler, ergen pozlarımız, kavgalarımız, barışmalarımız, sabahlamalarımız, okulun anarşitlerini ispiyonlamalarımız*... insan içinde yaşadığı zamanı bir gün ne denli özleyeceğini tahmin edemiyor ne yazık ki. ve büyümeye engel olamıyor hiç bir kul.
bende olamadım engel , sen de.
ısrarla bir günde yaşıtlarımıza fark atacak kadar büyütüldük. hayat ikimizi de başka taraflarımızdan vurdu. ben neye ne kadar acıdığımı kimselere anlatamadım. en yakın dostlarım bile hayatımı hep toz pembe zannetmeye devam ettiler, ediyorlar da. sen benden daha cesur davrandın aslında. ne yaşadıysan hayatına giren her insan az çok bildi seni, dinledi. kim ne kadar anladı bilinmez, ama sen anlattın.
zaman zaman çok kızdım sana. oof dedim bu ne güçsüzlük, kendine gel, topla kendini. sokağa çık, yeni insanlarla tanış, bir hobi bul, uğraş. dinlemedin değil az çok dinledin elbet. ne de olsa ben her zaman daha güçlüyü oynamalıydım. ama yetmedi, ben kilometrelerce uzaklıktan yetemedim sana. bilirsin bir şeyi başaramamayı sevmem, sana yardım edememiş olmayı kendime yedirebilmiş değilim hala.
bense kendimi dansa vurdum, müziğe. tuttuğumu koparır mışım onu gördüm. kendi kavgama dalmışken seni boşladım zaman zaman. aklım hep sendeydi oysa naptın, ne durumdasın diye.
bugün sohbetin bile sevindirmişken beni, lluvia diye başlayan yazında hıçkırıklara boğdun yine.
nasıl bir şans senin dostluğun, güzelliğin, varlığın...
kavgalarımızın hiç birisi can yakmak için olmadı bu zamana kadar. hep daha ileriye taşımak için yedik birbimizi. ne dendiyse iyiliğimize dendi bildik. hiç incinmedik bu yüzden.
yüzlerimizi benzetti hep insanlar, ama bilmediler ki aslında kaderlerimizde çok benzer.
sen ve dostluğun iyi ki varsın.
ne denebilir ki senin kadar güzel insana...
güncel Önemli Başlıklar
