bugün
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu10
- nasılsınız8
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar5
- akepe dönemi5
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- öyle bir dünya yok3
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- nerede ne yenir6
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- saçı sıfıra vurup bıyıkları ve sakalları kesmek3
- eski yazarlar geri gelsin12
- la loba21
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- nickin yanında yaş da yazsın16
- nervio'nun ayakları17
- anın görüntüsü27
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan12
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler9
- uzak mesafe ilişki5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- hastane acil bölümü2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- didem arslan yılmaz'ın programındaki 3 karakter4
- menemen yiyen erkek13
- ben geldim naneler6
- sabah sabah metrobüste yaşanan gürültü kirliliği6
- lille osc6
- gizli bakınız kullanan erkek gizli eşcinseldir3
- recep tayyip erdoğan13
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması7
- victoria secret mankenlerinin çokda güzel olmaması3
- dörtlü yakınca her yer otopark sanan zihniyet6
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- çirkin şansı5
- uefa şampiyonlar ligi5
- cm 01 024
- benzini ayın birinde alın çünküüüü5
- ukraynalı kızlar gelecek mi beyler7
- şanlıurfa da gece hayatı3
- hesabını gizleyen erkek yazar22
- öldüreni öldürmek14
- karabüklü kızlar5
- arabanın ön koltuğuna t shirt giydirmek11
- eğirdir gölü canavarı5
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- yalancı sözlük yazarları7
kademeler ilerledikçe sayıların yerini yazıların aldığı ders.
öyle matematik problemi gördüm içinde sayı yok,
öyle matematik problemi gördüm içinde insan yok gibi vecizelere sahne olmuştur.
öyle matematik problemi gördüm içinde sayı yok,
öyle matematik problemi gördüm içinde insan yok gibi vecizelere sahne olmuştur.
matematik bir bilim değil,bilimlerin dilidir.
adamların bir çekirdeğin alanı hesaplattığı ve bunun ne işimize yarayacağını bile açıklamadıkları saçma bir ders.
gerizekalı olmayanların üç beş kural öğrenip, ömürlerini ve hayatlarını* yedirmeden, gayet kolay yapabilecekleri pek cici bir ders.
en iyi notlarımı aldığım ve en yüksek net yaptığım derstir.
iyidir. candır. ama biraz sorunludur. ona da einstein noktayı koymuştur.
" matematik ile ilgili sorunu olanlar uzulmesin, emin olsunlar ki benim sorunlarim onlarinkilerden cok daha fazla. "
Albert Einstein
" matematik ile ilgili sorunu olanlar uzulmesin, emin olsunlar ki benim sorunlarim onlarinkilerden cok daha fazla. "
Albert Einstein
hayatın her alanında gerekli olan, bilimden öte, insanların uğraşarak ortaya çıkardıkları gerçeklik.
ilk insan yeryüzüne geldiği anda dahi vardı matematik, evren, dünya, ağaçlar, boklar püsürler yine matematiksel bir hedeyle devam ediyorlardı hayatlarına. her şeyin bir açıklaması vardı, dünyanın eksen eğikliği ve buna bağlı olarak mevsimlerin oluşması falan fıstık... ne alakası var diyeceksiniz. yani diyorum ki biz sadece var olanı inceliyoruz, matematik var ve olmak zorunda. apartman dikerken doğanın kurallarına uymak zorundasın. kumda topuklu ayakkabı batar, spor ayakkabı batmaz mesela. taban genişliği arttıkça basıncın azaldığını sen sadece buldun, kuralını sen koymadın. fizikle ilgili gerçi bu.
ama anladınız lan dediğimi neyse, bilmem ben matematik.
ders olarak bakacak olursak...
11. sınıfa başlayacak bir yabancı dil öğrencisiyim. ilkokulda matematiğim iyiydi, bir halt yapmıyorduk çünkü, basitti. tam sayılar falan güzeldi. liseye başladım sonra. sayısalı, efendim fiziği, kimyayı acayip sevdiğim halde beceremediğimden hiç ziklemedim. ne bileyim lan, matematik profesörü olmak hoş bir duygu olsa gerek, yıldızların kaç kilometre hızla kaydığını hesaplamak falan. ama ben matematik bir türlü yapmak istemedim gözüme hoş görünse de. bununla birlikte, sözel yeteneğim dehşetengizdi, yabancı dilin hastası, iskandinav dillerinin ustasıydım.
9. sınıfı, 25-30 civarı puanla bitirdim matematik ortalaması olarak bakarsak. ne öğrendiniz diye sorsanız, cevap veremem. mantık konusunu hatırlıyorum, orada da sadece ^ vardı. ve vardı, veya vardı. => ifadesi, ise anlamına geliyordu. o da sözelle ilgili diye aklımda yer etmiş, yoksa onu da bilmem. "ise" bağlaç sonuçta, di mi? if clause. type 0. we use it for bilimsel gerçekler. water boils at 100 santigrat derece. ya.
her neyse, benim diyeceğim o ki...
az önce annem bir 11. sınıf matematik kitabı getirdi konu anlatımlı, almış sağolsun. eh bu sene 2 saat görüyoruz. lazım bize de.
şöyle bir açayım dedim.
nk9 aq'lu bir soru çıktı karşıma.
a q diye soru mu olur lan? matematik de sevmiyor işte beni, gelin anlaşalım arkadaş, bana sınavda matematik sormasınlar, boğaziçi'ne girmezsem adam değilim bak o kadar diyorum lan.
açtığım kitap bana küfrediyor. ondan sonra vay efendim meister bütün gün sözlükte, vay efendim meister sayısal çalışmıyor. benim içimde ateş var olm, hanginiz yaşadı benim yaşadıklarımı?
ilk insan yeryüzüne geldiği anda dahi vardı matematik, evren, dünya, ağaçlar, boklar püsürler yine matematiksel bir hedeyle devam ediyorlardı hayatlarına. her şeyin bir açıklaması vardı, dünyanın eksen eğikliği ve buna bağlı olarak mevsimlerin oluşması falan fıstık... ne alakası var diyeceksiniz. yani diyorum ki biz sadece var olanı inceliyoruz, matematik var ve olmak zorunda. apartman dikerken doğanın kurallarına uymak zorundasın. kumda topuklu ayakkabı batar, spor ayakkabı batmaz mesela. taban genişliği arttıkça basıncın azaldığını sen sadece buldun, kuralını sen koymadın. fizikle ilgili gerçi bu.
ama anladınız lan dediğimi neyse, bilmem ben matematik.
ders olarak bakacak olursak...
11. sınıfa başlayacak bir yabancı dil öğrencisiyim. ilkokulda matematiğim iyiydi, bir halt yapmıyorduk çünkü, basitti. tam sayılar falan güzeldi. liseye başladım sonra. sayısalı, efendim fiziği, kimyayı acayip sevdiğim halde beceremediğimden hiç ziklemedim. ne bileyim lan, matematik profesörü olmak hoş bir duygu olsa gerek, yıldızların kaç kilometre hızla kaydığını hesaplamak falan. ama ben matematik bir türlü yapmak istemedim gözüme hoş görünse de. bununla birlikte, sözel yeteneğim dehşetengizdi, yabancı dilin hastası, iskandinav dillerinin ustasıydım.
9. sınıfı, 25-30 civarı puanla bitirdim matematik ortalaması olarak bakarsak. ne öğrendiniz diye sorsanız, cevap veremem. mantık konusunu hatırlıyorum, orada da sadece ^ vardı. ve vardı, veya vardı. => ifadesi, ise anlamına geliyordu. o da sözelle ilgili diye aklımda yer etmiş, yoksa onu da bilmem. "ise" bağlaç sonuçta, di mi? if clause. type 0. we use it for bilimsel gerçekler. water boils at 100 santigrat derece. ya.
her neyse, benim diyeceğim o ki...
az önce annem bir 11. sınıf matematik kitabı getirdi konu anlatımlı, almış sağolsun. eh bu sene 2 saat görüyoruz. lazım bize de.
şöyle bir açayım dedim.
nk9 aq'lu bir soru çıktı karşıma.
a q diye soru mu olur lan? matematik de sevmiyor işte beni, gelin anlaşalım arkadaş, bana sınavda matematik sormasınlar, boğaziçi'ne girmezsem adam değilim bak o kadar diyorum lan.
açtığım kitap bana küfrediyor. ondan sonra vay efendim meister bütün gün sözlükte, vay efendim meister sayısal çalışmıyor. benim içimde ateş var olm, hanginiz yaşadı benim yaşadıklarımı?
aşktır, bilimlerin lisanıdır. aslında varlık sebebi fiziktir, fizik var olabilsin diye vardır. evrenin temelidir, varlığı çözümlemenin yegane yoludur. bilmek gerçek yaşamda bir boka yaramazmış gibi durur, lakin matematik bilen adamla bilmeyen adam için bir bina, bir köprü aynı değildir. yaşamdaki tercihler matematiksel düşünme yetisiyle çok daha doğru şekilde yapılabilir. matematik bilmeyen adam tavlada 5-3 gelme ihtimaliyle 6-6 gelme ihtimalinin aynı* olduğunu bilmez. ya, böyledir işte.
ogrencilerin vazgecilmez kabusu.
ilk karşılaşma anında verilen tepki " (bkz: oh shit)" dir.
kesinlikle okumayı düşündüğüm bölüm, bilim, her şey.
kuran-ı kerim'de bir tane hatası var.
at gözlüklerini çıkarıp. Hayata 360 derecelik bakış atmaktır.
eksik temelim, kötü hocalarım sonucunda zayıf olmasının acısını şu aralar çektiğim bilim dalı.
öğretmenliğini yaptığım bilim dalıdır.matematikçilerin dediği gibi hayatın kendisi de değildir efendim,hayatın kendisi,sokaktadır.
çok sevgili ismail naci cangülün de dediği gibi "matematik bir bilim,diğerleri filmdir"
alanına ve adamına göre seviyelendirilmesi gereken ders - bilimdir.
bölüm olarak matematik insanı hayattan bezdirir çoğu zaman okul hakkında hatta okuduğunuz şehir hakkında kötü düşünceler beslemenize sebep olabilir ancak hayatın içinde olan matematik medeniyeti belkide medeniyetsizliği yani çağımızı yaşamamıza sebep olan bilimdir.son olarak lisede orda burda matematikten korkanlar korkmasınlar daha onun hakkında bilmedikleri çok şey var.
ilkokul öğretmenimin sürekli diğer derslerle yerini değiştirdiği derstir.
Ulan sosyal bilgisi dersinde matematik,türkçe dersinde matematik,resim dersinde matematik,beden eğitimi dersinde matematik götüne girsin şimdi senin bu matematik.ilkokul 5'den itibaren nefret ettim bu dersten ve hiçbir zaman dinlemedim. Hazırlık dahil 4 sene lise okudum ve bu süre boyunca matematik sınavlarından aldığım toplam puan 50'yi bile geçmiyordu.Neyse ki sosyal faaliyetlerim çoktu ve bu dersle uğraşmadan liseyi bitirebildim.
Ulan sosyal bilgisi dersinde matematik,türkçe dersinde matematik,resim dersinde matematik,beden eğitimi dersinde matematik götüne girsin şimdi senin bu matematik.ilkokul 5'den itibaren nefret ettim bu dersten ve hiçbir zaman dinlemedim. Hazırlık dahil 4 sene lise okudum ve bu süre boyunca matematik sınavlarından aldığım toplam puan 50'yi bile geçmiyordu.Neyse ki sosyal faaliyetlerim çoktu ve bu dersle uğraşmadan liseyi bitirebildim.
matematik şu sorunun cevabını bulamıyormuş efenim:
3 kişi para birleştirip bir radyo almaya gidiyorlar.
radyo 30 lira. hepsi 10'ar lira koyup radyoyu alıp gidiyor.
fakat sonra tezgâhtar radyonun indirime girdiğini ve
25 liraya düştüğünü
hatırlıyor ve çırağına 5 lira verip gidip para
üstünü iade etmesini istiyor.
çırak 5 lirayı 3 kişiye bölüştüremeyeceğini düşünüp
2 lirayı cebine atıyor ve 3 lirayı 3 kişi arasında bölüştürüyor.
böylece radyoyu 9'ar liraya almış oluyorlar.
şimdi: 9 x 3 = 27
çırak da cebine 2 lira attı 27 + 2 = 29
peki geri kalan 1 liraya ne oldu?
ps:şaka şaka cevabı var tabi.mesaj atmayın öyle,sakin.ama bulamayanlara tıpkı ilkokulda yazın verilen eğlenceli tatil kitaplarının bulmacalarındaki gibi tersten yazılı cevap gönderiyorum.*
3 kişi para birleştirip bir radyo almaya gidiyorlar.
radyo 30 lira. hepsi 10'ar lira koyup radyoyu alıp gidiyor.
fakat sonra tezgâhtar radyonun indirime girdiğini ve
25 liraya düştüğünü
hatırlıyor ve çırağına 5 lira verip gidip para
üstünü iade etmesini istiyor.
çırak 5 lirayı 3 kişiye bölüştüremeyeceğini düşünüp
2 lirayı cebine atıyor ve 3 lirayı 3 kişi arasında bölüştürüyor.
böylece radyoyu 9'ar liraya almış oluyorlar.
şimdi: 9 x 3 = 27
çırak da cebine 2 lira attı 27 + 2 = 29
peki geri kalan 1 liraya ne oldu?
ps:şaka şaka cevabı var tabi.mesaj atmayın öyle,sakin.ama bulamayanlara tıpkı ilkokulda yazın verilen eğlenceli tatil kitaplarının bulmacalarındaki gibi tersten yazılı cevap gönderiyorum.*
ilköğretimde elmaları,armutları toplamayla başlayan incik,boncuk saydırarak sevdirilmeye çalışılan neredeyse her öğrencinin fobisi olan bilim.
madde ile ilgili her sorunun cevabıdır.
hayatın kendisidir.
hayatın kendisidir.
Türkiyede cahit arf denildiğinde akla gelen hayatın bir gerçeğidir.
Eğlenceli olduğu kadar gariptir. her şeyini bulursun bulursun, soru senden tersini, eşleniğini, yarısını falan ister.
gıcık olursun işte ya.
Sınavlarda bir dönüm noktasıdır.
gıcık olursun işte ya.
Sınavlarda bir dönüm noktasıdır.
(bkz: matematiğin sıkıcı olması)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar