bugün
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim10
- seni ne mutlu eder6
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı15
- aykolik moderatör olsun kampanyası5
- atm'ye ateme diyen hanzo9
- evleneceği kızı burcuna göre seçen erkek4
- boğa burcu erkeği4
- burçlara inanmak4
- burçlara inanan erkek4
- saraca finch house19
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın4
- sözlükteki şişmanlık güzellemesi6
- sözlük kızlarının bikinili fotoğrafının olmaması5
- 40 yaş altı sözlük bebeleri12
- sadece arkadaşlarını oylayan yazar3
- öğle yemeği saati4
- heyt bea6
- işimizin başındayız uludağ sözlük4
- yoğurt3
- evde hiç sıkılmadan vakit geçirebilen insanlar4
- velvet hanıma bulaşanı pis ederim sözlük2
- hayal kurmak3
- sözlük yazarlarının çok sinirli olması2
- sözlük kızlarının 30 luk teyzeler olması9
- bir kadını kaybetmenin en kısa yolu8
- yazarların dinlediği en duygusal şarkılar3
- iski kuzguncuk kültürevi bulgular resim sergisi3
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı8
- zayıf erkeklerin agresif olması9
- her şeyi psikolojik bir sebebe bağlama3
- iki dakikalık iş denen şeyin iki dakika sürmemesi2
- bir sözlük kızına şiir yazmak2
- 26 yaşında intihar etmek3
- yendien aranızdayım2
- barış akarsu öldü mü öldürüldü mü sorunsalı2
- sözlükte kavga bile çıkmaması5
- habire122
- ben kararımı verdim5
- kırk yaşına gelip hala sözlük yazarlığı yapmak4
- ona bir şey söyle13
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması27
- hiç arkadaşı olmayanlar ne yapıyor acaba4
- arkadaşlarla tatile gitmek3
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri4
- yazın cep sorunu3
- annenin ölmesi6
- yazarlara gelen son mesaj2
- villa alınabilecek yerler2
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı13
- besle kargayı7
andy weir isimli yazarın iyi eleştiriler alan ve goodreads okurları tarafından en iyi bilimkurgu romanı seçilen romanının adı.
roman, mars'ta mahsur kalan bir astronotun kısıtlı imkanları kullanarak hayatta kalma ve dünyaya dönme mücadelesi hakkında. 2015 kasım ayında başrolünde matt damon'un oynadığı filmi vizyona girecek modern bir robinson crusoe yapıtı.
http://frpnet.net/edebiya...-hayatta-kalma-mucadelesi
roman, mars'ta mahsur kalan bir astronotun kısıtlı imkanları kullanarak hayatta kalma ve dünyaya dönme mücadelesi hakkında. 2015 kasım ayında başrolünde matt damon'un oynadığı filmi vizyona girecek modern bir robinson crusoe yapıtı.
http://frpnet.net/edebiya...-hayatta-kalma-mucadelesi
ilk sayfasından itibaren okuru içine çeken sürükleyici bir bilim-kurgu kitabıdır. 15 yaşından beri programcılık yapan ve şuanda yazılım mühendisi olarak çalışan Andy Weir bu romanını önce internette yayımlamıştır ve ardından büyük bir ilgiyle karşılaşmıştır. Bu ilginin ardından yayın hakları satın alınıp basılan romanın Ridley Scott tarafından filmi çekilmektedir.
Şuan filmi çekilmekte olan bir kitap. Ayrıca aşırı sürükleyicidir, 1 günde bitirilebilir.
2 ekimde vizyona girecek film için dün nasa'nın marsta su bulduk açıklaması yaptığı spekülasyonlarına konu olmuştur. herhalde yapımcılar milyon dolarlık bir çek kesti nasa'ya...
tuzlu suyla ölülerini yıkayıp cenazesini kaldıran uzaylıdır. ha bu arada uzaylı demişken aslında hepimizi uzaylıyız.
mars'a yapılan uzay yolculuğunu anlatan bu eserin yazarı, uçak korkusu sebebiyle uçamamaktadır. filmine gideceğiz mecburen, bilimkurgu sinemada seyredilir... interstellar filminden 2 kişi bu filmde de vardır. Matt Damon ve Jessica Chastain.
Bir saat önce izlemiş olduğum Ridley Scott filmidir. Gayet güzel bir film. Filmin en iyi yanları; oyunculuk (gerçekliği izleyiciye aktarmada) ve senaryosu. Kurguyu da iyi yaptığınızda taşlar yerine oturmuş oluyor. 2 saat nasıl geçti anlamadım. Yer yer heyecanlarda yaşatan gayet güzel bir film.
müthiş bi filmdir, uzun zamandır güzel bi film görmemişim dedim.
şiddetle tavsiye ederim.
şiddetle tavsiye ederim.
Everest'i izlemeden önce trailerini gordugum film. Güzele benziyor. En kisa zamanda sinemada izleyecegim.
Kitabını 1 günde okumuş biri olarak filmi bana yavan geldi. çoğu güzel detayı atlamışlar. Kitapta hayatta kalmaya çalışırken ki duyguyu iliklerinize kadar hissede biliyosunuz ama filmde bu mümkün değil. Kitabını okumayanların ise beğeneceğinden eminim.
Matt Damon.
Bugün izlediğim bir filmdir.
Güzel ve izlemesi zevklidir.Tabi kitabını okumayı zevkle istiyorum.
Güzel ve izlemesi zevklidir.Tabi kitabını okumayı zevkle istiyorum.
bursa podyum park ta cinemaximum da izleyip keyifli bir gece geçirmeme sebep vermiş güzel filim.
özellikle cine maximum kantinin de 2 adet kutu kolanın 13.50 tl olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. bursa nın en iyi salonu olmuştur benim gözümde kent meydanı avşar sinamalarından bizi kurtardı ya gerisi pekte önemli değil.
öncelikle bir yazılım mühendisinin elinden çıkan kitaptan uyarlama yapılarak beyaz perdeye aktarılması sinamanın kalitesini biraz daha artırmış, her ne kadar kitabında hesaplarmalardan canın sıkılsa da filimde bunu es geçmişler. he güzel olmuş orası ayrı.
özellikle hayatta kalma mücadelesi gerçekten taktir edilesi.
bundan sonrası spolier uyarmadı demeyin.
--spoiler--
matt abimizin oyunculuğuna söyleyecek hiç bir şeyimiz yok. zaten kendisi holivudun en çok kazandıran aktörü. bu tür sinama filimleerinde (kasvetli, tek oyunculuk) özellikle ana karakter iyi oyuncu olmak zorunda yoksa filmin yarısında çıkmak zoruna kalabilirisniz.
mark'ın(matt) aklına patfinder(97 yılında mars'a gönderilen ilk insanız hava aracı) bulup onun üzerinden msajlaşması gerçekten çok etkiliyeci. ve dünya ile canlı yayında yazışırken (32 dakika süren bir mesaj alıp vermek) abd başkanına ciddi ciddi analı bacılı küfür etmesi güldürdü...
sonlara yaklaşırken mark ı öldü diye bırakıp mars'tan ayrılan ekibin tekrar onu kurtarmaya gelmesi için dünya da hesap yapan adamların "erlond görüşmesi" dediğinde sean bean içten gülmesi beni taaaa lord of the rings e götürmüş ve bir an için de olsa "it is a gift" repliğini söylemesini bekletirmiştir. orası ciddi anlamda komik ve hafızaları canlı tutan bir öğreydi. o da güzel olmuş.
filmin sonlarına doğru "iron man gibi geliyorum " deyip sol elini bıçak ile kesip kapsülden çıkması da süper ötesi bir sahneydi.
özetle güzel ama asla intersaller olmayan bir yapıt olmuştur.
--spoiler--
özellikle cine maximum kantinin de 2 adet kutu kolanın 13.50 tl olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. bursa nın en iyi salonu olmuştur benim gözümde kent meydanı avşar sinamalarından bizi kurtardı ya gerisi pekte önemli değil.
öncelikle bir yazılım mühendisinin elinden çıkan kitaptan uyarlama yapılarak beyaz perdeye aktarılması sinamanın kalitesini biraz daha artırmış, her ne kadar kitabında hesaplarmalardan canın sıkılsa da filimde bunu es geçmişler. he güzel olmuş orası ayrı.
özellikle hayatta kalma mücadelesi gerçekten taktir edilesi.
bundan sonrası spolier uyarmadı demeyin.
--spoiler--
matt abimizin oyunculuğuna söyleyecek hiç bir şeyimiz yok. zaten kendisi holivudun en çok kazandıran aktörü. bu tür sinama filimleerinde (kasvetli, tek oyunculuk) özellikle ana karakter iyi oyuncu olmak zorunda yoksa filmin yarısında çıkmak zoruna kalabilirisniz.
mark'ın(matt) aklına patfinder(97 yılında mars'a gönderilen ilk insanız hava aracı) bulup onun üzerinden msajlaşması gerçekten çok etkiliyeci. ve dünya ile canlı yayında yazışırken (32 dakika süren bir mesaj alıp vermek) abd başkanına ciddi ciddi analı bacılı küfür etmesi güldürdü...
sonlara yaklaşırken mark ı öldü diye bırakıp mars'tan ayrılan ekibin tekrar onu kurtarmaya gelmesi için dünya da hesap yapan adamların "erlond görüşmesi" dediğinde sean bean içten gülmesi beni taaaa lord of the rings e götürmüş ve bir an için de olsa "it is a gift" repliğini söylemesini bekletirmiştir. orası ciddi anlamda komik ve hafızaları canlı tutan bir öğreydi. o da güzel olmuş.
filmin sonlarına doğru "iron man gibi geliyorum " deyip sol elini bıçak ile kesip kapsülden çıkması da süper ötesi bir sahneydi.
özetle güzel ama asla intersaller olmayan bir yapıt olmuştur.
--spoiler--
boş vaktiniz varsa değerlendirebileceğiniz bir film. müthiş denmez ama gideri var. 10 üzerinden 6.5 veriyorum.
inanılmaz abartılan bir film. kötü falan demiyorum ama kesinlikle abartılı. filmi 3d izledim, salondan mı kaynaklanıyor bilmiyorum ama genel olarak çok karanlıktı çekimler, yoruldu gözlerim izlerken.
ayrıca çok yerde mantık hatalarını da barındırıyor.
üstteki arkadaşa not ortlamasında katılıyorum. tam 6.5 luk bir film.
ayrıca çok yerde mantık hatalarını da barındırıyor.
üstteki arkadaşa not ortlamasında katılıyorum. tam 6.5 luk bir film.
filmi durağan buldum ama konusu tam benlikti zaten o yüzden gittim ya neyse, bence gidilmeye değerdi ama 3 boyutlu izlemek ayrı bir hava veriyor bu tarz filmlere.
sinema çekimleri ortamlara düşen filmdir. gerçi bilim kurgu filmi sinemada seyredilir. ama bizim odadan bozma sinemalar, kalitesiz ve karanlık 3d gösterimler, fahiş bilet fiyatları göz önüne alındığında şüphesiz ikileme düşüyor seyircimiz de, hangisini yapsam diye?
film mesaj vermese de, ilgi çekmiş bir filmdir.
başlarda sıkıcı başlar ama kaptırır ve gider.
nasıl bittiğini anlamak zordur.
başlarda sıkıcı başlar ama kaptırır ve gider.
nasıl bittiğini anlamak zordur.
güzel film ama bir interstellar değil. sonuçta karşımızda hakkımız hukukumuz olan bir ridley scott var, blade runner'ıydı, alien'iydi, prometheus'üydü filan saygı duyduğumuz bir abimiz. filmine gitmesek olmazdı. zaten bilimkurgu filmi, mars misyonu filan, gidip rahatlıyorsun biraz bilim görüp, ha filmden çıkınca etrafa bakıyorsun gene kürdolar, gene dogmatik sikimsonik bir ülke o ayrı. ama 2 saatlik bir rahatlama da fena değildir.
filmle ilgili gözlemlere geçebilirim:
--spoiler--
senaryo -ki weir kitaba sadık demişti- sorunlu bence
1- marsta öyle filmdeki gibi kaçılacak tarzda büyük fırtınalar yoktur. zaten weir de aslında başta elektronik bir arıza yüzünden gitsinler diye düşünmüş ama o da esere heyecan katmaz diye gerçeklere pek de uygun olmayan büyük mars fırtınasını sokmuş esere.
2-tamam fırtına oldu diyelim, ekip neden yörüngeye çıkıp dünyaya dönüyor, yörüngede bir süre dolaşıp fırtınanın dinmesini bekleyemezler miydi?
fırtına çıktı abidin, ee dönelim o zaman dünyaya kardiş.. dönelim abüü
yaw bahsettiğiniz yolculuk 4 sene, o kadar yatırım yapmışsın marsta üssü kurmuşsun, nereye dönüyorsun??? ha belki orada senaryoya şöyle bir diyaloglar soksan, yörüngede bekleyip uyduyla aşağıya baksan filan, komutanım fırtına bütün üssü helak etmiş filan deseler, yeniden üs kurma imkanımız da yok dense, dönme kararı öyle verilse daha bir gerçeğe uygun olacaktı.
yani o kısım biraz sorunlu, yersen diyeceksin
3-fırtınadan sağ çıkan matt damon mars'ta sahil yolunda dolaşır gibi dolaşıyor rahat rahat. eserde ve filmde radyasyon sorunları es geçilmiş ama aslında mars misyonunun en büyük çözülmesi gereken sorunu, radyasyondan korunabilmek, nasa da bunu söylüyor zaten
4-eğer marstan dünyaya yolculuk 4 sene sürüyorsa, dönen gemi nasıl oldu da daha marsta 300 gün filan geçmişken dünyaya gelebildi, sonra çinliler füzeyle yakıt ikmali yaptı, bir aerodinamikçi gencin buluşuyla aynı gemi yanlış anlamadıysam 200-250 günde mars'a geri döndü, damon'u kurtarmak için. bu bölümler tam fecaat, bilimle yakından uzaktan ilgisi yok, tamamen yersen...
5-kurtaracak gemi marsın yörüngesine döndüğünde, matt damon'ın yörüngedeki buluşmaya çıkmak için hafif olsun diye uzay aracının önünü açıp branda takması filan sahnelerinde ise yarılıyoruz haliyle, damon da zaten espri yapıyor onunla ilgili, espri mespri geçiştirilecek şeyler zaten başka türlü yenilir ama yutulmaz. yörüngede astronotların birbirini halatla yakalamaya çalışması sahneleri de gravity filmindeki kadar olmasa da akla ziyan sahneler.
--spoiler--
filmle ilgili gözlemlere geçebilirim:
--spoiler--
senaryo -ki weir kitaba sadık demişti- sorunlu bence
1- marsta öyle filmdeki gibi kaçılacak tarzda büyük fırtınalar yoktur. zaten weir de aslında başta elektronik bir arıza yüzünden gitsinler diye düşünmüş ama o da esere heyecan katmaz diye gerçeklere pek de uygun olmayan büyük mars fırtınasını sokmuş esere.
2-tamam fırtına oldu diyelim, ekip neden yörüngeye çıkıp dünyaya dönüyor, yörüngede bir süre dolaşıp fırtınanın dinmesini bekleyemezler miydi?
fırtına çıktı abidin, ee dönelim o zaman dünyaya kardiş.. dönelim abüü
yaw bahsettiğiniz yolculuk 4 sene, o kadar yatırım yapmışsın marsta üssü kurmuşsun, nereye dönüyorsun??? ha belki orada senaryoya şöyle bir diyaloglar soksan, yörüngede bekleyip uyduyla aşağıya baksan filan, komutanım fırtına bütün üssü helak etmiş filan deseler, yeniden üs kurma imkanımız da yok dense, dönme kararı öyle verilse daha bir gerçeğe uygun olacaktı.
yani o kısım biraz sorunlu, yersen diyeceksin
3-fırtınadan sağ çıkan matt damon mars'ta sahil yolunda dolaşır gibi dolaşıyor rahat rahat. eserde ve filmde radyasyon sorunları es geçilmiş ama aslında mars misyonunun en büyük çözülmesi gereken sorunu, radyasyondan korunabilmek, nasa da bunu söylüyor zaten
4-eğer marstan dünyaya yolculuk 4 sene sürüyorsa, dönen gemi nasıl oldu da daha marsta 300 gün filan geçmişken dünyaya gelebildi, sonra çinliler füzeyle yakıt ikmali yaptı, bir aerodinamikçi gencin buluşuyla aynı gemi yanlış anlamadıysam 200-250 günde mars'a geri döndü, damon'u kurtarmak için. bu bölümler tam fecaat, bilimle yakından uzaktan ilgisi yok, tamamen yersen...
5-kurtaracak gemi marsın yörüngesine döndüğünde, matt damon'ın yörüngedeki buluşmaya çıkmak için hafif olsun diye uzay aracının önünü açıp branda takması filan sahnelerinde ise yarılıyoruz haliyle, damon da zaten espri yapıyor onunla ilgili, espri mespri geçiştirilecek şeyler zaten başka türlü yenilir ama yutulmaz. yörüngede astronotların birbirini halatla yakalamaya çalışması sahneleri de gravity filmindeki kadar olmasa da akla ziyan sahneler.
--spoiler--
igrenc espriler diyilerek hakaret edilen film. Kitabi okunsaydi aslinda esprilerin atlandigi gorulebilirdi. Kitabi kadar olmasa da gayet guzel bir filmdi bk atmayin. Nolan tabi isi biliyo ama illa karsilastirilmak zorunda degil.
Nereli olduğunu önemi yok insan olmasın da, insanlardan çok bıktım. içimi bi hüzün kapladı bak şimdi.
Christopher nolan'ci biri olarak ridley abimize saygı duyduğum film.
film hakkında spoiler vermiycem ancak bu tarz uzay filmlerini seven arkadaslara çok rahat öneririm.
bir ınterstellar degil. evet. ama izlemeye değer.
film hakkında spoiler vermiycem ancak bu tarz uzay filmlerini seven arkadaslara çok rahat öneririm.
bir ınterstellar degil. evet. ama izlemeye değer.
Filmi izledim. Güzel ama beklentimin altında kaldı. Uzay boşluğunda adamı yakalamak falan bunlar uçuk şeyler. Filmin amacının insanlığa bunlara alışın demek olduğunu düşünüyorum.
Çok çok iyi bir film olmamış.
Çok çok iyi bir film olmamış.
yeni el attığım bilim kurgu romanı.
cidden başarılı bilim kurgu romanı. sürükleyiciliği takdire şayan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar