bugün
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen11
- atatürk'ün abartılmış bir lider olması6
- sabah gözünü kahve sigarayla açanlar9
- kuran da namazın olmaması6
- alkolsüz bira içen müslüman6
- metrobüse binecek kızlara tavsiyeler3
- huzur islamda4
- göbekli tepe6
- götü güzel olan kız3
- bu kadar seksi olduğumu bilmiyordum diyen sevgili2
- ayet indirilen dönem2
- macron koşacak diye park kapatan akepe35
- sözlük hatunlarının ısırılmalık tipler olması2
- ehli sünnet hocalar3
- gey biraderler bey gibi gey biraderlerdir12
- ehl i sünnet3
- tansiyon ilacını içmeme karizması2
- are you iran5
- her şeyin bir verisi var artık2
- kadın ürolog olmaması4
- istanbul da ev kiraları3
- inanmayabilirsin ama saygı duymak zorundasın6
- sözlükteki teyzeler3
- magnezyum4
- nasıl birisiniz13
- deniz göktaş34
- ona bir şey söyle17
- bir birader bir biradere gel bira içelim demiş2
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- 9 temmuz 20264
- akp bitince ne olacak23
- söyleyecek çok şeyi olduğu halde konuşmayan insan3
- dağa çıkacaklara tavsiyeler4
- farkındalığı yüksek olan bireylerin yalnızlaşması7
- fusya semsiyeli yabanci17
- fransız kadının pakistan daki 12 yıllık esareti2
- ekrem imamoğlu11
- anın görüntüsü10
- kucağa almak2
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar11
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar11
- aselsan satılırsa8
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- japon hatunlar mı çinli hatunlar mı6
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın21
- ölümün en iyi tanımı17
- sözlük hatunlarının nefsimi kabartması sorunsalı11
- sevişirken dinlenecek şarkılar6
- boşanmak2
- yarın sözlükteki incelleri tokatlayacak olmak6
tanımak,bilmek anlamına gelen arapça kelime..
(bkz: tasavvuf)'da Allah'ı tanımak bilmek sevmek yakınlaşmak manasında kullanılır ve tasavvuftaki vechelerden,aşamalardan biraz daha özenelleştirirsen (bkz: ferudiddin attar)'ın çöllerinden birisidir..uzun uğraşlar (çok uzun uğraşlar) sonucu varılabilecek bir noktadır..
(bkz: muhyiddin ibni arabi)'nin bu konuyla ilgili (bkz: hikmet ve marifet) adlı bir eseri vardır.. (bkz: sadrettin konevi) ve (bkz: william chittick) kitabın şerhlerini yapmıştır..
(bkz: tasavvuf)'da Allah'ı tanımak bilmek sevmek yakınlaşmak manasında kullanılır ve tasavvuftaki vechelerden,aşamalardan biraz daha özenelleştirirsen (bkz: ferudiddin attar)'ın çöllerinden birisidir..uzun uğraşlar (çok uzun uğraşlar) sonucu varılabilecek bir noktadır..
(bkz: muhyiddin ibni arabi)'nin bu konuyla ilgili (bkz: hikmet ve marifet) adlı bir eseri vardır.. (bkz: sadrettin konevi) ve (bkz: william chittick) kitabın şerhlerini yapmıştır..
bir konuda ya da bir alanda gösterilen beceri, ustalık, yetkin olma durumu.
yenen bir tür bok.
marifet iltifata tabidir demiş büyüklerimiz.
yerinde bir bedri rahmi eyüboğlu şiiri...
Marifet hiç ezilmemek bu dünyada
Ama biçimine getirip ezerlerse
Güzel kokmak
Kekik misali
Lavanta çiçeği misali
Fesleğen misali
Itır misali
isâ misali
Yunus misali
Tonguç misali
Nâzım misali.
Marifet hiç ezilmemek bu dünyada
Ama biçimine getirip ezerlerse
Güzel kokmak
Kekik misali
Lavanta çiçeği misali
Fesleğen misali
Itır misali
isâ misali
Yunus misali
Tonguç misali
Nâzım misali.
taşlara bakan gözlerin, çicekleri görmesidir... *
osmanlıca anlamı, arapça'dan farklı olarak 'beceri, ustalık, uzmanlık' sözcüklerini betimler.
Marifet, can için sevgili aramak değil; sevgili için can taşımaktır...
Hz. Mevlana.
Hz. Mevlana.
marifet?!...
azrail'e tebesssüm...
salih mirzabeyoğlu.
azrail'e tebesssüm...
salih mirzabeyoğlu.
güzel bir ido tatlıses şarkısıdır.
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet.
can yücel.
can yücel.
vuslat istikametinde bir vadi.
Ondan sonra gözüne, başı sonu olmayan marifet vadisi görünür.
Hiç kimse yoktur ki, yolun uzunluğu yüzünden gönlü karışmasın, acayip bir hale düşmesin! (Çoklarının, yolun uzunluğu yüzünden gönlü karışır yolunu kaybeder)
O vadinin hiçbir yolu, öbürüne benzemez. Ten yolcusu başkadır (onun), can yolcusu başka!
Yine de can ve ten, noksan ve kendi yüzünden daima geri kalıp zeval bulmada, ilerleyip kemale ulaşmadadır.
Hulâsa (özet) o vadide görünen bir çok yol var ama, her bir yol, yolcusuna göre! (O vadinin bir çok yolu vardır ama her yol yolcusuna göredir.)
Bu ulu yolsa nasıl olur da dertlere düşen örümcek, fille beraber yürür, aynı yola yollanır. (Bu ulu yolda dertlere düşen örümcek fille beraber yürümez, ayrı yola yollanır)
Herkesin yürüyüşü kemalincedir; herkesin yakınlığı halli halincedir.
Sivrisinek istediği kadar uçsun; kasırga süratini ve kasırga kuvvetini elde edebilir mi hiç?
Hâsılı (ortaya çıkmak, belirmek) herkesin yürüyüşü başka başkadır; hiçbir kuş öbür kuş gibi gidemez.
işte bilgi(marifet) bu yüzden ayrı ayrıdır. Birisi mihrabı(kabeyi) bilmiş, bulmuştur, öbürü putu!
Bu kadri yüce yolun önünde bilgi(marifet) güneşi doğup parladı mı
Herkes kadrince bir öngörüye sahip olur; herkes hakikat âlemindeki durağını, bucağını bulur.
Yolcuya bu yol aydınlandı mı, dünya külhanı gözüne gül bahçesi görünür.
içindeki sırrı görür o, deriyi değil. Artık sevgiliden başka bir zerre bile göremez zaten.
Ne görürse, hep onun yüzüdür; daima onu seyreder. Birlikte bütün sırları tamamlar, tam ve kâmil bir er olur, birliğe erer.
Nikap (peçe) altındaki yüz binlerce sır, güneş gibi parlar, ona yüz gösterir.
Tek bir kişi bütün sırları görsün de kemale ersin diye, yüz binlerce kişi bu yolda kaybolur gider!
Bu ucu bucağı, dibi kıyısı olmayan denize dalmak, bu denizde dalgıçlık etmek için, iç âlemine dalmış bir kâmil er gerek!
Sana sırlar âleminden bir zevk hâsıl olsa, her an aşkın, şevkın tazelenir durur!
Adamakıllı susuzluk işte buradadır. Yüz binlerce kan işte burada helâl olur, dökülür gider.
Arşa bile el atsan, “daha yok mu” sözünü bir an bile bırakma!
Arşı bile irfan denizinde gark et. Buna imkân bulamazsan, bari başına yolda toprakları saç!
A gaflet uykusuna dalmış kişi, kutlanacak bir halin yoksa, neden kendine yas tutmuyor, neden kendine ağlamıyorsun?
Sevgilinin vuslatına erişemedin, o vuslattan neşelenmediysen, bari kalk da ayrılık yasını tut!
Sevgilinin yüzünü görmüyorsan, hiç olmazsa şaşkın bir halde oturma da, sırlara mahrem olmayı dile!
Bulamıyorsan, bari utan da aramaya koyul. Eşek gibi ne vakte kadar başıboş, yularsız dolaşıp duracaksın?
Mantık'ut Tayr (Kuşça)
Ondan sonra gözüne, başı sonu olmayan marifet vadisi görünür.
Hiç kimse yoktur ki, yolun uzunluğu yüzünden gönlü karışmasın, acayip bir hale düşmesin! (Çoklarının, yolun uzunluğu yüzünden gönlü karışır yolunu kaybeder)
O vadinin hiçbir yolu, öbürüne benzemez. Ten yolcusu başkadır (onun), can yolcusu başka!
Yine de can ve ten, noksan ve kendi yüzünden daima geri kalıp zeval bulmada, ilerleyip kemale ulaşmadadır.
Hulâsa (özet) o vadide görünen bir çok yol var ama, her bir yol, yolcusuna göre! (O vadinin bir çok yolu vardır ama her yol yolcusuna göredir.)
Bu ulu yolsa nasıl olur da dertlere düşen örümcek, fille beraber yürür, aynı yola yollanır. (Bu ulu yolda dertlere düşen örümcek fille beraber yürümez, ayrı yola yollanır)
Herkesin yürüyüşü kemalincedir; herkesin yakınlığı halli halincedir.
Sivrisinek istediği kadar uçsun; kasırga süratini ve kasırga kuvvetini elde edebilir mi hiç?
Hâsılı (ortaya çıkmak, belirmek) herkesin yürüyüşü başka başkadır; hiçbir kuş öbür kuş gibi gidemez.
işte bilgi(marifet) bu yüzden ayrı ayrıdır. Birisi mihrabı(kabeyi) bilmiş, bulmuştur, öbürü putu!
Bu kadri yüce yolun önünde bilgi(marifet) güneşi doğup parladı mı
Herkes kadrince bir öngörüye sahip olur; herkes hakikat âlemindeki durağını, bucağını bulur.
Yolcuya bu yol aydınlandı mı, dünya külhanı gözüne gül bahçesi görünür.
içindeki sırrı görür o, deriyi değil. Artık sevgiliden başka bir zerre bile göremez zaten.
Ne görürse, hep onun yüzüdür; daima onu seyreder. Birlikte bütün sırları tamamlar, tam ve kâmil bir er olur, birliğe erer.
Nikap (peçe) altındaki yüz binlerce sır, güneş gibi parlar, ona yüz gösterir.
Tek bir kişi bütün sırları görsün de kemale ersin diye, yüz binlerce kişi bu yolda kaybolur gider!
Bu ucu bucağı, dibi kıyısı olmayan denize dalmak, bu denizde dalgıçlık etmek için, iç âlemine dalmış bir kâmil er gerek!
Sana sırlar âleminden bir zevk hâsıl olsa, her an aşkın, şevkın tazelenir durur!
Adamakıllı susuzluk işte buradadır. Yüz binlerce kan işte burada helâl olur, dökülür gider.
Arşa bile el atsan, “daha yok mu” sözünü bir an bile bırakma!
Arşı bile irfan denizinde gark et. Buna imkân bulamazsan, bari başına yolda toprakları saç!
A gaflet uykusuna dalmış kişi, kutlanacak bir halin yoksa, neden kendine yas tutmuyor, neden kendine ağlamıyorsun?
Sevgilinin vuslatına erişemedin, o vuslattan neşelenmediysen, bari kalk da ayrılık yasını tut!
Sevgilinin yüzünü görmüyorsan, hiç olmazsa şaşkın bir halde oturma da, sırlara mahrem olmayı dile!
Bulamıyorsan, bari utan da aramaya koyul. Eşek gibi ne vakte kadar başıboş, yularsız dolaşıp duracaksın?
Mantık'ut Tayr (Kuşça)
iyi ve ya kötü yapılan her şeyin ustalıkla yapılmasıdır.
marifet bir şeyi yapabilecekken yapmamakta...körün kadına bakmamasında ne sevap var!?
necip fazıl kısakürek - parmaksız salih
necip fazıl kısakürek - parmaksız salih
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar