bugün
- x in memeleri5
- 32 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası2
- yazarlara verilmiş lakaplar6
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek15
- ben geldim naneler19
- sözlükte flörtleşmek18
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması7
- nasılsınız6
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- pandela43
- ferdi özbeğen9
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- devlet kim lan7
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı7
- wednesdayin annesi8
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- çok çişi gelen insan5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- pandela tarzı entry gir6
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- azgın türbanlı10
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- sözlüğün gerizekalı kaynaması2
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- sözlüğün kahve olması13
- izlenmiş en kusursuz film8
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- mmm pandela poposu kocaman5
- menekşe moru oje4
- alttaki yazara aşık ol11
- annenin ölmesi5
- gay oğlunu sevgilisiyle basan baba3
- evlenmekten korkmak10
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- 35 yaşında ölmek4
- dikkat dikkat tai lung kız11
- alain delon vs cüneyt arkın5
- sevgiliyle sevişirken akla ilyas salmanın gelmesi3
- tai lung ile revani yemek4
- türk müsün6
- neden entry girmiyorsunuz nereye kayboldunuz3
- gerdek namazı10
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- rus edebiyatı vs türk edebiyatı3
1950 istanbul doğumlu Yahudi asıllı Türk yazar, çevirmen, gazeteci ve köşe yazarıdır.
Çeşitli yayınevlerinde edebi eser çevirmenliği, çeşitli yerli ve yabancı yayın kuruluşlarında serbest gazetecilik yaptı. Evli ve iki erkek çocuk annesi.
Notre Dame de Sion Lisesi'nden mezun olduktan sonra Fransızcadan Türkçeye kitap çevirileri yaptı. 1986-96 yılları arasında Şalom gazetesinin kültür servisinde editör olarak çalıştı. Bu sırada Nokta Dergisini, Yeni Yüzyıl ve Cumhuriyet gazetelerine, ayrıca Liberation, L'Arche ve Tribune Juive adlı Fransız gazetelerine yazılar yazdı.
Fransızcadan Türkçeye çevirdiği ünlü isimler arasında Simone de Beauvoir, Ivan Illich, Marie Cardinal ve Paul Valery var. ilk kitabı 'Türkiye'de Aydınların Gözüyle Yahudiler' adını taşıyor. 'Kimsin Jak Samanon?' adlı büyükannesinin anılarını topladığı kitabı da yüzyılın başında bir cemaatin yaşam biçimini, sorunlarını, içinde bulunduğu ortamın bireyleriyle ilişkilerini ve genç cumhuriyette meydana gelen politik olaylara bakışını öznel bir yaklaşımla aktarma amacını taşıyor.
Yazdığı kitaplar:
Türkiye'de Aydınların Gözüyle Yahudiler,
Kimsin Jak Samanon?,
Yüzyıl Sonu Tanıklıkları,
Mazhar Osman,
Bir Kimlik Arayışının Hikâyesi.
Behmoaras, ileri düzeydeki Fransızca bilgisinin yanı sıra
italyanca, ingilizce ve ispanyolca da biliyor. **
Çeşitli yayınevlerinde edebi eser çevirmenliği, çeşitli yerli ve yabancı yayın kuruluşlarında serbest gazetecilik yaptı. Evli ve iki erkek çocuk annesi.
Notre Dame de Sion Lisesi'nden mezun olduktan sonra Fransızcadan Türkçeye kitap çevirileri yaptı. 1986-96 yılları arasında Şalom gazetesinin kültür servisinde editör olarak çalıştı. Bu sırada Nokta Dergisini, Yeni Yüzyıl ve Cumhuriyet gazetelerine, ayrıca Liberation, L'Arche ve Tribune Juive adlı Fransız gazetelerine yazılar yazdı.
Fransızcadan Türkçeye çevirdiği ünlü isimler arasında Simone de Beauvoir, Ivan Illich, Marie Cardinal ve Paul Valery var. ilk kitabı 'Türkiye'de Aydınların Gözüyle Yahudiler' adını taşıyor. 'Kimsin Jak Samanon?' adlı büyükannesinin anılarını topladığı kitabı da yüzyılın başında bir cemaatin yaşam biçimini, sorunlarını, içinde bulunduğu ortamın bireyleriyle ilişkilerini ve genç cumhuriyette meydana gelen politik olaylara bakışını öznel bir yaklaşımla aktarma amacını taşıyor.
Yazdığı kitaplar:
Türkiye'de Aydınların Gözüyle Yahudiler,
Kimsin Jak Samanon?,
Yüzyıl Sonu Tanıklıkları,
Mazhar Osman,
Bir Kimlik Arayışının Hikâyesi.
Behmoaras, ileri düzeydeki Fransızca bilgisinin yanı sıra
italyanca, ingilizce ve ispanyolca da biliyor. **
ne zaman ve hangi psikoloji ile aldığımı hatırlamadığım;
gününü bekliyormuşçasına alındıktan sonra unutulan, (bkz: kebikeç)e emanet edilmemiş olsa da, maruz kaldıkları toz birikintisinin dışında diğer olumsuzluklardan mahfuz bir şekilde kitaplığımı dolduran yığınla kitaptan biriydi (bkz: sevmenin zamanı)...
yazarı liz behmoaras...
muhtemelen siyasi tarihle haşir neşir olmamı gerektiren eğitim sürecinin şekillendirdiği algıların seçiciliği almışımdır kitabı...
kapaktaki 1942 (II. dünya savaşı yılları) ibaresi, istanbul ve yahudi bir kız ile türk erkeğin hikayesini konu edinmiş olması, bu algılarımı tetiklemiştir.
ne zaman alındığı meçhul olan kitabın, hasbelkader iki gün önce geldi okunma sırası...
safi yalnızlığın iyiden iyiye kendini acımtrak bir ton ile hatırlattığı şu günlerde, okunması makul geldi heralde.
açtım ilk sayfayı, bitireceğimi pek de düşünmediğim düşük bir motivasyonla...
derken sayfalar sayfaları, bölümler bölümleri kovaladı.
gerek musevilerin gözüyle sosyo-politik olayların akışına şahit olmak, gerek söz konusu dönem siyasi gelişmelerinin toplumdaki yansımalarını okumak ve gerekse de cesur bir aşk üzerinden sosyolojik bir tahayyüle uzanmak oldukça güzel ve faydalı oldu diye düşünüyorum.
bu kitabı okumadan önce ne liz behmoaras tan haberdardım, ne de türkiye musevilerinin hikayesi bu denli ilginç geliyordu bana...
diğer bütün kitaplar gibi bu kitap da, hocamızın ifadesiyle '' fikirlerin çatışmasından artan tortularıyla'' bilgi kırıntıları bıraktı ruhuma...
liz behmoaras a teşekkürler...
gününü bekliyormuşçasına alındıktan sonra unutulan, (bkz: kebikeç)e emanet edilmemiş olsa da, maruz kaldıkları toz birikintisinin dışında diğer olumsuzluklardan mahfuz bir şekilde kitaplığımı dolduran yığınla kitaptan biriydi (bkz: sevmenin zamanı)...
yazarı liz behmoaras...
muhtemelen siyasi tarihle haşir neşir olmamı gerektiren eğitim sürecinin şekillendirdiği algıların seçiciliği almışımdır kitabı...
kapaktaki 1942 (II. dünya savaşı yılları) ibaresi, istanbul ve yahudi bir kız ile türk erkeğin hikayesini konu edinmiş olması, bu algılarımı tetiklemiştir.
ne zaman alındığı meçhul olan kitabın, hasbelkader iki gün önce geldi okunma sırası...
safi yalnızlığın iyiden iyiye kendini acımtrak bir ton ile hatırlattığı şu günlerde, okunması makul geldi heralde.
açtım ilk sayfayı, bitireceğimi pek de düşünmediğim düşük bir motivasyonla...
derken sayfalar sayfaları, bölümler bölümleri kovaladı.
gerek musevilerin gözüyle sosyo-politik olayların akışına şahit olmak, gerek söz konusu dönem siyasi gelişmelerinin toplumdaki yansımalarını okumak ve gerekse de cesur bir aşk üzerinden sosyolojik bir tahayyüle uzanmak oldukça güzel ve faydalı oldu diye düşünüyorum.
bu kitabı okumadan önce ne liz behmoaras tan haberdardım, ne de türkiye musevilerinin hikayesi bu denli ilginç geliyordu bana...
diğer bütün kitaplar gibi bu kitap da, hocamızın ifadesiyle '' fikirlerin çatışmasından artan tortularıyla'' bilgi kırıntıları bıraktı ruhuma...
liz behmoaras a teşekkürler...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar