bugün
- boşandığı eşine araba alan adam6
- millette manyak para var18
- sözlük kürdü54
- 6 yaşındaki kızını satan anne10
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- papatya çayı içen erkek10
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- 30 liraya satılan tavuk döner13
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- ben tevratı da okudum incili de12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- volkswagen passat10
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması13
- 007 tarzı entry girmek4
- pankek yiyen erkek6
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- kale3112'deki 3112'nin anlamı nedir sorunsalı5
- traş olmaya üşenmek7
- 20075
- türkiyeli kahvesi8
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması3
- ismail kartal19
- sevilmeyen iş arkadaşıyla başa çıkma yöntemi5
- anın görüntüsü28
- sınavlar bittikten sonra oluşan boşluk hissi6
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
- osman pamukoğlu14
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- escort ile para kavgası5
- simko323
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı8
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- kefiye2
- etnik köken20
- kavga edenleri auuuwww diye gaza getirmek5
- cam açık uyumak8
- herkesin hayatına kimse karışamaz5
- cadılar bayramını kutlayan erkek5
- klozette borudan fare gelecek korkusu5
- damat tıraşı4
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- arkadaşlar naber ya4
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti7
1950 istanbul doğumlu Yahudi asıllı Türk yazar, çevirmen, gazeteci ve köşe yazarıdır.
Çeşitli yayınevlerinde edebi eser çevirmenliği, çeşitli yerli ve yabancı yayın kuruluşlarında serbest gazetecilik yaptı. Evli ve iki erkek çocuk annesi.
Notre Dame de Sion Lisesi'nden mezun olduktan sonra Fransızcadan Türkçeye kitap çevirileri yaptı. 1986-96 yılları arasında Şalom gazetesinin kültür servisinde editör olarak çalıştı. Bu sırada Nokta Dergisini, Yeni Yüzyıl ve Cumhuriyet gazetelerine, ayrıca Liberation, L'Arche ve Tribune Juive adlı Fransız gazetelerine yazılar yazdı.
Fransızcadan Türkçeye çevirdiği ünlü isimler arasında Simone de Beauvoir, Ivan Illich, Marie Cardinal ve Paul Valery var. ilk kitabı 'Türkiye'de Aydınların Gözüyle Yahudiler' adını taşıyor. 'Kimsin Jak Samanon?' adlı büyükannesinin anılarını topladığı kitabı da yüzyılın başında bir cemaatin yaşam biçimini, sorunlarını, içinde bulunduğu ortamın bireyleriyle ilişkilerini ve genç cumhuriyette meydana gelen politik olaylara bakışını öznel bir yaklaşımla aktarma amacını taşıyor.
Yazdığı kitaplar:
Türkiye'de Aydınların Gözüyle Yahudiler,
Kimsin Jak Samanon?,
Yüzyıl Sonu Tanıklıkları,
Mazhar Osman,
Bir Kimlik Arayışının Hikâyesi.
Behmoaras, ileri düzeydeki Fransızca bilgisinin yanı sıra
italyanca, ingilizce ve ispanyolca da biliyor. **
Çeşitli yayınevlerinde edebi eser çevirmenliği, çeşitli yerli ve yabancı yayın kuruluşlarında serbest gazetecilik yaptı. Evli ve iki erkek çocuk annesi.
Notre Dame de Sion Lisesi'nden mezun olduktan sonra Fransızcadan Türkçeye kitap çevirileri yaptı. 1986-96 yılları arasında Şalom gazetesinin kültür servisinde editör olarak çalıştı. Bu sırada Nokta Dergisini, Yeni Yüzyıl ve Cumhuriyet gazetelerine, ayrıca Liberation, L'Arche ve Tribune Juive adlı Fransız gazetelerine yazılar yazdı.
Fransızcadan Türkçeye çevirdiği ünlü isimler arasında Simone de Beauvoir, Ivan Illich, Marie Cardinal ve Paul Valery var. ilk kitabı 'Türkiye'de Aydınların Gözüyle Yahudiler' adını taşıyor. 'Kimsin Jak Samanon?' adlı büyükannesinin anılarını topladığı kitabı da yüzyılın başında bir cemaatin yaşam biçimini, sorunlarını, içinde bulunduğu ortamın bireyleriyle ilişkilerini ve genç cumhuriyette meydana gelen politik olaylara bakışını öznel bir yaklaşımla aktarma amacını taşıyor.
Yazdığı kitaplar:
Türkiye'de Aydınların Gözüyle Yahudiler,
Kimsin Jak Samanon?,
Yüzyıl Sonu Tanıklıkları,
Mazhar Osman,
Bir Kimlik Arayışının Hikâyesi.
Behmoaras, ileri düzeydeki Fransızca bilgisinin yanı sıra
italyanca, ingilizce ve ispanyolca da biliyor. **
ne zaman ve hangi psikoloji ile aldığımı hatırlamadığım;
gününü bekliyormuşçasına alındıktan sonra unutulan, (bkz: kebikeç)e emanet edilmemiş olsa da, maruz kaldıkları toz birikintisinin dışında diğer olumsuzluklardan mahfuz bir şekilde kitaplığımı dolduran yığınla kitaptan biriydi (bkz: sevmenin zamanı)...
yazarı liz behmoaras...
muhtemelen siyasi tarihle haşir neşir olmamı gerektiren eğitim sürecinin şekillendirdiği algıların seçiciliği almışımdır kitabı...
kapaktaki 1942 (II. dünya savaşı yılları) ibaresi, istanbul ve yahudi bir kız ile türk erkeğin hikayesini konu edinmiş olması, bu algılarımı tetiklemiştir.
ne zaman alındığı meçhul olan kitabın, hasbelkader iki gün önce geldi okunma sırası...
safi yalnızlığın iyiden iyiye kendini acımtrak bir ton ile hatırlattığı şu günlerde, okunması makul geldi heralde.
açtım ilk sayfayı, bitireceğimi pek de düşünmediğim düşük bir motivasyonla...
derken sayfalar sayfaları, bölümler bölümleri kovaladı.
gerek musevilerin gözüyle sosyo-politik olayların akışına şahit olmak, gerek söz konusu dönem siyasi gelişmelerinin toplumdaki yansımalarını okumak ve gerekse de cesur bir aşk üzerinden sosyolojik bir tahayyüle uzanmak oldukça güzel ve faydalı oldu diye düşünüyorum.
bu kitabı okumadan önce ne liz behmoaras tan haberdardım, ne de türkiye musevilerinin hikayesi bu denli ilginç geliyordu bana...
diğer bütün kitaplar gibi bu kitap da, hocamızın ifadesiyle '' fikirlerin çatışmasından artan tortularıyla'' bilgi kırıntıları bıraktı ruhuma...
liz behmoaras a teşekkürler...
gününü bekliyormuşçasına alındıktan sonra unutulan, (bkz: kebikeç)e emanet edilmemiş olsa da, maruz kaldıkları toz birikintisinin dışında diğer olumsuzluklardan mahfuz bir şekilde kitaplığımı dolduran yığınla kitaptan biriydi (bkz: sevmenin zamanı)...
yazarı liz behmoaras...
muhtemelen siyasi tarihle haşir neşir olmamı gerektiren eğitim sürecinin şekillendirdiği algıların seçiciliği almışımdır kitabı...
kapaktaki 1942 (II. dünya savaşı yılları) ibaresi, istanbul ve yahudi bir kız ile türk erkeğin hikayesini konu edinmiş olması, bu algılarımı tetiklemiştir.
ne zaman alındığı meçhul olan kitabın, hasbelkader iki gün önce geldi okunma sırası...
safi yalnızlığın iyiden iyiye kendini acımtrak bir ton ile hatırlattığı şu günlerde, okunması makul geldi heralde.
açtım ilk sayfayı, bitireceğimi pek de düşünmediğim düşük bir motivasyonla...
derken sayfalar sayfaları, bölümler bölümleri kovaladı.
gerek musevilerin gözüyle sosyo-politik olayların akışına şahit olmak, gerek söz konusu dönem siyasi gelişmelerinin toplumdaki yansımalarını okumak ve gerekse de cesur bir aşk üzerinden sosyolojik bir tahayyüle uzanmak oldukça güzel ve faydalı oldu diye düşünüyorum.
bu kitabı okumadan önce ne liz behmoaras tan haberdardım, ne de türkiye musevilerinin hikayesi bu denli ilginç geliyordu bana...
diğer bütün kitaplar gibi bu kitap da, hocamızın ifadesiyle '' fikirlerin çatışmasından artan tortularıyla'' bilgi kırıntıları bıraktı ruhuma...
liz behmoaras a teşekkürler...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar