bugün
- tomris uyar'ın üç şairi topaca çevirmesi6
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı19
- uyku ilacı içmeden uyuyamamak10
- cehaletln cazibesi11
- eş değiştirme nedeniyle travma yaşayan kadın3
- buz gibi süt içmek3
- kiremit rengi ruj2
- ciddi ciddi uludağsözlükte aktif olmak3
- işten istifa edip yeni bir şehre taşınmak3
- allah atatürk ten razı olsun4
- hindistanlı kızlar2
- bütün meseleleri harikulade saptırmak2
- yeni insanlarla tanışmak istememek13
- ismail kartal13
- pandela4
- sekerlivanilinn4
- kağıt toplayan çocuklar3
- hazreti musa israillileri görse ne derdi2
- memur olma umuduyla üniversite okumak2
- komşunun çaya davet etmesi3
- 18 haziran 2026 çekya güney afrika maçı3
- zeytin salatası2
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı24
- devletin görev ve sorumlulukları2
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- hoşlanılan erkeğin kel olduğunu açıklaması9
- emeklilik sisteminin artık sürdürülememesi3
- ona bir şey söyle17
- saygılı olmak3
- yunan kültürü vs türk kültürü8
- edip cansever okumak4
- edip cansever in daktilosu3
- 18 haziran 2026 cemil tugay'ın chp den istifası3
- 18 haziran 2026 isviçre bosna hersek maçı2
- günün şiiri7
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek17
- uludede2
- erkeğin kadını benimsemiş olmasının en net kanıtı2
- kilo verdiren gıda7
- atarax2
- yapay zeka ile flört uygulamaları2
- yalnızlıktan keyif almak4
- cemil tugay3
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler14
- prof dr yılmaz önal3
- bebek aspirini2
- kafakoparan dede3
- en son ne aldınız5
- deliler4
- myammar da katledilen müslümanlar2
Jodaeiye Nader az Simin'le 2012'de oscar kazanan iran'lı yönetmen Asghar Farhadi'nin 2013 yapımı taze filmi. bu sene cannes film festivalinde* de yarışan filmler arasında.
a separation' u izlediğimde resmen filme vurulmuştum, filmden sonra bir müddet kendime gelmedim, bu filmi filmekiminde izleme fırsatı buldum, a separation u izlemeyen direk vurulur ama izleyen ben bu tarzı bi yerlerde hatırlıyorum der, kendini tekrar etmiş demek çok büyük hata ve hadsizlik olur ama filmiçi sorgulanan değerler sorgulanma tarzı hafif benzerlik gösteriyor ama herşeye rağmen mükemml film.
konu bakımından insanın kafasını karıştırmayan anlam konusunda ise kişiyi düşünmeye, kafa yormaya iten filmler vardır. bunlar öyle diğer filmlere göre oldukça nadir yapılır ve popüler olmaması sebebiyle bileni izleyeni az olur. hak ettiği ilgiyi her ne kadar festivallerde görse de sinema salonlarında en küçük olan salonda kendine yer bulur ve kısa bir süre sonra programdaki yerini başka filmlere bırakır. popülerizmden payına düşeni eksi yönde alır.
bazı filmler vardır hani başlar başlamaz, yorumlar gelmeye başlar. bu ne böyle çok yavaş. izlenmez bu başka bir şey açalım. hay senin izleyeceğin filme ... diye. seyircisini kendi tayin etmek isteyen gişe beklentisi olmayan kaliteli yönetmenlerin işi olsa gerek buda.
2 saatten biraz daha uzun bir süreye sahip olan bu filmi izleyin derim. film zaten sizi bir süre sonra kendine bağlayacak. olan bitene karşı tepki bile veremeyecek hale gelip sıkılmadan izleyeceksiniz.
bazı filmler vardır hani başlar başlamaz, yorumlar gelmeye başlar. bu ne böyle çok yavaş. izlenmez bu başka bir şey açalım. hay senin izleyeceğin filme ... diye. seyircisini kendi tayin etmek isteyen gişe beklentisi olmayan kaliteli yönetmenlerin işi olsa gerek buda.
2 saatten biraz daha uzun bir süreye sahip olan bu filmi izleyin derim. film zaten sizi bir süre sonra kendine bağlayacak. olan bitene karşı tepki bile veremeyecek hale gelip sıkılmadan izleyeceksiniz.
fransiz aile yapisinin nelere yol actigini gozler onune seren film. bir anne nasil genc ya$ ina ragmen 4 evliligi goze alir ustelik her evliliginde cocuk yaparak? akil kari degil bu anlamda mantiksizlik iceriyor. bizim kurtlerde kadin 1 kez evlenie 2 evliligi e$i anca olunce mumkun o da cocuklari etkilemesin diye sonraki evliligi cok cok zor olur. kadin tam bir keva$e. fakat etkilediği bir hayat ya $am mucadelesii vermektedir bu da bir ba$ka erkegin pezevenkligidir sonucta ortadaki cocuklari du$unen kimse yok.
fr.geçmiş.
asgar ferhadinin yönettiği, bu film ile cannes en iyi kadın oyuncu ödülü alan berenice bejonun ali mossafa ve tahar rahim ile başrolünü paylaştığı 2013 yapımı bir fransız filmi le passe. gerilimin hiç eksik olmadığı ve bazen konuşulan o kadar diyaloğa rağmen tek bir mimiğin yettiği bir film. oyuncuların üstün yetenekleriyle ve senaryonun gerçekten iyi yazılmış olması bu filmi tepe noktalara çıkartmaya yetmiş gibi gözüküyor. sürekli olarak filmi tahmin etmeye çalışmanız ve her tahmininizde biraz daha fazla yanıldığınızı anlamanız da filme ayrı bir tat katmış.
film aslında ismi gibi geçmişi konu alıyor. başlıkta da söylediğim gibi, geçmiş zamanda sürekli ertelenen umutların bir aileyi nasıl perişan edebileceğini görüyoruz. hem de bu perişan etme durumu karakterlerinin hepsinin geçmişinde yaşayan bir karaktere dokunarak, bir çığ gibi büyüyerek geliyor filmin sonuna kadar. tüm karakterlerin birbiriyle olan diyalogları ve birbirlerine temas etmeleri, tüm hikayedeki karakterleri etkiliyor. hal böyle olunca da aslında bir polisiye film izler gibi konuyu çözmeye çalışıyorsunuz fakat her polisiye film gibi ne kadar tahmin ederseniz edin, yanıldığınız noktalar oluyor.
tahar rahim zaten sevdiğim bir oyuncu, çok doğal ve yetenekli. bu filmde de yine yapmış yapacağını. daha önceden hiç tanımayanlar bu filmde tahar rahimi gördüklerinde eminim ki hemen diğer filmlerine bakıp, izlemeye başlar. kendisi öyle bir oyunculuk sergilemiş. fakat tahar rahime ne kadar iyi dersek diyelim, neden bilmiyorum ben ali mossafayı bu filmde biraz daha fazla beğendim. karakterin olduğu konumdan dolayı mı, diyaloglarının sağlamlığından dolayı mı hala bilemiyorum ama sanki hikaye boyunca tüm karakterleri toplayan o olduğu gibi, filmdeki tüm yetenekli oyuncuları da bir araya getirip, film üst kaliteye çıkaran isim de o olmuş gibi geliyor. tabii, şimdi bu iki büyük ismi kenarıya bırakalım ve bizim ufaklık elyes aguise gelelim. bir minik adam bu kadar mı güzel oynanır? o ne mimiktir, o nasıl karaktere kendini kaptırmaktır, böyle güzel oyunculuk, bu yaşta yapılır mı? gerçekten çok kıskandım oyunculuğunu, umarım ilerleyen zamanlarda, gözümüzün önünde beyaz perdede büyür ve böyle yetenekli bir isimi seneler sonra konuşuyor oluruz.
film boyunca aslında çok fazla ikilem arasında bırakılıyoruz. geleceği yaşamak için geçmişi yaşamaya zorunlu tutulan insanlar var. geleceğe umutla bakmalarına rağmen, arkalarından gelen o karanlık geçmiş her zaman onların yolunu kesiyor. ve gelecek ile geçmiş öylesine çatışma yaşıyor ki, karakterler bugünü yaşayamaz oluyorlar. ve geçmişin bu kadar karanlık olmasının sebebi de, aslında karakterlerin de boyunu aşan bir durum yüzünden oluyor. bazı olayları eksik anlamak, yalan söylemekten çok daha ötede kötülükler doğurur. karakterlerde aslında tam olarak bu yüzden hiç bir zaman geleceğe doğru adım atamıyorlar. bu kadar karışık bir hikayeyi zorlaştıran sebep ise, karakterlerin yalanları değil -ki zaten filmde aslında kimse yalan söylemiyor-, tüm konuları eksik anlamaları ve birbirleri arasında iletişim sorunları yaşamaları. bu yönüyle de aslında alışılmış yalana dayalı senaryoların yanında, orjinal bir senaryo olarak kabul edebiliriz. ve bu orjinallik filmin başından sonuna kadar devam ediyor, tek bir yerde patlak vermiyor.
böyle bir senaryoyu türkiyede en az beş sezon televizyon dizilerinde izlerdik. bu beş sezonluk izletilebilir senaryoyu 130 dakikada göstermek de asgar ferhadinin ustalığı olarak kalsın diyelim. senaryo ve oyunculuklara hayran olduğum, en iyi kadın oyuncu ödüllü bu filmi izlemediyseniz kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum. izlerken asla sıkılmayacağınız ve her zaman bir sonraki sahneyi merak edeceğiniz bir film. sürükleyicilik ve dramı aynı film içinde sevenler ve bir de şiddetli diyaloglar ile gerilenler, filmi izledikten sonra ne dediğimi daha iyi anlayacaklardır.
film aslında ismi gibi geçmişi konu alıyor. başlıkta da söylediğim gibi, geçmiş zamanda sürekli ertelenen umutların bir aileyi nasıl perişan edebileceğini görüyoruz. hem de bu perişan etme durumu karakterlerinin hepsinin geçmişinde yaşayan bir karaktere dokunarak, bir çığ gibi büyüyerek geliyor filmin sonuna kadar. tüm karakterlerin birbiriyle olan diyalogları ve birbirlerine temas etmeleri, tüm hikayedeki karakterleri etkiliyor. hal böyle olunca da aslında bir polisiye film izler gibi konuyu çözmeye çalışıyorsunuz fakat her polisiye film gibi ne kadar tahmin ederseniz edin, yanıldığınız noktalar oluyor.
tahar rahim zaten sevdiğim bir oyuncu, çok doğal ve yetenekli. bu filmde de yine yapmış yapacağını. daha önceden hiç tanımayanlar bu filmde tahar rahimi gördüklerinde eminim ki hemen diğer filmlerine bakıp, izlemeye başlar. kendisi öyle bir oyunculuk sergilemiş. fakat tahar rahime ne kadar iyi dersek diyelim, neden bilmiyorum ben ali mossafayı bu filmde biraz daha fazla beğendim. karakterin olduğu konumdan dolayı mı, diyaloglarının sağlamlığından dolayı mı hala bilemiyorum ama sanki hikaye boyunca tüm karakterleri toplayan o olduğu gibi, filmdeki tüm yetenekli oyuncuları da bir araya getirip, film üst kaliteye çıkaran isim de o olmuş gibi geliyor. tabii, şimdi bu iki büyük ismi kenarıya bırakalım ve bizim ufaklık elyes aguise gelelim. bir minik adam bu kadar mı güzel oynanır? o ne mimiktir, o nasıl karaktere kendini kaptırmaktır, böyle güzel oyunculuk, bu yaşta yapılır mı? gerçekten çok kıskandım oyunculuğunu, umarım ilerleyen zamanlarda, gözümüzün önünde beyaz perdede büyür ve böyle yetenekli bir isimi seneler sonra konuşuyor oluruz.
film boyunca aslında çok fazla ikilem arasında bırakılıyoruz. geleceği yaşamak için geçmişi yaşamaya zorunlu tutulan insanlar var. geleceğe umutla bakmalarına rağmen, arkalarından gelen o karanlık geçmiş her zaman onların yolunu kesiyor. ve gelecek ile geçmiş öylesine çatışma yaşıyor ki, karakterler bugünü yaşayamaz oluyorlar. ve geçmişin bu kadar karanlık olmasının sebebi de, aslında karakterlerin de boyunu aşan bir durum yüzünden oluyor. bazı olayları eksik anlamak, yalan söylemekten çok daha ötede kötülükler doğurur. karakterlerde aslında tam olarak bu yüzden hiç bir zaman geleceğe doğru adım atamıyorlar. bu kadar karışık bir hikayeyi zorlaştıran sebep ise, karakterlerin yalanları değil -ki zaten filmde aslında kimse yalan söylemiyor-, tüm konuları eksik anlamaları ve birbirleri arasında iletişim sorunları yaşamaları. bu yönüyle de aslında alışılmış yalana dayalı senaryoların yanında, orjinal bir senaryo olarak kabul edebiliriz. ve bu orjinallik filmin başından sonuna kadar devam ediyor, tek bir yerde patlak vermiyor.
böyle bir senaryoyu türkiyede en az beş sezon televizyon dizilerinde izlerdik. bu beş sezonluk izletilebilir senaryoyu 130 dakikada göstermek de asgar ferhadinin ustalığı olarak kalsın diyelim. senaryo ve oyunculuklara hayran olduğum, en iyi kadın oyuncu ödüllü bu filmi izlemediyseniz kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum. izlerken asla sıkılmayacağınız ve her zaman bir sonraki sahneyi merak edeceğiniz bir film. sürükleyicilik ve dramı aynı film içinde sevenler ve bir de şiddetli diyaloglar ile gerilenler, filmi izledikten sonra ne dediğimi daha iyi anlayacaklardır.
2013 yapımı asghar farhadi filmi, 7.9 imdb puanına sahip görsel
Klasik Asghar Farhadi filmi. Ağır, durgun, bir o kadar dolu, müziksiz, bol dramlı, cüzi miktarda hüzünlü, çöküşlü, uzun, istiklal marşı, kapanışlı.
Uzunluğunun sebebi kanımca karakterlerle tümlüğü sağlamak. Bir bakmışsınız 4 evlilik yapmış, her evliliği mutsuz sonuçlanmış marie'nin yerine koymuşsunuz kendinizi, bir de vicdan azabından kıvranan lucie'nin. Yaptığı iyiliklerin doğurduğu marazlara büründüğü Ahmet de oluyorsunuz, çaresiz, ne yapacağını bilemez durumda olan Samir de.
Geniş bir zamanda izlenmeli. Mümkünse telefon bu süre zarfında ele alınmamalı. Yemek içmek gibi dikkat dağıtıcı hareketler yapılmamalı, filme adapte olunmalıdır.
iyi seyirler, keyifli izlemeler.
Uzunluğunun sebebi kanımca karakterlerle tümlüğü sağlamak. Bir bakmışsınız 4 evlilik yapmış, her evliliği mutsuz sonuçlanmış marie'nin yerine koymuşsunuz kendinizi, bir de vicdan azabından kıvranan lucie'nin. Yaptığı iyiliklerin doğurduğu marazlara büründüğü Ahmet de oluyorsunuz, çaresiz, ne yapacağını bilemez durumda olan Samir de.
Geniş bir zamanda izlenmeli. Mümkünse telefon bu süre zarfında ele alınmamalı. Yemek içmek gibi dikkat dağıtıcı hareketler yapılmamalı, filme adapte olunmalıdır.
iyi seyirler, keyifli izlemeler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar