bugün
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar13
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku4
- umreye gidene ve gelene ne denir7
- oburluktan ve pornodan uzak durmak3
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- bir bela geliyor6
- velvet15
- uludağ sözlük hacc organizasyonu5
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- tütün kolonyası2
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler23
- adana5
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı5
- yakışıklı seri katil2
- itü kktc3
- uludağ sözlük evreni8
- distopik film önerisi3
- pkklılara idam gelsin3
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi12
- neredesiniz kızlar2
- sebahattin şirin20
- sözlükte marka olmak11
- cehennem4
- trt'nin artık tarafsızlığı da umursamaması3
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı6
- kedi tekmelemek11
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz6
- bikbik akıllı olsun akıllı3
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- umreye giden arkadaş2
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- fenerbahçe4
- bana onu sormayin6
- iremga32
- memesinin altına mendil koyan sözlük erkeği7
- diamond bosphorus kardeşimin yakışıklı olması6
- yastığa sarılarak uyuyan erkek6
- daha 17 dizisi aras vs teoman7
- alevi kızların alev alev yanması7
- hewal ebo9
- tiktokta göğüslerini sergileyen sarışın kız5
- anın görüntüsü31
- para4
- sözlük erkeklerinin sütyen bedenleri8
- sözlük yazarlarının manzaraları7
- çaycı hüseyin3
- demokrasi ahiret diline uygun değildir4
- hikayeyi devam ettir2
çok gevşetici,insanın içinde güzel duygular uyandıran,tatlı bir charles aznavour parçasıdır.
La Bohème, bestelerini Giacomo Puccini'nin yaptığı 4 perdelik opera. Henri Murger'ın yazdığı hikayelerin derlendiği "Scènes de la vie de Bohème" adlı esere dayanmaktadır.
Operanın prömiyeri 1 Şubat 1896 tarihinde italya'nin Torino kentinde yapıldı. Gösterimde orkestra şefliğini Arturo Toscanini yapmıştır. La Bohème 50 yıl sonra Toscanini tarafından tekrar yönetildi ve kayda alındı; ilk şefinin yorumuyla kaydedilebilmiş olan La Bohème, diğer Puccini operaları arasında bu nedenle önemli bir yere sahiptir.
1897 yılında Ruggero Leoncavallo aynı hikayelere dayanan ve aynı ismi taşıyan bir başka opera besteledi. Leoncavallo'nun eseri ancak birkaç kez sahnelendi. Puccini'nin La Bohème'i ise opera repertuvarlarında bir standart haline gelmiştir. Türkiye'de Devlet Operasında ilk temsili Ankara'da 1948 yılındadır.
Eserin konusu bir dikişçi kadın olan Mimi ile şair Rodolfo arasında olan aşk üzerine odaklanmıştır. Birbirlerini ilk görüşte sevmişlerdir ve hala da birbirlerine sevgileri büyüktür. Rodolfo onu bırakır; nedeni güya Mimi'nin diğer erkeklerle flört etmesini kıskanmasıdır. Ama Mimi çok ağır verem hastasıdır ve ölümü yakındr. Rodolfo birlikte yaşarken fakirane yaşam şartlarının Mimi'nin sağlığını daha da kötüleştirdiğini bilerek vicdan azabı çekmektedir ve Mimi'ye daha iyi şartlarla bakacak birini bulmayı sağlamak için, gösterdiği kıskançlık yapmacıktır. Sonunda Mimi ölmeden önce kısa bir müddet için tekrar bir araya gelirler.
Size söz ediyorum, Yirmi yaşın altındakilerin bilemeyeceği zamanlardan.
O vakitler Montmartre; leylaklarını, pencerelerimizin altına kadar asardı.
Bize yuva olan fakirhanemiz para etmese bile
Orası tanıştığımız yerdi. Ben açlıktan ağlarken,
Sen çıplak poz veriyordun... Derbeder Derbeder
Mutluyuz demekti Derbeder Derbeder
Yemek yiyemezdik iki günde bir (iki günde bir yemekti gibi bir anlam işte)
Komşu kafelerde, Ünü bekleyen birkaç kişiydik
boş midemiz ve sefaletimize rağmen inancımızı kaybetmiyorduk.
ve bazen bazı bistrolarda sıcak iyi bir yemek karşılığında
bir tuval alıyor, sobanın etrafında, dizeler söylüyorduk kışın.
Derbeder, Derbeder, Sen güzelsin demek isterdi Derbeder Derbeder
ve hepimiz dehaya sahiptik. Genellikle şövalemin önünde
desenlerini düzelterek beyaz gecelerin geçişinde sabah olunca,
birer café krem alıp otururduktükenmiş fakat hayran, hoşnut,
Birbirimizi sevmeli, Hayatı sevmeli idik Derbeder Derbeder
Yaş 20 demek idi... Derbeder Derbeder Hepimiz o zamanın havasındaydık.
Günlerden bir gün Eski adresime gitmiştim,
ne duvarları, ne de yolları, bilmiyordum artık.gençliğimde görünen
Bir merdiven üzerinde, atölyeyi aradım eser kalmamış.
Yeni dekoru ile üzgün hissettim Montmartre ve leylaklar ölmüş.
Derbeder, Derbeder, Gençtik, deliydik. Derbeder Derbeder
hiçbir şey söylemek istemiyor artık. (Hiçbirşeyin ifadesi yok anlamında)
De Meteov,
Operanın prömiyeri 1 Şubat 1896 tarihinde italya'nin Torino kentinde yapıldı. Gösterimde orkestra şefliğini Arturo Toscanini yapmıştır. La Bohème 50 yıl sonra Toscanini tarafından tekrar yönetildi ve kayda alındı; ilk şefinin yorumuyla kaydedilebilmiş olan La Bohème, diğer Puccini operaları arasında bu nedenle önemli bir yere sahiptir.
1897 yılında Ruggero Leoncavallo aynı hikayelere dayanan ve aynı ismi taşıyan bir başka opera besteledi. Leoncavallo'nun eseri ancak birkaç kez sahnelendi. Puccini'nin La Bohème'i ise opera repertuvarlarında bir standart haline gelmiştir. Türkiye'de Devlet Operasında ilk temsili Ankara'da 1948 yılındadır.
Eserin konusu bir dikişçi kadın olan Mimi ile şair Rodolfo arasında olan aşk üzerine odaklanmıştır. Birbirlerini ilk görüşte sevmişlerdir ve hala da birbirlerine sevgileri büyüktür. Rodolfo onu bırakır; nedeni güya Mimi'nin diğer erkeklerle flört etmesini kıskanmasıdır. Ama Mimi çok ağır verem hastasıdır ve ölümü yakındr. Rodolfo birlikte yaşarken fakirane yaşam şartlarının Mimi'nin sağlığını daha da kötüleştirdiğini bilerek vicdan azabı çekmektedir ve Mimi'ye daha iyi şartlarla bakacak birini bulmayı sağlamak için, gösterdiği kıskançlık yapmacıktır. Sonunda Mimi ölmeden önce kısa bir müddet için tekrar bir araya gelirler.
Size söz ediyorum, Yirmi yaşın altındakilerin bilemeyeceği zamanlardan.
O vakitler Montmartre; leylaklarını, pencerelerimizin altına kadar asardı.
Bize yuva olan fakirhanemiz para etmese bile
Orası tanıştığımız yerdi. Ben açlıktan ağlarken,
Sen çıplak poz veriyordun... Derbeder Derbeder
Mutluyuz demekti Derbeder Derbeder
Yemek yiyemezdik iki günde bir (iki günde bir yemekti gibi bir anlam işte)
Komşu kafelerde, Ünü bekleyen birkaç kişiydik
boş midemiz ve sefaletimize rağmen inancımızı kaybetmiyorduk.
ve bazen bazı bistrolarda sıcak iyi bir yemek karşılığında
bir tuval alıyor, sobanın etrafında, dizeler söylüyorduk kışın.
Derbeder, Derbeder, Sen güzelsin demek isterdi Derbeder Derbeder
ve hepimiz dehaya sahiptik. Genellikle şövalemin önünde
desenlerini düzelterek beyaz gecelerin geçişinde sabah olunca,
birer café krem alıp otururduktükenmiş fakat hayran, hoşnut,
Birbirimizi sevmeli, Hayatı sevmeli idik Derbeder Derbeder
Yaş 20 demek idi... Derbeder Derbeder Hepimiz o zamanın havasındaydık.
Günlerden bir gün Eski adresime gitmiştim,
ne duvarları, ne de yolları, bilmiyordum artık.gençliğimde görünen
Bir merdiven üzerinde, atölyeyi aradım eser kalmamış.
Yeni dekoru ile üzgün hissettim Montmartre ve leylaklar ölmüş.
Derbeder, Derbeder, Gençtik, deliydik. Derbeder Derbeder
hiçbir şey söylemek istemiyor artık. (Hiçbirşeyin ifadesi yok anlamında)
De Meteov,
1965 yılından, güzel bir charles aznavour klasiğidir.
ruhu dinlendirir, kendine aşık eder insanı.
ruhu dinlendirir, kendine aşık eder insanı.
(bkz: ne var la)
En severek kullandığım parfüm.
Charles Aznavour seslendirmiş olduğu enfes bir şarkıdır.
https://youtu.be/hWLc0J52b2I buyursunlar efenim.
https://youtu.be/hWLc0J52b2I buyursunlar efenim.
Özellikle sonları pek acıklı olan bir opera eseri.
Bu parca paris
20li yaslarin basi.
Ogrencilik hali para bitiyor, turkiye den getirdigim hazir corbalarla besleniyorum uc ogun.
Bi gun toksam bi gun ac yatiyorum.
Ama gercek arkadaslar.
Gercek sevgili.
Mutluyum.
20li yaslarin basi.
Ogrencilik hali para bitiyor, turkiye den getirdigim hazir corbalarla besleniyorum uc ogun.
Bi gun toksam bi gun ac yatiyorum.
Ama gercek arkadaslar.
Gercek sevgili.
Mutluyum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar