1. 1.
    boris vian yapıtı..
    konu, çocuklarını nasıl koruyacağını şaşıran, bunu hastalık boyutuna getiren bir annenin etrafında gelişir..
    her zamanki sürrealist dilinden biraz sapmıştır.
    "yürek söken'de, yazmak için yazmanın verdiği o haz, sınır tanımayan, mantıksal bağlantılara kulak asmayan o uçarı yaratıcılık arka planda kalır"..

    sadece yürek söken tanımı için bile okunmaya değer bir kitaptır..
    2 -1 ... cikarinbeniburdan
  2. 2.
    boris vian'nın 27 yaşındayken yazdığı, bu romanla romancılığını da noktalamış olduğu kitabı.
    ... selsuyuna
  3. 3.
    (bkz: yürek söken)
    (bkz: yere bakan yürek yakan)
    -1 ... vakanuvis
  4. 4.
    ölmeden önce mutlaka okunması gereken romanlarda biri daha...

    dejenere bir kasabada sürrealist metaforlarla bir annenin çocuklarına beslediği saplantılı düşkünlük, sevgi ve koruma iç güdüsünü bir psikanalist eşliğinde anlatmakta boris vian.

    --spoiler--
    --spoiler--

    romana konu olan kırmızı dere, deredeki la gloire, üçüzler ve sıradışı oyunları, yaşlılar pazarı, atın çarmıha gerilmesi, klisenin rahibi ve zangoçu oldukça etkileyici ayrıntılar.

    --spoiler--
    --spoiler--

    içimden bir ses, yürek söken'deki clementine'in boris vian'ın kendi annesine gönderme bir karakter olduğunu söylüyor ama araştırmak lazım.
    2 ... nuit
  5. 5.
    insanoğlunun kafasından geçen en saf düşüncelerle hareket ettiği, toplumun bir ayar mekanizması olmadığı bir köyde geçen vian romanı. imgeler çok kör gözün parmağına gibi düşünülebilir belki ama bu yaşta böyle bir roman yazmak da her baba yiğidin harcı değil.
    ... willard
  6. 6.
    --spoiler--
    takıntısı had safhada olan bir anne clementine, üçüzlerin annesi... tehlikelerden korunmaları için onları evin bahçesinden dışarı çıkarmıyor, adeta bir kafeste büyütüyor. jaquemort her ne kadar buna karşı çıksa da derinden bir saygı duyuyor ona. ve psikanaliz yapmak için geldiği bu köyde ilginç olaylarla karşılaşıyor(katırın çarmıha gerilmesi gibi)
    En etkileyici karakter ise şüphesiz La gloire'dir. köydeki en utanç duyması gereken kişi bu göreve atanıyor. bir kayıkla köyün yerlilerinin attığı çöpleri, leşleri denize girip ağız yordamıyla çıkarıyor. Bütün bunlar karşılığında köylüden altın alıyor, fakat bu altını harcayamıyor. Çünkü kimse ona bir şey satmıyor. Altından tas yapıyor, yatak yapıyor; evindeki tüm malzemeler altındandır hatta. Köylülerden birisi utanç verici bir iş yaptığında La Gloire'e altın veriyor ve utancını gideriyor. Bu utanç kendisine devredilmiş oluyor yani.
    Ayrıca üçüz kardeşlerin arasındaki diyaloglar da çok etkileyici ve doğal bir şekilde gösterilmiş. Boris Vian dili gerçekten çok güzel kullanmış, takdir edilesi.
    --spoiler--
    1 ... aylaqbakkal
  7. 7.
    boris vian'ın en iyi romanlarından biri olmasına rağmen yazarı sevenler arasında dahi underrated bir kitaptır. maalesef.
    ... valeriethebird